İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/624 E. 2024/687 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/624
Karar No
2024/687
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/624 Esas KARAR NO :2024/687 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/09/2023 KARAR TARİHİ:18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının kendi nam ve hesabına işlettiği ve faaliyetlerini ... Tekstil markasıyla sürdürdüğü işletmesiyle davalı arasında 21.03.2023 tarihinde fason üretim sözleşmesi imzalandığı, davalı 21.03.2023 ve 24.03.2023 tarihli e-irsaliyeler ile ayrıntısı dilekçe ekinde bulunan irsaliyelerde görülen malzemeleri davacıya teslim ettiği, teslim edilen malzemeler ve akdedilen sözleşme kapsamında davacı üstüne düşen yükümlülüklerini yerine getirerek gerekli üretimleri yapmış, yapılan işin karşılığı olarak 17.04.2023 tarihli ve ... numaralı ile 214.466,56 TL bedelli faturayı tanzim ettiği, davacı 16.05.2023 tarihli sevk irsaliyesi ile üretilen malları davalının çalışanının imzasını alarak ütülü ve paketli vaziyette davalıya teslim ettiği, davalı tarafından davacıya .... Noterliğinin "..." yevmiye numaralı, 02.06.2023 tarihli ihtarı 07.06.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup keşide edilen ihtarda teslim edilen ürünlerin tadilata girmesi dolayısı ile davacıya ödeme yapılmayacağı belirtilerek 31.05.2023 tarihli iade faturası sureti ihtar ekinde gönderildiği, davalı tarafından çekilen ihtara faturaya süresinde itiraz edilmemesinden bahisle itirazlarımızı içerir ihtarımız .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 15.06.2023 tarihinde keşide edildiği, davalının süresinde ödemesi gereken tutarı ödememesinden bahisle .... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi ikame edilmiş ve davalı şirketin itirazı ile takibin durdurulmasına karar verilmiş ve iş bu dava ikame edilmeden önce yapılan arabuluculuk görüşmesi anlaşamama şeklinde tutanağa bağlandığı, Yukarıda izah olunan hususlar kapsamında, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulü ile, .... İcra Dairesi .... numaralı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve davalı yönünden takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesine, söz konusu itirazın açıkça kötü niyetli olması hasebi ile takip tutarının %40’ı oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine alacak için borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır, taşınmaz malları ve 3'üncü kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama harç giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline,Karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davaya konu 17/04/2023 tarihli ... fatura numaralı 214.466,56 TL tutarlı e-arşiv fatura müvekkile tebliğ edilmediği, kaldı ki fatura tek başına alacağın varlığını gösteren bir belge olmadığı, davacı tarafından ilgili faturaların müvekkile tebliği ispatlanamadığı, dosyada bu yönde herhangi bir delil bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi durumunda iddiaların haklılığı ortaya çıkacağı, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için faturalar geçerli sayılacak ise dahi ilgili mal/hizmetin verildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafından bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı, satış / hizmet sözleşmelerinde malın teslim edildiği, hizmetin sunulduğu, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edilmesini, kuşkusuz, bu belgelerin imzalı ve imzaların, alıcıya veya alıcının çalışanına ait olması gerektiği, yalnız, imzanın alıcı veya çalışanı yanında, başka biçimde teslim almaya yetkili sayılabilecek kişiye ait olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiği, bu durum alacaklının aleyhine olup malın teslim edildiğine ilişkin ispat külfeti davacı/ alacaklıya ait olmadığı, öyle ki davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı iş yapılmadığı, müvekkil şirket davacıdan böyle bir fayda sağlamadığı, iddia edildiği gibi müvekkil şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde bahsedilen faturalar müvekkilin bilgisi dahilinde olmayıp bu şekilde bir evraklar var ise dahi teslim hususunun araştırılması gerektiği, malın teslim edildiği/hizmetin sunulduğu ile ilgili davacı üstünde ispat yükümlülüğü bulunmakta olup dosyada irsaliyelere yer verilmediği, yukarıda açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle; davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, Sayın mahkeme aksi kanaatte ise davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 214.466,56-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın 07/02/2024 tarihli duruşma zaptı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 11/06/2024 tarihli raporda özetle; "-Davalı şirket tarafından davacı şirkete fason üretim için ürünlerin 21.03.2023 ve 23.03.2023 tarihli e-irsaliyeler ile teslim edildiği, -Davacı şirket tarafından davalı tarafından fason üretim için teslim edilen ürünlerin 16.05.2023 tarih ve 07 no.lu irsaliye ile tamamlanarak sevk edildiği, -21.03.2023 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi kapsamında yapılan bu fason iş için davalı şirket tarafından davalı şirkete 17.04.2023 tarih ve ... no.lu ve 214.466,56 TL bedelli fatura düzenlendiği, faturanın işin bitiminden önce düzenlendiğinin anlaşıldığı, -Davalı şirket tarafından ayıp ihbarının 02.06.2023 tarihli .... Noterliği tarafından düzenlenen 07265 yevmiye no.lu ihtarname ile yapıldığı, -Davalı şirket tarafından 02.06.2023 tarihli ihtarname ile gönderilen icra ve dava konusu olan faturaya ilişkin 31.05.2023 tarih ve ... no.lu ve 214.466,56 TL bedelli faturanın davacı şirketin kayıtlarında olmadığı, -Huzurdaki davaya konu icra takip talebinin gerekçesinin 17.04.2023 tarih ve ... no.lu ve 214.466,56 TL bedelli faturaya dayandırıldığı, -Taraflar arası süre gelen ilişki çerçevesinde gerek icra ve gerekse dava tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten ticari defter ve kayıtlarına göre 214.202,91 TL alacaklı olduğu, -İcra ve dava konusu edilen 214.466,56 TL fatura alacağından cari hesap ilişkisi içinde (214.466,56 TL -214.202,91 TL=)263,65 TL davalı lehine bakiye oluştuğu, -Dava esas değerinin icra takip talebindeki ana para alacağı olan ve fatura tutarı olan 214.466,56 TL olarak belirlendiği, takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, icra ödeme emrinde talep edilen % 16,75 avans faiz oranının TC Merkez Bankası verilerine uygun olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir. Davalının yetki itirazı yönünden; taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğu sabit olduğundan götürülecek borç niteliğindeki para alacağı yönünden davacı alacaklının yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle davalının yetki itirazının reddi gerekmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında satış akdi gereğince davacı tarafça satım bedeline ilişkin fatura alacağına ilişkin davalı aleyhine takip yapıldığı, davalının takibe itirazı üzerine duran takibe devam edilebilmesi amacıyla itirazın iptali istemli işbu davanın açıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının iddia ve savunma kapsamında incelendiği, davalının ticari ilişki dönemine ait defterlerinin ise 24/07/2023 tarihinde çalındığından, olaya ilişkin ...CBS ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında şikayette bulunulduğundan bahisle ibraz edilemediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil olma vasfına haiz olan ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip ve dava konusu yapılan miktar itibariyle alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 'İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.' ... BAM 5. HD 2022/588E 2022/1020 Somut olayda taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğunun iddia edildiği, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen dava konusu döneme ait ticari defterlerini sunmaktan kaçındığı, davalının ticari defter ve kayıtlarının 24/07/2024 tarihinde çalındığına yönelik beyanına karşın şikayetinin işbu dava tarihinden sonra 12/01/2024 tarihinde yapılmış olması sebebiyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar etme olanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı tarafça cevap dilekçesinde her ne kadar ayıp itirazında bulunulmuş ise de, davalının aynı cevap dilekçesinde fatura konusu malların kendilerine teslim edilmediğine yönelik kesin ve ısrarlı savunması dikkate alındığında ayıp savunmasına da itibar etme olanağı bulunmamıştır. Bu hali ile, HMK m.222 uyarınca davacının ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacının defter ve kayıtlarına göre de davacının davalıdan takip tarihi itibari ile dava değeri olan 214.466,56-TL alacaklı olduğu dolayısı ile takibin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, takip tarihi itibari ile alacağın likit olduğu gözetilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 42.893,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 14.650,21-TL karar ve ilam harcından 2.590,23-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 12.059,98-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 2.898,48-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 3.662,5‬0-TL masraf olmak üzere toplam 6.560,98‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 34.169,98-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/624, K. 2024/687, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-624-e-2024-687-k-09d5b5c2208a