İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/537 E. 2025/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/537
Karar No
2025/51
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/537 KARAR NO:2025/51 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:18/08/2023 KARAR TARİHİ:21/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında 14.03.2022 tarihli Tedarik Sözleşmesi imzalanmış ve tarafların hak ve yükümlülükleri belirlendiği, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı borçlunun borcunu ödememesi dolayısıyla aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, Davalı borçlu takibe itiraz etmiş ve takibi durdurduğu, Davalı borçlu, borcunun olmadığını iddia etmekte ise de; müvekkil şirketin fatura, cari hesap ekstreleri ile ticari defter ve kayıtları üzerinden yerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında ; müvekkilinin alacağının gerçek, talep edilebilir bir alacak olduğu ve davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğu görüleceği, Dolayısıyla, davalı borçlunun haksız, yasal dayanaktan yoksun ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamını sağlayabilmek amacıyla huzurdaki işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğu, arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 1 – Davalı borçlu tarafın davaya konu icra takibine yapmış olduğu borca itirazının iptaline ve takibin devamına; 2 – kötü niyetli davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına mahkumiyetine, 3 – Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan ve davacının huzurdaki davayı açarken sunduğu tedarik sözleşmesi dikkatle incelendiğinde “ sevkiyatı yapılan ya da mağazadan teslim edilen ürünler müşteri yetkilisine ya da yetkilendirdiği kişilere teslim edileceği, teslim edilen tüm ürünlerin faturalarının her nüshasında müşterinin kaşesi veya yetkilinin imzası bulunacağı “şeklinde bir hüküm bulunmakta olup dava dilekçesi ekinde sunulan ve davaya dayanak teşkil ettiği ileri sürülen faturada böyle bir imza bulunmamakta ve anılan amir hüküm ve yüksek yargı kararları göz önüne alındığında davacının alacağın varlığına dair somut bir delilin bulunmadığı aşikar olup işbu itirazın iptali davasının reddini talep etme zarureti hasıl olduğu, açıklanan ve Mahkememizce resen gözetilecek nedenlerle ; İşbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine , • alacaklı aleyhine alacağın % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, • yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 14/03/2022 tarihli tedarik sözleşmesinden kaynaklanan ve .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 16/01/2024 tarihli ara karar ile dosyanın tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizce 17/09/2024 tarihli ara karar ile dosyanın ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmasının istenmesine ve rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; - Davacı ... A.Ş.'nin Davalı ... .... San.ve Tic. Ltd.Şti.'den cari hesaptan kaynaklanan 4.588,60 TL. alacağının bulunduğu, - Taraflar tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden, davacının 4.588,60 TL. asıl alacağına 08.06.2023 takip tarihinden itibaren başlamak üzere %10,75 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 23/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının Ticari Defterlerini TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu , açılış ve kapanış tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırdığı, Davalının defter kayıtlarının birbirini doğruladığı , sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin olduğu, Vergi Usul Kanunu 523 Sıra Nolu Genel Tebliğ 01.07.2021 tarihinde yürürlükte olan "Madde 1:1.1.8. Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir.Madde 2 – Aynı Tebliğin “1.2. Bildirime Konu Alış/Satışlar ve Hadler” başlıklı bölümünün 1.2.2. numaralı bendinin ilk paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan paragraflar eklenmiştir.“Bir kişi veya kurumdan yapılan mal ve/veya hizmet alış tutarları ile bir kişi veya kuruma yapılan mal ve/veya hizmet satış tutarlarına ilişkin 5.000 TL tutarındaki haddin belirlenmesinde, elektronik olarak ve kâğıt ortamında düzenlenen tüm belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu haddin aşılması halinde sadece kâğıt ortamında düzenlenen belgeler bildirimlere dâhil edilecektir" hükmü yer almaktadır. Buna göre davalının almış olduğu faturaların elektronik olarak düzenlendiği tespit edilmiş olup, bu faturaların vergi mükelleflerince B formlarında vergi dairesine bildirilmeyeceğinden dolayı, dosyada mevcut B formları 2021/ Temmuz döneminden itibaren herhangi bir inceleme yapılmamıştır. avalı ve davacı arasında düzenlenen e-Belgelere ilişkin olarak sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunup, bulunmadıkları dosya kapsamında tespit edilememiştir. Davalı şirketin Muavin Defteri kaydında davalının davacı firmaya 62.072,10 TL Borçlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut uyuşmazlık kapsamında taraflar arasında 14/03/2022 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan her iki bilirkişi raporuyla alacak hususu tespit edilmiş olup; davalı tarafça ödeme olgusu ispat edilemediğinden; davanın kabulü ile; davalının .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 313,45-TL nispi karar harcının, peşin alınan 269.85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 43,6‬0-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 4.588,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 578,1‬0-TL (Başvurma Harcı 269.85-TL, Vekalet Harcı 38.40-TL, Peşin Harç 269.85-TL,) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.090,00-TL (90,00-TL tebliğler ve posta, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olarak karar verildi.21/01/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/537, K. 2025/51, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-537-e-2025-51-k-6f5854a224fc