İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/781 E. 2025/82 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/781
Karar No
2025/82
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/781 Esas KARAR NO : 2025/82 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/12/2024 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şirketi, ...adresinde ...poliçe numaralı 13/04/2023-2024 vade tarihli Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan ihbar neticesinde, 26/10/2023 tarihinde sigortalı iş yerinin üst katında yer alan davalının ... isimli işletmesinin depo olarak kullanılan bölümündeki içecek kolisinin taşıma esnasında armatür musluğunun açma kapama kısmına çarptığı ve akabinde açılan musluktan taşan suların sigortalı işletmeye akması neticesinde sigortalı iş yerinde bulunan monitör, led ekran, ekran kartları, klavyeler, mouse, kablo ve çeşitli demirbaşlar ile lamba, klima ve duvar boyalarında ıslanma neticesinde hasar meydana geldiği tespit edildiğini, yapılan incelemede sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın 3.369,25-USD olduğunun tespit edildiğini ve bu tutarın 02/01/2024 tarihinde müvekkil şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, sigortalı ile müvekkili şirket arasında mün’akit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve TTK md.1481 amir hükümlerine göre Müvekkili Şirketin hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına halef olduğunu ve hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilere ödenen tazminat bedeli kadar rücu imkanı doğduğunu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalının sorumluluğu bulunduğunu, ödenen hasar bedelinden sorumlu olduğunu, ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla ... 21. İcra Müdürlüğünün... Esas Numaralı dosyasıyla, hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, haksız itirazının iptali ve ... 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Dosyada taraf teşkili henüz sağlanmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" düzenlemesine ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkememizce; davalılara husumet yöneltilmesine neden olan bağımsız bölüm ile davacıya sigortalı dava dışı sigortalının kullanımındaki taşınmazda davaya konu hasar tarihi itibariyle kat mülkiyetine geçilip geçilmediği Şişli Tapu Müdürlüğün'den ve ... Belediye Başkanlığı'ndan sorulmuş, gelen cevabi yazılarda taşınmazda kat mülkiyetine geçildiği bildirilmiştir. Dava, ticari paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali davası olup, Yargıtay içtihatı birleştirme kurulunun ... tarih... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde tespit yapıldığı ve ayrıca TTK'nın "halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verildiği, davacı sigorta şirketinin, işbu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki temel ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerektiği, davacının dava dilekçesinde ticari paket sigorta sözleşmesi gereğince sigorta şemsiyesi altına aldığı işyerinde, binanın davalının kullanımında olan üst katından sızan sular nedeni ile meydana gelen zararı sigortalısına ödediği vakıasına isnat ettiği, dayanılan vakıa doğrultusunda taraflar(halefiyet gereği dava dışı sigortalı ile davalı) arasındaki temel ilişkinin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklandığı zira anılan yasanın 19. maddesinin "her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu" hükmünü havi olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta da haklarına halef olunan dava dışı sigortalının, davalının kullanımında olan üst kattan sızan sular sebebiyle zarara uğradığı vakıasına dayanıldığından; mevcut durumda dava konusu uyuşmazlığa Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ek-1 maddesi hükmüne ve 6100 sayılı H.M.K'nun 4/1-ç maddesine göre bu kanundan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklara ilişkin davalara taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu, dava şartlarının kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınması gerektiği ve açıklanan nedenlerle, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.(Emsal nitelikte; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.12.2018 tarih,...Esas, ... Karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13.07.2020 tarih, ... Esas,...Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.12.2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin ...Esas,... Karar sayılı ilamı) HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 mad. uyarınca davanın usulden REDDİNE, HMK.nun 20. mad. uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin usulen başvurusu halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden, karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/781, K. 2025/82, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-781-e-2025-82-k-a781bc8e813e