İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/278 E. 2024/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/278
- Karar No
- 2024/725
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/278 Esas KARAR NO : 2024/725 DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 10/05/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili banka müşterilerinden davalı ..., debit kart ile...’de bulunan "..." isimli işyerinde 06/04/2023 tarihinde gerçekleştirdiği alışverişi kendi talebiyle iptal ettiğini, harcama USD kurundan yapılmasına rağmen iptal ederken USD'nin ... karşılığını sisteme girdiğinden harcadığı tutarın çok üzerinde bir tutar USD cinsi para birimi ile müşteri hesabına iadesinin gerçekleştiğini, bu işlem üzerine davalı tarafça sehven USD cinsinde iade yapıldığı fark edilmiş olup bu kez haksız kazanç sağlama maksadıyla aynı işlem art arda 27 kez tekrarlanmış ve bu şekilde davalı hesabına sehven toplamda 24.664,17-USD geçmesinin sağlandığını, bu ödeme sonucunda davalının, malvarlığının aktifindeki artış ile zenginleştiğini, davalının haksız ve kötü niyetli eylemi neticesinde kazanç sağladığı tutarın davalıdan tahsilini teminen ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının borca itirazı üzerine takip durduğunu, dava şartı kapsamında ... no.lu Arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlandığını beyanla fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, icra takibinin talep edilen miktar ve faiz üzerinden devamına, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağımızın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128.maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı bankanın İTO kaydının bir kısmı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davalının nüfus kayıt örneği UYAP'tan çıkartılarak dosyamız arasına alınmış ve davalı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmıştır. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün...tarih ve ...- sayılı cevabi yazısında ... 'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. ... Vergi Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ...sayılı cevabi yazılarında ...'ın ... Vergi Dairesinin Potansiyel (Gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef) mükellefi olduğunun bildirildiği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, İ.İ.K.'nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. .... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 25.047,30-USD alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunduğu, davalı tarafından yasal süresi içinde yapılan itiraz sonucu, icra takibinin İİK'nın 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine göre itirazın iptali davasının İİK'nın 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur, 28.05.2014'te yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesinde "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesinde ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir. Yine anılan yasanın 73/1 maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı banka ile davalı arasında akdedilen bankacılık işlemleri sözleşmesi gereğince davalı adına davacı banka tarafından debit kart üretildiği ve kartın davalıya teslim edildiği ihtilafsız olup, davalının işbu kart ile yaptığı işlemlerin davalıya haksız kazanç sağladığı ve davalının bu durumu fark edip aynı işlemi 27 kez tekrarlamasının bu hususu suistimal ettiğini ve kendisinin sebepsiz zenginleştiği bu nedenle davacı bankanın bu eylemlerden dolayı zarara uğranıldığı iddia edilmiş olup, davanın 28.05.2014 tarihinden sonra açılmış bulunmasına ve davanın bankacılık işleminden doğan zararın tahsiline yönelik olduğu nazara alınarak Mahkememizce, Mahkememizin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesinin 11/11/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/11/2024 Katip ¸ Hakim ¸