İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/422 E. 2024/727 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/422
Karar No
2024/727
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/422 Esas KARAR NO : 2024/727 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin 12.05.2014 tarihinde evinde istirahat ederken kullanmakta olduğu cep telefonunun kendi kendine kapandığını, telefonu açma düğmesinden aktif hale getirmeye çalıştığını ancak birkaç kez denemesine rağmen açamadığını ve bunun üzerine en yakınındaki ... bayi telefon tamircisine giderek telefonuna ilgili personelce format atılarak telefonunun açıldığını, ertesi gün hesabını mobil bankacılık üzerinden kontrol ettiğinde vadeli hesabında bulunan 193.000,00-TL tutarında paranın hesapta olmadığını ayrıca yine 203.000,00-TL tutarında ihtiyaç kredisi çekildiğini, çekilen kredi ile vadeli hesapta bulunan tüm paranın müvekkilinin tanımadığı ... ile ... isimli kişilere havale/Eft yapıldığını, müvekkilinin hemen ... Müşteri Hizmetlerini arayıp durumu izah ettiğini ve hesabı da güvenlik gerekçesiyle kapattığını, yine müvekkilinin aynı gün ... CBS nezdinde ... soruşturma numarası ile şikayetçi olduğunu ve tüm yaşanan olayları adli makamlara bildirdiğini, soruşturmanın hali hazırda devam ettiğini, bahsi geçen mobil bankacılık üzerinden gerçekleşen işlemlerde müvekkilinin hiçbir şekilde bilgisi ve rızasının olmadığını, ortaya çıkan zararın bankaca karşılanması gerektiğini, müvekkilinin zararının karşılanması için hem BDDK'ya hemde ... Genel Müdürlüğüne başvurduğunu ancak her iki kurumdan da çekilen paranın iadesine ilişkin ret cevabı aldığını, müvekkili emekli olup emekli aylığından başkaca hiçbir gelirinin olmadığını, yıllarca çalışıp biriktirdiği tüm mevduatın bir anda yok olduğunu ve müvekkilinin büyük bir üzüntü içine girdiğini, davalı banka ile yapmış oldukları ... numaralı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını beyanla HMK 107 belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminat ile 100.000,00-TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalı bankadan olay tarihi olan 13.05.2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, ilgili süreçte herhangi bir güvenlik zaafiyeti bulunmayan müvekkili bankaya yöneltilen husumetin haksız olduğundan işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının dolandırıldığını iddia ettiği ... ve ... adlı kişi/kişilere davanın ihbarının gerektiğini, davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararın miktarı açıkça ortada olduğunu ve dava dilekçesinde de ilgili tutarların açıkça yazıldığını, bu sebeple de işbu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, dava konusu işlemlerin .... Mobil uygulaması üzerinden gerçekleştirildiğini, müvekkili banka tarafından yapılan kontrollerde davaya konu işlemlerin ... Mobil üzerinden müşteriye ait şifrelerin doğru girilerek yapıldığı, dolayısıyla şifre güvenliğinin müşteri tarafından sağlanmaması sebebiyle söz konusu işlemlerin gerçekleştiği tespit edilmiş, bu bakımdan müvekkili bankaya atfedilir bir kusur bulunmadığını, söz konusu işlemlerin davacının ağır kusuru sonucunda gerçekleştirildiğini, iddia edilen zararın klasik mevduat saklama işinden kaynaklanan zarar olmadığını, internet bankacılığı sözleşmesinden kaynaklanan zarar olduğunu,TBK md.114 hükmü gereği işin niteliğine göre internet bankacılığı hizmetinde davacının da en az banka kadar dikkat ve özen göstermesi, kendisine verilen şifreleri özenle saklaması gerektiğini, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmeti, uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğundan müvekkili bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davayı ve tazmin talebini hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, faiz talebinin kendisi, başlangıç tarihi ve faiz türünün haksız olarak talep edilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine, yan dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren ... ve ... adli kişilere ihbarına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP'tan çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, davalı bankanın İTO kaydının bir kısmı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...-sayılı cevabi yazısında ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığının bildirildiği tespit edilmiştir. ...Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih ve ...2 sayılı cevabi yazılarında ...'ın potansiyel mükellef olduğunun (potansiyel mükellef (gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef) ) bildirildiği tespit edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış ve incelenmesinde; müştekinin ... olduğu ve şikayet dilekçesi ve eklerini sunarak işbu davaya konu hem vadeli hesabında bulunan 193.000,00-TL'nin hesabında olmadığını, kendi rızası ve bilgisi dışında çekildiğini, hem de mobil bankacılıktan bilgisi ve rızası dışında kredi çekildiğini ve bu kredinin de havale/EFT yoluyla gönderildiğini, işbu dosya içerisinde belirtilen krediye ilişkin ödeme planlarının da yer aldığı ve hesap hareketlerinin de sunulduğu, hesap hareketleri incelendiğinde çekilen kredinin İhtiyaç Kredisi olduğu ve 203.000,00-TL bedelli olduğu, yine müşteki ile davalı banka arasında Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinin imzalandığının anlaşıldığı, işbu sözleşmeye binaen vadeli mevduat hesabı açıldığı, işbu hesabında bulunan paranın bilgi ve rızası olmadığından çekildiğini, müştekinin sunduğu dilekçe ile kendisinin emekli olduğunu sehven ifade tutanağında esnaf olarak yazıldığını ve soruşturmanın halen derdest olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 28.05.2014'te yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesinde "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesinde ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir. Yine anılan yasanın 73/1 maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı ile davalı banka arasında akdedilen bankacılık hizmet sözleşmesi gereğince davacının davalı banka nezdinde mevduat hesabının bulunduğu ihtilafsız olup, sahte olarak oluşturulan Havale/eft talimatı uyarınca hesabından dava dışı ... ve ... adlı kişilere rızası ve bilgisi dışında para gönderildiği ve bir adet kredi çekildiğinden dolayı zarara uğranıldığı iddia edilmiş olup, davanın 28.05.2014 tarihinden sonra açılmış bulunmasına ve davanın bankacılık işleminden doğan zararın tahsiline yönelik olduğu nazara alınarak Mahkememizce, Mahkememizin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesinin 11/11/2021 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı) Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ... Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, tarafların huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ¸ Hakim ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/422, K. 2024/727, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-422-e-2024-727-k-e0067e814fe9