İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/858 E. 2024/540 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/858
- Karar No
- 2024/540
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/858 Esas KARAR NO : 2024/540 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2021 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında sağlanan mutabakat kapsamında, iki tarafı da borç altına sokarak karşılıklı edim yükümlülüğü doğuran sinallagmatik nitelikte, tam iki taraflı bir borç ilişkisi/sözleşmesinin söz konusu olduğunu, bu bağlamda, her ne kadar yazılı bir sözleşme olmasa dahi aynı ticari alanda faaliyet göstermekte olan iki şirketin mail yazışmaları ve diğer sözleşme görüşmelerinden sözleşmenin her iki taraf için de doğurduğu edim yükümlülüklerinin rahatlıkla anlaşılmakta olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin, üretim için gerekli malzemelerin (kumaş vs.) teminini eksiksiz ve sorunsuz şekilde tamamlayarak müvekkili şirketin faaliyet adresine teslimatını sağlayacak ve müvekkili şirkette bu malzemeleri kullanarak anlaşılmış olan ürünün seri üretimine geçecek olduğunu, 31.01.2020 tarihinde davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüğü gereğince kesimi yapılmış halde 8012 adet, ... sipariş numaralı üretim için gerekli malzemelerin müvekkili şirkete sevkıyatının gerçekleştiğini, sevkiyat akabinde deneme üretim gerçekleştirdikten sonra tarafların anlaştığından farklı olarak ürünün kesiminin hatalı olduğunu, bu durumun dikimi zorlaştırdığı ve bant akışını yavaşlattığı bilgisinin davalı şirket fason takip sorumlusuna, üretim müdürüne ve davalı şirketin merkez ofisine sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, ürünlerin ayıplı temin edilmiş olduğunu, tüm olumsuz etki ve sonuçların bildirildiği ve bu koşullarda imalat devam edilmesine ilişkin davalı şirketten sarih onay alındığını, temin edilen ürünlerin müvekkili şirkete sevkıyatı sırasında tutulan ara kontrol rapor ile baştan davalı şirket yetkilisince kumaştaki ayıpların tespit edildiğini, davalı şirketin onay vermemesi üzerine tekrardan Bağımsız Denetim yapılamamış olsa da müvekkili şirketin... Fakültesine yaptırdığı denetim sonucunda, kumaşlardaki leke ve hataların bir kez daha ispatlandığını, Mahkeme kanalıyla alanında uzman bilirkişilere yaptırılan tespit sonucunda temin edilen kumaş ve malzemelerin ayıplı olduğu, bu ayıplar nedeniyle üretim bandının yavaşlaması ile 2-3 hafta gecikme yaşandığı ve bu durumların doğurduğu ek maliyet ve külfetlerin iki farklı bilirkişi raporu ile ispatlanarak belirlendiğini, davalının ürünlerin üretimi ve teslimi akabinde kesilen fatura bedelini ödemeyerek yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasi ile müvekkili şirketçe fatura alacağını ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığını ve takibe konu bedelin ancak bu şekilde tahsil edildiğini, eser sözleşmesi kapsamında malzemelerin teminini sağlayacak olan iş sahibi konumundaki davalı şirketin temin ettiği malzemelerin ayıplı olması, numune olarak gösterilen ürünlerin imalat için temin ettiği biyenin farklı olması nedeniyle kumaşlardaki ayıpla da beraber üretim bank akışını yavaşlatarak üretimi geciktirmesi bu durumda hepsinin ayrı ayrı açıkça muhataba bildirilmesi rağmen üretime devam edilmesi yönünde talimat alınması ve sonucunda anlaşılan ürünlerin bedelinin ödemesi gerekirken müvekkilin yapmış olduğu masraflar ve katlandığı maliyetlerin dahi kötü niyetli olarak ödenmemesiyle müvekkilinin ciddi maddi zarara uğradığını beyanla fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla yüklenici müvekkili tarafından, davalı tarafça ayıplı temin edilen ürünler ve üretimde yaşanacak gecikmeye ilişkin bildirimde bulunulup üretime devam etme yönünde talimat alınmasına rağmen iş bittiğinde ürünlerin teslim alınmamasından dolayı müvekkilin yapmış olduğu tüm masraf, maliyetler, ürün bedelleri ve uğramış olduğu tüm maddi zarar kalemleri dahil olmak üzere bilirkişilerce tespit edilmiş olan toplam 478.116,00-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.maddedeki taleplerinin kabul görmemesi halinde üretim süreci boyunca katlanılan masraf ve maliyetlerin toplamının, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... 9.Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı delil tespiti dava dosyasının yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair tüm giderlerin davalı şirketten alınarak taraflarına verilmesine, yargılıma giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 12/11/2022 tarihli dilekçesi ile; Harca Esas Değer olan -478.116,00-TL'yi oluşturan alacak kalemlerini dava açılmadan önce ... 9.Sulh Hukuk Mahkemesince 31.08.2020 tarihinde alınan ... D.İş. Nolu dosyasında hazırlanan delil tespiti ek bilirkişi raporuna göre müvekkili şirketin o Ay'a ait defterleri incelenerek belirlendiğini, İlgili alacak kalemlerinin aynen; Şubat Ayı Maaş Ödemesi : 92.488,96 TL Şubat Ayı SSK Ödemesi : 36.361,84 TL Şubat Ayı Yevmiyeci : 112.908,00 TL Şubat Ayı Yemek Giderleri : 19.196,31 TL Şubat Ayı Elektrik Ödemesi : 19.291,07 TL Şubat Ayı Doğal gaz Ödemesi : 20.920,00 TL Şubat Ayı Su Ödemesi : 384,00 TL Şubat Ayı BP Ulaşım Harcamaları : 10.547, 19 TL Ürünler İçin Poşet Alımı : 2.878,61 TL Ürünler İçin İp Alımı : 3.768,12 TL Toplam : 318,744,07- TL 8012 Adet gelen iş için aylık (28 Günlük) yapılan tüm harcamalar= 318.744,07- TL Günlük maliyet 318.744,07/ 11= 11.383,71-TL İki haftalık gecikme nedeniyle katlanılan ek maliyet: 14 Gün x 11.383,71-TL = 159.371,94-TL. Toplam: 478,116,00-TL şeklinde olduğunu, dolayısıyla taraflarınca detaylı olarak talep etmiş oldukları alacak kalemlerinin, dava dosyasına celp edilen ... 9.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş. Dosyasındaki defter incelemesi sonucu tespitlere dayanılarak belirtildiğini bildirmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket tarafından davacı ...firmasına verilen sipariş üzerine işbu davaya konu ürünlerin kesim, dikim, ütü ve paket hizmeti işlerinin ifası için çalışılmaya başlandığını, her ne kadar davacı tarafından ... tarafından temin edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddia edilmişse de bahse konu ürünün kumaşının ince dokuma bir kumaş olduğu ve üretimden önce kumaşın numunesinin müvekkili şirket tarafından ...’e verildiğini, ... tarafından ön inceleme yapıldıktan sonra üretime başlandığını, bahse konu ürünlerdeki lekelerin kumaş kaynaklı olmayıp üretim esnasında dikiş makinesi yağı gibi üretim bandından kaynaklı oluşmuş lekeler olduğunu, işbu davaya konu ürünlerdeki lekelerin, leke çıkarıcı ile çıkarılabilen lekeler olup dikim esnasında oluştuğunu, bu durumun bilirkişiler tarafından tanzim edilecek raporla teyit edileceğini, ...’in yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle taraflarınca ... 29.Noterliği’nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade faturası düzenlendiğini, davacının mutabık kalınan işi ayıplı gerçekleştirmesi nedeniyle müvekkile ait olan kumaş ve malzemeleri kullanılamaz hale getirdiğini ve müvekkili şirketin bu yönden zararına sebebiyet verildiğini, ...’in yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil şirketin, kendi müşterisine olan taahhütlerini eksiksiz olarak sağlayamamış olup, bu sebepten dolayı karşılaşacağı itibar kaybının yanı sıra, somut olarak cezai şart ve tazminat ödemesinin de söz konusu olduğunu, ...'in üretim süresi boyunca tam kadrosu olmayan, günlük olarak çalışan işçiler ile üretim yapan bir firma olduğu bu durumun müvekkili şirket tarafından üretim esnasında tespit edildiğini ve üretim kumaşının hassas ve ince olması sebebiyle müdahalede bulunma gereği doğduğunu, her gün değişen işçiler ile kaliteli bir üretim sağlanamayacağını, yokluğunda yapılan incelemeler ve savunma hakkının kısıtlanması yolu ile alınan huzurdaki dosyadaki raporun taraflarınca kabulüne imkan bulunmadığı gibi mevcut raporun işbu davada delil teşkil etmeyeceğinin de Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile hüküm altına alındığını beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden dosyamız arasına celbedilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi heyet incelemesi yaptırılarak bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Mahkememizin 02/03/2023 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ...; ''Ben davacı şirkette pazarlama ve üretim planlama bölümlerinde şirketin kuruluşundan itibaren görev yapmaktayım. Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin taraflar arasında herhangi bir yazılı anlaşma bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin sözlü kurulan anlaşmayı davacı şirkette ben ile davalı şirkette ... bey arasında yapıldı ancak bundan sonraki yazışmalar davalı şirkette ... hanım ve davacı şirkette de ... arasında gerçekleşti. Biz ... Bey ile şu şekilde anlaşmıştık, biz bu sözleşme ile davalı şirketin siparişlerini imal etmeyi üstlendik, anlaşmanın detayına ilişkin tüm hususlar taraf şirketler arasındaki mail yazışmalarında mevcuttur. Davalı şirkette ürünü biz teslim ettikten sonra ücretini davacı şirkete ödemeyi taahhüt etti. Davalı şirket bize gelip çok değerli müşterilerinin olduğunu bu müşterilerinin kendilerinden bayan bluzu dikmelerini rica ettiklerini söylemeleri üzerine bizden bayan bluzunu dikmemiz istendi. Biz de anlaşmaya binaen davalı şirketten biz kumaşı istedik gelen ürün ile bize gösterilen numune çok farklıydı, öncelikle bieler çok inceydi, yine kumaş çok inceydi ve ters çevrilip dikilmesi gerekiyordu biz de bu işin anlaşılan süreden daha uzun süreceğini ve ek maliyetler doğuracağını kendilerine ilettik yine bize gönderilen ürünün (kumaşın) kesimi hatalıydı, ben ... Bey'e bu durumları hemen ilettim ve kendisi bana ek maliyetleri halledeceklerinin, müşterilerinin kıymetli olduğunu ve verilen siparişi yerine getirmek için çalışmaya devam etmemizi söylediler. Biz de anlaşma doğrultusunda devam ettik fakat gönderilen ürünlerde (kumaş) lekeler olduğunu tespit ettik ve yine ... Bey'e bu durumu ilettik, ... Bey bize lekeli olan ürünlerin ayıklanmasını söyledi, ancak toplamda 8.000 adet ürün vardı. Hem ürün sayısının çokluğu, hem ürün kesiminin hatalı olması hem de ürünlerde leke olması nedeniyle normalde anlaşma doğrultusunda 1 hafta-10 gün süre zarfında teslim edileceği taahhüt edilen iş önce bize gelen ürünün gösterilen numuneden farklı olması nedeniyle bu süre 2 haftaya daha sonra ise yapılan işlemlerin regüle edilmesi ve ürünün kesiminden kaynaklı 1 hafta daha uzayarak 3 haftaya daha sonra ise bizden ütü pakette kolalama istenilmesi nedeniyle 1 hafta daha uzamış ve 1 aya çıkmıştır. Buna ilişkin mail yazışmaları dosyada vardır ve ek maliyetler bu sebeple doğmuştur" şeklinde, aynı tarihli duruşmada dinlenen diğer davacı tanığı ... Çelik; "Ben davacı şirkette 2018 yılından 2022 yılının ortaların kadar hazırlık bandında çalışmaktaydım, orada gelen ürünleri (bluz) beden beden ayırıyorduk, ben davacı şirketle davalı şirket arasındaki anlaşmayı detaylı olarak bilmiyorum fakat normalde bize gelen ürünlerde biz kesim, dikim ve paketlemeyi yapıyoruz ancak bu olayda bize ürün (bluz) hazır olarak gelmişti. Fakat bize gönderilen ürünlerde lekeler vardı ve kesimi hatalıydı. Biz sürekli regüle etmek durumunda kaldık. Biz bu kumaşlar üzerinde hem kesiminin hatalı olması hem de ürünlerde leke bulunması nedeniyle tam olarak hatırlayamamakla birlikte yaklaşık 1 ay belki biraz daha fazla bu ürünlerle çalıştık. Bu süre zarfında biz sürekli gelen ürünler bir birinden farklı olduğu için sürekli çizim yaparak ürünleri regüle ederek çalışmaya devam ettik, ürünler üzerinde çalışmaları gerçekleştiren ekip hatırladığım kadarıyla aynıydı ama ürün sayısının fazla olmasından ve karışık olmasından dolayı ben normalde hazırlık bandında olmama karşın ustaya ürünleri ayırmada yardım ettim yine benim gibi başka çalışanlarda yardım ettiler. Olayın üzerinden zaman geçmesi nedeniyle benim şuanda hatırladıklarım bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememizin 06/07/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların 2020 ve 2021 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ...'' dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ..., Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisi ... ve Tekstil Mühendisi bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 23/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; - Davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md.222) sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, - Sektörel inceleme neticesinde, davaya konu kumaşların ayıplı olduğu, ara kontrol ve son kontrol raporları ile bu durumun tespit edildiği, ancak davacı ve davalı arasında sözlü ya da yazılı olarak üretim aşamasında çözüme ulaşılamadığı için ayıbın davacı ve davalı kaynaklı olabileceği, -Sektörel inceleme sonucuna göre kumaşların ayıplı olduğunun tespitine karşın ayıplı mal sebebiyle ek maliyetlerin çıkmasına karşın davacı tarafça 04/03/2020 tarihli 183.314,56-TL'lik 8.012 adet lacivert gömlek açıklamalı faturanın davalı tarafa tanzim edilmiş olduğu, - Davalı tarafça davacıya üretim yapabilmesi için kumaş satmış olduğu nazara alındığında davacı tarafça tanzim edilmiş olan ek maliyetler sebebiyle sunmuş olduğu faturadan kaynaklı davalı tarafın 183.314,56-TL'si tutarında borçlu olabileceği, - Ancak kumaşların ayıplı olması sebebiyle bant akışının yavaşlayacağını ve sürecin uzaması sebebiyle ek maliyetlerin ortaya çıkacağının, bu hususta imalata devam edilmesinin taraflarca kabul edilmiş olduğunun beyanı olsa bu hususa ilişkin yazılı herhangi bir vesaikin dosyaya görülmediği, - Teknik değerlendirmeler neticesinde, dava konusu kumaşların ayıplı olduğu ve lekeli olduğuna dair tespitler yapıldığı, - Davacı tarafından ayıplı ürünler nedeniyle hesaplanan maliyetlerin toplamının mali incelemeler neticesinde Davalı taraftan 183.314,56-TL'sı olarak talep edilebileceği, -Davacı tarafın ayıp ihbarını mail ve ihtarname yoluyla davalı tarafa bildirdiği, -Davacının davalı taraftan alacağının, Sayın Mahkeme tarafından TCMB Kamu Bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranları ile hesaplanarak ödenmesi kabul edilmesi durumunda faizinin 51.210,30-TL olarak hesap ve tespit edildiği, faizi ile birlikte toplam tutarın ise 234.524,86 TL olarak belirlendiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 04/04/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine dair karar verilmiş ve bu doğrultuda SMMM bilirkişisi ..., Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisi ... ve Tekstil Mühendisi bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 22/08/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; -Kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde değişiklik yapacak nitelikte somut bir bilgi ve belge sunulmadığı ve kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynen devam ettiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, maddi tazminat davasıdır. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının taraflar arasındaki sözlü olarak kurulan eser sözleşmesinden kaynaklı davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise alacağının varlığı ve miktarı, davalının taraflar arasında sözlü olarak kurulan eser akdi ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediği, davaya konu kumaşların ayıplı olup olmadığı, ayıp mevcut ise mahiyetinin (açık, gizli) ne olduğu, davacının ayıp ihbar külfetlerini süresinde yerine getirip getirmediği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Tüm dosya kapsamı, İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; eldeki davada davacı taraf, taraflar arasında sözlü olarak her iki tarafa da borç yükleyen sözleşme kurulduğunu, 31.01.2020 tarihinde davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüğü gereğince kesimi yapılmış halde ... adet, ... sipariş numaralı üretim için gerekli malzemelerin kendilerine sevkıyatının gerçekleştiğini, sevkiyat akabinde deneme üretim gerçekleştirdikten sonra tarafların anlaştığından farklı olarak ürünün kesiminin hatalı olduğunu, bu durumun dikimi zorlaştırdığı ve bant akışını yavaşlattığı bilgisinin davalı şirket fason takip sorumlusuna, üretim müdürüne ve davalı şirketin merkez ofisine sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, ürünlerin ayıplı temin edilmiş olduğunu, tüm olumsuz etki ve sonuçların bildirildiği ve bu koşullarda imalat devam edilmesine ilişkin davalı şirketten sarih onay alındığını, temin edilen ürünlerin kendilerine sevkıyatı sırasında tutulan ara kontrol rapor ile baştan davalı şirket yetkilisince kumaştaki ayıpların tespit edildiğini, davalı şirketin onay vermemesi üzerine tekrardan Bağımsız Denetim yapılamamış olsa da kendilerinin... Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesine yaptırdığı denetim sonucunda, kumaşlardaki leke ve hataların bir kez daha ispatlandığını, eser sözleşmesi kapsamında malzemelerin teminini sağlayacak olan iş sahibi konumundaki davalı şirketin temin ettiği malzemelerin ayıplı olması, numune olarak gösterilen ürünlerin imalat için temin ettiği biyenin farklı olması nedeniyle kumaşlardaki ayıpla da beraber üretim bank akışını yavaşlatarak üretimi geciktirmesi bu durumda hepsinin ayrı ayrı açıkça muhataba bildirilmesi rağmen üretime devam edilmesi yönünde talimat alınması ve sonucunda anlaşılan ürünlerin bedelinin ödemesi gerekirken kendilerinin yapmış olduğu masraflar ve katlandığı maliyetlerin dahi kötü niyetli olarak ödenmemesiyle kendilerinin ciddi maddi zarara uğradığını iddia etmiş, davalı taraf ise, kendileri tarafından temin edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddia edilmişse de bahse konu ürünün kumaşının ince dokuma bir kumaş olduğu ve üretimden önce kumaşın numunesinin kendileri tarafından davacıya verildiğini, davacı tarafından ön inceleme yapıldıktan sonra üretime başlandığını, bahse konu ürünlerdeki lekelerin kumaş kaynaklı olmayıp üretim esnasında dikiş makinesi yağı gibi üretim bandından kaynaklı oluşmuş lekeler olduğunu, işbu davaya konu ürünlerdeki lekelerin, leke çıkarıcı ile çıkarılabilen lekeler olup dikim esnasında oluştuğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle taraflarınca ... 29.Noterliği’nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade faturası düzenlendiğini, davacının mutabık kalınan işi ayıplı gerçekleştirmesi nedeniyle kendilerine ait olan kumaş ve malzemeleri kullanılamaz hale getirdiğini ve kendilerinin bu yönden zararına sebebiyet verildiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kendilerinin, kendi müşterisine olan taahhütlerini eksiksiz olarak sağlayamamış olup, bu sebepten dolayı karşılaşacağı itibar kaybının yanı sıra, somut olarak cezai şart ve tazminat ödemesinin de söz konusu olduğunu, davacının üretim süresi boyunca tam kadrosu olmayan, günlük olarak çalışan işçiler ile üretim yapan bir firma olduğu bu durumun kendileri tarafından üretim esnasında tespit edildiğini ve üretim kumaşının hassas ve ince olması sebebiyle müdahalede bulunma gereği doğduğunu, her gün değişen işçiler ile kaliteli bir üretim sağlanamayacağını, yokluğunda yapılan incelemeler ve savunma hakkının kısıtlanması yolu ile alınan huzurdaki dosyadaki raporun taraflarınca kabulüne imkan bulunmadığı gibi mevcut raporun işbu davada delil teşkil etmeyeceğinin de Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile hüküm altına alındığı iddiasıyla davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında sözlü olarak eser sözleşmesi kurulduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise, az yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında müteahhidin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesidir. Eser sözleşmesinin kurulması ile birlikte müteahhit eseri imal ve teslim etme borcu altına girmektedir. Teslim, tamamlanmış olan eserin sözleşmenin ifası amacıyla verilmesidir. İş sahibi yalnızca eserin ilam edilmesini talep hakkına sahip değildir. Sözleşmede kararlaştırıldığı gibi eseri zamanında ve ayıpsız olarak teslimini talep hakkına sahiptir. İş sahibi eseri teslimde gecikirse iş sahibi borçlu temerrütü hükümlerine başvurabilir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumanundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirilir. Ayıplı olan her eserde sözleşmeye göre bulunması gereken bir nitelik eksiktir. Bu nedenle ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterir. Sözleşme konusu eserin bütün özellikleri sözleşme ile kararlaştırılmış olmasa dahi yüklenici kullanmaya elverişli ve normal bir eserin değeri kalitesinde taşıyan bir eser teslim etmekle yükümlüdür. Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp, bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. İş sahibi bu külfetleri yerine getirmezse ayıp dolayısıyla kendisine tanınan haklardan yararlanamayacaktır. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurmaktadır. TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Görüldüğü üzere, muayene ve ihbar külfetini yerine getirmeyen iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenicinin ayıptan dolayı sorumluluğu ortadan kalkar. Yukarıdaki açıklamalar, delil tespiti dosyası, bilirkişi raporları, davacı vekilinin 12/11/2022 tarihli dilekçesi, duruşma zabıtları ile TMK md.6 ve HMK md.190 hükümleri nazara alınarak, eldeki davada taraflar arasında sözlü olarak kurulan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, davaya konu kumaşların ayıplı ve lekeli olduğu, davacı tarafın ayıp ihbarını mail ve ihtarname yoluyla süresinde davalı tarafa bildirdiği, davalının taraflar arasında kurulan sözleşmece üstlendiği edimleri yerine getirmediği, işbu kumaşların ayıplı olması sebebiyle ortaya çıkan ek maliyetler sebebiyle davacının davalı taraftan davacı vekilinin 12/11/2022 tarihli dilekçesi ve işbu dilekçede yer alan her bir alacak kalemi yönünden talebe bağlılık ilkesi de nazara alındığında 183.314,56-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmakla Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, 183.314,56-TL maddi tazminatın 04/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 183.314,56-TL maddi tazminatın 04/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 12.522,21-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 8.165,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.357,18-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Kabul edilen miktar üzerinden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 29.330,33-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Red edilen miktar üzerinden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 29.330,33-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 8.165,03-TL peşin harç, 8.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 256,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 16.730,33-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına (%38) göre 6.357,52-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına (%38) 501,60-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına (%62) 818,40-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/09/2024 Katip ¸ Hakim ¸