İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/223 E. 2024/636 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/223
- Karar No
- 2024/636
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/223 Esas KARAR NO : 2024/636 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2014 KARAR TARİHİ : 23/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA (Davacı vekili dava dilekçesinde özetle); Ticari bir alışverişten dolayı davacı müvekkilimiz, 2013 yılı ortalarında, davalılardan ... Ltd. Şti'ne aşağıda dökümü gösterilen kendi çekini verdiğini, çekte lehdar gözüken ... bu şirketin hem ortağı hem de şirket müdürü olduğunu, ...bank ... Şb. ... ... 15.12.2013 4.500,00-TL, davacının yukarıdaki çekini alan davalı şirket, bu çek üzerinde aşağıda gösterdiğimiz tahrifatları yaptığını, çekin orijinal keşide tarihi 15.12.2013 iken, davalı şirket bu tarihi 20.06.2014 olarak değiştirmiş ve bu değişikliği keşideci yerine sahte olarak paraf ettiğini, ticari bir alışverişten dolayı davacı müvekkili, 2013 yılı ortalarında, davalılardan ...Ltd. Şti'ne aşağıda dökümü gösterilen kendi çekini verdiğini, çekte lehdar gözüken ...bu şirketin hem ortağı hem de şirket müdürü olduğunu, ...bank ... Şb. ... ... 15.12.2013 4.500,00-TL, davacının yukarıdaki çekini alan davalı şirket, bu çek üzerinde aşağıda gösterdikleri tahrifatları yaptığını, çekin orijinal keşide tarihi 15.12.2013 iken, davalı şirket bu tarihi 20.06.2014 olarak değiştirdiğini ve bu değişikliği keşideci yerine sahte olarak paraf ettiğini beyan ederek arz edilen nedenlerle, davaya konu edilen ve tahrifat sonucu 20.06.2014 tarihli, ... nolu ve 34.500,00-TL tutarlı çekin 30.000-TL'lik kısmından dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile bu çek sebebiyle yapılması muhtemel icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep etmiştir. CEVAP(Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle); Davacı taraf dilekçesinde ticari bir alışverişten dolayı davacı ...'ın diğer davalı ... firmasına 2013 yılında çek verdiğini, ancak ... firması yetkililerinin çek üzerinde tahrifatlar yaptığını, keşide tarihini değiştirdiğini ve sahte olarak parafladığını, çekin miktarını ise 4.500 TL iken başına 3 ekleyerek 34.500 TL olarak değiştirdiğini beyan ederek 30,000 TL için borçlu olmadığının tespit edilmesini talep ile dava ettiğini, söz konusu çek müvekkilim bankaya ... firması tarafından bankaları tarafından firmaya kullandırılan kredinin teminatını teşkil etmek üzere verildiğini, öncelikle belirtmeliyiz ki; müvekkil banka iyiniyetli 3. kişi hamili olduğunu, davacı tarafından iddia edilen hususların yetkili hamil banka tarafından bilinebilmesi ve bankaya karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığını, tahrifat iddiasının ancak bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılabilecek olup, banka kambiyo senedi alacaklısı olduğunu, davacının iddiaları hukuken iyiniyetli 3. şahıs konumunda bulunan ve davacı ile dava dışı firma arasındaki hukuki ilişkiden haberi bulunmayan ve bulunması da gerekmeyen müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, dolayısıyla; iddiaların iyiniyetli meşru hamil olan müvekkilim banka açısından bir hüküm doğurması da mümkün olmadığını, müvekkilinin banka huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddini, haksız ve dayanaksız olarak açmış olduğu dava nedeniyle %40'dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davacı ... ile yetkilisi olduğum davalı ... Tic, Ltd. Şti. arasında ticari ilişki mevcut olup, bu ticari ilişki dolayısı ile yaptığımız. mal alım satımlarında zaman zaman ticari bir ödeme aracı olan çek kullanmış bulunduklarını, dava dilekçesinde bazı çekler üzerinde tahrifat yapıldığı ileri sürüldüğünü, çekler üzerinde davacı vekilinin iddia ettiği gibi davacı aleyhine ve davacı bilgisi dışında yapılmış herhangi bir düzeltme söz konusu olmadığını, davacının aleyhine ve bilgisi dışında çeklerin düzenlenip davacının zarara sokulması gibi bir durum da söz konusu olmadığını, yine dava dilekçesinde, bedeli 4.500,00-TL olan çekin borç 4.500,00-TL olmasına râğmen tahrif edilerek 34.500,00-TI. olarak değiştirildiği ileri sürüldüğünü, borcun 34.,500,00-TL olmasının sebebi davacının davalı ...Tic. Ltd,, ... şirketi olan ... ile de alışveriş yapması ve bu alışverişten kaynaklanan borcun da davacı bilgisi ile çek bedelinin değiştirilerek taraflar arasında zaten yar olan çek ilişkisine dahil edilmesidir. Yukarıda da izah ettiğimiz gibi çekler üzerinde yapılan değişiklikler davacı asil tarafından paraflandığını, cevap dilekçelerinde belirtilen tüm hususlar dosyaya sunacağımız her türlü yasal delilleri ve tanık anlatımları ile ortaya çıkacağını, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER ... C. Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasına müzekkere yazılarak bir örneği dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Ceza sayılı 01/03/2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen ... Emanet Memurluğu'nun ... sırasına kayıtlı ... seri numaralı ... hesap numaralı 34.500,00 TL bedelli çek dip koçanı aslı Mahkememiz kasasına alınmıştır. 11/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda" İnceleme konusu çekin ön yüzündeki şüpheli keşideci ve paraf imzaları ile yine davacıya ait dosyadaki mevcut tüm mukayese imzaları arasında, imzaların; genel şekillerine, şekil ve resim özelliklerine, tersim tarzlarına, başlangıç hareketlerine, işleklik dereceleri ve kaligrafik özellikleri, kalem yürütme hız ve itiyatları, kalemin dönüş hareketleri, imzaların orta kısımlarının bina ediliş tarzları, çizgi kaliteleri, istiflenme biçimleri gibi belirleyici Brafolojik ve grafometrik tanı özellikleri bakımından zerlik vı luluk saptanması ebiyle, takip konusu ve evsafı yıtkarıda yapılan Çekin Ön Yüzündeki Şüpheli Keşideci ve Paraf İmzaların dosyadaki mevcut tüm muka: eselerine kıyasla davacı ...'ın elinin ürünü olduğu, inceleme konusu çekin keşide tarihi bölümünde evvelce mevcut mükerrer yazılı “15.12.2013, 15.12.2013” rakamlarının Kışı A “20.06.2014” HİNİ) IĞI, belirtilen husus dışında çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlarda fiziksel, kimyasal ve ilave yolla başkaca herhangi bir tahrifatın yapılmadığı, inceleme konusu “...” nolu çek yaprağına ait dip koçanda yazılı “15.12.2013” tarih, “4.500” bedel ve “...” yazı ve rakamlarının dosya içeriğinde imza, yazı ve rakam örnekleri olan ...'ın eli ürünü olduğu" bildirilmiştir. 05/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda "İnceleme konusu Çekin Ön Yüzündeki Şüpheli Keşideci ve Paraf İmzaları ile yine davacıya ait dosyadaki mevcut tüm mukayese imzaları arasında, imzaların; Genci şekilleri, Şekil ve resim özellikleri, Tersim tarzları, Başlangıç hareketleri, İşleklik dereceleri ve kaligrafik özellikleri, Kalem yürütme hız ve itiyatları, Kalemin dönüş hareketleri, İmzaların orta kısımlarının bina ediliş tarzları, Çizgi kaliteleri, İstiflenme biçimleri gibi belirleyici grafolojik ve grafometrik tanı özellikleri bakımından benzerlik ve Uyumluluk saptanması haşebi le, takip konusu ve yukarıda yapılan Çekin Ön Yüzündeki Şüpheli Keşideci ve Paral' İmzaların dosyada mevcut tüm mukayeselerine kıyasla davacı ...'ın elinin ürünü olduğu, davacı vekili ... 27.06.2016 tarihli dilekçesinde ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ...'ın çek üzerinde keşideci imzaşının dışındaki tüm azıların kendisi tarafından yazıldığını kabul etti elirtmiş ve bundan yola çıkarak ilk rapordaki değerlendirmeye itiraz etmiş ise de; mahkemenizinde değerlendireceği üzere raporda değerlendirmeye alınan husus keşideci ve paraf imzaları olduğu, oysa ... çek üzerindeki yazıların kendisi tarafından yazıldığını kabul ettiğini, inceleme konusu çekin, 11.06.2016 tarihli raporun ( B ) şıkkında belirtilmiş olan hususlar dışında kalanı ön yüzündeki diğer yazı ve rakamlarında fiziksel kimyasal yapılmadığı" bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, icra takibi öncesi kıymetli evrak nedeniyle İİK'nın 72/1. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlığın; dava konusu çekte tahrifat yapılarak miktar ve keşide tarihinin değiştirilip değiştirilmediği ve sahte parafa yapılıp yapılmadığı neticeten davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ...bank ... Şubesi'ne ait keşidecisinin davacı ... olan 15.12.2013 tarihli, ... seri numaralı, 4.500,00 TL bedelli çekin orijinal halinin bu olmasına karşın çekte yapılan tahrifat sebebiyle çekin keşide tarihinin 20.06.2014 olarak değiştirildiği, çek bedelinin bedelinin de 34.500 TL olarak değiştirildiği, keşide tarihinin ve vade tarihinin davalı şirket yetkilisince değiştirildiğini, tahrifat yapılmadan önceki halin gerçek bir ticari alışverişe dayandığı ve aradaki 30.000 TL sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır. TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ... Karar ... Esas... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-... K sayılı kararı) Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü çek üzerinde tahrifat yapıldığı itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu ...bank ... Şubesi'ne ait keşidecisinin davacı ... olan 15.12.2013 tarihli, ... seri numaralı, 4.500,00 TL bedelli çekte keşide tarihi ve çekin bedeli üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasıyla dosyamız davacısının ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasında davalı ...A.Ş nin ortağı ve yetkilileri olan...ve ... hakkında ve şirketin çalışanı olan ... hakkında şikayetçi olduğu, savcılıkça çek üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan kriminal raporda; çek üzerindeki 20/06/2014 şeklindeki (rakamlar hariç) çekin ön yüzündeki yazıların davalı şirket çalışanı ...'ın eli ürünü olduğu , çekin ön yüzünde değerinin yazı ve rakamla belirtildiği bölümlerde fiziksel ,kimyasal veya ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte bulgu bulunamadığının belirtildiği, mahkememizce aldırılan 11.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda ; çek üzerindeki keşideci ve tarihin yanında bulunan paraf imzasının davacı ... eli ürünü olduğu, çek tarihi üzerinde tahrifat olduğu ,çekte başkaca herhangi bir tahrifatın bulunmadığı, çek üzerindeki yazıların davalı şirket çalışanı Uğur Üstündağ olduğunun belirtildiği, mahkememizce davalı ....A.Ş'ın ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği ve defterlerin incelenmesi ile ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığı ,2013 yılında davala konu çekle ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, 2014 yılında ise çek kaydının yapıldığı tarihte davacı ...'ın davalı ...Tic.A.Ş ye çekte belirtili miktar kadar borcunun bulunmadığı, daha sonra şirketin bu hususu dengelemek için ...'a 66.321,44 TL lik satış faturası düzenlediği, bu faturanın çek kayıt tarihinden sonraki bir tarihte tanzim edildiğinin belirtildiği, ... 3.Asliye Ceza mahkemesinin... E. ... K sayılı 22.09.2022 tarihli kararı ile ; ...... taraflar arasında zeytin alımı satımı konusunda uzun süreden beri süregelen ticari ilişki bulunduğu, katılanın sanıklara ait firmadan zeytin alımı yaptığı, karşılığında ...bank ... Şubesine ait 05/12/2013 ve 15/12/2013 keşide tarihli 4.500 TL meblağı içeren ... ve ... nolu çekleri verdiği, katılanın rızasıyla çeklerin ve çek koçanının sanık ... tarafından doldurulduğu, katılan tarafından imzalandığı, çek koçanının katılanda kaldığı, çeklerin keşide tarihlerinin tarafların anlaşmalarına binaen sonradan 15/06/2014 ve 20/06/2014 olarak değiştirildiği ve katılan tarafından paraflandığı,... 05/08/2022 tarihli raporunda 34.500 TL bedelli çeklerde otuz yazımlarının katılan dışında başka bir şahıs tarafından yazıldığı, keşideci imzalarının ise katılan ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği.. sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş,......'ın bu çeklerde belirtilmiş olan miktarda borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan Sanık ... ve ... hakkında TCK'nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan gereğinin takdir ve ifası için ... C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir... " şeklinde karar verildiği , ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi ... E. ... K 17.04.2024 tarihli kararı ile esasa ilişkin olarak istinaf istemlerinin reddi ile ceza hesaplaması yönünden dosyanın bozulduğunun görüldüğü ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı bir bütün olarak düşünüldüğünde ; taraflar arasında zeytin alımı satımı konusunda uzun süreden beri süregelen ticari ilişki bulunduğu, davaya konu ...bank ... Şubesi'ne ait keşidecisinin davacı ... olan 15.12.2013 tarihli, ... seri numaralı, 4.500,00 TL bedelli çekin ticari ilişki kapsamında davalı şirkete verildiği, çek üzerindeki yazıların ...'a ait olduğu, çekte yer alan imzaların davacı ...'a ait olduğu, çek üzerinde rakam hanesine 3 rakamı eklenmek suretiyle 34,500 TL olarak değiştirildiği, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Daires... E. ... K 17.04.2024 tarihli kararı ile kesinlik kazandığı ve ayrıca ticari defter incelemesi ile de davacının davalı şirkete çek tarihi itibariyle çeke konu 34.500 TL kadar borcunun bulunmadığının tespit edildiğinden mahkememizce davacının tahrifat yapılan çekler arasındaki fark olan 30.000 TL bedel kadar davalı ...Tic.A.Ş ye ve alacağı temlik alan ...bank'a borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. , HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın Kabulü ile ...bank ... Şubesine ait ... seri numaralı 20.06.2014 tarihli 34.500-TL bedelli çek sebebiyle davacının davalılara 30.000 TL borçlu olmadığının tespitine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2049,30-TL karar ve ilam harcından, davacı taraftan peşin alınan 512,35-TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 1.536,95-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve (2) numaralı maddede mahsup edilen 512,35-TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A....T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 25,20-TL başvurma harcı, 500,00-TL bilirkişi masraf ve 498-TL posta giderleri ve diğer giderler olmak üzere toplam 1.023,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 7-Davalı taraflarca yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı. 23/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır