İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/38 E. 2025/251 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/38
- Karar No
- 2025/251
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/38 Esas KARAR NO : 2025/251 DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 16/01/2025 tarihli dava dilekçesinden özetle; ... (“Şirket”) 2023 mali yılı Olağan Genel Kurulu 22 Mayıs 2024 tarihinde toplandığını, azınlık pay sahibi sıfatıyla müvekkili vekilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ’nun 420 nci maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunması üzerine, ilgili konuların görüşülmesinin ertelendiğini, 22 Mayıs 2024 tarihli Genel Kurul Toplantısında finansal tablolar ve buna bağlı konuların müzakeresinin ertelenmesine itiraz edilen konuların açıklığa kavuşturulması amacıyla müvekkili vekili tarafından Şirket yönetimine bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yöneltilen ... 6. Noterliği’nden ... yevmiye no.lu ... tarihli sorular üzerine, ...tarihli bir cevabi ihtarnameyle aynı önceki 2017,2018,2019,2020,2021 ve 2022 mali yılı olağan genel kurul toplantılarında ilgili dönemlerin finansallarına ilişkin soruların yöneltildiği zaman yapıldığı gibi yine Şirket tarafından son derece yetersiz, sözde cevaplar verildiğini özde geçiştirilerek Şirket’ ten bilgi alma haklarının engellendiğini, davalı Şirket’in Ortaklardan ... ve ...’in alacaklarının mahkemelerce tespit edilen tutarlarla şirket kayıtlarına işlenmemiş olması karşısında Şirket’in ortaklarına bu borçlarını ödeme yeterliliği olup olmadığı, ...’ın ortak alacağının cinsi ve tutarının ne olduğu, mutabakat sağlanamamasının sebebi, ara bilanço düzenlenirken dayanıldığı belirtilen gayrimenkul değerlemelerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, değerlemeye konu her bir gayrimenkulün tek tek rayiç değerinin ne olduğu, ara bilançoda yalnızca gayrimenkullerin değerlemeleri yaptırılırken diğer kalemlerin değerlemesinin yaptırılmaması nedeniyle ara bilançonun rayiç değerleri yansıttığından bahsedilip bahsedilemeyeceği, ...’ın gerekli durumlarda mali destek sağlayacağını belirttiği gerekli durumların neler olduğu ve desteği ne şekilde sağlama taahhüdü verdiği ve bu taahhüdünün herhangi somut bir garantisi olup olmadığı, Şirket’in döviz yatırımı ve komisyonculuk dışında gelir getirici bir faaliyeti bulunup bulunmadığı, eğer bulunuyorsa gelir tutarının ne olduğu, eğer gelir getirsin getirmesin başka bir faaliyeti bulunmuyorsa Şirket’in gayri faal durumunun sürdürülebilir olup olmadığı, ...’ e kefil olunan kredilerin tutarları, vadeleri ile faiz oranlarının ne olduğu ve verilmiş olan kefaletlerin kefalet şartlarını taşımaya devam edip etmedikleri ve tutarlarının ne olduğu,...’e faiz ödenmesine ve ...’den faiz alınmasına sebep olan akitlerin neler olduğu, borç ve alacakların anapara tutarları, vadeleri ve faiz oranlarının neler olduğu,...ve ...’a ödenen garantörlük komisyonları kapsamında uygulanan iç emsal oranının nasıl belirlendiği ve aylık olarak ne oranlar uygulandığı, garantör olunan kredi sözleşmeleri kapsamında bankalara karşı katlanılan yükümlülüklerin yanında garantörlük komisyonu oranının uygun bir oran olup olmadığı, grup şirketlerinin teminat mektupları kapsamında katlandıkları yükümlülüklerin yanında garantörlük komisyonu oranının uygun bir oran olup olmadığı, kısacası garantörlük komisyon oranlarının ve ödenen garantörlük komisyon bedellerinin emsallere uygun olup olmadığı ve bugüne kadar bu garantörlüklerden bankalar tarafından nakde tahvil edilenin olup olmadığı,... ve...’den alınan garantörlük komisyonları kapsamında uygulanan iç emsal oranının nasıl belirlendiği ve aylık olarak ne oranlar uygulandığı, garantör olunan kredi sözleşmeleri kapsamında bankalara karşı katlanılan yükümlülüklerin yanında garantörlük komisyonu oranının uygun bir oran olup olmadığı, grup şirketlerinin teminat mektupları kapsamında katlandıkları yükümlülüklerin yanında garantörlük komisyonu oranının uygun bir oran olup olmadığı, kısacası garantörlük komisyon oranlarının ve alınan garantörlük komisyon bedellerinin emsallere uygun olup olmadığı ve bugüne kadar bu garantörlüklerden bankalar tarafından nakde tahvil edilenin olup olmadığı, ve VUK’a göre hazırlanmış ve ortakların incelemesine sunulmamış olan bilanço ve gelir tablosunda TFRS’ye göre hazırlanıp ortakların incelemesine sunulmuş olan finansal tablolardaki kalemlerde gerek nitelik gerekse de nicelik olarak ne gibi farklılıklar olduğu,hususlarının özel denetimle açıklığa kavuşturulmasını, bu kapsamda bir veya birden fazla bağımsız uzman görevlendirilmesini, ve dava vekalet ücreti, yargılama giderleri, harç, sair masrafların davalıya yükletilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 13/03/2025 tarihli cevap dilekçesinde; Davacının davayı açmakta hukuki menfaat ve yararı olmadığı, Özel denetim hakkı, bilgi alma hakkından sonra geldiğini, Bilgi alma hakkı ve özel denetim hakkı aynı amaca hizmet edeceğini, bu amaçta diğer ortaklık haklarının sağlıklı biçimde kullanılabilmesi olduğunu, Somut olayda Davacı'nın özel denetim talebinin, zaten sahip olduğu bilgiler dışında yeni bir bilgiyi ortaya çıkarması, işin doğası gereği mümkün olmadığı, esasen Davacı'nın da bildiği, şirketçe paylaşılmış, bağımsız denetim ile aydınlatılmış bilgilerin Davacı'nın pay sahipliği haklarının kullanılması bakımından yeterli olduğu ve davası reddedilmesi gerektiğini, her şeyden önce Davacı'nın 2023 mali yılına ilişkin finansal tabloların yerindeliğini özel denetçi vasıtası ile sorgulamak istemesi TTK madde 438 hükmüne açıkça aykırı olduğunu, zira işbu davaya dayanak gösterilen madde metninde belirtildiği üzere, özel denetimin konusunu ancak belirli olaylar oluşturabileceği, "Belirli" olay ifadesi ile, içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan belli türde, nitelikte ve önemde olay kastedildiği açık olduğunu, özel denetçi, somut olaylar hakkında dahi yargılamada bulunamaz, yerindelik denetimi yapamayacağı, böylelikle, özel denetimin en genel amacı olan Davacı'nın bilgi alma ve inceleme hakkının fazlasıyla karşılandığı ve müvekkili şirket tarafından kanunun ve ana sözleşmenin ihlal edilmediği, eşit işlem ilkesine aykırı davranılmadığını, çoğunluğun gücünü azlığa karşı kötüye kullanılmadığını, bilanço yapma kurallarına aykırı davranılmadığını, dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlandığının açık olduğunu, davacı'nın asılsız iddia ve ithamlara dayanarak ikame ettiği bu davanın hukuki temelden yoksun olduğunu ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, Özel denetçi için kanunun aradığı "pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olma" ve "kanun ve esas sözleşmenin ihlali suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratıldıklarının ikna edici şekilde ortaya konması" şartlarının da somut olayda gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, Davacının TTK md. 437/5 anlamında bilgi alamayan pay sahibi olmadığından, bilgi alma hakkınının içi boş bir hak haline getirecek ve özel denetçi talebinin kötüye kullanılmasına sebebiyet vereceğinden, Dava dışı ortak ...'in alacaklarına ilişkin vekili veya yetkili temsilcisi olmayan ...'nin sırf şahsi merakını temin için ileri sürdüğü özel denetçi tayini talebinin reddine, müvekkili şirkete karşı dava açmış olduğunu ve alacağı için icra takibi yapmış olan davacı'nın icra dosya borcu teminat altına alınmış olduğu halde, ödeme yeterliliği bakımından Mahkeme'den teyit ve tasdik amacı ile ileri sürdüğü özel denetçi tayini talebinin reddine, yine dava dışı başka bir ortak hakkında vekaletname yada temsile yetkili olduğunu gösterir başkaca bir belge olmadan ileri sürülen yetkisiz talepler özel denetçi tayinini gerektirmeyeceğinden reddine, Müvekkili şirketin gayri faal olduğu yönündeki asılsız iddialara dayandırılan özel denetçi talebinin kapsamı itibariyle TTK md. 438/1 anlamında "belirli olayların" incelenmesi sınırını fazlasıyla aştığı, bu bakımdan özel denetçi tayini için aranan "belirlilik" şartını taşımayan özel denetçi tayini talebinin reddine, Dava dışı ...ve ...'e ait kredilerin tutarları, vadeleri ve faiz oranlarına ilişkin müvekkili şirkete denetçi tayini talebinde bulunulduğundan talebin reddine, Dava dışı şirketlerin tarafı olduğu kredi sözleşmeleri ticari hayatın olağan akışı gereği müvekkili şirket nezdinde ve kayıtlarında olamayacağı gibi işbu türden sözleşmelerde gizlilik hükümleri bulunduğu yanı sıra bu belgeler içerdiği ticari sırlar nedeniyle denetime konu edilemeyeceğinden özel denetçi tayini talebinin reddine, 2023 mali yılı itibariyle bağımsız denetime tabi müvekkil şirketin TTK'nın 88.maddesine göre TFRS'ye göre hazırlanan finansal raporları, bağımsız denetim raporu ve buna uyumlu olarak hazırlanan yönetim kurulu faaliyet raporu, TIK ve yönetmeliklere uygun olarak Davacı ile paylaşılmış olduğundan vergi hesaplamasına yönelik olarak hazırlanıp vergi dairesine verilen raporlar TTK 437/5 kapsamında pay sahibinin inceleme hakkı olan belgelerden olmadığından özel denetim ile vergi denetimi de yapılmayacağından talebin reddine, Hesaplama ve kayıtlamada farklı esasları belirleyen Vergi Usul Kanunu ile Türkiye Muhasebe Standartları'nın benimsediği farklılıklar, müvekkili şirkete has ve müvekkil şirketten kaynaklanan bir durum olmadığını, zira farklı hesaplamaların sebebi tabloların tabi olduğu standart ve mevzuatların farklı olması olduğundan, mevzuattan kaynaklanan durumun denetlenmesi için şirkete özel denetçi tayini talep edildiğinden talebin reddine, özel denetçi atanması için kanunen gerekli şartlar bulunmadığından asılsız açılan huzurdaki haksız davanın usul ve esas yönünden reddine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin ise karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden istenilmiş olup, yapılan incelemesinde; davacının ..., davalının dosyamız davalısı ... olduğu, yapılan yargılama sonucunda ;"... Dava, TTK' nun 437. Maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme istemine ilişkindir. Davalı şirketin 16/10/2024 tarihinde gerçekleştirilen 2023 mali yılına ilişkin erteleme üzerine olağan genel kurul toplantısı öncesi ve sonrasında TTK md. 473/5 uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edilip edilmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacının, bilgi alma ve inceleme talebinin genel kurulda red edildiği ve istediği bilgilere erişemediği, yönetici olmadığından yönetim veya genel kurul kararıyla bilgiye erişmesi mümkün azınlık pay sahibi olduğu anlaşılmıştır. TTK nun 437 maddesindeki düzenleme; 1.Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. 2.Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz. 3.Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. 4. Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. 5. Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. 6. Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. " şeklindedir. TTK nun 437.maddesinin 5. Fıkrası bilgi alma ve inceleme işlemleri cevapsız bırakılan haksız olarak reddedilen, ertelenen veya bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi reddi izleyen 10 gün içinde diğer hallerde makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir, şeklinde düzenlenmiş olduğundan bilgi edinme hakkını kullanıp da bilgi sahibi olamayan pay sahibi özel denetçi atanmasını talep edebilir. TTK.nın 438.maddesinde, her pay sahibi pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde bilgi alma veya inceleme hakkını daha önce kullanmış ise, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceği, Genel Kurul istemi onaylarsa şirket veya her bir pay sahibinin 30 gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebileceği, TTK.nın 439.maddesinde, genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde, sermayenin en az onda birini, halka açık Anonim Şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az 1.000.000 Türk Lirası olan pay sahiplerinin 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebileceği, dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanacağı, 440.maddesinde, şirket ve istem sahipleri dinlendikten sonra kararın verileceği ve mahkeme kararının kesin olduğu düzenleme konusu yapılmıştır. Özel denetçi tayin edilebilmesi için TTK' nun 438. Maddesindeki düzenlemeye göre, bilgi alma ve inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması gerekmektedir. Davacının, davalı şirketin 16 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen 2023 yıllarına ilişkin Mali yılına ilişkin yapılan olağan genel kurul toplantısında; Özel Denetim yapılması talebi reddedildiğini, kullandıkları bilgi alma hakkı kapsamında cevapsız kalan sorulara ilişkin özel denetim marifeti ile bu soruların açıklığa kavuşturulmasını talep etmiştir. Davacı taraf, TTK nun 438. Maddeleri kapsamında; Özel denetçi atanmasını talep etmiştir. TTK 438. Maddesinin incelenmesinde; Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebileceği düzenlenmesine yer verilmiştir. Özel Denetçi tayin edilebilmesi için TTK 438. Maddesinin gerçekleşmesinin yanında kurucuların ve şirket organlarının kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal etmesi sureti ile, Şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratıldığının ikna edici olgular ile inandırıcı bir şekilde ortaya konulması ve denetçi atanmasına yönelik hakkın şirket sırlarını ifşa edilecek şekilde kullanılmaması gerekmektedir. Davacının özel denetçi atanmasına yönelik taleplerinin yeterince açık olmayan mizanlarda tespit edilen hususlara ilişkin olduğu, davacının Bilgi Edinme Hakkının kullanılması açısından TTK 'nun 437/5. Maddesi uyarınca; ... 19 ATM nin... E sayılı dosyası ile dava açmış olduğu ve bu davanın henüz derdest olduğu, Özel denetim isteme hakkının kullanılabilmesi için bilgi alma ve inceleme talebinde bulunan pay sahibinin bu talebinin karşılanmaması gerekmekte olduğundan ve ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile davacının bilgi alma ve inceleme hakkı açısından henüz bir karar verilmemiş olduğundan davacının Bilgi Edinme Hakkını kullandığından henüz söz edilemeyeceğinden bu aşamada TTK 438. Maddesinde belirtilen bilgi edinme hakkının kullanılması şartının gerçekleşmediği, davacının Özel Denetim İsteme Hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının reddine, 2-Harç peşin alınmış olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı TTK 440 maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/04/2025 Başkan ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Üye ... E- imzalıdır. Katip ... E- imzalıdır.