İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/101 E. 2025/434 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/101
- Karar No
- 2025/434
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/101 Esas KARAR NO : 2025/434 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2018 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 26/12/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... A.Ş'den finansal kiralama yolu ile .. şasi numaralı ... motor numaralı, 2017 model ... marka ... kazıcı yükleyici satın aldığını, 23/10/2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesinde davalının kiralayan müvekkili ...'ın kiracı olarak gösterilmiş ise de; müvekkilinin burada ... sistemi ile mal alan şahıs olması nedeniyle ... sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunun kapsamına giren tüketici olduğunu, müvekkilinin defalarca davalı ... A.Ş ye alınan alınan araç olan kazıcı ve yükleyicinin tamiratının yaptırılması için başvuruda bulunduğunu, ancak davalı şirketin bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aracın tamiratının yapılmaması nedeniyle müvekkilinin aracı çalıştıramadığını ve gelir elde edemediğini, müvekkilinin zarara uğradığını ve hala çalışmayan araç için davalıya kira ödediğini, davalı şirketin aracı geri almadığını ve ipoteği kaldırmadığını bildirerek; müvekkilinin davalı şirketten finansal kiralama yolu ile aldığı ... şasi numaralı ... motor numaralı, 2017 model ... marka ... kazıcı yükleyicinin geri alınarak müvekkili tarafından verilen peşinatın, ödenmiş bulunan taksitlerin iadesine ve verilen ... ili ... Mah, pafta 425 parsel 4 de bulunan taşınmaz üzerinde davalı adına verilen ipoteğin kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş olup, davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;davalı şirket ile davacı arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalanmış ve huzurdaki konu makineye ilişkin olarak açılmış, Türk Ticaret Kanunu ticari iş tanımını ve hangi işlerin Ticaret Mahkemesinde görüleceğini hükme bağlamış, bu yüzden açılan davada mahkemenin görevsiz olduğunu ve görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket ile davacı arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedilmiş ve sözleşmesi gereğince ayıplı olduğu iddia edilen menkulun davacıya teslim edildiği, müvekkil şirketin burada ki görevinin mala ilişkin finansman sağlamak olduğu, davacının ayıplı olduğu iddia edilen mal ile ilgi davayı malı satana karşı yöneltmesi gerektiğini, ancak müvekkil şirket finansal kiralama sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içiresinde malın maliki olduğundan kiracıya(davacıya) satıcıya karşı dava açması için yetki verebileceğini Finansal kiralama şirketinin, makinayı davacıya kiralayan konumda olduğu malın imalatından kaynaklanan ayıplardan yasa ve sözleşme hükümleri gereğince sorumlu olmadığını, satılan makinanın ayıplı olması sebebiyle davacının zararından makinayı satan satıcının sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; ... 13 Tüketici Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı 09/04/2019 tarihli görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edildiği, ... Esas üzerinden yargılamaya devam edildiği görülmüştür. Davacı, finansal kiralama yolu ile satın aldığı makinenin arızalı çıkması sebebiyle ödemiş olduğu peşinatın ve taksitlerin iadesini ve finansal kiralama sözleşmesinin teminatı olarak verilen ... İli, ..., ... Mah. Pafta 425, 4 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş, Taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiği, 6100 Sayılı HMK’nun 12. maddesinde hüküm altına alındığı, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması hakkındaki bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin ve kesin olduğu, Davacının ipoteğin kaldırılmasını istediği taşınmazın ... İli, ..., ...Mahallesi sınırları içinde bulunduğu,ipoteğin terkini talebi açısından ... Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu anlaşıldığından; davacının ipoteğin terkini talebi açısından mahkememizin yetkisizliğine, İpoteğin terkini talebine ilişkin verilen yetkisizlik kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, sözleşmenin feshi, ödenen peşinat ve taksitlerin iadesi talebine yönelik davanın bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, bu esas üzerinden yargılamaya devam edilmesine karar verilmiştir. Tefrik edilen finansal kiralama sözleşmesinin feshi ve ödenen bedelin iadesine ilişkin dava mahkememizin 2021/195 Esasına kaydedilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalı arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davacı tarafından seçimi yapılıp dava dışı satıcı şirketten davacı tarafından satın alınan malın ayıplı olduğu, bu sebeple sözleşmenin feshedilerek ödenmiş olunan kira bedellerinin iadesi, bakiye kira bedellerinden de borçlu bulunmadığının tespitine yönelik davanın finansal kiralama sözleşmesinin 7-b maddesi hükmünce finansal kiralama şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, malın ayıplı olmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davanın satıcı şirkete karşı yöneltilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın aktif husumet nedeniyle reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizce verilen ...Esas, ... Karar sayılı ilam, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış, kaldırma ilamında, ".. 1- 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k ve l. maddelerinde tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir. Davacının 23/10/2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalı şirkete temin ettiği finans ile dava dışı şirketten ... şasi, ... motor numaralı, 2017 model ... marka...kazıcı yükleyicinin iş makinesi satın aldığı, finansal kiralama sözleşmesine konu aracın iş makinesi olması sebebiyle kazanç teminine yönelik kullanılacağından, tüketim amaçlı olmadığı sabittir. Bir işlemin tüketici işlemi kabul edilebilmesi, taraflardan birinin tüketici olması zorunlu olup, sözleşme konusu aracın davacı tarafça kazanç temini amaçlı satın alındığından davacı tüketici olmadığından, taraflardan birinin tüketici olması koşulu gerçekleşmediğinden, finansal kiralama sözleşmesi tüketici işlemi değildir. Davanın Tüketici Mahkemesinde görülebilmesi için, taraflardan birinin tüketici olması ve ihtilafın tüketici işleminden doğması gerektiğine ilişkin şartlar davada gerçekleşmediğinden, davanın Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi mümkün olmadığından, davacı vekilinin davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir. 2-Taraflar arasındaki sözleşmenin 7/b. maddesinde; sözleşme konusunu teşkil eden malın kiracı tarafından seçilip beğenildiğinden satıcının da kiracı tarafından bulunmuş olması sebebiyle malın alımı, temini, teslimi, montajı, malla ilgili her türlü ayıptan kiralayanın bir sorumluluğunun olmadığı, bu sebeple kiralayana karşı her ne nam altında olursa olsun bir talep ve dava hakkının bulunmadığının kiracı tarafından peşinen kabul ve ikrar edildiği, kiralananın satıcının taahhüt ettiği biçimde çalışmaması, 3. kişinin kiralanan üzerinde herhangi bir hak iddia etmesi ve benzeri hallerde kiracının kiralayandan hiçbir talepte bulunamayacağı, kiralama bedellerinin ödenmemesi, tenzil edilmesi, geç veya eksik ödenmesi yoluna gidilemeyeceği'nin kararlaştırıldığı, kira bedellerinin ödenmesini düzenleyen 11/a maddesinde; "....kiralananın kullanılmasını ve kiralanandan faydalanılmasını kısmen yada tamamen engelleyecek her türlü eksiklik, kaza, bozukluk ve benzeri hallerin varlığını veya üçüncü kişilerin kiralanan üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürerek, herhangi bir nedenle kira bedellerini ödemekten kaçınamaz, geç yada eksik ödeyemez" kiralananın bakım ve onarımını düzenleyen 15. maddesinde; kiracı, sözleşme süresince kiralananın garanti ve satış sonrası servis hizmetlerini üretici veya satıcıdan, yetkili servisten bizzat sağlamakla yükümlüdür, bütün kiralama bedellerinin muaccel hale gelmesini düzenleyen 41.maddesinde "....kiralayanın bu sözleşmede yer alan sebeplere dayanarak iş bu sözleşmeyi fesih etmesi halinde, kiracının ek 2 de yer alan ödeme planına göre vadesi gelmemiş tüm kiralama bedelleri ve kiracının sair borçları kendiliğinden muaccel hale gelecek ve kiracı muaccel hale gelen kiralama bedellerinin 3 gün zarfında ödemekle yükümlü olacaktır"düzenlemesinin yapıldığı tespit edilmiştir. TBK 26. maddesi uyarınca sözleşme serbestliği ilkesi çerçevesinde taraflar sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde serbestçe belirleyebilirler. TBK 27. maddesi ile "kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ve konusu imkansız olan sözleşmeler" hükümsüz kabul edilmiştir. Taraflar sözleşmeyi serbest iradeleri ile imzalamıştır. Sözleşme TBK 27. maddesi ile hükümsüz sayılan unsurları taşımadığından geçerlidir. Davacı taraf kazanç temin etmek amacı ile finansal kiralama sözleşmesi akdetmiş olup, basiretli davranıp sözleşme tanziminden önce gerekli araştırmaları yaparak aracın ayıplı çıkması halinde, finansal kiralama şirketinin kendisine karşı sorumlu olmasını temin edecek hükümlerin sözleşmede yer almasını temin etmesi gerektiği halde, yeterli araştırma ve inceleme yapmaksızın tanzim edilen sözleşme hükümlerini kabul etmiş ise ahde vefa ilkesi uyarınca sonuçlarına katlanması gerekir. Sözleşmenin 11/a maddesi uyarınca aracın tamir edilmemesi sebebiyle kira bedellerini ödemekten kaçınamayacağı düzenlendiğinden, davalı taraftan talep edemeyeceğinden, davacı vekilinin tamirat bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Hükmün kapsamı, usul hükmü olup, usul hükümleri kamu düzenine ilişkin olduğundan, HMK 355.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu düzenine aykırılık yönünden re'sen inceleme yapılmıştır. Hükmün kapsamını düzenleyen HMK 297/1-c. maddesinde "tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri", HMK 297/2. maddesinde "hükmün sonuç kısmında, ...., taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesi bulunmaktadır. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ... A.Ş, davalının ... olduğu, davanın 20/05/2019 tarihinde açıldığı ve davanın finansal kiralamadan kaynaklanan alacak davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda; davalının taraflar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesine uymadığı, finansal kiralamaya konu malı teslim almasına rağmen kira borcunu süresinde ödemeyerek mütemerrit duruma düştüğü, yapılan ihtara rağmen borcunun tamamını ödemediğinden sözleşmenin haklı olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ... şasi numaralı ... motor numaralı, ... model ... marka ... kazıcı yükleyicinin davalıdan aynen iadesine karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinde olduğu tespit edilmiştir. Davada, finansal kiralama şirketi davacı olduğundan, derdestlik söz konusu olamaz ise de; görülmekte olan davadaki "23.10.2017 Tarihinde yapılan finansal kiralama sözleşmesinin feshi, 2017 model ... marka ...kazıcı yükleyicinin davalı tarafa iadesi," yönündeki talepler aynı olduğundan, karar kesinleştiğinde bu taleplerin konusu kalmayacağından verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi zorunludur. Davacı tarafın 23.10.2017 tarihinde yapılan finansal kiralama sözleşmesinin feshine, 2017 model ... marka ... kazıcı yükleyicinin davalı tarafa iadesine, müvekkili tarafından verilen 50.000,00 TL peşinatın, ödenmiş taksitlerin iadesine ve ... ili ... Mah, pafta 425 parsel 4'de bulunan taşınmaz üzerinde davalı adına verilen ipoteğin kaldırılmasına ilişkin taleplerinden, ipoteğin kaldırılması yönündeki talep ayrılmış ve peşinat ile ödenen taksitlerin iadesi yönünden husumet yokluğundan dava reddedilmiş ise de; mahkemece sözleşmenin feshi ve kiralama konusu aracın davalı tarafa teslimine ilişkin talep yönünden gerekçe ve hüküm fıkrasında bir karar verilmediği, aktif husumet ehliyeti davacı tarafın dava açma hakkının bulunmaması, pasif husumet davalıya dava yöneltilememesi, davalı olma sıfatının bulunmaması halinde verilecek ret gerekçesi olup, mahkemece davalı aleyhine dava açılamayacağı, husumet yöneltilemeyeceği gerekçe olarak belirtildiği halde, dava aktif husumet yokluğundan reddedildiğinden, bu hali ile gerekçe ve hükmün fıkrası birbirine aykırıdır. Mevcut karar, mahkemece verilen kararın, gerekçe ve hüküm fıkrasının birbirine aykırı olamayacağına ilişkin kurala aykırı olduğu gibi, HMK 297. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, taleplerden her biri hakkında verilen hüküm bulunması gerektiğine ilişkin muhtevayı taşımadığı ve usule uygun olmadığı, ayrıca önceki karar tarihi itibariyle davalı tarafça açılan ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı davasında aynı finansal kiralama sözleşmesine konu aynı kazıcı yükleyicinin finansal kiralama şirketine iadesine karar verildiğinden, her ne kadar o davada davacı, görülmekte olan davanın davalısı olduğu için derdestlik söz konusu olmaz ise de, dosyanın geçirdiği aşama nazara alınarak, karar kesinleşmiş ise, sözleşmenin feshi ve aracın iadesi yönünden bu dava için pek kuvvetli delil yada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğinden, akıbetinin sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi .." şeklinde hüküm oluşturulmuştur. ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin... E.sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde; davacının...A.Ş, davalının ... olduğu, davanın 20/05/2019 tarihinde açıldığı ve davanın finansal kiralamadan kaynaklanan alacak davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne , ... şasi numaralı ... motor numaralı, 2017 model ... marka ... kazıcı yükleyicinin davalıdan aynen iadesine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek, 30/11/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür. 6361 sayılı kanunun 18 maddesinde; finansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören sözleşmedir." olarak tanımlanmıştır. Buna göre ; davacının satıcı ile satış sözleşmesi akdetmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin 7-b maddesinde; sözleşme konusunu teşkil eden malın kiracı tarafından seçilip beğenildiğinden satıcının da kiracı tarafından bulunmuş olması sebebiyle malın alımı , temini, teslimi, montajı, malla ilgili her türlü ayıptan kiralayanın bir sorumluluğunun olmadığı, bu sebeple kiralayana karşı her ne nam altında olursa olsun bir talep ve dava hakkının bulunmadığının kiracı tarafından peşinen kabul ve ikrar edildiği, kiralananın satıcının taahhüt ettiği biçimde çalışmaması, 3.kişinin kiralanan üzerinde herhangi bir hak iddia etmesi ve benzeri hallerde kiracının kiralayandan hiçbir talepte bulunamayacağı, kiralama bedellerinin ödenmemesi, tenzil edilmesi, geç veya eksik ödenmesi yoluna gidilemeyeceği düzenleme konusu yapılmıştır. Davacı ile davalı arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davacı tarafından seçimi yapılıp dava dışı satıcı şirketten davacı tarafından satın alınan malın ayıplı olduğu, bu sebeple sözleşmenin feshedilerek ödenmiş olunan kira bedellerinin iadesi, bakiye kira bedellerinden de borçlu bulunmadığının tespitine yönelik davanın finansal kiralama sözleşmesinin 7-b maddesi hükmünce finansal kiralama şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, malın ayıplı olmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davanın satıcı şirkete karşı yöneltilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalı finansal kiralama şirketine karşı açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ...karar sayılı kesinleşmiş ilamına göre, taraflar arasında akdedilmiş olan ... tarihli, ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi dosyamız davacısının kira borcunu ödemeyerek, mütemerrid duruma düşmesi sebebiyle haklı nedenle fesih edilmiş olup, finansal kiralama konusu malın dosyamız davacısı tarafından davalı finansal kiralama şirketine aynen iadesine karar verilmiş olduğundan, davacının sözleşmenin feshi ve kiralananın davalı tarafa iadesine yönelik talebi hakkında açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının sözleşmenin feshi ve kiralananın davalı tarafa iadesine yönelik talebi hakkında açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalıya ödenen peşinat ve taksitlerin iadesi talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, -Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.984,27-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.368,87-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -Davacı tarafından yapılan 400,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca husumetten ret nedeniyle 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti ve feshi ve kiralananın iadesine ilişkin davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen vekalet ücreti karar tarihindeki AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği gibi maktu vekalet ücretinden de az olmayacağından 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, -Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/06/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır