İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/43 E. 2024/587 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/43
Karar No
2024/587
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/43 Esas KARAR NO : 2024/587 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/01/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili firma arasında gerçekleşen kargo taşıma hizmeti nedeniyle, müvekkilinin kargo taşıma işini eksiksiz tam ve süresinde gerçekleştirdiğini, davalıya bu hizmetlerle ilgili olarak sözleşmeye uygun biçimde taşıma faturaları düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, Davalı borçlunun ödeme yapmaması üzerine müvekkilinin, davalı takip borçlusu aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğü ... e sayılı dosyası ile faturalara konu teslim edilmiş taşıma hizmetlerine dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığını, yetki itirazı üzerine dosyanın ... 6. İcra Müdürlüğü ... Esasına kaydedildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olması nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının kendi beyanları ile alacağı şüpheli alacak konumuna getirdiğini ve davacının müvekkili ile halen çalışmaya devam ettiğini, bilindiği üzere kargo şirketlerinin borç olması durumunda müşteri ile çalışmayı bırakarak hizmet vermeyi keseceğini, Müvekkili şirketin defterlerinde ve kayıtlarında davacının alacaklı olduğu herhangi bir fatura veya başka bir belgeye rastlanmadığını, ayrıca müvekkili hakkında mükerrer takip yapıldığını, ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası, ... 1. Genel İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyası, ...6. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası,...16. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, ... 13. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyası, ... 24. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyalarının celp edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin yerinde olmadığından davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 6. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, ticari kayıtlar, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, zamanaşımı defi talebinin yerinde olup olmadığı, davacının kargo hizmeti karşılığı davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarındadır. İlgili ... 6. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2.821,11 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı Kararı ) Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmesi için dosya mali müşavir...ve Taşımacılık konularında uzman ...'e tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle;" a-) Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu,Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olup, davacı tüm faturaları temel fatura senaryosu ile davalıya gönderdiği, davalının faturalara süresinde itiraz ettiğine ilişkin dosyaya evrak sunmadığı, Bu ilişki kapsamında davacının kayıtlarında davalıdan 2.821,11 TL alacağının kayıtlı olduğu tespiti yapılmıştır. Sonuç olarak Davacının, 2.821,11 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yılık % 11,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerekecektir. b-) Zamanaşımı bakımından her türlü hesaplama takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olup, görevlendirmede belirtilmiş olmakla, somut olayda davacı alacağının ilk giriştiği takipte itiraz 02.09.2014 tarihli olup, bundan itibaren beş (5) yıl geçmekle 02.09.2019 itibarı ile davacı taşıma bedeli alacağının zamanaşımına uğradığı hesaplanmıştır. Davacının alacağını takibe konu etmekle şüpheli alacaklar hesabına kaydetmesi ticari defter tutma esaslarına uygun olup, bu alacağın davalı borcu olarak şüpheli olduğu anlamına gelmez. Bu hukuki sürece girildiği manasındadır. Davalı yanın şüpheli alacak iddiası ile itirazı yerinde değildir. " yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu alacak miktarı yönünden dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkememizin 20/05/2024 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın defterlerde kayıtlı olduğu görüldüğünden yapılan inceleme sonucu talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının faturalara dayandırdığı alacağını talep edebileceği anlaşıldığından Açıklanan sebeplerle, davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulüne, ayrıca davalının, borç tutarını bilmesi mümkün olduğundan takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Zamanaşımı defi yönünden yapılan incelemede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı Kararında; "... TTK'nın 855.maddesinde yer alan zamanaşımı taşıyıcının fiilinden veya ihmalinden dolayı eşyanın zıya ve hasara uğraması durumunda sorumluluğuna gidilebilmesi için öngörülen bir süre olup somut olayda davacı taşıyıcının verdiğini iddia ettiği taşıma hizmeti sebebiyle faturaya konu alacağının tahsili talep edilmektedir. Anılan maddede yer alan zamanaşımı süresinin eldeki davada uygulanma yeri bulunmamaktadır. Davacı alacağı sözleşmeden doğan alacak olması sebebiyle 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup bu süre de geçmediğinden zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir..." şeklinde belirtildiği, alacak sözleşmeden kaynaklandığından ve 10 yıllık zamanaşımı henüz dolmadığından zamnaşımı defi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının ... 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 2.821,11 TL alacağın %20'si olan 564,22 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 427,60 TL ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 2.821,11 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 8.000,0 TL bilirkişi ücreti, 102,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 8.957,20 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının davacıya iadesine, Dair KESİN olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/43, K. 2024/587, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-43-e-2024-587-k-088507bb624e