İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/720 E. 2024/966 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/720
- Karar No
- 2024/966
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/720 Esas KARAR NO : 2024/966 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 24/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı müvekkil, dava dışı lisanslı elektrik tedarik şirketi olan ... A.Ş.'nin 21/10/2024 tarihli normal tüketim faturasından anlaşıldığı üzere ... tesisat/hizmet numaralı otel olarak işletilen kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmaktadır. ... bölgesinde lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, davacı müvekkilin bu kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı iddiası ile düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak... tarihli ve ... no'lu ve 1.079.738,36 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası (ek-2) ile aynı tarihli .... no'lu ve 927.492,98TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası (ek-3) ile davacı müvekkil adına toplam 2.007.231,34 TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiştir. Oysa ki; müvekkil tarafından, otel olarak işletilen ilgili kullanım yerinde kaçak elektrik kullanılmamıştır. davalı şirket, kaçak elektrik tüketim bedeli talebine dayanak olarak ileri sürdüğü haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlüdür. davalı şirket tek taraflı olarak ''kaçak elektrik tespit tutanağı'' düzenlemişse de, işbu tutanak müvekkilin imzasını dahi içermemektedir. kaldı ki; tutanağın bir örneği dahi müvekkile verilmemiştir. Ayrıca; davalı kurumun tek taraflı olarak düzenlediği, davacı müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, HMK.m205 hükmüne göre adi senet vasfı da yoktur. Yazılı belgenin, adi senet niteliğinde delil olduğunun kabuk edilebilmesi için, hasımdan sadır olması gerekmektedir. Oysa ki; kaçak elektrik tespit tutanağı ise, davalı şirketin çalışanı tarafından düzenlenmiş olup, müvekkil tarafından düzenlenmemiş ve imzalanmamıştır. Bu nedenle; adi senet niteliğinde de değildir. müvekkil tarafından kaçak elektrik kullanılmamış olup, davalı taraf kaçak elektrik tüketim bedeli talebine dayanak olarak ileri sürdüğü haksız eylemi ispatla yükümlü olduğu gibi, müvekkilin imzasını içermeyen ve davalı kurum tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanak ispata elverişli ve yeterli değildir. Davacı müvekkil tarafından kaçak elektrik kullanılmamış olduğundan davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki menfi tespit davası açma zarureti hasıl olmuştur. müvekkil tarafından kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin epthy'nin kaçak elektrik kullanımının tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasına ve faturalandırılmasına ilişkin düzenlemeler içeren m.42 ve m.49 hükümlerine, epdk tarifelerine uygun hesaplanıp hesaplanmadığı, haksız ve hukuka aykırı olarak fazla tahakkuk yapılıp yapılmadığı, bilirkişi marifetiyle belirlenmeli ve sonucunda, kaçak elektrik kullanım iddiasının ispatlanamaması halinde, davacı müvekkilin davaya konu faturalarla tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tamamından borçlu olmadığının tespiti, ispatlanması halinde ise haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen kısmından borçlu olmadığının tespiti gerekmektedir. HMK. 109. Hükmü uyarınca kısmi olarak; davalı şirket tarafından düzenlenen 08/10/2024 tarihli ve ... no'lu ve 1.079.738,36 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile 08/10/2024 tarihli ... no'lu ve 927.492,98TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturaları ile 2.007.231,34 TL'nin şimdilik 500,00 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, 2. HMK. M.397/4 ve 323/1-ç hükümlerine göre, huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik İş Sayılı İhtiyati Tedbir Dosyasının giderleri de dahil olmak üzere, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde tahmiline dair karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil şirket ekiplerince 02.10.2024 tarihinde yapılan incelemede; davacının; "..." adresinde müvekkil şirket ile ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi, kullandığı tespit edilmiştir. Müvekkil Şirket yetkililerince yapılan tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/b bendi uyarınca ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenmiştir. Yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı Davacı yan tarafından ödenmediğinden Müvekkil Şirket tarafından, alacağının tahsili amacıyla ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası nezdinde davacı aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davacı taraf haksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkil şirket yetkililerince sunulacak olan belgelerle de borcun mevcut olduğu açık olmasına rağmen huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı ikame etmiştir. Davacı tarafın bahsi geçen borcuna ilişkin kaçak tahakkuk hesap bülteni oluşturulmuş ve ilgili Yönetmeliğe uygun bir tahakkuk hesaplaması yapılmıştır. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, kaçak elektrik kullanımı durumunda yapılacak kaçak tahakkukunun nasıl hesaplanacağını, akabinde düzenlenecek faturaların da nasıl düzenleneceğini kesin sınırlarla belirlemiştir. Buna göre, borçlu adına tutulan kaçak elektrik tutanağına bağlı olarak yapılan tahakkuk hesabı neticesinde, 08.10.2024 tarihli ... numaralı fatura ile 90 GÜN X 111,2 KW X 0,6 X 14H =84067 KWH enerji tüketimi karşılığı 927.492,98 TL tutarında ve ... numaralı fatura ile 275 GÜN X 111,2 KW X 0,6 X 14H = 256872 KWH (ENDEKS DÜŞÜMÜ) 51204 - 24642 = 26562 KWH (DİĞER SAYAÇ) 11336 - 5825 = 5511 KWH 26562 + 5511 =32073 KWH 256872 - 32073 = 224799 KWH enerji tüketimi karşılığı 1.079.738,36 TL bedelli toplamda iki adet kaçak elektrik tüketim faturası tanzim edilmiş, toplamda 2.007.231,34 TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiştir. davaya konu faturalar müvekkil şirket tarafından davacının kaçak elektrik kullanımına karşılık olarak usule ve yasaya uygun olarak düzenlenmiştir. Davacı tarafından müvekkil şirketçe yapılan işlemlerin ve tutulan evrakların delil teşkil etmediği iddiası ve davacı yanın borcunun olmadığına ilişkin iddiası tamamen asılsız olup gerçeklikten uzaktır. Bu nedenle davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmektedir. Şöyle ki; Müvekkil Şirket ... A.Ş., 1970 yılından bu yana İstanbul ve çevresine elektrik enerjisi sağlayan, 2013 yılında özelleşme kapsamına alınarak ülkemizin 21 elektrik dağıtım bölgesinden biri olan ... elektrik dağıtım hizmetini "Dağıtım Şirketi" lisansı ile yaklaşık beş milyon aboneye yılda yaklaşık 27 milyar kWh elektrik dağıtarak sürdüren, tüm iş ve işlemleri EPDK ve ilgili kuruluşlarca sürekli denetlenen, yaptığı tüm iş ve işlemlerde mevzuata sıkı sıkıya bağlı olan, her geçen gün artan elektrik ihtiyacını kaliteli, verimli ve kesintisiz bir şekilde karşılayabilmek için şebeke iyileştirme ve tesis kurma alanlarında yatırımlarını aralıksız sürdüren, kar amacından ziyade kamu hizmeti niteliği ağır basan ve yaptığı tüm iş ve işlemlerde basiretli bir tacir olma yükümlülüğüne uygun hareket eden saygın ve köklü bir enerji şirketidir. Müvekkil şirketin verdiği hizmetin niteliği gereği mevzuata aykırı işlem yapması kesinlikle mümkün değildir; zira özelleştirme kapsamı gereği şirketin takdir yetkisinde olan hiçbir alan/hizmet yoktur. Tüm hizmetler ve alınan kararlar üst kurulun ve belirlediği mevzuatın çizdiği sınırlar dâhilinde olmak zorundadır. Bu itibarla müvekkil şirketi klasik kar amacı güden bir özel hukuk tüzel kişisi gibi değerlendirmemek gerekmektedir. Toplamda 111.200 Watt güç kullanılmış olup müvekkil şirket tarafından bahsi geçen kaçak elektrik tutanağının da ekinde yer aldığı ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi... D. İş Dosyası ile ihtiyati haciz talep etmiş, talep doğrultusunda ilgili dosyadan ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için; - Alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gereklidir. Kural olarak vadesi gelmiş bir alacak bulunmalıdır. - Alacağın paraca alacağı olması gereklidir. - Alacağa ilişkin ve ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin bulunması gereklidir. - İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının mahkemeye teminat yatırması gereklidir. Ancak alacak bir ilama dayanıyorsa teminat yatırılmasına gerek yoktur. Bu durumda müvekkil şirketin ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş dosyasından ihtiyati haciz kararı alması, davacı tarafın muaccel ve likit borcunun varlığına da delil teşkil etmektedir. Davaya konu "..." adresinde mevcut bulunan otel işletmesinde de kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait kullanım yerinde kaçak enerji kullanımı tespit edilmiştir. EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Madde 1/b bendinde; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, hükmünü içermektedir. İşbu hüküm doğrultusunda somut olayda ilgili kullanım yerinde de, harici hat çekilerek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmişir. Böylelikle ...tarihli ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir.Müvekkil şirket ekiplerince kaçak elektrik kullanımı tespit edilip bu tespite ilişkin 02.10.2024 tarihli ... seri numaralı kaçak tespit tutanağı düzenlenmiştir. Söz konusu tespit tutanağında davaya konu "..." adresinde mevcut olan ticarethanede (otelde) kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisatta bulunan sayaçta 02.10.2024 tarihinde yapılan kontrol neticesinde ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmiştir. Yine kontrolde tespit edilen bir başka husus , R fazının ... numaralı sayaçtan, S fazının ... numaralı sayaçtan beslendiği, T fazının ise harici hattan beslendiğidir. Bahsi geçen kaçak elektrik tespit tutanağı ekte sunulmaktadır. Kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan evraklardan olup kaçak kullanım tespit tutanağının geçersizliğine ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacı tarafından harici hattan kaçak elektrik kullanıldığı Müvekkil Şirket yetkilerinde tespit edilmiş ve buna istinaden kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, kaçak elektrik kullanımı durumunda yapılacak kaçak tahakkukunun nasıl olması gerektiğini kesin sınırlarla belirlemiştir. Müvekkil tarafından yapılan tüm hesaplamalar mevzuat kapsamında yapılmış olup davacı tarafından yapılan farazi hesaplamaların hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Somut olayda borçlunun kaçak elektrik kullanımına ilişkin müvekkil şirket yetkilileri tarafından tutulan tutanaklar (hesap bülteni, kaçak tespit tutanağı, faturalar) mevcut olup sayın mahkemenize dilekçemiz ekinde sunulacaktır. Davacı yanın ise bunun aksini iddia etmesi durumunda yukarıda belirtilen emsal kararlar uyarınca aksini ispat etmesi gerekmektedir. Davacı'nın iddiaları soyut mertebede kalmış olup dosya kapsamına sunulan herhangi bir delil bulunmamaktadır. Hal böyle iken, davacının haksız ve mesnetsiz itirazları ile huzurdaki haksız davanın reddini Sayın Mahkemenizdentalep etmekteyiz. Tüm bunlarla birliktemüvekkil şirket kamu kurumu niteliğini haiz olmayıp faaliyetlerini ticari kar elde etme amaçlı olarak sürdürmemektedir. Önemle belirtmek gerekir ki, ... İli, ...'na elektrik dağıtım faaliyetini yürüten müvekkil şirket, şahıslara vereceği elektrik hizmetini yalnızca kendi sistemine kayıtlı sayaçlardan elektrik enerjisi hizmeti sağlamaktadır. Lakin davacı, işbu davaya konu ticarethanenin bulunduğu adreste kaçak kullanım gerçekleştirmiş ve hem müvekkil şirketi zararının hem de kamu zararının oluşmasına sebebiyet vermiş ve fatura bedelini ödemekten de imtina etmiştir. Dağıtım lisansını haiz bir dağıtım şirketi olan müvekkil şirketin elektrik abonelik sözleşmesi akdetmek suretiyle perakende satış yapma yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı tarafından Müvekkil ile abonelik sözleşmesi yapmaya çalışması ancak bunun müvekkil şirket tarafından engellenmesi gibi bir durum hukuken mümkün değildir. Müvekkil Şirket, elektrik dağıtım faaliyetini ticari kar elde etme amaçlı olarak sürdürmektedir. Ödenmeyen bedeller söz konusu olduğunda müvekkil şirketin ticari hayatının devamlılığı olumsuz yönde etkilenmektedir. Davacı'nın iddiaları soyut mertebede kalmış olup dosya kapsamına sunulan herhangi bir delil bulunmamaktadır. Hal böyle iken, davacının haksız ve mesnetsiz itirazları ile huzurdaki haksız davanın reddini Sayın Mahkemenizden talep etmekteyiz. Davacı kaçak elektrik kullanımı yaparak kamu zararına da sebebiyet vermektedir. Davacıdan tahsil edilemeyen kaçak elektrik faturaları, elektrik piyasası mevzuatı gereği dolaylı olarak diğer kullanıcıların faturalarına ve tarifelerine yansımaktadır. Kaçak elektrik kullanılması anlaşılacağı üzere sadece müvekkil şirket yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olmaktadır. Bu durumda hem müvekkil şirket hem de diğer elektrik kullanıcıları zarar görürken, davacı taraf ticari faaliyetlerini normal şartlar altında sürdürmeye devam etmektedir. Bu durum müvekkil şirket, toplum ve davacı yan arasında kabulü mümkün olmayan bir eşitsizliğe, hak ihlaline ve kamu zararına sebebiyet vermektedir. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava haksız ve hukuka aykırı olduğundan, davacı yanın iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğundan sayın mahkemenizden davanın reddini talep etme gereğimiz hasıl olmuştur. Fazlaya ilişkin her türlü dava, şikayet, cevap, delil ve sair haklarımız saklı kalmak kaydıyla yukarıda izah edilen haklı sebepler ve Sayın Mahkemeniz'ce re'sen araştırılacak nedenlerle; Davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen huzurdaki davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. .. 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İŞ sayılı dosyasında ihtiyati haciz davasının açıldığı, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/12/2024 tarih ... D.İŞ ... Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak mahkememizin iş bu dosyası ile açılmış olduğundan, İhtiyati haciz kararının mahkememizin iş bu dosyasında değerlendirilmek üzere mahkememize gönderilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 22 nci maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle tacir sıfatını haiz davalı borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şartın tarafların ekonomik yönden yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceği TBK 26, 27 (E.BK 19, 20) maddeleri uyarınca Yargıtayca kabul edilmektedir." şeklinde karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "İstinaf incelemesi bakımından çözümü gereken husus davalının işletmesinin hacim nedeniyle tacir sayılıp sayılmayacağı noktasındadır. VUK 177.1.madde de (2018 yılı itibariyle ) satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 190.000-TL veya satışlarının toplamı 260.000-TL yi aşanların 1.sınıf tacir sayılacağı düzenlenmiştir. Ticari ilişkinin başladığı ve devam ettiği 2013-2014 yıllarında bu miktarlar 2013 ve 2014 yılı için yıllık alımların 150.000-TL satımlar ise 200.000-TL dir. Davanın açıldığı 2015 yılında ise Maliye Bakanlığınca belirlenen asgari had alımda 160.000-TL satımda ise 220.000-TL dir. Vergi Dairesinden davalının yıllık gelir vergisi beyannameleri getirtilmiş olup incelendiğinde 2014 yılı alımları 52.210-TL satışları 84.872-TL olduğu ,2015 yılı dava tarihi itibariyle ise alımları 39.385-TL ,satışları ise ; 48.811 -TL dir. Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile ; "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri," karara bağlanmıştır. Anlatılanlara göre davalının faaliyetinin VUK 177.madde 1 bent dahilinde olan restoran işletmesi olduğu ve işletme defteri tuttuğu , 2.sınıf tacir sayılabilmesi için yıllık alım ve satımlarının yukarıda yazılı miktarların yarısını aşması gerektiği, ; davalının ise bu tutarların yarısını aşan ölçüde olmadığı anlaşılmakla ;esnaf ölçülerinde olan davalının tacir bulunmaması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin hükme yönelik olarak ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 26/11/2024 tarihli cevabi yazısına göre; davacının işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı bildirilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli yazı cevabında ise davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre her dava açıldığı tarihteki şartlar itibariyle değerlendirilir. Bilindiği üzere bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan yahut her iki tarafın tacir olması hasebiyle nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık abonelik sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davası olduğuna göre TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalar kapsamında bulunmamaktadır. Bu kapsamda yukarıda alıntılanan emsal mahiyetteki Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre de bir davanın nisbi ticari davalardan sayılabilmesi için her iki tarafın dava tarihi itibariyle tacir olması ve aralarındaki uyuşmazlığın ise ticari işleri ile ilgili olması gerekmektedir. Somut olayda celp edilen yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere davacının işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, VUK 177. Maddesindeki limitleri aşmadığı ve davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmakla; dava ve takip tarihi itibariyle davacının tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğinde dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE, *Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE, 2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, *Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtaratın tensip zaptı ve gerekçeli kararın davacıya tebliği suretiyle yapılmasına) 3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına, 4-İhtiyati hacze itirazın görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle karar verildi. 17/12/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır