İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/735 E. 2024/886 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/735
Karar No
2024/886
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/735 Esas KARAR NO : 2024/886 DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2022 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilimiz, Davalıya ortağı olduğu şirkete ilişkin paylarının %10'unu devretmesine rağmen herhangi bir ödeme alamadığı gibi, davalı tarafından müvekkilimizin ortağı olduğu kurum zarara uğratıldığından; ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasında İlamsız Takip başlatılmıştır. Borçlu taraf müvekkile herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyan etmiş ise de; bu itirazları mesnetsiz olup iptali gerekmektedir. Davalının müvekkilime herhangi bir borcu bulunmadığına ilişkin itirazları dayanaktan yoksundur. Zira, müvekkilim ile davalı ... şti.yi ortaklarıdır. Davalı, müvekkilimizin hissesinin %10'unu devralmasına rağmen karşılığı olan bedeli ödememiştir. Ayrıca, davalı kurum müdürü olarak görev yapmakta olup, görev ve sorumluluğunda olan ders girişlerini yapmadığı, ay sonu faturalarını kesmediği ve kesilmesi gereken faturalar onaylanamadığı için milli eğitim bakanlığı tarafından, kuruma ödenecek ödenek alınamamış ve bu nedenle kurum 50.000 tl zarara girmiştir. Bu husus, ekte sunduğumuz tutanak ile de sabittir. Davalının işbu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur. Davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmektedir. Davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz tüm itirazlarının iptalini, haklı ve hukuki icra takibinin devamına hükmedilmesini, aynı zamanda bu yönde ara karar oluşturulmasını, dava konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafından müvekkil aleyhine ... 32. İcra Müdürlüğü'nün...Esas numaralı dosyası ile haksız ve mesnetsiz şekilde ilamsız icra takibine geçilmiştir. Takipte borca, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine müvekkil tarafından itiraz edilmesi nedeniyle davacı tarafından huzurdaki dava ikame edilmiştir. Ancak davanın reddi gerekmektedir.Her ne kadar davacı, davasını İstanbul mahkemelerinde ikame etmişse de HMK madde 6 uyarınca davaya bakmakla yetkili mahkeme, gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeridiryetkili mahkeme, gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeridir. Dolayısı ile müvekkilin yerleşim yeri de ... olduğundan davaya bakmakla yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Taraflar... Ltd. Şti.yi ortaklarıdır. Müvekkil davacının %10 hissesini satın almıştır. Ancak iddia edildiğinin aksine müvekkil hisse bedelini ödemiştir. Dolayısı ile hisse devir bedeli davacının iddia ettiği gibi 30.000 tl değil 5.000 tl'dir ve tamamı müvekkil tarafından ödenmiştir. Davacının hisselerinin 5.000 tl karşılığında müvekkile devredildiği hususu ayrıca ticaret siciline de tasdik edilen 12.04.2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağında da açıkça belirtilmiş olup davacı tarafından imzalanmıştır. Davacı, icra takibinde, hem takip tarihine kadar olan hem de takip sonrası faiz miktarını kendince bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi olarak belirlemişse de bu işlemiş faiz ve talep ettiği faiz oranı fahiştir. taraflar arasında faize ve faiz oranına ilişkin bir sözleşme yoktur. Açıklanan nedenlerle müvekkilin davacıya herhangi bir borcu olmadığından, esasen davacının müvekkile borçlu olması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile tahsil ettiği halde yeniden ödeme isteyerek kötüniyetini ortaya koyan davacıdan İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminatla mahkum edilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur. Öncelikle yetki itirazlarımızın kabulü ile dosyanın yetkili yer olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, Müvekkilin davacıya borçlu olmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Davacı aldığı ödemeyi tekrar almak isteyip kötüniyetli olarak takibe geçtiğinden davacının dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini.." savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hisse devri sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen devir bedeli ücreti ile şirketin davalı şirket müdürü tarafından zarara uğratıldığından bahisle zarar bedeline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır . Mahkememizce ... 32.İcra Dairesinin... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 30.000,00TL asıl alacak, 5.668,77TL gecikmiş gün faiz olmak üzere toplam 35.668,77TL'nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekiline HMK 31 maddesi gereğince mahkememizce resen davaya konu ettiği taleplerini ve alacak kalemlerini somutlaştırmak üzere süre verilmiş verilen beyan dilekçesinde takibe konu ettiği alacak kaleminden 5000 TL'sini davalı tarafça satın alınan hisse bedelinin ücretinin ödememesi , kalan alacağın ise davalı tarafın şirketi zarara uğratması nedeniyle uğranılan zarar bedelinin tahsilini oluşturduğu şeklinde açıklamıştır . ... 7. Noterliği'nin ...Tarihli ... Yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davalının davacıdan 200 adet payını 5.000 TL bedel karşılığında satın alındığı konusunda bir husumet bulunmamaktadır. Taraf arasındaki ihtilaf bedelin ödenmemesi noktasında toplanmış olup , noterce tanzim edilen evrakta bedelin nakten tamamının ödendiği hususu yazılmıştır. Bilindiği gibi resmi belgenin aksi ancak kesin delil ile ispat olunacak olup davacıya yemin hakkı hatırlatıldığı halde yemin deliline ilişkin usuli işlemleri tamamlamayarak yemin delilinden vazgeçtiği anlaşılmış, kesin ispat ile delillendirilmesi gereken davada kesin ispata yarayan bir delil dosyada bulunmadığından 5.000 TL'ye yönelik alacağını ispatlanamamıştır . Davacı taraf hisse bedeli dışında şirket müdürünün şirketi zarara uğratması nedeniyle kendi adına zarar talebinde bulunmuştur . Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçekten de, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır. Atıf yapılan anonim şirketlere ilişkin hukuki sorumluluk hükümleri, TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır. Sorumluluk hallerinin özel olarak sayıldığı başlıklarda, sorumluluğun konusu, sorumlular ve sorumluluk şartları ile sorumluluğun hukuki sonucu gösterilmiştir. Böylece, TTK m. 555 ilâ 561 de düzenlenen ve ortak hüküm niteliği taşıyan, şirketin zararına, müteselsil sorumluluğa, ibraya, zamanaşımına ve yetkili mahkemeye ilişkin hükümlerin de limited şirkette uygulanmasına imkan verilmiştir. Müdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK’nun 553 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 553/1. maddesi uyarınca; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. TTK'nın 555 maddesi gereğince; şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Somut olayda; davalı müdüre isnat edilen eylemler dava dışı şirketin zarara uğratıldığı iddiası olup uğranıldığı iddia edilen zarar davacının doğrudan zararı olmayıp dolaylı bir zarardır. Doğrudan doğruya davacıyı zarara uğratmaya yönelik bir eylem isnat edilmeyip şirketin kötü yönetilmesi sebebine dayalı zarardan bahsedildiğinden meydana gelen zarar, dolaylı zarar olmakla davacı ancak TTK 555 maddesi gereğince bu zararları şirket adına istemesi gerekmekte olup icra takibinde kendi adına alacak talebinde bulunduğundan bu talebi yönünden aktif husumeti bulunmamaktadır. Bu minvalde davacının davasının reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 80,70TL'nin mahsup edilerek bakiye 346,9‬0TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmamaktadır. 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 30.000,00TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi. 26/11/2024 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/735, K. 2024/886, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-735-e-2024-886-k-88dc4cdcf99c