İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/580 E. 2024/856 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/580
- Karar No
- 2024/856
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/580 Esas KARAR NO : 2024/856 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/08/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı, Alacaklı sıfatıyla icra takibini yürüttüğümüz ... 31. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı (Eski Esas: ...) dosyasında takip tarihi itibariyle 6.716,11 TL değerindeki borca aşağıda izah edilecek sebeplerle haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz etmiştir. Müvekkil Şirket ile Davalı taraf arasında 21.01.2021 tarihinde yapılan Arabuluculuk görüşmesi neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamamış neticesinde ... Numarası ile Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlenmiştir. Bu sebeple takibe konu borca Davalı tarafın yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını işbu ikame ettiğimiz dava ile talep etme zorunluluğumuz doğmuştur.. Müvekkil Şirket ile Davalı arasında Taşıma Hizmet Sözleşmesi imzalanmıştır. Taşıma Hizmet Sözleşmesiyle Taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi; buna karşılık, Gönderen ise taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. Sözleşmede mesafeye göre ulaştırma saatleri, Müvekkil Şirket ve Davalının diğer yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şekli, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkeme hususları belirtilmiştir. Müvekkil Şirket, Davalı ile aralarındaki Taşıma Hizmet Sözleşmesindeki tüm yükümlülüklerini özen ve titizlikle yerine getirmiş olup Sözleşme gereği yapılan taşıma faaliyetleri neticesinde usulüne uygun faturalar düzenlemiştir. Müvekkil Şirket tarafından davaya konu alacağın tahsili için Davalı taraf ile defalarca iletişime geçilmiş olsa da Davalı borcunu ödememiştir.Haklı davamızın kabülüne, Davalının ... 31.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası borcuna yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, Davalı tarafından icra dosyası borcuna itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA:Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; " taraflar arasında hizmet sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme gereğince, müvekkiline ait olan eşyalarının hasara uğraması sonucu müvekkil şirketinin uğramış olduğu zararın tazmini için taraflarınca ... 25. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı/borçlu itiraz ettiğini ve başlatılan takibin durduğunu, arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın müvekkilinin ürünlerini zarara uğratması karşısında müvekkil tarafından birçok kez zararın tazmini talep edildiğini, ancak davalı tarafın zararı tazmin etmediği gibi sözleşmedeki bedellerin tahsili için müvekkil şirket aleyhine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası nezdinde itirazın iptali davası açtığını belirterek, davalı tarafın ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptalini, davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkememiz dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini..." talep ve dava etmiştir ASIL DAVADA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu yoktur. Davacı tarafından dava dilekçesi ile taraflar arasında Taşıma Hizmet Sözleşmesi imzalandığı ve davacı tarafından sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği iddia edilip fatura alacağına dayalı olarak 6716,11 TL tutarındaki borcun tahsili talep edilmiştir. Davacı tarafın iddiaları haksız ve mesnetsizdir. Şöyle ki; davacı ... tarafından yapılan taşıma işlemlerinde; takip konusu 31.01.2020 tarihli her iki faturaya konu hizmet gereği gibi yerine getirilememiş ve müvekkile ulaştırılması gereken ürün tam ve sağlam hali ile ulaştırılamamıştır. Taşıma işlemlerinin yapıldığı kargo, ... aktarma merkezinden ... şubesine hasarlı gelmiş ve bu durum; 12.06.2019 tarihli ... hasar tutanağı ile (Tutanak No:...) tutanak altına alınmıştır, bu durum davacı tarafın defter ve belgeleri incelendiğinde de ortaya çıkacaktır. Devamında ise ürünler müvekkil şirkete kolisi hasarlı ve içerisindeki ürün kırık olarak ulaştırılmıştır. Bu duruma ilişkin olarak gerekli tutanaklar tutularak ... tarafından kırık bir biçimde teslim edilen ekte sunulmuş olan ... numaralı göndericinin ... kodlu ürün bedeli 4.278,267 TL ve ... numaralı irsaliye ... Tv'nin kırılmasına istinaden 1838,15 TL'nin tazmini için davacı tarafa başvurulmuşsa da davacı tarafından hasarlı ürün teslimine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmamış aksine sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmemesine rağmen müvekkil şirketten taşıma bedeli talep edilmiştir. Son olarak davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi ve taşımaya konu eşyayı hasara uğratması ve bu durumun tutulan tutanaklar ile sabit olması karşısında kötüniyetli olarak müvekkil aleyhine takip başlatması sebebiyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini arz ve talep ederiz. Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini.." savunmuştur. ASIL DAVADA DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Bilirkişi heyetinden alınan 15/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait 2019-2020 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ...A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı ... A.Ş tarafından incelemeye sunulan 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 30.05.2020 tarihi itibariyle 6.716,11.-TL Borç bakiyesi verdiği (davalıdan alacaklı olduğu), davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 30.05.2020 tarihi itibariyle 348,641.-TL Alacak bakiyesi verdiği, davaya Konu ... numaralı471 adet kargodan 2 adet kargonun şubeye hasarlı indiği; hasar nedeninin “Ambalaj hasarlıdır” olarak belirtildi. Davaya konu... numaralı 2 adet kargodan 2 adetinin de şubeye hasarlı indiği; hasar nedeninin “ambalajı hasarlv/koli patlak” olarak belirtildiği; Şubeye hasarlı olarak ulaşan varış şubelerinde hasar tutanakları düzenlenerek alıcılarına hasarlı olarak teslim edilen her iki ayrı sevkiyata ait kargoyu davacı Taşıyıcının alıcısına/gönderene hasarlı terslim etmiş olması nedeni ile sorumlu olduğu tespit ve kanaatine ulaşıldığı, dosya kapsamında ilgili kargoların nerede ve hangi durumda nasıl hasarlandığını gösteren bir bilgi/belge tespit edilemediği; bu nedenle, ilgili kargoların kasten ve pervasızca hasarlandığını gösteren bir delil, belge, bilgi ve fiil tespit edilememiş olup, davacı taşıyıcının tazmin sorumluluğunda TTK 886'ya göre tam tazimat uygulamasına yer olmadığı, asıl davacı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki takdiri ve kanaati sayın mahkemeye sunulduğu, davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarının sorumluluk sınırı olarak belirlendiği, ... numaralı sevkiyatın Taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun: 316 SDR x 7,4128 SDR/TRY -2.342 TL olarak hesap edildiği, ... numaralı sevkiyatın Ta; nan SDR/TRY - 6.481,70 TL olarak hesap edildiği... numaralı sevkiyata yönelik asıl davalı /birleşen davacının hasarlı kargo için talep ettiği tutarının 1.838,15 TL olduğu, ... numaralı bu sevkiyata yönelik, asıl davacı taşıyıcının “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesi gereği ödeyeceği tazminat üst sınırı 6.481,70 TL olarak hesap edildiği, asıl davacı taşıyıcı için hesap edilen taşıyıcının üst sorumluluk tutarı (6.481,70 TL), Asıl Davalı tarafin hasarlı kargo için talep ettiği (1.838,15 TL) tutardan daha fazla olduğu için somut olayda TTK madde 882/1 hükmü gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığının ve davalının (birleşen dosya davacısının) -1.838,15 TL'lik talebiyle bağlı olacağının- tespit edildiği, sorumluluğunun: 808,01 SDR x 8,0517 Sektörel uygulamalarda hasarlı kargo tazmin ödemelerinde, taşıyıcı tarafından tazmini ödenen hasarlı kargonun taşıyıcıya iade edilmesi gerektiği, davaya konu kargolar henüz asıl davacı taşıyıcı varış şubesinde iken hasar tespit tutanakları düzenlendiği ve kargoların hali hazırda henüz alıcıya teslim edilmeden hasarın biliniyor olduğu aynı zamanda tespitin de yapılmış olduğu görüldüğünden, asıl davalının bildirim yükümlü; bulunmadığı kanaatine varılmakta olup takdirin Sayın Mahkemeye sunulduğu , davalı/birleşen dosya davacısı tarafından bedeli talep edilen 2 adet kargo davacı şirket tarafından taşıma sırasında hasara uğratılmış olduğundan, TTK m.883 gereği davacının davaya konu 6.716,11 TL tutarlı taşıma fatura bedellerini davalı/birleşen dosya davacısı ... firmasından talep edemeyeceği, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı.." rapor edilmiştir. Davacı taraf davalı lehine gerçekleştirdiği taşıma işi nedeniyle faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia ederek iş bu davayı açmış , davalı tarafta taşıma nedeniyle ürünlerin hasarlı olarak teslim edildiğini süresi içinde ayıp ihbarında bulunduklarını , kargo şirketine borçlu olmadığını savunmuştur . Taşımanın yurt içi taşıma olması nedeniyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun taşımaya hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TTK'nın 875/1 maddesindeki düzenlemeye göre taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Karayolu Taşıma Yönetmeliği m. 40/9'daki düzenlemeye göre ise yetki belgesi sahipleri; eşya, kargo ve bagajları, teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın, kargonun veya bagajın tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim aldıkları şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludurlar. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca taşıyıcı, taşınma eşyasını taşınmak üzere teslim almasından teslim edinceye kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaı ve hasarı ile teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu kural olarak eşyayı teslim ettiği anda son bulur. Buradaki teslimden, taşıma sözleşmesi veya senedinde gönderilen olarak belirtilen kişi ya da sonradan gönderen veya gönderilenin talimatı üzerine teslimi istenen üçüncü kişi tarafından eşyanın teslim alınması anlaşılmalıdır. TTK'da öngörülen sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcı, TTK'nın 876.maddesi uyarınca ''çok tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özeni göstermiş olsaydı yine de zıya, hasar veya gecikmenin oluşacağını'' ya da zararın TTK’nuın 878. maddesinde sayılan özel durumlardan birinden kaynaklandığını ispatlamalıdır. TTK 883. Maddesine göre "taşıyıcı , ziya ve hasardan sorumlu olduğu hallerde 880 ile 882 'inci maddelerine göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka taşıma ücretini geri verir " şeklinde olduğu anlaşılmıştır . Somut olayda, davacının davalıya ait 2 farklı kargo taşımasında emtialara hasar verdiği, davalı tarafça hasar ihbarının süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu tutanaklar ve alınan bilirkişi raporuna göre 4 adet emtianın ambalajı bozuk, ezik olduğu, alıcısına bu şekilde teslim edildiği, davalıya taşıma ve paketleme nedeniyle kusur izafe edilecek bir tespitin yapılmadığı , hasarın taşıma sırasında oluştuğu, davacının hasarlı teslim nedeniyle TTK 883 maddesi gereğince taşıma ücretine hak kazanamayacağı mahkememizce anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun ispat edilememiş olması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmeyerek karar vermek gerekmiştir. ... 21. ASLİYE TİCARET MAHKEEMESİNİN ... ESAS SAYILI BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yurtiçi eşya taşıma taşıması nedeniyle oluşan hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 25.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 4.278,27TL fatura, 202,54TL işlemiş faiz, ile 1.838,15TL fatura, 87,02TL işlemiş faiz olmak üzere 6.405,98TL toplam alacak icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,00 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, davalının taşıma işlemini gerçekleştirdiği ... numaralı ... numaralı kargoları taşıma esnasında hasara uğrattığını , yasal süresi içerisinde bildirimde bulunduğunu fakat hasara ilişkin ücret ödemesi yapmadığını iddia etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kg başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. TTK'nın "Tazminatta esas alınacak değer" başlıklı 880. maddesi, "(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." hükmünü havidir. Somut olaylarda Hasar ürün kolilerinin patlaması ve ezilmesi nedeniyle ürünün ekranının kırılması şeklinde meydana gelmiştir. İspat yükü üzerinde bulunan davacı yanca, davalının kasten veya pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verdiği ispat edilememiştir. Sırf, eşyaların hasara uğraması ya da kolilerinin patlaması da, davalının sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. O halde, davalının sorumluluğunun, TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı bulunduğu, TTK'nın 886. maddesi kapsamında davalının kasten veya pervasızca davrandığının da ispat edilemediği gözetilerek, tazminat hesabının anılan Kanun'un 882. maddesi uyarınca yapılması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2020 tarih,... E.K. sayılı ilamı da bu yöndedir. Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalıya teslim edilen kargoların süresinde alıcı olan davalıya teslim edildiği fakat ... numaralı kargoda 40 adet üründen 2 paketinin hasarlı olduğu , ...numaralı kargoda 2 adet ürününden 2'sininde hasarlı olduğu , davalı tarafça yasal süresi içerisinde hasar ihbarında bulunduğu ve tutanak altına alındığı( İstanbul BAM 13 HD ... Esas- ... Karar) , davalının her iki taşıma eyleminde pervasızca ve kasten davranışı nedeniyle emtialara hasar verdiği yönünde kati delil elde edilemediği her iki taşıma nedeniyle TTK 882 maddesine göre davalı kargo firmasının sınırlı sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olacağı , itibar edilen bilirkişi raporuna göre davalının ... numaralı kargoda nedeniyle 2342 TL,... numaralı kargoda 6.481,70 TL üzerinden sınırlı sorumluluk ilkesine göre yapması gerektiğinin tespit edildiği, davalının takipte ... numaralı taşıma nedeniyle 4.278,27 TL talep ettiği, ,.. numaralı taşıma nedeniyle de 1.838,15 TL talebinin olduğu , icra takibine sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davasında takipte talep edilen miktarla bağlı olunması nedeniyle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, takipten önce hasar miktarlarının ödenmesi nedeniyle ... ihtarların yapılması nedeniyle davalı taraf temerrüte düşürüldüğünden ( İstanbul BAM 12 HD ... Esas- ... Karar) ...nolu taşıma için 363.01 TL ( 13.12.2018-24.08.2020 tarihleri arası ) ... nolu taşıma için 229,77 TL ( 12.04.2019-24.08.2020) faize hak kazandığı , faiz konusunda ek rapor alınmaksızın mahkememizce hesaplama yapıldığı , davalının takipte faiz konusunda hak edilenden daha azının talep edildiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi, dolayısıyla alacağın likit olmaması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmeyerek karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın reddine, Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 2-Birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının ... 25. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın 4180,15 TL asıl alacak 289,56 TL faiz üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Asıl dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 114,70TL'nin mahsup edilerek bakiye 312,90TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Asıl dava yönünden davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 5-Asıl dava yönünden davalı tarafından yapılan 3.000,00TL bilirkişi giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Asıl dava yönünden davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 6.716,11TL üzerinden hesaplanan 6.716,11TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Asıl dava yönünden 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Birleşen dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 80,70TL ile icra dosyasına yatırılan 32,03TL'nin toplamı olan 112,73TL'nin mahsup edilerek bakiye 314,87TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Birleşen dava yönünden davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 4.469,71TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 4.469,71TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Birleşen dava yönünden davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 1.936,27TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 1.936,27TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Birleşen dava yönünden 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 398,98TL'sinden davacı tarafın, 921,02TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 12-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair tarafların yüzüne karşı kesin olarak karar verildi.19/11/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır