İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/349 E. 2025/376 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/349
Karar No
2025/376
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/349 Esas KARAR NO :2025/376 DAVA:Ticari Şirket (Yönetim Kurulu Kararının Yokluğu ve Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ:11/09/2019 KARAR TARİHİ:19/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yönetim Kurulu Kararının Yokluğu ve Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 11/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi bir aile olarak kurulmuş olup, halen davalı şirket aile şirket olma vasfını sürdürdüğünü, ..., 2019 yılında oğullarına paylarının bir kısmını devretmek istemiş ve TTK'ya uyarınca gerekli işlemleri yaparak pay devir işlemlerini yaptığını, davalı şirket'in Yönetim Kurulu pek çok hukuka aykırılıklar barındıran kararı ile müvekkilleri ...'a yapılan pay devirlerini reddettiğini, söz konusu hukuka aykırılıklar dolayısıyla davalı şirket Yönetim Kurulunun verdiği pay devri red kararının hem yoklukla sakat olduğunu, davalı şirketin son genel kurulunda en az üç yönetim kurulu üyesi seçilmesi gerekirken esas sözleşmeye aykırı olarak bir yönetim kurulu üyesi seçildiğini, esas sözleşmeye aykırı olarak seçilen yönetim kurulu tarafından da kararlar alınarak şirketin sevk ve idare ettirildiğini, söz konusu genel kurulda tek yönetim kurulu üyesi seçilme kararının hukuka da aykırı olduğunu iş bu davada yoklukla sakat olduğu ileri sürülen kararın 16.07.2019 tarih ve ... karar sayılı yönetim kurulu kararı olduğunu, yönetim kurulunun 16.07.2019 tarihli ... sayılı yönetim kurulu kararında yoklukla sakat olduğundan ortada reddedilmiş bir pay devri bulunmadığını, TTK m.494/son hükmü de gözetilince pay devrinin bildirimin üzerinden de 3 (üç) ay geçtiğinden söz konusu pay devirlerinin şirket pay defterine kaydedilmesi gerektiğini, dava konusu yönetim kurulu kararının hem yoklukla malul hem de batıl olduğundan işbu durumun tespit edilmesini ve müvekkillerine yapılan pay devirlerinin pay defterine kaydedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 12/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı hisse devrinin tescili için dava açmışsa da, davanın açıkça dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki, davacının talebi, TTK/nun 493. maddesindeki mutlak ve sebebe bağlı olmayan red gerekçesiyle reddedildiğini, bilindiği gibi 493. madde iki red sebebi düzenlemekte olup, bunların ikincisi mutlaktır ve hisselerin şirketçe veya öngördüğü kişilerce alınması imkanını vermekte olduğunu, gerekçeyi okuduklarında ise bu devralmanın herhangi bir kısıtlama ya da şarta bağlı olmadığını, davacının tek yasal imkanı, 5. fıkraya göre değer tespiti için mahkemeye başvurmaktı ki, bunu da yapmadığını, dolayısıyla müvekkillerinin şirket yasa da açıkça tanınan bir hakkını kullandığını, neticeten; arz edilen ve açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davalı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Esas Sözleşmesi, Davalı şirketin 16/07/2019 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı, Ticaret Sicil kayıtları, Davalı şirketin nama yazılı muvakkat ilmühaber suretleri, pay devrine ilişkin belgeler, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... kararı, bilirkişi raporu. Mali Müşavir Bilirkişi ... ile İşletme Uzmanı Bilirkişi ... tarafından sunulan 01/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, davalı şirket Yönetim Kurulunun verdiği pay devrinin red kararının hem yoklukla sakat olduğundan hem de batıl olduğundan işbu durumun tespit edilmesini ve davacı yana yapılan pay devirlerinin pay defterine kaydedilmesi talebinden ibaret olduğu, Davalı yan 22.09.2020 günü yapılan incelemeye gelmemiş ticari defterlerini ibraz etmediği, Davacı, hisse senedi devraldığını iddia etmiş ise de bu devrin gerçek bir devir olup olmadığı ve bu devir için bir bedel ödediğini dosya içeriğindeki belge ve verilere göre ispat edemediği, diğer yandan davalı şirket Yönetim Kurulu'nun en az üç kişiden oluşması gerektiği dikkate alındığında, Şirket Yönetim Kurulu'nda en az iki yönetim kurulu üyesinin katılımıyla toplantı nisabının sağlanacağı ve yine en az iki üyenin olumlu oyuyla Yönetim Kurulu kararı alınabileceği, yine davalı şirket tarafından inceleme günü Pay Defterinin incelemeye sunulmadığından raporumuzun 4.5 maddesinde bahsi geçen hisse devirlerinin pay defterine işlenip, işlenmediği tarafımızdan tespit edilmemekle birlikte ilgili hisse devirlerin Sayın Mahkemeniz tarafından pay defterine işlendiği yönünde karar verilmesi durumunda ise davaya konu pay devrine ilişkin davalı şirket'in 16.07.2019 tarih ve ... Karar sayılı Yönetim Kurulu kararının eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan yönetim kurulu kararının yokluk veya butlanının tespiti ve pay devrinin pay defterine kaydı istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı şirket hissedarı olan annesinin paylarını bedelini ödeyerek ciro ve teslim yoluyla devraldığını, devrin pay defterine işlenmesine yönelik talebinin davalı şirket tarafından reddedildiğini, davalı şirketin yönetim kurulunun esas sözleşmeye aykırı şekilde tek kişiden oluştuğunu ve bu şekilde yasaya aykırı şekilde pay devrinin reddedildiğini, bu nedenlerle dava konusu yönetim kurulu kararının yokluğunun ve butlanının tespiti ile pay devrinin şirket pay defterine kaydına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise müvekkilleri şirketin yasa da açıkça tanınan bir hakkını kullanarak TTK'nın 493. maddesindeki mutlak ve sebebe bağlı olmayan red gerekçesiyle davacının pay devrinin pay defterine kaydı talebinin reddedildiğini, davacının tek yasal imkanının TTK 493/5. fıkraya göre değer tespiti için mahkemeye başvurmak olduğunu ancak bunu da yapmadığını, dolayısıyla açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ilk bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde verilen 17/06/2021 tarihli karara göre; Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davalı şirketin 16/07/2019 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine ve TTK 494/3 maddesi gereğince davacı ... tarafından devralınan şirket hissedarı ...'a ait davalı şirket hisselerinin devrine onay verilmiş sayılmasına ve hisse devrinin şirket pay defterine kaydına karar verilmiştir. Mahkememizin 17/06/2021 tarihli ilk kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2022 tarih, 2021/1808 Esas, 2022/853 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/5082 Esas, 2024/1708 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece davacıya yapılan hisse devirlerinin pay defterine işlenmesine ilişkin onay isteminin reddine dair ... sayılı yönetim kurulu kararındaki her bir gerekçenin tek tek irdelenerek 6102 sayılı Kanun'un 493 üncü maddesinde yer alan ret sebeplerine ve esas sözleşmeye uygun olup olmadıkları, davalı şirketçe yapılan önerinin usulünce yapılıp yapılmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak tartışıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle" Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce Yargıtay'ın ilk bozma kararı sonrası usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/5082 Esas, 2024/1708 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş ve yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/5082 Esas, 2024/1708 Karar sayılı ilamıyla ilk bozma ilamında gerekçenin hatalı olduğu belirtilerek, "şirket ortaklarından dava dışı ...'ın kendisine ait şirket hisselerinin bir kısmını, yine kuruluşundan itibaren şirketin ortağı olup aynı zamanda oğlu olan davacıya aralarındaki pay devir sözleşmesine istinaden ciro yoluyla ve senetlerin zilyetliğini de geçirmek sureti ile devrettiği, bu itibarla devralan davacının, davaya konu hisse devri öncesinde de davalı şirkette pay sahibi olduğu, ana sözleşmede pay sahiplerine pay devrini yasaklayan bir hükmün bulunmadığı, şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinde, şirketin kuruluşundan itibaren iki yıl geçmedikçe hisse senetlerinin başkalarına devredilemeyeceğine ilişkin bağlam hükmü dışında bir sınırlamanın olmadığı, bu hüküm ile hisse senetlerinin ortaklara değil, üçüncü kişilere devrinin yasaklandığı, kaldı ki 6103 sayılı Kanun gereğince, şirket ana sözleşmesinin, 6102 sayılı Kanun'a uygun hale getirilmediği gibi kuruluştan itibaren iki yıllık sürenin de geçtiği, dosya kapsamından devreden Meliha'ya payların devralınmak istenildiğine dair şirketçe yapılan bir bildirimin de bulunmadığının görüldüğü, dolayısıyla üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek kaçınma/kaçış klozunun eldeki davada uygulanma imkanının olmadığı, ana sözleşmede, şirketin ekonomik bağımsızlığının tehlikeye girmesi halinde pay devrinin reddedilebileceğine veya şirket birleşimine ilişkin herhangi bir hükmün de bulunmadığı, bu itibarla TTK'nın 493. maddesi gereğince esas sözleşmede bulunmayan haklı sebebin ret sebebi olarak gösterilmesinin de geçersiz olduğu, yine TTK'nın 491. maddesinde hüküm altına alınan kanuni sınırlamanın eldeki davada gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca davacının devraldığı hisselerin, pay defterine kaydına ilişkin talebinin reddedilmesinin isabetli olmadığı gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmolunması doğru olmadığı" gerekçesiyle Mahkememiz kararı tekrar bozulmuştur. Mahkememizce Yargıtay'ın ikinci bozma kararı sonrası usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2024 tarih, 2022/5082 Esas, 2024/1708 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. ... kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Eyüpsultan / İstanbul olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu davalı şirketin 16/07/2019 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararının incelenmesinde; şirket ortaklarından ...tarafından Davacı ...'a devredilen hisselerin şirket kayıtlarına tescili talebinin reddine ilişkin şirket yönetim kurulu başkanı ... tarafından tek başına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin esas sözleşmesinin incelenmesinde 7. maddede davalı şirketin yönetim kurulunun en az üç üyeden oluşacağı belirlenmiştir. Davalı şirketin 03/04/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 6. maddesi ile davalı şirketin yönetim kurulunun tek kişiden teşekkül ettirilmesine ve yönetim kurulu üyeliğine ...'in seçilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı kararının incelenmesinde; Davacı ... tarafından davalı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 03/04/2018 tarihli 2017 yılına ilişkin genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin davanın iptali talep edilen genel kurul kararına ilişkin muhalefet şerhi bulunmadığından reddine karar verildiği, istinaf incelemesinden geçen hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04.10.2023 tarihli, 2022/3407 E. ve 2023/5581 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Kanun'un 421 inci maddesinin birinci fıkrasında, sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, ana sözleşmeyi değiştiren kararların, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı, ilk toplantıda öngörülen toplantı nisabının sağlanamaması durumunda ise en geç bir ay içinde şirket sermayesinin en az üçte birinin temsili ile ikinci bir toplantının yapılabileceği şeklinde genel kural ortaya konulduktan sonra maddenin diğer fıkralarında özellikli bazı durumların gösterildiği, yönetim kurulu üye sayısının üç kişiden bir kişiye indirilmesine ilişkin esas sözleşme değişikliğinin nitelikli karar nisabı gerektiren durumlardan olmadığı, öncesinde ilanı yapılan 03.08.2018 tarihli 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantısı tutanağında, karara bağlanan esas sözleşme değişikliği ilanına yer verilmemiş ise de toplantıya tüm pay sahiplerinin katıldığı, davacının asaleten katıldığı toplantıda gündemin 6 ncı maddesine muhalefet şerhi koymadığı gibi tek kişiden oluşan yönetim kurulu üyeliği için de adaylığını koyduğu, bu itibarla yönetim kurulunun tek kişiden oluşmasında kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığı, bu hususta yukarıda bahsedilen davacı tarafça davalı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 03/04/2018 tarihli 2017 yılına ilişkin genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin açılan dava olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmesi ve kararın Yargıtay tarafından onanması üzerine dava konusu yönetim kurulu kararın yokluğundan söz edilemeyeceği açıktır. TTK'nın 493. maddesinde pay devrinin reddi hususuna ilişkin düzenlemeye göre; "(1) Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir. (2) Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur. (3) Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir. (4) Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir. (5) Devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; bu hâlde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar. (6) Devralan, gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır. (7) Esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz." denilmektedir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve uyulan ikinci bozma ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya yapılan hisse devirlerinin pay defterine işlenmesine ilişkin onay isteminin reddine dair davalı şirketin ... sayılı yönetim kurulu kararında davacının şirkete ve grup şirketlere karşı davalar açması ve haksız isnatlarda bulunması, şirketin bölünmesini sağlayana kadar davalar açmaya devam edeceğini beyan etmesi ve bu davranışlarını devam ettirmesi, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden pay devri talebinin reddini gerektiren önemli sebep olarak görülerek TTK 493/1,2 maddeleri gereğince davacının pay devri kaydı talebinin reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafın davalı şirketin kuruluşundan itibaren ortağı olduğu ve dava konusu payları şirket ortağı ve annesi olan davacı ...'tan aralarındaki pay devri sözleşmesi kapsamında ciro ve zilyetliğin devri yoluyla devraldığı, dava konusu payları devralan davacının, davaya konu hisse devri öncesinde de davalı şirkette hissedar olduğu açık olup, davalı şirketin ana sözleşmesinde pay sahiplerine pay devrini yasaklayan bir düzenleme yer almadığı sabittir, bu hususta şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinde, şirketin kuruluşundan itibaren iki yıl geçmedikçe hisse senetlerinin başkalarına devredilemeyeceğine ilişkin bağlam hükmü dışında bir sınırlamanın olmadığı, bu düzenleme ile hisse senetlerinin ortaklara değil, üçüncü kişilere devrinin yasaklandığı, ana sözleşmede, şirketin ekonomik bağımsızlığının tehlikeye girmesi halinde pay devrinin reddedilebileceğine veya şirket birleşimine ilişkin herhangi bir şartın da yer almadığı, bu nedenle TTK'nın 493. maddesi gereğince esas sözleşmede bulunmayan haklı sebebin ret sebebi olarak gösterilmesinin de geçersiz olduğu anlaşılmakla, tüm bu hususlar göz önüne alındığında şirket ana sözleşmesinde şirketin kuruluştan bu yana hissedarı olan davacının diğer hissedar olan dava dışı ...'ın paylarını devralmasına engel bir hal bulunmadığı davalı şirket açısından TTK 493. maddesinde yer alan pay devrinin reddini gerektiren koşullar oluşmadığından davalı şirket tarafından davacının devraldığı hisselerin, pay defterine kaydına ilişkin talebinin reddedilmesinin yerinde olmadığı ve davalı şirket tarafından davacının devraldığı payların pay defterine kaydına onay verilmesi gerektiğinden Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; Davacı tarafça davalı şirkete sunulan 19/06/2019 tarihli talep dilekçesinde belirtilen şirket hisselerine ilişkin davalı şirket tarafından 16/07/2019 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile pay devrinin onayının reddine karar verilen şirket hissedarı davacı ... tarafından 01/04/2019 ve 11/05/2019 tarihinde şirket hissedarı ...'tan devralınan (19/06/2019 tarihli davalı şirkete sunulan dilekçede belirtilen) davalı şirket hisselerinin davacı şirket hissedarı ... adına şirket pay defterine kaydına ve Davacı tarafın davalı şirketin 16/07/2019 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun ve batıllığının tespitine yönelik talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafça davalı şirkete sunulan 19/06/2019 tarihli talep dilekçesinde belirtilen şirket hisselerine ilişkin davalı şirket tarafından 16/07/2019 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile pay devrinin onayının reddine karar verilen şirket hissedarı davacı ... tarafından 01/04/2019 ve 11/05/2019 tarihinde şirket hissedarı ...'tan devralınan (19/06/2019 tarihli davalı şirkete sunulan dilekçede belirtilen) davalı şirket hisselerinin davacı şirket hissedarı ... adına şirket pay defterine kaydına, b) Davacı tarafın davalı şirketin 16/07/2019 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun ve batıllığının tespitine yönelik talebin reddine, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 615,40-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 248,23-TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan 27 adet tebligat-posta masrafı 1.326,40-TL, bilirkişi ücreti 1.600,00-TL olmak üzere toplam 2.926,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret durumuna göre 1/2'si olan 1.463,20-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı tarafça yargılama sırasında yapılan 7 adet tebligat-posta masrafı 405,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret durumuna göre 1/2'si olan 202,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/349, K. 2025/376, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-349-e-2025-376-k-7898de0d5b35