İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/119 E. 2025/334 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/119
- Karar No
- 2025/334
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/119 Esas KARAR NO : 2025/334 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 13/11/2018 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan ve ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına kayıtlı iken mahkememizin 2021/498 esas sayılı dosyası ile birleştirilen ve daha sonra mahkememizce tefrik kararı verilerek yukarıdaki esasa kaydedilen Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketteki bir kısım hisselerini ... 6. Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile satın aldığını, müvekkilleri tarafından satın alınan şirket hisselerinin pay defterine işlenmesi ... 6. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten talep edildiğini, davalı şirket ... 22. Noterliğinin ...tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile yönetim kurulunca verilen karar gereği, satışa konu edilen hisselerin beher hisse bedelli 1 TL olmak üzere ... hesabına satın almayı teklif ettiğimizi, bu nedenle 1. Maddede yazılı taleplerinizin reddedildiğini cevaben ve ihbaren bildiririz.” getekçesi ile hisse satışını onaylamadığını, müvekkilleri ... 6. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketçe belirlenen beher hisse başıma 1 TL bedeli kabul etmediklerini bildirdiklerini, davalı şirket tarafından şirket hisse değeri olarak belirlenen 1 TL gerçek hisse değerini yansıtmadığını, T.T.K 493 m (5) Devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, değerleme giderlerini şirket karşıması gerektiğini, yasa gerçek değeri tanımlamamış olsa da doktrinde gerçek değerin tasfiye değerinin üstünde bir değer olduğu, yaşayan faaliyetine devam eden şirketin değeri belirlenirken aktiflerin olası satış değerinin, kapitalizasyon değerinin ve işletme iktisadının kabul ettiği şirketin tüm varlıklarını temel alan diğer değerlerin toplamının gerçek değer olduğu ifade edildiğini, davalı şirketin gerçek hisse değerinin tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, anonim şirketlerde, borsaya kote edilmemiş nama yazılı payların devir onay isteminin reddini düzenleyen, “Red Sebepleri” başlıklı, TTK.’nun 493. maddesinin 1. fıkrası aynen “Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.” hükmünü taşımaktadır. Devamında, TTK.’nun 493. maddesinin 6. Fıkrası aynen “Devralan, gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır.” hükmünü amir olduğunu, TTK. m. 493/6 hükmünde “devralan” ifadesi yer alıyor olsa da şirket payı henüz devredilmediğinden, payı satmak isteyen pay sahibi payın maliki olduğundan, teklif edilen fiyatı bir aylık hak düşürücü süre içinde reddetmezse bu devralma önerisini kabul etmiş sayılan tarafın “Payı Satmak İsteyen Pay Sahibi” Yani “Devreden” olduğu hususu doktrinde tartışmasız olduğunu, TTK. m. 493/1 uyarınca da payların satın alınması önerisinin yapılması gereken muhatap da devrede olduğunu, somut olay bakımından dava dışı ... olduğunu, iş bu davada davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile iş bu dava ile aynı konuda dava açıldığından davaların birleştirilmesini, davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, TTK. m. 493/1 uyarınca da payların satın alınması önerisinin yapılması gereken muhatap da devredende olduğunu, somut olay bakımından dava dışı ... olduğunu, davacıların müvekkili şirketin ticari itibarını sarstığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı taraflara yükletilmesini istemiştir. DELİLLER: Taraflarca keşide edilen ihbarnameler, şirket pay devir sözleşmesi, ifade tutanağı, ... CBS'nin ... soruşturma dosyası, taraflarca bildirilen mahkeme dosyaları, mahkememiz ve tefrik olunan dosyada aldırılan bilirkişi raporları dosya içerisine alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava TTK 493/5 maddesine dayalı olarak gerçek hisse değerinin tespiti istemine ilişkindir. Dava dışı ...'nın ... 8. Noterliğinin ...tarih ve ... no.lu anonim şirket pay devir sözleşmesiyle beher hisse senedi 6 TL 'den toplam 600 adet hisse senedini eşit tutar ve değerlerle toplam 3.600,00 TL'ye davacılara devrettiği, şirketin satışa konu hisse senetlerinin beheri 1. TL' den ...' ye satın almayı teklif ederek devri kabul etmediği anlaşılmaktadır. Davacılar vekili, davalı şirketin bir kısım hisselerini ... 6. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile satın aldıklarını, satın alınan şirket hisselerinin pay defterine işlenmesi için ... 6. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten talepte bulunulduğu, davalı şirketin ... 22. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yönetim kurulunca verilen karar gereği, satışa konu edilen hisselerin beher hisse bedelli 1 TL olmak üzere ... hesabına satın almayı teklif ettiğimizi, bu nedenle 1. Maddede yazılı taleplerinizin reddedildiğini cevaben ve ihbaren bildiririz.” gerekçesi ile hisse satışını onaylamadığı, davacıların ... 6. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketçe belirlenen bedeli kabul etmediklerini bildirdikleri belirterek, TTK 493/5 maddesi gereği gerçek hisse değerinin tespitini talep etmişlerdir. Davalı şirket vekili ise dava dışı ... ile davacılar ..., ... ve ... tarafından birlikte müvekkili şirkete keşide edilen, ... 6. Noterliği’nin... Tarihli ve ... Yevmiye No’lu ihbarnamesi'nin müvekkili şirketçe 22.05.2018 tarihinde tebellüğ edilmesiyle, dava dışı ...'nın müvekkili şirketteki paylarının çok küçük bir kısmını davacılara sattığı, bu satış ileri sürülerek, pay devrinin onaylanarak pay defterine işlenmesinin talep edildiğinin öğrenildiğini, müvekkili şirketçe, sözü edilen pay devrinin onaylanması ve pay defterine işlenmesi talebine ilişkin olarak dava dışı ...’ya ve huzurdaki davanın davacıları olan ..., ... ve ... adlı kişilere ... 22. Noterliği’nden ... tarihinde ... Yevmiye No ile cevabi ihbarname keşide edilerek, TTK. m. 494 hükmü gereği anılan talebin müvekkil şirketin yönetim kurulunun gündemine alındığı, 3 aylık yasal süre içinde değerlendirilerek muhataplara bilgi verileceği hususunun bildirildiği, sonrasında, müvekkili şirket yönetim kurulu tarafından yasal süresi içinde anılan taleplerin değerlendirilip TTK. m. 493/1 maddesine uygun olarak müvekkil şirketin yönetim kurulunca, satışa konu edilen hisselerin beher hisse bedeli 1 TL. olmak üzere, müvekkili şirket ortaklarından olan, ... hesabına satın alınmasının teklif edilmesine, bu nedenle söz konusu pay devrinin onaylanması ve pay defterine işlenmesi taleplerinin reddine karar verildiğini, bu satın alma teklifi ve red kararının müvekkili şirketçe dava dışı ...’ya ve iş bu davanın davacıları olan ..., ... ve ... adlı kişilere ... 22. Noterliği’nden ... tarihinde ... Yevmiye No ile keşide edilen ihbarname ile bildirildiğini, davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, huzurdaki davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddini, ayrıca davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddini talep etmiştir. ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken mahkememizin 2021/498 esas sayılı dosyası ile birleştirilen işbu davada yasal dayanağın TTK 493/5 maddesi olmasına rağmen birleştirilen dosyanın dava dışı ... tarafından TTK 493/1 maddesine dayalı olarak açıldığı, dosyalar arasında hisselere biçilecek değer yönünden yöntem farkı bulunduğundan ve TTK 493/5 maddesine göre aktif husumetin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinden, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası tefrik edilerek mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 2021/498 esas sayılı dosyasında hisseleri devreden davacı ... davalı devri kabul etmediği için hisse senetlerinin kendisine ait olduğunu, davalının devri kabul etmeme sebebinin, devredene (kendisine) (TTK 493/1) paylarını başvurma anındaki gerçek değeriyle alma önerisi olduğu için, hisselerin gerçek değerinin tespitinde menfaati olduğunu belirterek hisselerin gerçek değerinin tespiti için TTK 493/1 maddesine göre 31/08/2018 tarihinde dava açmıştır. Mahkememizin ...Esasında yapılan yargılama sonrası sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de Yargıtay 11. HD'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile karar aşağıdaki gerekçelerle bozulmuştur. "TTK’nın 493. maddesi, borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylar bakımından, gerek iradi ve gerekse de özel durumlara mahsus kanuni devir hallerinde, anonim şirketin devre onay vermekten kaçınabileceği halleri ve bunun koşullarını düzenlemektedir. Anılan maddenin 1. fıkrasında, iradi devir hallerine mahsus olmak üzere, esas sözleşmede öngörülen önemli bir sebebin varlığının ileri sürülmesi hususu yanında, eldeki davaya konu somut olayımızda olduğu gibi, şirketin, devredene, uygulamada “kaçınma/kaçış klozu” olarak adlandırılmakta olan devre konusu payları gerçek değeri üzerinden satın alma önerisinde bulunmak suretiyle de pay devrine onay vermekten kaçınabileceği öngörülmüştür. Mezkur kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, somut olayımıza konu kaçınma klozu bakımından şirketin önerisinin iki önemli hususa dayalı olması zorunludur. Bunlardan birincisi devre konu paylar, diğeri ise devre konu payların başvuru anındaki gerçek değeridir. Şirketin bu konudaki önerisinin muhatabı ise, madde hükmünde de açıkça yazdığı üzere “devreden”dir. Bu hüküm, Kanunun 494/1. maddesindeki, iradi devirlerde şirket tarafından devre onay verilene değin devre konu payların mülkiyetinin ve paylara bağlı hakların devredene ait olacağı şeklindeki düzenleme ile uyum içerisinde olup, iradi devir hallerinde, alım önerisinin şirket ile devreden arasındaki hukuksal sürecin dışındaki devralanlara yapılması gibi bir ihtimal, esasen, söz konusu değildir. Öte yandan, şirketin önerisinde devre konu payların gerçek değerinin rakamsal olarak belirtilmemiş olması yahut gerçek değerin çok altında olduğu düşünülen bir rakamsal bedel öngörülmesi hallerinde, gerçek değerin ne şekilde belirleneceği konusunda anılan kanun maddesinde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Buna mukabil, 493. maddenin 5. fıkrasında ise, 4. fıkradaki “kanuni” devir hallerine ve bu biçimdeki pay devirlerinde, 494/2. maddede düzenlendiği üzere payın mülkiyetinin ve paya bağlı hakların derhal devralanlara intikal etmesi hükmü ile uyumlu olacak şekilde, şirket önerisindeki gerçek değerin belirlenmesini, önerinin muhatabı olan devralanın isteyebileceği açıkça öngörülmüş olup söz konusu 4. ve 5. fıkranın, somut olaya da konu edilen iradi devir halleri bakımından kıyasen dahi uygulanabilirliği olmadığı açıktır. Buna karşın, mahkemenin taraf sıfatına ilişkin davanın reddine dair gerekçesinde, zikredilen 493/5. madde hükmünü, 493/1. maddeye dayalı iradi devir ve buna bağlı onay istemi hallerinde dahi, kaçınma klozunun kullanılmasına yönelik öneriye konu gerçek değerin belirlenmesi için mahkemeye başvurma konusunda münhasıran devralanlara tanınmış bir hakkın varlığına işaret eden bir şekilde yorumlaması isabetli olmamıştır." Görüldüğü gibi Yargıtay ilamında TTK 493/5. Fıkranın somut olaya da konu edilen iradi devir halleri bakımından kıyasen dahi uygulanabilirliği olmadığı açıkça vurgulanmıştır. Nitekim bu sebeple hisseleri devreden ... tarafından TTK 493/1. Maddesine göre açılan davada hisse değerinin tespiti için belirlenecek yöntem, TTK 493/5. Maddesine göre karar tarihine en yakın değer olarak alınmadığından gerçek değerin, işletmenin devamlılığı esasına göre somut olayın tüm özellikleri hesaba katılarak anonim ortaklığın hem aktiflerinin muhtemel satış değerleri hem de karlılık durumu dikkate alınarak saptanan değer olduğu gerçek değerin saptanmasında tasfiye değeri dikkate alınamayacağı hususu göz önünde bulundurularak rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Aksi durumda her iki davada farklı değerler belirlenecek olup infazla ilgili sıkıntı doğacaktır. TTK 493/5 maddesi: "Devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; bu hâlde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar." şeklinde düzenlenmiştir. "Kanun koyucu, TTK m. 493/5 hükmü ile tespit davası açma hakkını, devralana vermiştir. Dava hakkının sadece devralana verilmiş olması, İsviçre kanun koyucusunun, kanuni devir hâllerini esas alan hatalı düzenlemesinden kaynaklanmaktadır. Zira şirketin onay vermediği iradi devirler açısından devralan söz konusu değildir. Kanun koyucu, “devralan” yerine “ilgili pay sahibi” ifadesini kullanılmış olsaydı kanaatimizce daha yerinde olurdu. Zira iradi devirde, devir gerçekleşemediği için devralan yoktur.TTK m. 494/1:Devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalır.” (Anonim Şirketler Hukukunda Kaçış Klozuna İlişkin Bazı Sorunların Değerlendirilmesi) "TTK 494/1 maddesine göre pay henüz devredilmediğinden, payı satmak isteyen paysahibi payın malikidir ve devralmak isteyen henüz hiçbir şey devralmamıştır. Bu nedenle, TTK. 493/1 ile ilgili payın değeri üzerinde anlaşma olmaması halinde, devralanın değil, payı satmak isteyen paysahibinin mahkemeye müracaat etmesi gerekir."(Prof. Dr. Hasan PULAŞLI, Şirketler Hukuku Şerhi ) Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yargıtay 11. HD'nin... Esas ... Karar sayılı ilamında TTK 493/5 maddesinin iradi devir halleri bakımından kıyasen dahi uygulanabilirliği olmadığı belirtilmiş olmakla somut olayda iradi devir söz konusu olup, TTK 494/1 maddesi gereği iradi devirde onay verilmediği sürece paylar devralanda kaldığı için devralan bulunmayıp davacıların aktif husumetleri olmadığı değerlendirilerek, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, Davacılar vekilinin yüzüne (e-duruşma ile), davalı vekilinin yüzüne; 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır