İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/415 E. 2025/714 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/415
Karar No
2025/714
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/415 Esas KARAR NO:2025/714 DAVA:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ:11/06/2025 KARAR TARİHİ:23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile ; davacı şirketin “Dış giyim eşyası imalatı, dokuma, örme (trikotaj) ve tığ işi (kroşe), vb. kumaştan olanlar (kaban, palto, ceket, pantolon, takım elbise, döpiyes, anorak, yağmurluk, gece kıyafetleri vb.) (iş giysileri ve terzilerin faaliyetleri hariç) " faaliyetlerini yerine getirebilmek amacıyla kurulduğunu, kurulduğu tarihten bugüne, yurt içinde ve yurt dışında toptan ve perakende satışı konularında faaliyet gösterdiğini, şirketin kurulma amacının ; tekstil sektöründe faaliyet göstermek ve bu yolla kar elde edilmesi olduğunu, merkez adresinde yaklaşık 500 metrekarelik alanda tasarım atölyesi, kesimhane, model hane ve showroom alanları olarak kullanmakta olduğunu, ... – ... / İstanbul adresinde toptan satış mağazası (şube) bulunduğunu, Buna göre şirket; yün, pamuk, ipek, suni ve sentetik elyaf ve benzeri maddelerden mamul tekstil ürünlerinin alımı, satımı, imalatı, ithalatı ve ihracatını toptan ve perakende dahili ticaretini ve pazarlamasını yaptığını, şirketin yetkilisi ... tarafından yenilikçi anlayışıyla ve pazarın talepleri doğrultusunda satış yapıldığını, şirketin sermayesinin 100.000,00- TL olduğunu, şirket sermayesinin tamamının ödendiğini, şirketin, Maslak Vergi Dairesi’nde ... nolu vergi numarası ile işlem gördüğünü, 30.03.2025 tarihi itibariyle SGK kayıtlarına göre toplam istihdam edilen çalışan sayısının 7 olduğunu, davacı asilin, şirketin bir takım kredi borçlarına kefil olarak ve aynı zamanda aralarındaki ticari ve organik bağ sebebiyle aynı nedenler doğrultusunda nakit döngüsünde sıkıntı yaşadığını, dolayısıyla şirketin ve davacı asilin konkordato sürecine girme nedenlerinin ortak olduğunu, bu durumda davacı asil davacı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durumdan ve konkordato talebinden doğrudan doğruya etkilenmekte olup davacı borçlu şirket konkordato sürecine girince, şirket alacaklılarının kefalet nedeniyle borçlu asile yönelecekleri ve davacı borçlu asilin haciz ve icra baskısı altında kalacağını, davacı asilin de davacı şirketin borçları sebebiyle ödeme güçlüğüne düşeceği aleni olduğundan ve 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunla değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 285. maddesinde “Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir” denilmek suretiyle tacir olmayanların/şahısların da, diğer bir deyişle tacir ve/veya şirket olma şartı aranmaksızın her borçlunun konkordato talebinde bulunabileceğinin öngörülmüş olmasından dolayı davacı asilin de konkordato müessesesinden yararlanabileceğini, davacı asilin de davacı şirketin borçları sebebiyle ödeme güçlüğüne düşeceği aleni olduğundan ve 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunla değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 285. maddesinde “Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.” denilmek suretiyle tacir olmayanların/şahısların da, diğer bir deyişle tacir ve/veya şirket olma şartı aranmaksızın her borçlunun konkordato talebinde bulunabileceğinin öngörülmüş olmasından dolayı davacı asilin de konkordato müessessinden yararlanabileceğini, adi (rehinle tesis edilmemiş) nitelikteki borçları; 2026 yılı aralık ayı itibariyle aylık taksitler halinde olmak üzere (her ayın 7’si - işgünü) toplam 36 ay vadeli ve eşit taksitlerde, %100 anapara (tenzilatsız) üzerinden ve ayrıca anapara tutarına 36 aylık süre için yıllık %29,5 vade farkı oranı üzerinden ödeyecek şekilde yapılandırmak istediklerini, Şirketin Teminatlı (Rehinle Tesis Edilmiş) Nitelikte herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklıların vazgeçecekleri herhangi bir alacak tutarı olmayacağını, konkordato tekliflerinde alacaklılardan indirim talep edilmediğini, müvekkil davacıların faaliyetlerine devam edebilmesi ve malvarlıklarının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK.nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkil davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulması, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesi, davacıların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacılara iadesi, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesi, davacıların bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, davacıların konkordato talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında "Karşılıksızdır" şerhi yazılmasının tedbiren önlenmesini, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere "Konkordato Tedbiri" şerhinin yazılmasını, davacılar aleyhine takas ve mahsup hakkının kullanılmasının durdurulması, mühlet kararından sonraki tarihte davacı şirketin üçüncü kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak alacakları üzerine bankalar tarafından bloke konulamayacağı, geçici mühlet kararın verildiği tarihten sonra yapılacak tüm ödemelerin bu tarihten önceki borçlara takas ve mahsup edilmemesi, yargılama neticesine kadar tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirketlere komiser tayinine, müvekkili davacıların konkordato talebinin kabulü ile; öncelikle İcra ve İflas Kanununun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının iik.nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına; geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde icra ve iflas kanununun 305. vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir. İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Mahkememizce 13/06/2025 tarihi itibariyle davacı şirket ve davacı gerçek kişi lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği, 11/09/2025 tarihi itibariyle ise iki aylık geçici mühlet kararının verildiği, akabinde komiserlerin görevlerine devam ettiği sabittir. 04/09/2025 tarihli komiser heyeti görüşünde" DAVACI ... ŞİRKETİ YÖNÜNDEN Davacı şirkete ait 31.07.2025, 13.06.2025, 31.03.2025, 31.12.2024, 31.12.2023 ve 31.12.2022 tarihli mali tablolarının Heyetimizce incelenmesi neticesinde, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Sayın Mahkemenin Öncelikle İncelenmesini talep ettiği “Konkordato talebi öncesi veya sonrası davacı yönünden yapılacak incelemeye” esas olmak üzere; a) Şirketin yakın zamanda adres değişikliği yapıp yapmadı Şirket Merkezi, 11.05.2022 tarih 10575 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 230 sayfasında yayınlanarak adres değişikliği ilan edilmiştir. Şirketin Merkezi “... Mah. ... Cad. No:20 İç Kapı No:3 ... - İSTANBUL” adresindedir. Adres değişikliği YAPILMAMIŞTIR. b) Şirketin yakın zamanda iflas ertelemeden çıkıp çıkmadığı, Davacı şirket ilk defa Konkordato talep etmiştir. Davacı taraf “iflas erteleme” almamış ve çıkmamıştır. c) İyileştirme projesinde yer verilen hedeflere ulaşıp ulaşılmadığı, Davacı şirket ilk defa Konkordato talep etmiştir. d) Yakın zamanda ortaklık yapısının değişip, değişmedi. 01.10.2020 tarihinde Tescil edilen şirket, Kurulduğundan itibaren aynı pay oranında (... tek ortaklı şirket olarak) aynı ortak olarak kurulmuş ve faaliyetine devam etmektedir. e) Ortaklara borçlar, ortaklardan alacaklar hesaplarında tutarların ne kadar olduğu, neden ve nasıl oluştuğu, muhasebesel ve finansal açıdan şüpheli olup olmadığı, davacının muhasebesel-finansal olarak dürüst hareket edip etmediği, Davacı şirket tarafından paylaşılan 2025 yılı Mali bilgilerinin yer aldığı 31.03.2025 tarihli AÇIK MİZAN'da, Verilen Sipariş Avansları “159” ve Ortaklara Borçlar “331” hesap kodunda 2025 yılı içerisinde finansal hareketlerin olduğu tespit edilmiştir. Diğer davacı şirket ortağının, verilen sipariş Avanslarından kaynaklı 10.845.730,20 TL davacı şirkete borçlu olduğu, 31.03.2025 tarihi itibari ile Davacı şirketin 0100 pay sahibi ...'a ait hesapların hareket toplamı ve bakiyesi; Hesap grubu. | ... — | işlem tutarı (Bakiye 331 ORTAKLARA BORÇLAR | 44.221.007,58 0159 ... 10.845.730,20 | 10.845.730,20 13.06.2025 tarihi itibari ile Davacı şirketin 90100 pay sahibi ...'a ait hesapların hareket toplamı ve bakiyesi; Hesap grubu. | ... | işlem tutar — | Bakiye 331 ORTAKLARA BORÇLAR | 142.312.697,86 0159 ... 40.777.785,69 | 40.777.785,69, 31.07.2025 tarihli Mali verilerine göre Davacı şirketin tek ortağı ve diğer davacının; Borç toplamının 40.769.576,76 TL ulaştığı, Davacı şirketin kaydi olarak tüm Alacaklarından daha yüksek tutarda davacı diğer gerçek kişiye borçlu olduğu, Konkordato projesinin hazırlandığı ve Geçici Konkordato tarihi esas alınarak tarafımızla paylaşılan Mizan özelinde ve tarafımızdan yapılan incelemeler ışığında “Muhasebesel ve Finansal açıdan Ortaklar cari hesabının fiktif işlemler için ve kayıt dışı ödemeler için kullanıldığı ağırlıklı “TORBA” hesap şeklinde kayıtlar olup tekstil sektöründe ağırlıklı şirket harici muhasebede kanuni defterler muhasebe sistemine işlendiği bu nedenle belge düzenine çok riayet edilmediği, tekstil sektöründe haftalık taşeronlara ödemeler NAKİT yapılarak ürünler teslim alındığı, bankanın ve faturanın hemen hemen hiç kullanılmadığı sektör olması özelliğinden de hareketle şüpheli herhangi bir durum olmadığı sonucuna ulaşılamamıştır. Davacı şirket ortağının Muhasebesel ve Finansal açıdan dürüst hareket edip etmediği konusu, Mevcut mali paylaşımlara göre yoruma çok açık durum olarak Heyetimizce değerlendirilmiştir. f) Kaynak üretmeye yönelik soyut ve belirsiz ifadelerin olup olmadığı, Borçlu şirketler nezdinde yapılan ilk toplantı tutanağında da belirtildiği üzere borçlu merkez adresinde talep sahibi borçluların halen faal olduğu, Konkordato ön projesinde kaynak üretmeye yönelik soyut ve belirsiz bir ifade bulunmadığı değerlendirilmiş olup, bununla birlikte yaratılması planlanan kaynakların yaratılma ihtimalleri heyetimizce geçici mühlet süresi boyunca izlenmiş olup “yaratılması planlanan Kaynakların” mevcut mali veriler ışığında gerçekleşmesi ihtimal dışı olarak değerlendirilmiştir. 9) Ön projenin hazırlandı finansal işlem olup olmadığı, - Önemli bir varlığın, varlık grubunun satılması, - Bankalar ile yeniden yapılandırma yapılmış olması, - Önemli tutarda bir alacağın tahsil kabiliyetinin kaybolması, ***- Faaliyet için gerekli bir lisansın, iznin iptal edilmesi,- Bir varlığın, faaliyetleri sekteye uğratacak şekilde zarar görmesi, gibi hususların önemli ve şüpheli finansal işlem olarak değerlendirilerek bu hususların bulunup bulunmadığının araştırılması ve raporlanması, Sunulan Mali veriler çerçevesinde Davacı borçluların ticari defter kayıtlarında önemli bir varlığın satılması, bankalar ile yeniden yapılandırma yapılması, faaliyet için gerekli bir lisansın ya da izninin iptal edilmesi, bir varlığın faaliyetleri sekteye uğrayacak şekilde zarar görmesi v.b. nitelikte herhangi bir şüpheli işleme rastlanmamış olmakla birlikte, Geçici konkordato sürecinde “önemli tutarda bir alacağın tahsil kabiliyetinin kaybolması, ***başlığı altında nihai değerlendirmemiz yapılacak olup “-... Tekstil Ürünleri Ve Medikal Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti./ Davacı şirketin ... hissesine sahip olan diğer davacı gerçek kişinin Gelininin ortak olduğu şirkettir.” diğer Alacaklar olarak en göze belirgin şekilde gözüken şirketlerde “- ... Tekstil San Tic Ltd Şti / ... Gıda Üretim Limited Şirketi / ... / ... Döner A.Ş./ ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. / ... ... Köfte Gıda Lok. San. Tic. Ltd. Şti.” firmalarından yapılacak TAHSİLAT konusunda heyetimizde belirsizlik mevcut olup, davacılar tarafından bu yönde tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. Geçici Mühlet içinde de bu firmalardan herhangi bir tahsilat yapılmadığı tespit edilmiştir. tarih ile başvuru tarihi arasında önemli ve şüpheli h) Ön projede hesap hataları ve çelişkilerin bulunup bulunmadığı, Ön proje kapsamına sunulan mali veriler ve toplantı sonrasında mail ile tarafımıza iletilen mali veriler arasında uyuşmazlık bulunmadığı, ön raporda yapılan hesaplamalarda çelişki görülmemiş olup sunulan tablolar ile ön projenin örtüşt tespit edilmiştir. ) Rayiç değer bilançosu hazırlanırken çok büyük hesap hataları yapılıp yapılmadığı, Bilirkişi görevlendirilmesi sorasında borçlulara ait aktiflerin rayiç değerlerinin tespiti yapılmış olup, ön projede sunulan Rayiç Bilanço büyük hataların mevcut olduğu, i) Rayiç değer bilançosunda değerleme kriterlerinin finansal olarak açık olup olmadığı, Bilirkişi görevlendirilmesi sorasında borçlulara ait aktiflerin rayiç değerlerinin tespiti yapılmış olmakla birlikte, ön projede sunulan Rayiç Bilançoda değerleme kriterlerinin açık olmadığı, İ) Proforma finansal tablolarda bütçeler ve çalışma kağıtlarının eksik olup olmadığı, Konkordato Projesinde yer alan Bütçeler (Gelir ve Nakit Akış Tablosu) davacı şirketin faaliyet alanları dikkate alındığında makul ve kabul edilebilir gözükmekle birlikte Geçici konkordato tarihi ile bu raporun hazırlandığı tarih itibari ile Gelir Tablosu ve Nakit akışının gerçekleşebilir ve UYGUN OLMADIĞI, Çalışma kağıtlarının Kamu Gözetim Kurumu (KGK) tarafından Makul Güvence veren “... A.Ş.” (Sicil Numarası: BDK / ...) talep edilmesi halinde denetlenip, kontrolün KGK tarafından yapılabilecek olup, konkordato heyeti ile herhangi bir çalışma kağıdı paylaşılmamıştır. Sayın Mahkeme talep ederse Kamu Gözetim Kurumu (KGK)'dan Makul Güvence raporunun doğruluğu açısından Dava dosyasına sunulmasını ve Çalışma kağıtlarının KGK tarafından kontrol edilip rapor halinde dosyaya sunulmasını talep edebilecektir. Güncel olarak edinilen bilgiler ışığında Davacı şirkete Makul Güvence veren “... A.Ş.” (Sicil Numarası: BDK / ...) firmasının, 24.06.2025 tarihi itibari ile Kamu Gözetim Kurumu tarafından Bağımsız Denetim lisansının İPTAL edildiği, mevcut olduğu, bu durumda “USUL HUKUKU” açısından Makul güvence durumunun değerlendirilmesinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı, k) Komiser heyetinin rayiç değer hususların tespit edilerek gerekli yapıldığının raporda belirtilmesi, Konkordato Projesinde yer alan Rayiç Değer Bilançosu tarafımızdan görevlendirilen ve şirketin Aktiflerinde büyük yer alan STOKLAR - Maddi Duran Varlıklarla ilgili bilirkişi raporu hazırlanarak dava dosyasına sunulmuş olup bu raporumuzda “V- Rayiç Bilanço” kısmında detay verilerek açıklanmıştır. Bilançosunda düzeltme yapılmasını gerektiren izeltmelerin yapılması ve bunların ne şekilde 1) Denetim raporu hangi raporlama çerçevesinde yapılmışsa (TMS, BOBİ FRS vs) ön projede aynı raporlama esasları çerçevesinde raporlama yapılıp yapılmadığı, Davacı şirket Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) kapsamında raporlama yapmış olduğu, Denetim standardı 805, Güvence Denetim Standardı 3000 ve 3400 uygun olarak yapıldığı Bağımsız Denetim şirketi raporunda da yer almaktadır. Borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgelerin (Tapu kayıtları, araç ruhsatları, gayrimenkul değerleme raporu, detay mizan vs) sunulup sunulmadığı, sunulmamış ise borçludan bu bilgi ve belgelerin temin edilerek rapora eklenmesi hususlarının tek tek araştırılarak raporda yanıtlanması ve noktasında geçici konkordato komiser heyetinin ayrıca görevlendirilmesine, Davacı şirket tarafından Dava dosyasında yer alan Teminat ve İpoteklere ait belgeler tarafımıza sunulmuş olup Mizan bilgileri de Davacı şirketten temin edilerek rapor hazırlanmıştır. Şirkete ait gayrimenkul bulunmadığı, 3 kişilere ait Gayrimenkul ve Aracın şirket borçlarının teminatı olarak finans kuruluşlarına İpotek olarak verildiği tespit edilmiştir. B) KONKORDATO GEÇİCİ KOMİSER HEYETİNİN TESPİTLERİ ve DEĞERLENDİRMESİ; Davacı şirketin geçici mühlet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmemekle beraber, ticari faaliyetine devam ettiği ticari faaliyetin devamı için Geçici Konkordato süresi ile bu raporun hazırlandığı 31.07.2025 tarihi arasında herhangi bir SATIŞ faaliyetinin gerçekleşmediği, personel, demirbaş düzenini koruduğu, Bu raporun hazırlandığı tarih itibariyle faaliyetlerine 5 çalışanıyla devam ettiği, Şirketin Rayiç Bilançosu tarafımızdan hazırlanarak raporumuzda detay olarak yer verilmiş olmakla bi te, Davacı şirketin Aktif toplamının; şirket konkordato ön projesinin hazırlanmasında dayanak Mali verilerin alındığı 31.03.2025 itibariyle 109.371.997.- TL iken Geçici Konkordato Kararının verildiği tarihten sonra hazırlanan 31.07.2025 tarihi Rayiç Bilanço 'ya göre olarak gerçekleştiği, davacı şirketin, Rayiç Bilançoya göre Aktifleri davacı şirketin şirket konkordato ön projesinin hazırlanmasında dayanak mali verilerin alındığı Özkaynaklar toplamı 31.03.2025 ön proje itibariyle POZİTİF 1.736.997. TL Geçici Konkordato kararının verildiği ve raporumuzun hazırlandığı 31.07.2025 tarihi itibari ile NEGATİF () 107.998.193.- TL olarak gerçekleşmiş olup, Şirketin 31.07.2025 tarihli Kaydı değer ve Rayiç değer bilançolarına göre BORCA BATIK OLDUĞU, Şirket ön projesinde yer verilen konkordato borçlarını ödeme teklifinin, 13.06.2025 tarihli Sayın Mahkeme heyeti ara kararı ile oluşturulan konkordato geçici Komiser heyetimize tevdi edilen görev ve İİK'nın 286'ncı maddesi uyarınca borçlu tarafından eklenecek belgelerin ibraz edildiği, Sayın Mahkemece 13.06.2025 tarihinden itibaren 3 ay geçici mühlet verilen borçlu şirket bakımından İİK'daki konkordato sürecine ilişkin hükümler dikkate alındığında borçlu şirket için hazırlanan ön projede Konkordatoya tabi borç ve 9029,5'lik ek faiz ödeme neticesinde alacaklılara "Konkordatonun tasdik tarihinden itibaren Davacı şirketin 2026 yılı Kasım ayı (05.11.2026) itibariyle tamamlanacağı göz önüne 2026 yılı Aralık ayı itibariyle aylık taksitler halinde olmak üzere (her ayın 7'si - işgünü) toplam 36 ay vadeli ve eşit taksitlerde ödeme yaparak İmtiyazsız Alacaklılara olan borcunu ödemeyi NAT yer vermiştir.” şeklindeki teklifinülkenin ekonomik konjonktürü ve enflasyonist ortam ve Geçici konkordato içerisindeki ticari faaliyetleri dikkate alındığında, Davacı şirket satışlarının tamamını yurt içine yaptığından, Davacı şirketin ürettiği ürünlere yurtiçi piyasalarda geçici konkordato süresinde TALEP olmadığı, Davacı şirketin faaliyetlerine devam edecek ön projede yer alan “KAYNAKLAR” içerisinde yer alan FİNANSAL enstrümanlara da geçici konkordato süresinde Davacı şirketin kaynaklara erişimin çok olağan görülmediği Davacı şirketin Konkordato süreçlerini başarı ile yönetmesi kuvvetle muhtemel olamayacağı, Tekstil sektörünün mevcut ekonomik konjonktürde göz önüne alındığında Davacı şirketin uzun soluklu olarak ticari faaliyetine devam edemeyeceği, süresinde yaşanan ticari faaliyetin neredeyse durma noktasına geldiği, Kaydı olarak kanuni defterlerinde yer alan Alacaklarının Tahsil kabiliyetinin olmayacağı kuvvetle muhtemel olduğu, Davacı şirketin Konkordato projesinde esas aldığı Borçlarının 107.635.000.- TL iken, Geçici Konkordato kararının verildiği 13.06.2025 tarihi itibari ile 120.606.717.- TL ve heyetimizce hazırlanan bu raporumuzda esas aldığımız Davacı şirkete ait 31.07.2025 tarihli mali verilere göre 121.713.648.- TL ulaştığı, Davacı şirketin Borçlarının artmaya devam ettiği, Mevcut belge ve bilgiler ışığında “Finansal sıkıntıda olan Borçlu şirketin” Geçici konkordato sürecinde, şirket devamlılığı ile elde edeceği KAR tutarı ile konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün OLMADIĞI, Davacı şirketin geçici konkordato kararından sonra faaliyet geliri yaratamadığı ve Davacı şirkete ait Mal varlıklarını belirleyen Bilirkişi raporlarının Dava dosyasına sunulmasından hareketle görüşümüzü/kanaatimizi/tespitimizi açıklayacak her türlü enstrümanın dava dosyasında mevcut olduğu, tarafımızdan hazırlanan RAYİÇ Bilanço ile de Davacı şirketin BORCA BATIK olduğu daha NET olarak ortaya çıktığı, Şirketin, 31.07.2025 tarihli güncel Rayiç Bilançosu tarafımızdan hazırlanmış olup Davacı şirketin Borca Batık OLDUĞU, Davacı şirketin faaliyetine devam etmesi durumunda Alacaklıların Alacaklarına kavuşma imkanın daha da azalacağı, mevcut durumda da İpotek ve Teminat haricinde Alacaklı olan Alacaklıların alacaklarına kavuşma imkanın bulunmadığı, iflas kararının Sayın Mahkemeye ait olacağı, Bu dava dosyası özelinde davacı Gerçek kişinin de borçlarını ödemede tek kaynağının davacı şirketten elde edeceği gelir olduğu, davacı şirketin ise gelir oluşturamadığı dikkate alındığında, davacı gerçek kişinin de konkordato ile sağlanan korumaya devamının alacaklılara bir menfaat sağlayamayacağı "şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce oluşturulan 11/09/2025 tarihli ara kararda "dosyada bulunan 07/09/2025 tarihli komiser heyeti raporundaki ve önceki raporlarındaki tespitler dikkate alınarak muhasebesel, işletmesel açıdan iştirak edilip edilmediği, İİK m.292 gereği projenin başarılı olup olmayacağı, İİK m.292 gereği iflâsın açılmasını gerektiren hal olup olmadığı, değerlendirmeler de gözetildiğinde rayiç olarak şirketin batık olup olmadığı, mevcut kaynakların projenin başarıya ulaşması için yeterli olup olmadığı, faaliyetinin devam edip etmediği, şirketin borca batık olup olmadığı noktalarında inceleme yapmak üzere dosyanın bilirkişiye teslimine" şeklinde ara karar oluşturularak tahkikata yön verilmiştir. Bilirkişi kurulunun 14/10/2025 tarihli raporunda" Borçlu şirketin en güncel olan 31.07.2025 tarihli mali verilerine göre borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (-) 10.871.408 TL iken, 31.07.2025 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynakları (-) 23.895.822 TL olmakla borçlu Şirket hem kaydi ve hem de rayiç değerlere göre BORCA BATIK DURUMDA OLDUĞU, Yapılan mali açıklamalar doğrultusunda, gerek geçmiş veriler ve gerekse sektöreler değerlendirmeler dikkate alındığında borçlu şirketin proforma gelir tablosunda elde edeceği karlılığı sağlamasının bu aşamada mümkün olmadığı, Borçlu diğer kaynakları yönünde komiser heyetinin görüşlerine itibar edildiği, Yapılan incelemeler sonucunda; kaynak yetersizliği nedeniyle borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin kuvvetle muhtemel olmadığı, bu yönü ile heyetimizce Komiser Heyeti'nce oluşan görüşe aynen iştirak edildiği, Şirketin iflası koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi durumunda, İİK m.308, £2 uyarınca tasfiye türünün adi tasfiye olarak kararlaştırılabileceği, ... yönünden Davacı Gerçek Kişi ...'ın tacir sıfatının bulunmadığı, Davacı Gerçek Kişi'nin projesinin şirkete bağlı olduğundan bu aşamada davacı Gerçek Kişinin de konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin kuvvetle muhtemel olmadığı, bu yönü ile heyetimizce Komiser Heyeti'nce oluşan görüşe aynen iştirak edildiği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/£3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." şeklinde tespit ve değerlendirmelerini sunmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun m.292/f.1 hükmü iflasa tâbi borçlu hakkında verilen geçici veya kesin mühletin hangi şartlarda kaldırılarak iflasının açılacağını dört bent halinde düzenlemektedir. Buna göre: "a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse" borçlunun iflasına re'sen karar verilebilecektir. İcra ve İflas Kanunu'nun 292'nci maddesinin birinci fıkrası, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi borçlunun mali durumunun düzeltilmesinin mümkün olup olmadığı veya tasdikin sağlanıp sağlanamayacağı noktaları dikkate alınarak yorumlanmalıdır. Öğretide de benimsendiği gibi işletmenin devamına izin verilmesi önemli ve hissedilir ölçüde aktifleri azaltıyor ve/veya pasifleri arttırıyorsa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü mümkün olmayan bir varlık-borç dengesizliğine yol açma ihtimalini gösteriyorsa iflas açılmalıdır.(Budak/Tunç Yücel, Öztek-Yeni Konkordato Hukuku, 2018, Ankara, m.292, no.8) Ne var ki iflasın derhal açılması "son çare" olmalıdır. Eğer daha uygun tedbirlerle maddede gösterilen riskler aşılabiliyorsa o tedbirlerin uygulanması tercih edilmelidir (Budak/Tunç Yücel, Öztek-Yeni Konkordato Hukuku,2018,Ankara, m.292, no.8) Hal böyle olunca konkordatonun ana amaçlarından birisinin alacaklıların iflasa göre alacaklarını daha uygun şartlarla tahsil edebilmeleri noktasında gerekli şartların oluşturulması,ayrıca işletmenin faaliyetlerine mümkün olduğu takdirde devam etmesi,bu çerçevede konkordato projesinin başarıya ulaştırılması olduğu göz ardı edilemez. Yine konkordato talep eden davacıların konkordato talep ederken alacaklıları zarara uğratma amacı ile hareket etmelerinin engellenmesi amacıyla 2004 sayılı İİK m.292/f.1-bend(c) hükmü ile kanun koyucu açıkça düzenleme yapmış, borçluların alacaklıların zarara uğratma amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda bu durumu kesin mühletin kaldırılması (konkordato geçici mühlet aşamasında ise geçici mühletin kaldırılması), konkordato talebinin reddi ve hatta davacı borçlu tacir ise iflas nedeni dahi saymıştır.Bu noktada kanun koyucunun, konkordato talep eden davacılar lehine İİK m.294 hükmünde belirtmiş olduğu takip yasağı başta olmak üzere birçok lehe düzenlemeler getirmiş olması karşısında bu hükümlerin uygulanmasının davacı borçlular tarafından talep olunması imkânının kötüye kullanılmaması da esastır. Konkordato ile alacaklılar,iflâsın gerektirdiği masrafları yapmadan ve daha fazla ölçüde alacaklarını elde ederler. 4949 sayılı Kanun ile 2003 yılında yapılan değişiklik sonucunda «alacaklılara da konkordato işlemlerine başlatılmasını isteme hakkı» tanınarak «borçlu ile alacaklılar» arasında eşitlik sağlanmış, başka bir deyişle bu suretle konkordatoda «borçlu ile alacaklıların menfaatleri eşit olarak» gözetilmiştir. Bu eşitliği bozmaya yönelik her türlü çabanın,hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı irdelenmelidir. Bu durumda kanunun konkordato talep eden davacı borçluya,konkordato talep etme ve kanunun kendisine tanıdığı imkânlardan yararlanma imkânını kayıtsız,şartsız ve sınırsız olarak verdiği kabul olunamaz. Zira yukarıda açıklandığı üzere hakkın kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunamaz. Hâkim, yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince yasadaki boşluğu,objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde doldurmak zorundadır. Konkordato kurumu açısından kanun boşluğu olmak bir tarafa,kanun koyucu açıkça alacaklıları zarara uğratma amacına dönük konkordato taleplerinin engellenmesi yönünde de açık düzenleme getirerek konuya dikkat çekmiştir. Komiser heyeti raporu incelendiğinde şirketin ilk defa konkordato talep ettiği, davacı şirketin adres değişikliği yapmadığı, yakın zamanda iflas erteleme talep etmediği, muhasebede belge düzenine çok riayet etmediği, tekstil sektöründe haftalık taşeronlara ödemeler nakit yapılarak ürünler teslim alındığı, şüpheli herhangi bir durum olmadığı, yaratılması planan mevcut mali veriler ışığında gerçekleşmesi ihtimal dışı olarak değerlendirildiği, tahsilatlar konusunda belirsizlik mevcut olduğu, geçici mühlet içinde de bir kısım şirketlere tahsilatın yapılmadığı, rayiç bilançoda büyük hataların mevcut olduğu, değerleme kriterlerinin açık olmadığı ve diğer eksik hususlar gözetildiğinde davacı şirket yönünden konkordatonun başarı ihtimalinin bulunmadığı, tüm bu durumun aslında davacı şirketin konkordatoya ilişkin mühlet ve tedbirlerden yararlanma amacına dönük bir çaba içinde olunduğu, ancak konkordato kurumunun kendisine yüklediği yükümlülükleri ise yerine getirmediği sonucunu doğurmaktadır. Konkordato komiserlerinin raporlarını denetlemek açısından atanan bilirkişi raporu da aynı hususları tespit etmiştir. Dosya incelendiğinde davacı borçluların konkordato talebinde bulundukları, borçlu şirket olan ... ŞİRKETİ yönünden yukarıda yazılı olacak şekilde konkordato projesinin şartlarının oluşmadığına ilişkin komiser heyeti raporu olduğu ayrıca şirketin de borca batık olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerekir. Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlular ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı, sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı borçluların talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyetinin raporunda söz konusu şirketin borca batık olduğu, dolayısıyla davacı şirketin iflasına karar vermek gerektiği göz önüne alınarak başarısız olan konkordato projesi ve davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Gerek konkordato komiserleri raporu gerekse bu raporun denetlenmesi açısından atanan bilirkişi raporunda davacı şirketin mali verilerine göre 31/07/2025 tarihi itibariyle şirketin kaydi değerlerine göre öz kaynakları -10.871.408,00-TL tutarında, rayiç değerlere göre ise -23.895.822,00-TL tutarında borca batık olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği gibi iflas kararı verilmeden önce İcra İflas Kanun hükümleri gereğince konkordato talep eden şirketin temsilcisi mutlaka ihtarlı olarak duruşmaya ve davaya davet edilmelidir. Mahkememizce davacı şirketin temsilcisi olan aynı zamanda davacı gerçek kişi ...'a tebligat gönderilmiş ancak duruşmaya gelmemiştir. Bu hali ile kanunun aradığı iflas dava şartı yerine gelmiş olup gerek komiser heyeti raporu gerekse bilirkişi raporu göz önüne alınarak davacı şirketin İİK m.177/1-3 maddesi gereğince iflasına karar verilmiştir. Ancak diğer davacı ...'ın birinci sınıf tacir olmadığı dolayısıyla iflasa tabi bir kişi olmadığından hakkında iflas kararı verilmemiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelere göre; 1-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-5 no.sunda kayıtlı ... ŞİRKETİ 'nin (Vergi No: ...), ... T.C.kimlik numaralı davacı ...' ın konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-Davacılardan ...-5 ticaret sicil numarası ile...Ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ'nin 23/10/2025 günü saat: 16:35 itibariyle iflasının açılmasına, Bu suretle şirketin İFLASINA, 3-Adı geçen davacı şirket ve gerçek kişi hakkında mahkememizce verilmiş olan tüm mühlet kararlarının ve tüm tedbir kararlarının 23/10/2025 günü saat 16:35 itibariyle kaldırılmış olduğuna, 4-23/10/2025 günü itibariyle konkordato komiserlerinin görevlerine tüm davacılar yönünden son verilmesine; hak edilen ücretin komiserlere görev süresi ile orantılı olarak ödenmesine, 5-Konkordato komiserleri Dr...., SMMM ..., ...'ın görevlerine 23/10/2025 günü itibariyle son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, 6-Adı geçen şirket hakkında verilen iflas kararın derhal İstanbul Nöbetçi İflas Müdürlüğüne ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 7-Davacı şirket hakkındaki iflas tasfiyesinin İİK m.307/f.2 gereği İstanbul İflas Müdürlüğünce adi tasfiye usulüne göre icrasına, 8-Adı geçen davacı şirket hakkında verilen iflas kararının, iflas müdürlüğü tarafından İİK m.166 hükmü çerçevesinde ilan olunmasına, 9-Davacı şirket tarafından depo edilen tüm iflas avanslarının İstanbul İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, 10- ... T.C.kimlik numaralı davacı ...' ın 1.sınıf tacir olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 11-Davacılardan ...-5 ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ 'nin (Vergi No: ...)'nin, ... T.C.kimlik numaralı ...'ın konkordato talebinin ayrı ayrı red olunduğunun, tüm mühlet ve tedbir kararlarının kaldırıldığının, konkordato komiserlerinin görevlerine son verildiğinin daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirimde bulunulmasına, 12-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 13-Davacı tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 14-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Dair, davacılar vekilinin ve hazır olan alacaklı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/10/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/415, K. 2025/714, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-415-e-2025-714-k-3b1169747b03