İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/316 E. 2025/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/316
Karar No
2025/457
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/316 Esas KARAR NO : 2025/457 DAVA : ECRİMİSİL DAVA TARİHİ : 14/04/2022 KARAR TARİHİ : 27/06/2025 İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/409 Esas - 2024/274 Karar ve 02/10/2024 tarihli kararı gereğince mahkememize tevzi edilen Ecrimisil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili idare adına kayıtlı taşınmaz mallar arasında yer alan ... ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, 1032 ada, 56 parsel olan taşınmazın 502 m2'lik kısmına davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı biçimde işgal edildiği, davalı tarafından söz konusu alana işyeri olarak kullanılmak üzere 3 adet konteyner konulduğu, arazide iş makineleri ile kazı yapıldığı, hafriyat alındığı, taşınmazın bulunduğu parselin topoğrafik yapısını bozularak kamu malına zarar verildiği, ayrıca davalının taşınmazın işgal ettiği bölümün bir kısmını iş makineleri ve diğer araçlar için otopark alanı olarak kullandığı, işgallin sonlandırılması için yapılan başvuru üzerine ... Kaymakamlığı'nın... tarihli yazısı ile taşınmazın 20/09/2021 tarihine kadar tahliye edilmesi hususunda ... İlçe Belediye Başkanlığı ile ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne talepte bulunularak taşınmazın tahliye edildiğini, müvekkil idare adına kayıtlı mezkur taşınmazdaki haksız ve hukuka aykırı işgali nedeniyle toplanan komisyonun yaptığı çalışmalar sonucunda belirlenen 191.913,31 TL ecrimisil bedelini ihtarın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde ödemesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı yönünde davalıya ihtarda bulunulduğunu, davalının müvekkil idareye sunduğu 26/11/2021 tarihli dilekçe ile ecrimisil bedeline itiraz ettiğini, haksız işgalinden dolayı ecrimisil bedeline dair hiçbir ödeme yapmadığını, davalının işgal hususunu reddi ve ecrimisil bedeline itirazının dayanaksız olduğunu, işgal hususu tutanaklar, fotoğraflar ve hava fotoğrafları ile sabit olduğunu, ecrimisil bedelinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalıdan talep edilen ecrimisilin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu durumun yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını, davanın kabulü ile 191.913,31 TL ecrimisil bedelinin haksız işgalin başlandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından müvekkil aleyhine tahakkuk ettirilen 191.913,31.TL. ecrimisil bedeline açıkça itiraz edildiğini, davalı idare tarafından herhangi bir düzeltme yapılmadan aynı bedelin ödenmesi için yeniden ihbarname gönderildiğini, her ne kadar ilgi sayılı yazılarda, ... İlçesi, ... Mahallesi, 859 ada, 127 no.lu parselin ekli krokide koordinatları belirtilen ve (A) ile gösterilen 502,00 m²’lik kısmının iş yeri olarak kullanmak amacıyla konteyner koymak, iş makinesiyle kazı yapmak, hafriyat almak ve parselin topoğrafik yapısını bozarak kamu malına zarar vermek suretiyle işgal ettiğiniz tespit edilmiş olduğu iddia edilmiş ise de yapılan iş bu tespiti de kabul etmediklerini, müvekkilinin taşınmaz yalnızca 3(üç) adet konteyner bıraktığını, 3 adet konteynerin işgal edeceği alanın 46,50 m²’lik bir alana tekabül ettiğini, bunun dışındaki bir alanı müvekkilinin kullanmadığını, idarenin 502’00 m²’lik bir alanın işgali sebebiyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin haksız olduğunu, üç adet konteynerin davalı idareye ait olan alanı işgal etme süresi yaklaşık olarak 4 ay olduğunu, ilgili idarenin haksız işgalin sonlandırılmasına ilişkin yazının tebliğ tarihini müteakip işgale konu alandaki konteynerlerin taşınmazdan kaldırıldığını, ayrıca üç adet konteynerin davalı idareye ait taşınmaza konulmasından başkaca iş makinası ile kazı yapmak, hafriyat almak ve parselin topoğrafik yapısını bozarak kamu malına zarar vermek suretiyle işgale yönelik başkaca herhangi bir eylem müvekkilimiz tarafından icra edilmediğini, davacı idare tarafından hesaplamaların nasıl yapıldığı veyahut hangi unsurun ne kadar etki ettiği kısacası hesaplamanın gerekçesi açıklanmadığını, bu nedenle ecrimisil bedelinin dayanağının olmadığını, ecrimisil bedelinin fahiş olması mümkün olmadığını, bu nedenle ecrimisil bedeline açıkça itiraz ettiklerini, davacı idare tarafından 2020 yılı için 10.936,31-TL ecrimisil bedeli, 2021 yılı için de 11.933,26-TL ecrimisil bedeli talep edilmişse de bu hesaba göre de davacının toplam talep edebileceği miktar 01.06.2020-20.09.2021 tarihleri arasında 191.913,31-TL olmadığını, davacının kendi iddiasına göre hesaplaması da yanlış olduğunu, bu nedenle kötü niyetli haksız kazanç elde etme maksatlı açılan işbu davanın esastan da reddi gerektiği, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı idareye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... Kaymakamlığı'nın 10/09/2021 tarihli yazısı, tapu kaydı, hava fotoğrafları, taşınmaz krokisi, haksız işgale yönelik tutanaklar, taşınmaza işgali gösteren resimler, işgale konu alan ölçümler ve krokisi, davacı kurum ecrimisil komisyonu kayıtları, ... kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, ecri misil istemine ilişkindir. Dosya, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı neticesinde (taraflarca karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşerek) mahkememize tevzi olmuştur. Öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Zira, Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkindir. Bu çerçevede, görev itirazı taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, Hâkim tarafından da yargılamanın her aşamada resen nazara alınması zorunludur. 5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4. ve 5. maddelerinde hukuk mahkemeleri düzenlenmiştir. Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 Sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi davaların ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir.Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Davacı ..., taşınmazını haksız şekilde işgal eden davalıdan ecri misil isteminde bulunmaktadır. Dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı, maliki bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 859 Ada 127 parselde (...Mah. 1032 Ada 56 parsel) kayıtlı taşınmazın 502 m2'lik kısmına 01/06/2020 - 20/09/2021 tarihleri arasında davalı ... tarafından üç adet konteyner konulmak, arazide iş makineleri ile kazı yapmak, hafriyat alınmak ve parselin topografik yapısının bozulmak suretiyle haksız olarak işgal edildiğini, bu suretle haksız işgalden doğan ecrimisil bedelinin ödenmesini talep etmektedir. Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer deyişle işgal tazminatı; hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki Kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ve iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davanın mutlak veya nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan da söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan, eldeki davadaki isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) mülkiyet hakkıyla ilgili hükümlerine dayandırıldığı; her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir (Aynı gerekçe bkz. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ...E. ... K.) Diğer taraftan, dayanak istemin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun (TMK) Eşya Hukuku başlıklı 4. kitabında düzenlenmiş 995. maddesine dayalı ecrimisil davası olduğu ve uyuşmazlığın TMK’nun 995. ve devamı maddeleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulacağı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan da söz edilemez. Nitekim, yerleşik uygulama da aynı yöndedir. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ ... ESAS ...KARAR s. "Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. ... eldeki davanın mutlak veya nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan sözedilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir. Somut uyuşmazlıkta dava, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın ticari dava olduğu gerekçesi ile görevli mahkemenin ... Ticaret Mahkemesi olduğuna karar vermiş olup, verilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise bu görevsizlik kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığına ve ilk mahkemenin görevli olduğuna karar verebilir. Hâl böyle olunca; .. görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek .. karar verilmesi doğru değildir..." İSTANBUL BAM 7. HUKUK DAİRESİ ...ESAS ... KARAR s. "...Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davadaki isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) mülkiyet hakkıyla ilgili hükümlerine dayandırıldığı; her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. ... K. ... T. 19.06.2018)....bu suretle davanın haksız kullanım ( ecri misil ) alacağına ilişkin olduğu, yukarıda belirtilen mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde olmadığı." İSTANBUL BAM 1. HUKUK DAİRESİ...ESAS ... KARAR s. "...Somut olaya gelince; eldeki davanın 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun (TMK) Eşya Hukuku başlıklı 4. kitabında düzenlenmiş 995. maddesine dayalı ecrimisil davası olduğu, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin olmadığı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, Asliye Ticaret Mahkemelerinin uzmanlık gerektiren ticari davalara bakmakla görevli özel nitelikli mahkemeler olduğu, eldeki davada ise uyuşmazlığın TMK’nun 995. ve devamı maddeleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulacağı, taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu hükümleri veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlık bulunmadığı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davada genel mahkemelerin görevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi düşünce, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı olacaktır...." İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİ ... ESAS ... KARAR s. "...Dava, davacı şirkete ait taşınmazlara, davalı şirketçe yapılan müdahale.... ve ecri misil talebine yönelik olup, dava dilekçesindeki açıklamalara göre, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, mutlak ticari dava olmadığı, her iki yanın da ticari işletmesini ilgilendiren bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığından nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...." Bu çerçevede, davacı kurum/ idarenin taşınmazının haksız olarak işgal edilmesi sebebiyle açılan ecri misil alacağının tahsiline ilişkin davada istemin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) mülkiyet hakkıyla ilgili hükümlerine dayandırılması, her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle bir ilgisinin bulunmaması, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmemesi, eldeki davanın 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun (TMK) Eşya Hukuku başlıklı 4. kitabında düzenlenmiş 995. maddesine dayalı ecrimisil davası olduğu ve uyuşmazlığın TMK’nun 995. ve devamı maddeleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulacağı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan da söz edilemeyeceğinden uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, aksi uygulamanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşeceğinden yukarıda yer verilen yerleşik uygulamaya yönelik misaller de gözetilerek (ayrıca başka bir karar bkz. İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi ... E. ...K) Mahkememizin görevli olmadığı, bilakis davaya bakmakla görevli mahkemenin genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tespit edilmiş, açıklanan nedenlerle 6100 s. HMK 114/1-c ve HMK 115/2. madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-6100 sayılı HMK 114/1-c. ve HMK 115/2. madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE. Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-Mahkememizin görevsizliğe ilişkin davanın usulden reddine yönelik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde öncesinde ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. ...K. sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğundan iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkacağından görevli mahkemenin tespiti ve merci tayini için dosyanın İstanbul BAM İlgili Daire Başkanlığına resen gönderilmesine, 3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/316, K. 2025/457, T. 27.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-316-e-2025-457-k-1305baea91b4