İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/117 E. 2025/375 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/117
Karar No
2025/375
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/117 Esas KARAR NO : 2025/375 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının adına kayıtlı olan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesinin davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı poliçe ile düzenlendiğini, 20.06.2018 tarihinde sigortalı aracın ... ilçesi ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken 28 adet bobin yüklü kamyon kasasının kapısının açılması nedeniyle yola düşen bobinlerden bir tanesinin mağdur ...'ya çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza anında ... plakalı sigortalı aracın dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olduğunu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı ... tarihli raporda ...'nın %41 oranında maluliyetine neden olduğunun belirtildiğini, mağdur adına Sigorta Tahkim Komisyonuna ve Tahkim Komisyonunca verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, Yargıtay 4. HD'nin ...E. ...K. sayılı kararına istinaden davacı tarafından 31.05.2022 tarihinde 297,216.00 TL zarar gören 3, şahsa tazminat ödendiğini, davacının en uygun tazminatın ödenmesi konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 20.06.2018 tarihli kazada sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu durumun poliçe genel şartları gereği rücu nedeni olduğunu, sürücünün olay yerini terk etmesinin alkol, ehliyet ve sair durumların tespitini imkansız hale getrirdiğini, kaza nedeniyle yaralanma ve maddi hasar gerçekleştiğini, yaralıların olduğu bir kazada ambulansa haber vermek ve insani görevleri yerine getirmek yerine olay yerini terk etmenin sürücüler için ağır kusur niteliğinde olduğunu ve rücu şartlarının gerçekleştiğini ispat ettiğini, ilgili mevzuat gereği davacının sigortalı araç maliki davalı ..'a ve sürücü ...'e rücu nedeniyle 24.08.2022 tarihinde ... 26. İcra Müdürlüğü'nün .. E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle şimdilik 297.216,01 TL asıl alacağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın sürücüsü ... olduğunu ve ihbarını talep ettiklerini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı sigorta şirketinin dava dilekçesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ün olay yerini terk ettiğini iddia ettiğini, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, rücu koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumluluğunun ancak kusuru kadar olduğunu, kaza tespit tutanağının konusunda uzman kişiler tarafından tutulmadığını, bu tutanak uyarınca belirlenen kusur oranlarının kabul edilemeyeceğini, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının yeniden belirlenmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen tespit edilecek sebeplerle; öncelikle davanın ...'e ihbarını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 26. İcra Müdürlüğünün.. Esas sayılı takip dosyası, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi, hasar dosyası, ... 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E... K. sayılı ceza dava dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonun ...sayılı dosyası, ödeme dekontları, davalının gerçek kişi tacir sıfatına yönelik ilgili kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkere cevapları, soruşturma dosyası kayıtları, tramer kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir Dava, sigorta şirketinin zarar gören 3. şahısa ödemiş olduğu tazminatın ZMMS poliçesi uyarınca kendi âkidi olan davalı sigortalıdan araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle Genel Şartlar B.4/f. maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı ...'ın gerçek kişi tacir sıfatı araştırılmış, davalının 1. sınıf tacir olduğu ve bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edilmekle 213 s. VUK 177. maddesi ve Bakanlar Kurulu kararı uyarınca tacir olduğu anlaşılmıştır. Hem davacının ticari şirket / tacir, hem de davalının gerçek kişi tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan uyuşmazlık hakkında nispi ticari dava gereği 6102 sayılı TTK 4/1 ve 5. maddeleri uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin / Mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. (İSTANBUL BAM 8. HD. ... E.... K. ; İSTANBUL BAM 9. HD. ... E. ... K) ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 20/06/2018 tarihinde saat 15:00 sıralarında davacı ... Sigorta A.Ş.nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, davalı ...'a ait ve dava dışı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın Hadımköy istikametine doğru seyir halinde iken ... Lisesi önüne geldiği esnada araçta bulunan kağıt ruloların kayarak arka kapağa çarpması ve arka kapaktan bir adet rulonun yokuş aşağı yuvarlanarak yaya olarak kaldırımda yürüyen ...'ya çarptığı, akabinde kağıt rulonun kırmızı ışıkta beklemekte olan ... plakalı araca daha vurmak suretiyle trafik kazasının meydana geldiği, işbu kaza neticesinde ...'nın yaralandığı anlaşılmıştır. Trafik kazası sebebiyle yaralanan ... tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının ... s. dosyası ile sürekli iş göremezlik zararının tazmini için başvuru yapılmış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı Onama kararı ile temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen hakem kararı sonucunda davalı sigorta şirketi tarafından zarar gören 3.şahıs ...'ya 31/05/2022 tarihinde 297.216,01 TL tazminat ödenmiştir. Davacı trafik kazasında yaralanan ...'ya 31/05/2022 tarihinde banka havalesi yoluyla toplam 297.216,01 TL tazminat ödemiş olup, bu husus ödemeyi belgeleyen dekontla sabittir. Eldeki dava, dava dilekçesinde açıkça beyan edildiği üzere, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.4.f. maddesi uyarınca zarar gören 3. şahsa ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücusu amacıyla ve 14/01/2025 tarihinde açılmıştır. Davalı süresi içinde sunduğu cevap dilekçesi ile birlikte, dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolduğundan zaman aşımı definde bulunmuştur. Uyuşmazlık, öncelikle zaman aşımı süresi ile zaman aşımı süresinin dava tarihi itibari ile dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 142. maddesinde "Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hakim tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve defileri inceleyerek karara bağlar" denilmektedir. Bu nedenle, evvela zamanaşımı defi incelenmesi ve tartışılmas gerekmektedir. Bilindiği üzere, trafik kazası hukuki niteliği itibari ile haksız fiildir. Davaya konu trafik kazası 20/06/2018 tarihinde gerçekleşmiştir. Kazanın vuku bulduğu tarih itibari ile 6098 s. Türk Borçlar Kanunu yürürlüktedir. 6098 s. Türk Borçlar Kanunun 73. maddesinde Rücu İstemi, tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ne var ki, tehlike sorumluluklarına ilişkin olarak zaman aşımı süresi hakkında özel bir Kanun hükmü mevcut ise, bu takdirde 6098 s. Türk Borçlar Kanunun zaman aşımı süresi uygulanmayacaktır. Gerçekten de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109.maddesinde motorlu araç kazalarından doğan davalara ilişkin özel bir zaman aşımı süresi öngörülmüştür. Buna göre, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümleri yanı sıra özellikle Rücu İstemi yönünden 2918 s. KTK 109/4. maddesi "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, 2918 s. KTK' nın 109/4. maddesindeki zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği konusunda duraksama yoktur. Bu çerçevede, davacı sigorta şirketi tarafından trafik kazasında yaralanan ...'ya tazminatın 31/05/2022 tarihinde ödendiği, ödemenin banka dekontu ile sabit olduğu, davacı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinin âkidi olması ve kendi sigortalısına rücu hakkını kullandığından aralarında imzalanan trafik sigorta poliçesi uyarınca rücu edilecek davalıyı ödeme tarihi itibariyle zaten bildiği, bu halde zaman aşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren başlayacağı noktasında duraksama bulunmadığı, eldeki davanın 14/01/2025 tarihinde açıldığı, bu halde davanın açıldığı tarih itibariyle 2918 s. KTK 109/4. maddesi hükmü uyarınca işbu rücu davası bakımından 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, davalının zaman aşımı definin yerinde olduğu sonucuna varılmakla, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, 2918 s. KTK 109/2. maddesi hükmü uyarınca uzamış ceza zaman aşımı süresinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Zira, 2918 s. KTK 109/4. maddesinde 2. fıkradaki düzenlemeden tamamen farklı olarak rücu davaları için "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar" şeklinde ayrık bir düzenleme yapılmıştır. İşbu davada trafik kazasında yaralanan ... tarafından cismani zarara dayalı açılan bir maddi tazminat davasının söz konusu olmadığı, bu nedenle 2918 s. KTK 109/2. maddesindeki uzamış ceza zaman aşımı süresinin uygulanma durumunun bulunmadığı, tam aksine işbu davada davacı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü şahsa ödemiş olduğu sürekli iş göremezlik tazminatını sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk sebebiyle ZMMS Genel Şartlar B.4./f. maddesi uyarınca kendi akidi olan davalı sigortalıdan rücusunun talep edildiği, davanın taraflarının belli ve açık olduğu, bu halde uygulanması gereken zaman aşımı süresinin sorumluların birbirlerine karşı rücu haklarını düzenleyen 2918 s. KTK 109/4. maddesi hükmü olduğunun tartışmasız olduğu, hasılı eldeki rücu davası bakımından uzamış ceza zaman aşımı süresinin uygulanmayacağı açıktır Nitekim, konuya ilişkin emsal ilamlara bakıldığında: ; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E. ... K. sayılı ilamında: "... Somut davada; 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi 4 üncü fıkrası gereğince motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, rücu davalarında uzun ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanamayacağı, ..." Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E.... K. sayılı ilamında: "...kaza, ödeme ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi ile "birlikte sorumluların" rücu isteminde zamanaşımı süresi özel olarak belirlendiği, TBK'nın 73/1. maddede zamanaşımı süresi ve sürenin başlamasının esasları; "Rücu istemi, tazminatının tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlendiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.8.maddesi 4.fıkrasında rücu zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup; "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." şeklinde sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl olarak düzenlendiği, zarar sorumlularına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısı ile aralarında bulunan sözleşme ilişkisine göre rücu istemi ile açtığı davada da uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, zarar sorumlusunu en başından bilen davacı sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 13.06.2014 tarihinden itibaren 2 yıl içinde dava açması gerekirken, iki yıllık süre geçtikten sonra 01.06.2017 tarihinde açtığı davada zamanaşımının dolduğu..." Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...E. ...K. sayılı ilamında: "...Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının üçüncü kişilere ödediği tazminatın, araç sürücüsünün alkollü ve ehliyetsiz olması nedeniyle davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. KTK'nun 109/son maddesinde; “Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.” denilmiştir. Bu düzenleme Trafik Sigortası Genel Şartlarının C.8. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. Temyize konu dava, haksız fiil faili aleyhine açılan bir tazminat davası olmayıp trafik sigortası poliçesine dayalı olarak sigorta şirketinin kendi akdinin aleyhine açılmış olduğundan yeni TTK'nın 1420.maddesi (eski TTK 1268. maddesi) gereğince bu davada zamanaşımı süresi ödeme tarihinden itibaren 2 yıldır...." İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi ... E. ... K. sayılı ilamında: "... Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının üçüncü kişilere ödediği tazminatın, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. KTK'nın 109/son maddesinde; “Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar” denilmiştir. Bu düzenleme Trafik Sigortası Genel Şartları'nın C.8. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. İstinaf incelemesine konu dava, haksız fiil faili aleyhine açılan bir tazminat davası olmayıp trafik sigortası poliçesine dayalı olarak sigorta şirketinin kendi akdinin aleyhine açılmış olduğundan yeni TTK'nın 1420.maddesi (eski TTK 1268. maddesi) gereğince bu davada zamanaşımı süresi ödeme tarihinden itibaren 2 yıldır. Her ne kadar davacı vekili rücuen tahsilini istediği alacakları ödediğini beyan etmiş ise de, bu hususa ilişkin, yani ödemeye ilişkin kayıt ve belgeleri dosyaya sunmamıştır. Oysa ki, görülmekte olan davada zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ödeme tarihi olup, ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin dosyaya ikamesinin sağlanması zorunludur...." şeklindedir. Yapılan açıklamalar, Mahkememiz kabulü, emsal Yargıtay ve BAM kararları çerçevesinde; davacı ... Sigorta A.Ş. nin 20/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı, davalı ...'ın ise araç maliki / işleten ve ZMMS poliçesinin sigortalısı olduğu, davacının trafik kazasında yaralanan ...'ya ödediği tazminatı sigortalı araç sürücüsünün trafik kazasından sonra olay yerini terk sebebiyle ZMMS Genel Şartlar B.4/f. maddesi uyarınca kendi âkidi olan davalı sigortalıdan rücusunu talep ettiği, davalının süresi içinde sunduğu cevap dilekçesi ile zaman aşımı defi ileri sürdüğü, bu itibarla sorumluların birbirlerine karşı rücu haklarını düzenleyen 2918 s. KTK 109/4. maddesi "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar" uyarınca 2 yıllık zaman aşımı süresinin mevcut olduğu, dava dosyası kapsamında bulunan hasar dosyası ile ödemeyi gösterir dekonttan sabit olduğu üzere davacı sigorta şirketinin zarar görene tazminatı 31/05/2022 tarihlerinde ödediği, davalı sigortalının ZMMS poliçesi uyarınca taraflar arasındaki trafik sigortası poliçesinin tarafı / âkidi olduğundan davacı sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle rücu sorumlusunu bildiği, zaman aşımının ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, zarar görene 31/05/2022 tarihinde ödeme yapılması sebebiyle iki yıllık zaman aşımının 31/05/2024 tarihinde sona ereceği, ancak davacı sigorta şirketinin rücu alacağının tahsili için davalı sigortalısı hakkında ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 24/08/2022 tarihinde icra takibinde bulunduğu, itiraz üzerine 15/09/2022 tarihinde takibin durdurulduğu, 6098 s. TBK 154/2. maddesi uyarınca 24/08/2022 takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin kesildiği ve TBK 156/1.maddesi uyarınca 2918 s. KTK 109/4. maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, 24/08/2022 tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin 24/08/2024 tarihinde son bulduğu ve fakat 6325 s. HUAK 18/A-15. maddesi uyarınca arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar olan sürede zaman aşımı sürelerinin durduğu, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihi olan 14/03/2024 tarihinden son tutanağın düzenlendiği 25/03/2024 tarihinde kadar olan 11 günlük durma süresinin de zaman aşımı süresine eklenmesi gerektiği, bu çerçevede durma süresi ilave edildiğinde (24/08/2024 + 11 gün) 05/09/2024 tarihi itibariyle zaman aşımının gerçekleştiği, eldeki davanın ise zaman aşımı süresi dolduktan sonra 14/01/2025 tarihinde açıldığı, yukarıda kapsamlı olarak açıklandığı ve emsal ilamlarla gösterildiği üzere somut olayda KTK 109/2. maddesindeki uzamış ceza zaman aşımı süresinin eldeki rücu davasında uygulanması durumunun bulunmadığı, nihayetinde 2918 s. KTK 109/4. maddesi hükmü uyarınca davalının zaman aşımı defi yerinde ve haklı görüldüğünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 5.075,71 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.460,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın (trafik kazası rücuen tazminat) tamamının reddi sebebiyle Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümü uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekile İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/05/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/117, K. 2025/375, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-117-e-2025-375-k-dcdddf355979