İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/510 E. 2024/35 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/510
- Karar No
- 2024/35
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/510 Esas KARAR NO : 2024/35 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ülke çapında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve alarm haber alma merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet verdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki iş sözleşmesinin feshedildiğini ve ardından davalının, müvekkili şirket ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren şirkette çalışmaya başladığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... Şirketinin faaliyet konusun aynı olduğunu, aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak düzenlendiğini, davalının; davacı şirket bünyesinde portföy yöneticisi olarak çalıştığını, görevi gereği davacı şirketin tüm müşteri portföyüne, ticari sırlarına, işverenin yapmış olduğu işe, müşterinin iletişim adresleri başta olmak üzere diğer kişisel bilgilerine ulaşabilecek pozisyonda yer aldığını, davalının, davacı şirketin müşteri portföyünü, ticari sırlarını ve diğer bilgilerini kullanarak önemli ölçüde müşteri kaybına ve dolayısıyla zarara uğramasına neden olabileceğini, davacının müşteri kaybına uğradığını, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığını, rekabet yasağı sözleşmesinde kararlaştırılan iki yıl rakip firmada çalışma yasağının ihlal edildiğini, bu itibarla orantılı ve ölçülü olan cezai şartın koşullarının oluştuğunu, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranması sebebiyle rekabet sözleşmesinin 5.maddesinde belirtildiği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 yıllık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL tutarındaki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, satış danışmanı olarak çalıştığı iş yerinde müşteri portföyüne, ticari sırlara, müşteri iletişim adreslerine sahip olabileceği konumunda olmadığını, müvekkilinin ... Şirketi'nde farklı bir pozisyonda çalıştığını, davacı şirketin ticari sırlarını ve müşteri portföyünü yeni ilişkide kullanmadığını, dava konusu yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, hiçbir geçerliliği bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkette yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında elde ettiği bilgileri kullanmadığını, aksi düşünüldüğünde bile bu bilgilerin kullanılması sonucunda işverenin önemli bir zararı oluşmayacağını, iş bu sözleşmede de cezai şart olarak takdir edilen 12 aylık ücret toplamının oldukça fahiş bir miktar olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, taleplerinin kabul görmesi halinde hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmeleri ile kararlaştırılan iş akdinin feshinden sonra işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 446.maddesi uyarınca ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 25/10/2019 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı taraf, işçinin iş sözleşmesiyle kararlaştırılan rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 444/1.maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği düzenlenmiştir. 25/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesindeki düzenleme ile, (...) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere iş mahkemelerinin bakacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümü hizmet sözleşmelerine ilişkin olarak 393 ve 469.maddeler arasındaki düzenlemelerden oluşmaktadır. İşçinin rekabet yasağına ilişkin 444.madde de bu bölümde düzenlenmiştir. İşçinin hizmet akdinin sonlanmasından sonra oluşan rekabet yasağının, haksız rekabet ve gizlilik yükümlülüklerine aykırılık nedeni ile açılan tazminat davalarına Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre ticaret mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu kabul edilmekteydi. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 4/1-c maddesinde Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447 maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olarak kabul edilmiş ve TTK'nın 5/1.maddesinde de aksine hüküm bulunmadıkça, tüm ticari davaların asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiş vaziyettedir. Ancak Mahkemelerin görevi davanın açıldığı durum ve koşullara göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesine göre işçinin rekabet yasağının da yer aldığı TBK'nın Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine ilişkin işçi ve işveren arasındaki ilişkiden kaynaklanan davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. 7036 sayılı yasanın 5.maddesinin gerekçesinde yapılan değişiklikle, iş mahkemelerinin görev alanının genişletildiği ve böylece iş mahkemelerinin işçi ve işveren arasındaki tüm ihtilafları çözmekle görevlendirilerek tam bir ihtisas mahkemesi olarak kabul edildiği, bu yaklaşımla işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda istikrarlı kararların verilmesinin sağlanacağı ve uzmanlık sebebiyle kısa sürede daha güvenilir sonuçlar elde edileceği ve yargı yoluna başvuranların haklarının daha iyi korunacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi her ne kadar iş sözleşmesinden sonraki döneme ilişkin ise de TBK'nın 444/2.maddesinde açıkça rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağının konusunu işçinin iş ilişkisi içinde öğrendiği işverene ilişkin bilgiler oluşturmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 446.maddesinde de, rekabet yasağına aykırı davranan işçinin, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlü olduğu ve işçinin kararlaştırılmışsa cezai şarttan da sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2008 tarih ve 2008/9-517 Esas 2008/566 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere Borçlar Kanununun 348.maddesinde düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir, iş akdine bağlı olarak fer’i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır. İş ilişkilerinden doğan rekabet yasağının düzenlenmesinin dayanağı iş ilişkisidir. Bu açıklamalar ve yukarıda anılan düzenlemeler karşısında rekabet yasağının işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklandığı açıktır. Yürürlük tarihi Türk Ticaret Kanunundan daha sonra olan ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan özel nitelikteki 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 5.maddesi uyarınca iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret mahkemesi görevli olmayıp, iş mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi 2022/1575 Esas 2023/11 Karar), açılan davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce HMK.m.20 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine, 4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024 Katip ... Hakim ...