İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/570 E. 2024/691 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/570
- Karar No
- 2024/691
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/570 KARAR NO : 2024/691 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 01/09/2021 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müflis şirketin, müvekkil şirkete olan borcu nedeniyle müvekkilin alacaklı bulunmakta olduğunu, müvekkilinin alacağının, ... 19.İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı dosyasından da açıkça görülmekte olduğunu, Müflis ... A.Ş.'nin, ... 14.İcra Hukuk Mahkemesinde ... E.sayılı dosya ile imza itirazında bulunmuş olduğunu, söz konusu dava halen devam etmekte olduğunu, başvurunun akabinde, iflas idaresi tarafından “takip talebi ödeme emri ve resmi kapak hesabının eklenmediği ve müflis yetkilisi tarafından alacağın tamamına itiraz edildiği anlaşılmakla; talep edilen 734.262,00 TL alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine şeklinde karar verildiğini, müvekkili alacağının reddedilmiş olduğunu, işbu red kararının 17/08.2021 tarihinde taraflarına tebliğ edilmiş olduğunu, İİK m.235/1 maddesi uyarınca iflas idaresince red edilmiş olan 734.262,00 TL müvekkili şirket alacağının kabulü ile tedbiren ikinci alacaklılar toplantısına katılmalarına, ... 14.İcra Hukuk Mahkemesinde ... E.sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına, 734.262,00 TL müvekkili şirket alacağının Müflis ... A.Ş.masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yasal sebepler nedeniyle iflas masasına dahil edilemeyen alacak talebi ile ilgili yargılama gerekliliğine binaen, davacı tarafın alacak talebinin kısmen reddedilmiş olduğunu, müflis yetkilisi tarafından alacağın tamamına itiraz edildiği anlaşılmakla; talep edilen 734.262,00 TL'lik kısmın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle kısmen reddine karar verilmiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekteki imzanın müflis şirkete olup olmadığı, ancak bundan daha önemlisi çekin düzenlenmesine esas teşkil eden temel alt ilişkinin çeki veren ile alan arasında ne şekilde kurulduğunu gösterir 2016, 2017,2018,2019 yılı ticari defter ve kayıtlarda muhasebesel veri olup olmadığı, ayrıca halihazırda bu çekin kayıtlarda ne şekilde yer aldığı, çekin alınmasına ve verilmesine temel teşkil eden alt ilişkinin ne olduğu, özellikle bu noktada müflis davalı şirket ile çekin emrine yazıldığı kişi arasında çekin verilmesine esas temel alt ilişki olup olmadığı, bu alt ilişki uyarınca müflis davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında emrine çek düzenlenen kişi lehine borç gözüküp gözükmediği, dayanak çek bedeli ile ilgili davacının 2016,2017,2018,2019 yılı ticari defter ve kayıtlarında müflis davalı şirketin borcunun devam edip etmediği, gerek müflis şirketin ilgili yıllara ait ticari defter ve kayıt içerikleri ve gerek bankadan ve gerek icradan gelecek dosya içeriği dikkate alındığında bu noktada tarafların lehine veya aleyhine muhasebesel veri içerip içermediği, sonuç olarak iflas tarihi itibariyle yabancı paranın efektif satış kur karşılığı dikkate alındığında davacının masaya kaydı gereken alacağının olup olmadığıdır. Davanın kayıt kabul davası olarak açıldığı, gelen cevabi yazılara göre kayıt kabul davasının süresi içinde açılmış olduğu, ancak tebliğ avansının verilip verilmediğinin araştırılması gerektiği, iflasın halihazırda iflas dairesi tarafından resen yürütülmekte olduğu, davacı vekiline 17/08/2021 tarihi itibari ile sıra cetvelinin tebliğ olunduğu, sıra cetvelinin tebliği için ise davacının avans masrafını 16/11/2021 tarihi itibariyle karşıladığı, bu çerçevede davacı vekiline tebliğ yapıldığı, davanın süresi içinde açıldığı, asıl alacağın 75.309-Avro olarak kaydının masadan talep olunduğu, ancak davacının TL olarak usulüne uygun şekilde talepte bulunduğu, masayı temsilen iflas dairesine gerekli tebligatın yapılarak taraf teşkilinin oluşturulduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki dava İİK. 235 ve devamından kaynaklanan, uygulamada kayıt kabul davası olarak nitelendirilen ve kanunda ise sıra cetveline itiraz olarak belirtilen, tahsili amaçlamayan, sadece iflas masasına kayıt yapılmasını amaçlayan bir davadır. İİK m.235/f.1 hükmüne göre "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içerisinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar". Kayıt kabul aşamasında iflas dairesince davacının talep ettiği miktar oranında alacaklı olduğunu ortaya koyan yeterli belge olmadığından alacağın reddedildiği açıktır. Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi somut olayda olduğu üzere adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağını genel hükümlere göre ispat etmek yükümlülüğü altındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın araştırılması amacıyla davacı ile davalı arasında dolaylı ilişki olsa da söz konusu çekler ile ilgisi bulunan dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için ... ATM aracılığıyla inceleme yapılmış, atanan bilirkişi 26/06/2023 tarihinde raporunu sunmuştur. Ayrıca birleştirici rapor almak amacıyla mahkememizce atanan muhasebeci bilirkişi tarafından hazırlanan, 26/01/2023 tarihinde sunulan kök rapora göre "davacının kayıtlarına ilişkin mahkemece alınan talimat raporunda davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.ile olan ticari ilişkisi kapsamında 01/08/2018 tarihinde tahsilat makbuzu ile 31/10/2018 keşide tarihli 66.647,67 Avro bedelli çekin dava dışı ...şirketinden alındığının ve 66.647,67 Avro bedelli çekin ödenmemesi nedeniyle şüpheli alacaklar hesabı altında dava dışı ... şirketinin borcu olarak kayıtlarda mevcut olduğu, davalı müflis şirketin f-bellek ve bir kısım defterlerinin savcılık dosyasına gönderilmesi nedeniyle müflise ilişkin tüm kayıtlara rapor tanzim aşamasına kadar ulaşılamamış olup, yine dava dışı ... A.Ş.tarafından da incelemeye kayıt sunulmadığı, ... 14.İcra Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasının akıbetinin henüz rapor tanzim aşamasında tespit edilememiş olduğu, ... 19.İcra Müdürlüğü ...E.sayılı icra dosyasına konu 66.647,67 Avro bedelli çekte davacının yetkili hamil olduğu, davacının mevcut ticari ilişki çerçevesinde alacağına karşılık çekin alındığı hususları usulüne uygun defter ve dayanak belgeleri kapsamında tespit edildiği, çek bedeli, çek tazminatı ve çek komisyonu toplamı olan 75.309,67 Avro talebiyle bağlı alacağının iflas tarih itibariyle TL karşılığının 669.811,74 TL olarak hesaplanan kayıt kabule konu edilebilecek tutar olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Akabinde bilirkişi raporu da dikkate alınarak BA BS formlarıyla ilgili belgelerin tam ve eksiksiz olarak dosyaya kazandırılması sağlandıktan sonra aynı bilirkişiden bu defa ek rapor dahi alınmıştır. Buna göre bilirkişi hazırlamış olduğu 05/09/2023 tarihli raporunda "müflis şirket kayıtlarında, 26.07.2018 tarihinde 103 Verilen Çek ve Ödeme Emirleri hesabı altındaki ... Euro çek hesabından müflis şirkete ait Euro çekin 379.065,29 TL olarak kayıtlanarak ... firmasına verildiği, müflis şirket kayıtlarında çekin keşideciden sonraki hamil / ciranta olan dava dışı ...A.Ş. ile karşılıklı ticari ilişkiye dair incelemelerde 2018 yılı açılış kayıtlarında 500.01.01 – ... A.Ş. hesabında 13.950.406,21 TL kayıtlanan tutar ile müflis şirketin ortak olduğu, 31.08.2018 tarihinde hisselerini ...‘e devrettiği ve ortaklıktan ayrıldığı, şirketin defterlerinde 120 ve 3200 hesaplarda ayrı ayrı kayıtlar mevcut olduğu, şirketin defterlerinde 2020 yılı açılış kayıtlarında 120 hesapta 2.477.928,16 TL ... firmasının borçlu olduğu, ...Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03.05.2023 tarihli müzekkereye cevap yazısına ekli İflas Nedeniyle ...A.Ş.’ye ait 2016,2017,2018,2019,2020 yıllarına ait BA – BS formları incelendiğinde, 2016,2017,2018 yıllarında ...şirketi ile ... arasından mal alım ve satış faturalarının beyan edildiği ,2019 yılında mal ve hizmet alım satımı olmadığı, 2020 yılında Müflis tarafından ... firmasına tanzim edilen mal satış faturaları beyan edildiği, BA – BS formları kapsamında çekin keşidecisi Müflis ... ile çekin hamili ve cirantası olarak görülen ... arasında ticari ilişki mevcut olduğu incelenen fatura beyanlarına ilişkin aşağıdaki tutarlarda BA-BS formlarında fatura alındığı ve tanzim edildiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarihli müzekkereye cevap yazısına ekli davacı ... A.Ş. 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 dönemlerinin kapsayan BA – BS formları incelendiğinde, davacı sistem teknik fırınlarının dava dışı çeki aldığı ... firması ile olan ticari ilişkiye ilişkin BA – BS formları incelenmiş olup, davacı dava dışı ... şirketine 2016, 2017, 2018 yıllarında mal satışına ilişkin faturaları vergi dairesine beyan edildiği, dava konusu çekin keşidecisi ...’a ait ticari defterlerde yapılan tespitler neticesinde ... tarafından ... ‘ye verildiği tespit edilmiş olup, kök raporda yapmış olduğumuz tespitlere ilave iş bu müflis kayıtlarındaki incelemeleri ve BA – BS formalarındaki incelemelerinin yapıldığı" şeklinde görüş bildirmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı, çek ile beraber davalıdan bu ilişki gereği ayrıca alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Dava dilekçesine konu olan çek ile ilgili her ne kadar ... 14.İcra Hukuk Mahkemesinin ...E.sayılı dosyasında (yeni numara ... 40.İHM ...E) imza itirazına ilişkin davanın görülmekte olduğu belirtilmekte ise de bu davaya konu olan ... 19.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı icra dosyası, yine aynı taraflar arasında görülen ... 14.İcra Hukuk Mahkemesinin...E. ...K.sayılı dosyasına istinaden ve mühlet içinde takip yapılması gerekçesiyle iptal edilmiş, karar 01/10/2019 itibariyle kesinleşmiştir. Zaten tam da bu nedenle imza itirazına ilişkin olarak sonradan ... 40.İcra Hukuk Mahkemesinin eski ... (...E.sayılı) dosyasına istinaden görülen imza itiraz davasında yukarıda anılan takibin iptali kararı nedeniyle imzaya itiraza ilişkin bir hüküm oluşturulmamıştır. Yani davacı aleyhine imza ile ilgili bir karar yoktur. Daha da önemlisi davalı şirketin bir an için davalı şirketin dava dilekçesine konu edilen çek yönünden imzaya itiraz davası açmış olsa bile iflas kararının kesinleşmesi karşısında artık imzaya itiraz davasının konusuz kalacağı da açıktır. Nitekim Yargıtay HGK uygulamasında da "borçlu olan şirket bakımından iflas kararının kesinleşmesi halinde borçlu aleyhine yapılan takibin ve buna bağlı olarak icra mahkemesinde görülen imzaya itiraz incelemesinin de düştüğü kabul olunmaktadır. Müflis hakkındaki iflas kararı kesinleşirse, iflasın açılması ile durmuş olan takipler düşer, yani hükümsüz kalır. Bu takiplere dayanarak borçlunun malları haczedilmiş idi ise, bu hacizli mallar kesin olarak iflas masasına girer (İİK m. 186/1). İflasın kesinleşmesi ile düşen takiplerle ilgili itirazın incelenmesi (İİK m.169/a, 170) talepleri de düşer. Başka bir anlatımla icra mahkemesi, artık bu talepler hakkında inceleme yapıp karar veremez. (Yargıtay HGK...E. ...K.sayılı kararı) Yukarıda anılan kanun hükümleri ve Yargıtay HGK uygulaması karşısında bu aşamadan sonra müflis şirket hakkındaki iflâs kararı kesinleşmekle davalının imzaya itiraz nedenine dayanabilmesi mümkün değildir. Kaldı ki imza ile ilgili icra hukuk mahkemesi karar vermiş olsa dahi bağlayıcılığı bulunmayacaktır. Zira yargısal uygulama gereği bu karar davalı lehine bitse dahi kesin hüküm niteliğinde değildir. Müflis şirket dahi bu noktada kendi lehine kesin hüküm doğurabilecek menfi tespit davası dahi açmamıştır. Bu durumda davacının alacak talebine konu, olan ayrıca adı geçen icra takibinde dahi belirtilen çekin kayıt kabul davası açısından önemi yadsınamaz. Buna göre dava, kayıt kabul istemine ilişkin olup dosya kapsamına göre davacı, müflis şirket aleyhine, adı geçen çekle ilgili takip yapmıştır. Adı geçen raporlardan anlaşılacağı üzere çek taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müflis davalı tarafından dava dışı ...Firmasına şirkete ciro edilmiş, akabinde ise dava dışı şirket tarafından ise ticari ilişkiler nedeniyle davacı şirkete ciro olunmuştur. Davacı gerek iflas müdürlüğüne yönelttiği talep aşamasında ve gerekse dava aşamasında adı geçen icra takibine konu etmiş olduğu çekle ilgili kayıt kabul talebinde bulunmuş olmakla, davacının adı geçen çek ile ilgili ve mevcut ilişkiler çerçevesinde alacaklı olup olmadığı üzerinde durulması gerekmektedir. Mahkememizce atanan bilirkişi marifetiyle öncelikle ... İlçesinde bulunan davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, akabinde müflis davalı şirket defterleri ve ayrıca dava dışı şirketin dahi dahil olduğu ilişki kapsamında davalı şirketin, dava dışı şirket ile ilgili Ba Bs formları ve dayanak faturalar dahi incelemiş, birleştirici yönde rapor alınmıştır. Birleştirici yönde rapor sunan bilirkişinin 05/09/2023 tarihli raporuna göre dava konusu çekin keşidecisi olan davalı müflis şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda, çekin müflis şirket tarafından adı geçen dava dışı şirkete verildiği, akabinde ise davacının dahi dava dışı bu şirket ile olan ticari ilişki çerçevesinde faturaları düzenleyerek iflas müdürlüğüne bildirimde bulunduğu, buna göre davacının alacaklı konumuna eriştiği, zira müflis şirket kayıtlarında dahi davacının dava dışı olan şirkete 2.477.928,16 TL borçlu gözüktüğü, bu borç çerçevesinde davacıya ciro edilen çekin temel bir ilişkiden kaynaklı olduğu, buna göre 26/01/2023 kök raporda "davacının kayıtlarına ilişkin mahkemece alınan talimat raporunda davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.ile olan ticari ilişkisi kapsamında 01/08/2018 tarihinde tahsilat makbuzu ile 31/10/2018 keşide tarihli 66.647,67 Avro bedelli çekin dava dışı ... şirketinden alındığının ve 66.647,67 Avro bedelli çekin ödenmemesi nedeniyle şüpheli alacaklar hesabı altında dava dışı ... şirketinin borcu olarak kayıtlarda mevcut olduğu, davalı müflis şirketin f-bellek ve bir kısım defterlerinin savcılık dosyasına gönderilmesi nedeniyle müflise ilişkin tüm kayıtlara rapor tanzim aşamasına kadar ulaşılamamış olduğu, yine dava dışı ...A.Ş.tarafından da incelemeye kayıt sunulmadığı, ... 14.İcra Hukuk Mahkemesinin ...E.sayılı dosyasının akıbetinin henüz rapor tanzim aşamasında tespit edilememiş olduğu, ... 19.İcra Müdürlüğü ...E.sayılı icra dosyasına konu 66.647,67 Avro bedelli çekte davacının yetkili hamil olduğu, davacının mevcut ticari ilişki çerçevesinde alacağına karşılık çekin alındığı, tüm bu hususların usulüne uygun defter ve dayanak belgeleri kapsamında tespit edildiği, çek bedeli, çek tazminatı ve çek komisyonu toplamı olan 75.309,67 Avro talebiyle bağlı alacağının iflas tarih itibariyle TL karşılığının 669.811,74 TL olup hesaplanan kayıt kabule konu edilebilecek tutar olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava, kayıt kabul istemine ilişkin olup dosya kapsamına göre davacı müflis şirket aleyhine adı geçen çek ve ferileriyle ilgili kambiyo senedine mahsus yolla takip yapılmıştır. Müflis şirket hakkında 17/09/2020 tarihi itibariyle iflas kararı oluşturulmuştur. Oysaki davacının kayıt kabul davasına esas olunan çek dahi 31/10/2018 tarihli olup karşılıksız çıkan bu çek ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi iflas kararından yaklaşık iki yıl önce yapılan takipte müflis şirketin borçlu olmadığına dair davacıyı bağlayacak bir kesin hüküm dahi bulunmamaktadır. Celbedilen kayıtlar, belgeler, alınan kök ve rapor içerikleri, ayrıca açıklanan tarihler dahi dikkate alındığında çekin muvazaalı olarak davacının eline geçmediği, gerçek bir cironun olduğu öncelikle anlaşılmaktadır. Zaten gerek davacı şirketin gerek müflis şirketin ticari defter ve kayıtları gözetildiğinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin dava dışı şirket ile olan ticari ilişki dolayısıyla ve dolaylı şekilde ortaya çıktığı, müflis şirketin dava dışı şirketten mal aldığı, buna mukabil bu davaya dahi konu edilen çekin dava dışı olan şirkete teslim edildiği, çekin gerek bu şirketlerin gerekse davacı şirketin defter ve kayıtlarında açıkça yer aldığı, ödenmediği, karşılıksız kaldığı ise yapılan muhasebesel tespitlerden açıkça anlaşılamktadır. Bu haliyle müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarının dahi usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarının ve ayrıca vergi müdürlüğünden celbedilen ba bs formlarının HMK m.220 m.222 hükümleri dikkate alındığında müflis şirket aleyhine ve ancak davacı lehine delil niteliği bulunduğu, müflis şirketi bağlayacağı Mahkememizce kabul olunmuştur. Öte yandan müflis şirketin söz konusu çekten dolayı borçlu olduğu, imza ile müflis lehine karar olmadığı çeki ticari defterine kayıt olunduğu tarih ile iflas tarihi arasındaki uzun süre karşısında bu çekin mevcut ticari hayatın olağan akışı içinde bir borcun ifası için verilmiş bir çek niteliğinde bulunduğu Mahkememizce anlaşılmıştır. Öte yandan "her ne kadar çek, tek başına kayıt kabul davasında alacağı ispata yeterli değil ise de çekin keşide ve takip tarihinin iflastan önceki tarihi taşıması, borçlu tarafından takibe itiraz edilmeyip, ödendiği iddiasıyla herhangi bir itiraz ve dava konusu dahi olmayıp takibin iflastan çok önceki yıllarda kesinleşmiş olması gözönüne alındığında davacının dava konusu çeke dayalı olarak kayıt kabul talebinde bulunabileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda, bir an için müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarıyla çekin verilmesinin nedeni temel ilişkinin anlaşılamamış olsa dahi çeke dayalı olarak, kayıt ve kabulü gereken miktar olarak hesaplanmış rakam üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekli ve mümkündür." (Yargıtay 23.HD ...E. ...K.sayılı kararından hareket edilmiştir) Bu çerçevede söz konusu çek alacağı, çek tazminatı, çek komisyon bedel toplamının 75.309,67 Avro olduğu, iflas tarihi itibariyle yapılan hesaplamada ise bu miktarın TL karşılığının efektif satış kuru dikkate alındığında 669.811,74 TL olduğu hesaplanmıştır. Kaldı ki irdelenen durum karşısında bilirkişinin kök ve ek raporu gerekçeli, ara karar içeriklerine uygun ve denetime elverişli olup itibar edilmesine engel herhangi bir durum mevcut değildir. Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde 734.262,00 TL tutarın kayıt ve kabulünü talep etmiş ise de davacının kayıt kabul aşamasında talep etmiş olduğu rakam 75.309,00 Avro olarak belirtilmiş olmakla her halükarda buradaki talep miktarının geçilebilmesi mümkün değildir. Esasen Yargıtay 6.HD uygulamasında da kayıt kabul aşamasında davacı hangi miktarı talep etmiş ise bu talep ile sınırlı olarak görülebilmesi ancak mümkün olabilecektir. HMK m.31 kıyasen uygulanacaktır. Zira kayıt kabule esas olan miktar red olan miktardır. Bu arada belirtmek gerekir ki davacının kayıt kabul aşamasında kaydını talep etmiş olduğu toplam miktar 75.309,67 Avro'dur. Bu alacağın iflas tarihi itibariyle çevrilmesi gerekmektedir. Zira Yargıtay 23. HD'nin yerleşik uygulamalarında kabul olunduğu üzere "Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir.(Kuru B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sayfa 1244) İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08.05.1997 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı ile Dairemizin 11.03.2014 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı bu yöndedir".(Yargıtay 23. HD'nin ...E. ...K.sayılı ilamı) O halde, Mahkememizce itibar olunan kök ve ek raporda da belirtilmiş olduğu üzere alacağın iflas tarihindeki TCMB efektif satış kur karşılığı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerek Yargıtay gerek doktrin görüşlerine uygundur. O halde bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine itibar edilmesi gerekir. Öte yandan 05/09/2023 tarihli ek rapor davalı iflas müdürlüğüne tebliğ edildiği halde somut vakıalara ve hesaplamalara davalı olan bir itiraz dilekçesi sunulmamıştır. Bu durum davalı müflis şirket aleyhinedir. Nitekim Yargıtay birçok kararında, bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilmemesinin, hatta süresinden sonra açıkça itiraz olsa dahi bilirkişi raporunun kabul edilmesi olarak yorumlamakta, bu noktada itiraz etmeyen aleyhine ve karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu kabul olunmaktadır. (Yargıtay HGK 07/06/1985 tarih ve ...E. ...K.sayılı, Yargıtay 4.HD 18/10/1976 tarih ve .... .... ve benzeri kararlar) Oysaki tebliğ edilen kök ve ek raporlara rağmen davalı müflis şirket vekilinin somut ve açık bir itirazı dahi mevcut değildir. Yapılan açıklamalar karşısında davacının davasının kısmen kabulüne, 669.811,74-TL alacağın, ... 1.İflas Dairesinin ...iflas sayılı dosyasına istinaden açılan masaya -diğer çek borçlusu ... Şirketi'nin varlığı ve ayrıca ... 19.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasının varlığı karşısında bu şirket ve bu icra dosyası göz önünde tutularak tahsilde tekerrür olmamak üzere- 4.sıra alacak olarak kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının 669.811,74-TL tutarındaki alacağının kayıt ve kabulüne karar verildiğinden ve bu miktar ve nispette olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısına katılmasına tedbiren izin verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 669.811,74-TL alacağın, ... 1.İflas Dairesinin ... iflas sayılı dosyasına istinaden açılan masaya -diğer çek borçlusu ...Şirketi'nin varlığı ve ayrıca ... 19.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasının varlığı karşısında bu şirket ve bu icra dosyası göz önünde tutularak tahsilde tekerrür olmamak üzere- 4.sıra alacak olarak kayıt ve kabulüne, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacının 669.811,74-TL tutarındaki alacağının kayıt ve kabulüne karar verildiğinden ve bu miktar ve nispette olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısına katılmasına tedbiren izin verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30TL harcın mahsup edilerek 368,30TL bakiye ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından harcanan 390,00TL tebligat posta masrafı, 59,30TL başvuru harcı, 3.650,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.099,30 TL yargılama giderinden davanın kabul nispetine göre (%91) 3.730,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Dava kısmen kabul edildiğinden ve davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dava kısmen red edildiğinden ve davalı vekil ile temsil edildiğinden, yürürlükte olan AAÜT gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip