İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/575 E. 2020/809 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/575
Karar No
2020/809
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/575 Esas - 2020/809 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/575 KARAR NO : 2020/809 HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI :... KİMYEVİ MADDE VE PETROL ÜRÜNLERİ NAKLİYE OTOMOTİV SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... VEKİLİ : Av. ... - [16826-28379-.....] UETS DAVALI : ... GRUP BELGELENDİRME A.Ş - 19 Mayıs Mah. Çimenli Sokak No.10, A1/1 Nilüfer/ BURSA DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/06/2019 KARAR TARİHİ : 02/12/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... Grup Belgelendirme A.Ş. ile TS EN ISO/IEc 17024 standardına göre adayın uygunluk değerlendirmesi ve mesleki yeterlilik kurumunun oluşturmuş olduğu ulusal yeterlilikleri kullanarak belgelendirilme hizmetlerinin yapılması amaçlı hizmet sözleşmesi yapıldığını, yapılan sözleşme kapsamındaki hizmetin bedeli olan 27.600 TL davalı şirket hesabına 08.11.2017 tarihinde havale edildiğini, ücretinin ödenmesine rağmen sözleşmenin tarafı olan davalı şirket edimini yerine getirmemiş, belgelendirme hizmetinde bulunmadığını, bu kapsamda yapılan ödemenin geri alına bilmesi adına davalı şirket hakkında Bursa 14. İcra Dairesi’nin 2018/.... Sayılı dosyasıyla 27.600,00TL’lik ödemenin geri alınmasına ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendilerine tebliğ edilen icra takibine 18.09.2018 tarihinde itiraz etmesi neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava şartı olması nedeniyle arabuluculuk kurumuna başvurulmasına rağmen davalı taraf toplantıya gelmemiş olup, arabulucu tarafından yapılan çağrı ‘adresten ayrılmıştır’ şerhiyle iade edilmiş olduğundan telefonla ulaşılmaya çalışılsa da iletişim sağlanamadığını, neticeten davalı taraf kaynaklı olarak müzakere yapılamadığını, davalının sözleşme yaptığı, hizmet verme yükümlülüğü altına girdiği, hizmet bedelinin ise peşinen ilgili hesaplarına gönderildiği ancak bunlara rağmen hiçbir hizmet alınamadığı sabit olduğunu, buna rağmen yapılan arabuluculuk toplantısı da davalı tarafın katılmaması neticesinde sonuçsuz kaldığını, bu nedenlerle davalı şirketin 18.09.2018 tarihinde ki itirazının iptali ile alacağın % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyası, hizmet sözleşmesi, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 25/05/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 18/09/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerinin yargı çevresi dışında olması sebebiyle Bandırma Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak, davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. SMMM bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu 01/07/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı defterlerinin tasdik ettirilmesi zorunlu olan defterlerden olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve HMKnun 222.maddesine uygun olduğu, davalının borcunun ana parasının 27.600 Tl olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirket ile hizmet sözleşmesi kurulduğu, davacı tarafından banka yoluyla avans ödemesi yapıldığı, ancak davalı tarafından hizmetin verilmediği ileri sürülmekle, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 01/07/2020 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve sözleşme kapsamında hizmetin verildiğinin, edimin ifa edildiğinin ispat yükü davalıda olup ispat edilemediğinden davalının takip tarihi itibariyle 27.600TL davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla harcı yatırılan asıl alacak yönünden davanın kabulu ile davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile davalı tarafın 7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-11. Maddesi uyarınca arabuluculuk toplantısına katılmadığından yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 27.600 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte devamına, 2-İ.İ.K nun 67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 olan 5.520 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.885,36 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 471,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.414,02 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 600,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 232,60 TL olmak üzere toplam 832,60 TL ve 471,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.303,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/12/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip .. ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/575, K. 2020/809, T. 02.12.2020, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-575-e-2020-809-k-f3b8a389310d