İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/336 E. 2025/375 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/336
- Karar No
- 2025/375
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/336 Esas KARAR NO:2025/375 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/05/2025 KARAR TARİHİ:27/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; belirlenen cezanın yasayla konmuş olduğu, ne mahkemenin ne davalının takdir hakkının olmadığı, 6001 s.k.'nun m.30/5 hükmü uyarınca, geçiş ücretiyle beraber 4 katı tutarında cezaya hükmedileceği, cezanın hukuka ve Anayasaya uygun olduğu, belirlenebilir ve belirlilik ilkesine de uygun olduğunu, ödemesiz geçişi izleyen on beşinci günden itibaren yasa gereği temerrüde düşüldüğü, bu tarihten itibaren faiz işlemeye başlayacağını, İşlemiş faize ilgili yasa gereği KDV tahakkuk edeceğinden KDV alacağının da talep edilebileceğini, Yasanın açık ifadesi karşısında cezanın idari para cezası olmadığını, Davalı tarafın ödeme olgusunu ispat etmesi gerektiği, ihlalli geçişlere binaen, işletmeci şirketlere yüklenmiş olan bir bildirim yükümlülüğünün olmadığı, araç sahiplerine ayrıca bir bildirim - ihtar - uyarı yükümlülüğünün bulunmadığını, Geçiş ücretleri ve cezalardan araç maliklerinin sorumlu olduğunu, Ceza miktarının Kanun düzenlemesi olduğundan davalı tarafından bilinmesi gerektiği, 'Kanunu bilmemek mazeret sayılamaz.' kuralı gereği tebligata gerek olmadığını, geçiş ücretini ödediğini iddia eden tarafın bu iddiasını kanıtlaması gerekiğini, otomatik ödeme talimatı vermenin borcu ödemek anlamına gelmediğini, bankanın görevini yerine getirip, borcu ödeyip ödemediğini kontrol yükümlülüğünün yine, herkesin hesaplarındaki gelir giderleri kontrol yükümlülüğü kapsamında, borçlu da olduğu vurgulandığını bildirip, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile, geçiş ücreti ve gecikme cezası olmak üzere toplam 1.907,75 TL Asıl Alacak ile bu alacağa dava tarihinden önce işlemiş Faiz (3.172,40 TL) ve KDV (634,48 TL) yönünden alacağın tahsiline karar verilmesini, müvekkili alacağına dava tarihinden itibaren ticari avans faizine hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalı borçludan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Davalı ... ... )'un Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir. ... Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, Davalı ... ... )'un Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir. Odunpazarı Vergi Dariresine müzekkere yazılarak, Davalı ... ... )'un Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Dava, alacak talebine ilişkindir. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Somut olayda davalı hakkında tacir araştırılması yapılmış ve davalının esnaf olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusunun mutlak ticari davalardan olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle dava, mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığından mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025 Katip ... Hakim ...