İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/472 E. 2025/452 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/472
Karar No
2025/452
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/472 Esas KARAR NO : 2025/452 DAVA : Rödevans sözleşmesinin feshine ilişkindir. DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 DAVA : Davacı asil mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde özetle, ... ili ... ilçesinde bulunan Ruhsat NO: ... ve ER NO: ... ruhsat numaralı maden ocağının ortak işletilmesi hususunda ...A.Ş. ile Şahsı ... arasında yapılmış 10.02.2016 tarihinde ön sözleşme EK'te mevcut olduğunu, bu sözleşmenin yapılmasının sebepleri arasında , ortaklığın yapıldığı tarihle idare tarafından ... ...(maden ocağı kiralama usulü) çalışmasında ... alan tarafın idarece sorumlu olarak tanınmaması, ruhsatın tarafınca devir süreci, ortaklıkta görev dağılımlarını edimleri belirleme, eskiye dair tarafınca yapılan masrafların şahsına ödemelerin tespit edilmesi olduğunu, önemli hususun sözleşmenin yapıldığı tarihte rodavanscının idare tarafından muhatap görülmemesi, ruhsat devrinin zorunluluk halinde yapılmış olması olduğunu, ... alan idare tarafından sorumsuz, ruhsat sahibinin sorumlulukları yerine getirmekle yükümlü tutulması çalışma yapan tarafından yapılan hata yanlış işlemlerden ruhsat sahibi olarak sorumlu olmamanın amaçlandığını, tehlikeli işler statüsünde olanı madencilik faaliyetlerinde çalışma yapanın güvenlik önlemlerini alması hususunun gerektiğini, maden ocağı işletmek üzere yapılan sözleşme üzerine , karşı tarafa çıkartılan tebligatların cevap verilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ettiklerini ayrıca davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşmenin 14.maddesi gereğince ... 'a devir edildiğini, sözleşmenin 2.maddesinin davalı tarafça ihlal edildiğini, arge çalışmalarının bitirilmesinin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen herhangi bir arama faaliyetinde bulunulmadığını, 2023 yılının Nisan ayından önceki bir tarihte davalı tarafın çalışmasına sonlandırdığını, sözleşmenin 3/16 maddesi gereğince ruhsatın tarafına devri gerekmesine rağmen davalı tarafın bu hususta bir girişim faaliyetine ve iletişime geçmediğini, masraflarını karşılayarak ruhsat haklarını tarafına devir etmekten kaçındığını, davalının yatırım yapmadığını, proses tesisini kurmadığını, edimini yerine getirmediğini bu nedenle de sözleşmenin feshi gerektiğini, sözleşmenin 3/13.maddesine göre "... ve ... bahse konu ruhsat sahasındaki yapılacak madencilik faaliyetlerinde %50 şer hisse oranı ile kar payı ortağı olacaktır. Bu ortaklık aynı hisse oranları ile mevcut ruhsat sahası dışındaki başka kaynaklardan getirilecek cevherlerin de bu sözleşme konusu saha ile ilgili kurulacak olan proses tesislerinde işlenerek elde edilecek nihai ürünler için de geçerlidir. " denildiği sözleşmenin 3/17.maddesinde "Ruhsat sahasında rezerv tespili ve işletme planları tamamlandıktan sonra kurulacak olan tesisten yapılacak maden üretiminin satışından etde edilecek kar payı dağıtımı ortaklar arasında eşit oranda (%50-%50) olacaktır. Sözleşme kapsamı içindeki süreçte kar payı hesaplamaları ... ve ...'ın müşterek mütabakatı ile yapılacaktır." denilmesine rağmen, davalının bu madde gereklerini yerine getirmediğini, taraflar arasındaki bu sorunların dostane görüşmeler ile giderilmeye çalışıldığını ancak davalıya ulaşılamadığını, davalının 10/02/2016 tarihli ön sözleşmede bahsedilen işletme faaliyetleri için gerekli yatırımları yapmadığını, sözleşmenin 16.maddesine göre yatırım yapılmaması halinde ruhsat haklarının kendisine devir edilmesi gerektiğini ancak davalının devirden kaçındığını, geçen arama faaliyetlerinin tüm çalışmaların bitirildiği üstüne 3 yıldan fazla süre geçtiği halde davalının; Maden ocağında işletme faaliyet göstermeme edimi yerine getirmeme, ruhsatı devretmeme edimi yerine getirmeme, zenginleştirme proses tesisini yapmadığından, edimi yerine getirmeme, dostane görüşmeye cevap verme edimi yerine getirmeme, yatırım yapmama edimi yerine getirmeme, ortak çıkarları koruma gözetme edimi yerine getirmeme eylemleri nedeniyle ortak işletme amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini, kendisinin sözleşme gereğince üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ... Ruhsat NO: ER NO ... 4. Grup maden işletme ruhsatının sözleşmeye dayalı ...A.Ş.'ye devirini yaptığını ancak davalının yukarıda açıklandığı şekilde sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini belirterek söz konusu sözleşmenin haklı sebeple feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, maden ocağı işletme (Rödevans) sözleşmesinin feshine ilişkindir. Deliller ; Dava dilekçesine eklenen 10/02/2016 tarihli ... İli RN-... (ER.NO ...) Nolu Saha Hakkında Genel Konulara Ait Ön Sözleşme Dava dilekçesindeki ifadelerden ve ekindeki sözleşme incelendiğinde davanın maden ocağı işletme (Rödevans ) sözleşmenin feshine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bir sureti dosya içerisine bırakılan İstanbul BAM 36 H.D. 31/10/2024 tarih 2024/2976 esas 2024/2479 karar sayılı ilamda da belirtildiği üzere ; "Somut olayda, davacı taraf arasında imzalanan 28.06.2021 tarihli maden ocağı işletme (rödavans) sözleşmesinin uzatılmasına dair ek sözleşme yapıldığını belirterek, ...'e davacının ödediğini beyan ettiği idari para cezasının tahsilini sözleşme kapsamında davalıdan tahsilini talep ettiği, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının arabuluculuğa ilişkin itirazlarının görevli mahkemede değerlendirileceği anlaşılmakla, davalının istinaf talebinin reddi gerekmiştir." denilmiştir. Dava ; taraflar arasında imzalanan rödavans sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin dilekçesinde de belirtiği gibi " Rödovans sözleşmesi, iki taraflı ürün kira sözleşmesi niteliğindedir. Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasında rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda; sözleşme hükümleri, 3213 sayılı maden kanununun ilgili hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı kabul edilmektedir." demiştir. HMK'nun 4.maddesinde "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler." denilmiştir. Ürün kirası , kira sözleşmesinin bir türüdür , bu nedenle yukarıda belirtilen istinaf kararında da belirtildiği üzere mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. HMK 114/C maddesi gereğince görev daha şartıdır. HMK 115 maddesine göre dava şartları davanın her aşamasında kendiliğinden değerlendirilir. HMK 4. Maddesine göre davaya Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-HMK 114/c ve HMK 115/1 ve 2 .maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın , dava şartı yokluğundan usulden reddine, Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birince mahkememizden yazılı olarak talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, HMK 20.maddesine göre iş bu karara karşı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birince kararı veren mahkememize başvurarak , dava dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesinin yazılı olarak talep edilmemesi halinde resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile taraflara ihtarına, 2-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verilmiştir. 01/07/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır ¸ ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/472, K. 2025/452, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-472-e-2025-452-k-34c575dd309c