İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/93 E. 2025/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/93
Karar No
2025/290
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/93 Esas KARAR NO :2025/290 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/02/2023 KARAR TARİHİ:24/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin distribütör ve davalı arasında 01/12/2016 imza tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında sözleşmenin ; "2. maddesi gereği davalı, Sözleşme süresince Sözleşme adresinde yazılı işyerinde müvekkil şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerini düzenlilik ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, satmayı ve bulundurmayı, 7. maddesi gereği, Müvekkil şirkete bildirim yapılıp yazılı onay alınmadıkça, Sözleşme süresince faaliyet alanın ve/veya nev'ini değiştiremeyeceği, Müvekkil şirketin yazılı muvafakati olmadan işletmenin başkasına devredilemeyeceği, •10/b maddesi gereği davalı bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı ve bira satışını azaltacak davranış ve eylem içerisinde girmemeyi," ve çeşitlice başkaca yükümlülüklerini kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin ve bayi distribütör tarafından sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamını eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen karşı tarafın sözleşmeye aykırı olacak şekilde sözleşmenin ilgili maddelerine aykırı davrandığının öğrenildiğini, davalının müvekkili şirket ile imzalamış olduğu sözleşme karşılığında genel katkı almasına ve çeşitli yükümlülükler altına girmesine rağmen sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, ayrıca cari hesap ekstreleri ve satış litre dökümünde de anlaşılacağı üzere davalı tarafça düzenli ve süreklilik arzedecek şekilde ürün alımı yapmadığını ve sözleşmenin ilgili hükümlerine aykırılık teşkil edecek eylemlerde bulunduğunu, bu sebeple öncelikle davalıya .... Noterliği 01/10/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmeye aykırı davranışlar nedeniyle sözleşme gereği ödenen yatırım tutarının iadesini ihtar ettiğini, ihtarnameye rağmen söz konusu bedellerin müvekkiline ödenmediğini, bu sebeple .... İcra Müdürlüğü2nün ... esas sayılı dosyası ile katlı bedeli iadesi, delil tespit davası ve ihtarname masraflarının ödenmesi talebiyle ikame ettikleri icra takibine davalının itiraz ettiğini, işbu davanın açıldığını, taraflar arasındaki 01/12/2016 başlangıç tarihli açık satış noktası sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca toplamda 15.000,00-TL bedeli davalıya ödendiğini, işleyiş itibariyle davalının satış desteğine ilişkin olarak ödenen genel katkı bedeline ilişkin bayi / distrübütöre fatura kesmekte olduğunu, sonrasında bu tutarın bayi tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğini, davalıya 15.000,00-TL katkı bedeli yapıldığını, cari hesap ekstresi ve banka ödeme kayıtları ile bayi müvekkili şikrete kestiği faturadan tespit edildiğini, buna ek olarak sözleşmenin 20. Maddesinde müvekkili şirketin her türlü zarar talep etme hakkı saklı kaydıyla, davalının Sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması veya Sözleşme hükümlerinden birini ihlal etmesi halinde aldığı katkı payını ödemenin yapıldığı tarihten itibaren T.C.Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte geri ödeyeceği ve ayrıca 30.000,00-TL (OtuzBin Türk Lirası) cezai şart ödeyeceği hükmüne havidir. Davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı davrandığı sabit olduğundan cezai şartın talep edilmesi zorunluluğu doğduğunu, Ayrıca davalı tarafın Sözleşme’ye aykırı eylemleri nedeniyle müvekkiline ait ürünleri tüketici talebine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almadığını ve bulundurmadığını, ürünlerin bulunurluğunun etkin ve süreklilik arz edecek şekilde gerçekleştirilmediğini ve azaltıldığını, ekte sunulmuş olan cari hesap ekstresi ve banka ödeme kayıtları ile bayi/distribütörün Müvekkili şirkete kestiği fatura ve satış litre dökümünden tespit edildiğinden Sözleşme’nin ihlalinden doğan ilgili maddeler uyarınca uyarınca katkı tutarı olan 15.000,00.-TL ’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz oranı ile birlikte iadesini, Sözleşme’nin 20. Maddesi uyarınca kararlaştırılan 30.000,00.-TL cezai şartın tahsilini, Borcun ödenmemesi sebebiyle takip başlatmadan önce yapılan ihtar masraflarını da talep ettiklerini, .Yargılama giderleri, harç ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Gebze mahkemeleri olduğunu, yetkiye itiraz ettiğini, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen alacak konularının zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazı bulunduğunu, davacı tarafın ekte gönderdiği sözleşme gereğince 15.000,00-TL yatırım tutarını faiziyle ve ayrıca sözleşme gereği belirlenen 30.000,00-TL cezai şartın da ödenmesini talep ettiğini, sözleşmedeki imzanın tarafına ait olmadığını, imzanın kendisine ait olmadığının açık gözle dahi tespit edilebildiğini, bu sebeple imza incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacı taraf ile ne yazılı nede sözlü olarak cezai şart ödenmesi yolunda bir sözleşme yapmış bulunduklarını, bu sebeple, dosyaya sunulan sözleşmenin geçersiz ve kurulmamış bir sözleşme olduğunu, davacı tarafın taraflarına yaptığı 15.000,00-TL'lik ödeme, 20.000,00-TL miktarındaki ürünün satışına dair olduğunu, davalı tarafça ödeme yapılması ve karşılığında belirtilen litredeki ürünün satılmasının söz konusu olduğunu, ancak kesinlikle cezai şart ile ilgili bir anlaşma yapmadıklarını, davacı taraf ile konuşmalarında ürün sayılı gerçekleştiğinde borcun da son bulacağını ve ödemenin geri talep edilemeyeceğini, işletmesini kapatmadan önce davacı tarafın da sunduğu gibi en az 11.900 LT ürün satışı yaptığını, daha sonradan ekonomik nedenlerle işletmesini kapattığını, haksız davanın esastan reddini, yazılı sözleşmede imzanın tarafın ait olmadığından yetki itirazının kabulünü ve dosyanın yetkili Gebze Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, zamanaşımı itirazları dolayısıyla davanın reddini, sözleşme üzerinde imza incelemesi yapılmasını ve taraflarınca yapılacak ürün satışlarının litre bazında değerlendirilmesini ve davanın kabulü halinde alacak miktarının buna göre belirlenmesi için dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER: ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/93, K. 2025/290, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-93-e-2025-290-k-d63da10808ac