İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/432 E. 2024/663 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/432
- Karar No
- 2024/663
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/432 Esas - 2024/663 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/432 Esas KARAR NO : 2024/663 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 24/06/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı yan arasında ticari başlangıç tarihi 2012 yılı olduğunu, davacı, davalı şirketten alüminyum rulo temin ederek başladığı ticaretini her yıl artan alımları ile devam ettirdiğini, ticaretlerinin başladığı tarih olan 2012 yılında ortalama 78 ton alım yapan davacı 2023 yılında ortalama 1500 ton alıma çıktığını, ticaretlerinin başladığı tarih olan 2012 yılından bugüne kadar davacı tarafından malın teslimini takip eden 1 hafta içerisinde davalı tarafa da çekler ibraz edildiğini, davacı tarafından alımının %60'ını karşılayan davalıya verilen çeklerin hepsi gününde eksiksiz ödendiğini, bunun yanında söz konusu çekler dışında davacı tarafından iş bu davaya konu olan ..... numaralı 100.000,00 USD bedelli, .... numaralı 200.000,00 USD bedelli, yine ... ait ... numaralı 60.000,000 USD bedelli, .... numaralı 600.000,00 USD bedeli ve ... ... numaralı 115.000,00 USD bedelli toplam 1.075.0000 USD bedelli teminat mektupları verildiğini, ancak davalı tarafından bankaya ibraz edilen herhangi bir çek olmamasına rağmen ve buna karşı karşılıksız ibaresini görmemesine rağmen 11.06.2024 tarihinde hiç bir neden olmaksızın banka teminat mektupları bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, davalı tarafından herhangi bir risk olmamasına rağmen banka teminat mektupları kötü niyetli olarak nakde çevrildiğini belirterek .... numaralı 100.000,00 USD bedelli, ..... numaralı 200.000,00 USD bedelli, ... ait ... numaralı 60.000,000 USD bedelli, ..... numaralı 600.000,00 USD bedeli ve ... ... numaralı 115.000,00 USD bedelli toplam 1.075.0000 USD olan 5 adet teminat mektubunun usul ve yasaya aykırı olarak 11.06.2024 tarihinde davalı yanca nakite çevrilmesi nedeniyle, işbu bedellerin tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı davasını ..... Mahkemesinde ikame ettiğini, oysa işbu davaya bakma yetkisi .... Mahkemeleri olduğunu, zira davalının ticari ikametgahı ve şirket merkezi ..... olduğunu, taraflar arasında özel yetki sözleşmesi bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki bir yararı olmaması gerektiğini, davalı tarafından davacıya alüminyum malzeme satıldığını, alüminyum tıpkı "altın" gibi bir emtia olduğunu, alüminyum borsası olan fiyatı dünya piyasalarında belirlenen ve her zaman ve hızlıca nakde çevrilebilme kabiliyetinde bir ürün olduğunu, bu nedenle sektörde "teamül" alüminyumun nakit alımı ve satımının yapılması olduğunu, ürünün niteliği gereğince, normalde nakit satışı yapılan bu mala karşılık teminat mektubu alındığını, davacı tarafından ileri keşide tarihli çekler de aynı şekilde davacı tarafından davalıya teminat olarak verildiğini davacının bu çeklerden 4 adedinin vadesi gelmesine rağmen karşılığının bankaya yatırılmaması ve bu çeklerin bedelinin haricen ödenmemesi ve davalının ödeme hususundaki taleplerinin karşılıksız bırakılması üzerine bahse konu teminat mektupları tahsil edildiğini, davacının, davalıya tahsil edilen teminat mektubu bedelleri kadar borcu olduğunu, davacının talebi ile çeklerin iade edildiği gerçeği karşısında davacının borcu karşılığı tahsil edilen teminat mektubu bedellerinin iadesini talep etmesi mümkün olmadığını, bu konuda hukuki yararının bulunmadığının ortada olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava; yanlar arasında süregelen mal satımına ilişkin ticari ilişkide davacı tarafından davalıya teslim edilen teminat mektuplarının haksız nakde çevrildiği iddiasına dayalı teminat mektupları bedelinin istirdadı talebine ilişkindir. Davalı yanın süresinde verilen cevap dilekçesinde mahkememiz yetkisine yönelik yapmış olduğu itirazı kapsamında yapılan değerlendirmede; taraflar arasında satım sözleşmesinin varlığı her iki yanın kabulünde olup HMK 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceğinin ifade edildiği HMK 6. maddesinde ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinin genel yetkili mahkeme olduğu kabul edilmekle davalı yanın ticari merkezinin ..... Mahkemesinin yetki alanında bulunan .... olduğu, davacını ticari merkezinin ise ..... olduğu görülmekle davanın ..... Mahkemesinde açılmasını haklı kılan bir yetki düzenlemesinin söz konusu olmadığı bu kapsamda seçim hakkının davalı tarafa ait olduğu anlaşıldığından genel ve özel yetkili mahkemelerin hiç birinde açılmamış olan iş bu davada davalı yanın süresinde yapmış olduğu yetki itirazının kabulü ile HMK 116/1-a ve 138 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı yanın yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin yetki yönünden usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ..... Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, 5-Gerekçeli karar tebliği sayılmamak ve yasal süreleri etkilememek kaydıyla HMK 27/2-a maddesi kapsamında hüküm özünün derhal taraflara bildirilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 01.10.2024 Başkan .... Üye .... Üye .... Katip ....