İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/549 E. 2024/960 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/549
- Karar No
- 2024/960
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... ASIL DAVA DOSYASINDA DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2021/... ESAS SAYILI DOSYASI DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali ASIL DAVA TARİHİ : 30/07/2021 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan alacak davası ile birleşen dosya itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL DAVA : Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... 3 İcra Müdürlüğü'nün 2015/... esas sayılı dosyasında, müvekkili tarafından davalı borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/... E.-2016/... K. Sayılı dosyası ile "takip konusu senedin incelenmesinde ödeme günü olarak rakamla '10/05/2015" ve yazıyla '15 Mayıs 2015' olmak üzere 2 farklı tarihin bulunduğu, bu yönüyle çift vadenin olduğu, çift vadeli senedin bono vasfını haiz olmadığı ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağını, iş bu sebeple İİK 170/a maddesi uyarınca ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... esas sayılı takibinin iptaline" karar verildiğini, takip dayanağı bononun keşidecisi ..., kefili ... olup 15/12/2015 tanzimli, 54.000,00€ bedelli bononun her ne kadar bono vasfına haiz olmadığı mezkur mahkeme kararıyla sabit olmuşsa da, davaya esas senet borç ikrarını içeren yazılı delil mahiyetinde olduğunu, 2011 ve 2014 yılları arasında satılan araç bedelleri ve yine ... Bankası (...)'nda kullanılan kredinin 21.01.2014 - 21.01.2015 tarihleri arası taksitlerinden doğan alacaklardan dolayı ödenmeyen müşteri çekleri ve senetlerden kalan bakiye ile ilgili alınan temliğe dair 07.11.2014 tarihinde taraflar arasında sözleşme imzalandığını, mezkür sözleşme tarafları, temlik devir eden/boçlu ..., temlik devir alan/alacaklı müvekkil ... olduğunu, ancak söz konusu sözleşmeye binaen taraflar arasında 15/12/2014 tarihinde keşide edilen senet bedeli borçlu tarafından ödenmediğini, yazılı borç ikrarı içeren senet uyarınca davalının davacı müvekkiline karşı borçlu olduğunun açık olduğunu belirterek 54.000 Euro alacağının davalılardan 15.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; borç doğurduğu iddia edilen 07.11.2014 - tarihli sözleşmenin hiç bir yerinde vekiledenin imzasının bulunmadığını, bu sözleşmenin ilk sayfasının imzasız ve sahte olarak düzenlendiği iddiasını yinelemekle birlikte 2.sayfasında bulunan imzanın da vekil edene ait olmadığını, dolayısıyla bu sözleşmeden kaynaklanan bir borç dahi olsa ki kesinlikle kabul etmediklerini, vekil edeni bağlayan ve vekiledenin sorumluluğunu doğuracak geçerli bir sözleşme ve imza bulunmadığını, dava dışı ... ve davacı ... ile imzalanan 20.11.2013 tarihli sözleşmenin tarafı olan vekil eden ...'ın bu sözleşmenin de ilk sayfası sahte olarak düzenlendiğinden şikayetçi olduğunu ve bu kişiler hakkında ... 18.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında evrakta sahtecilik sebebiyle dava açıldığını, şimdi de vekil edenin imzalamadığı bir sözleşme ile vekil edenin borç altına sokulmak istendiğini, davacı yanın dava dilekçesinde 54.000.-Euroluk alacağın kaynağı olarak taraflar arasında imzalandığı iddia ettiği ancak kendilerinin sahte olarak düzenlendiğini dile getirdikleri 07.11.2014 tarihli sözleşmeyi öne sürdüklerini ve bononun da bu sözleşmeye istinaden alındığını ileri sürerek bir borç ikrarı içerdiğini belirtmekte olduğunu, bir an için bu bonodan kaynaklanan alacağın söz konusu 07.11.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı düşünülse bile bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklar için de ... 16.İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine 12.03.2021 tarihinde ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, dolayısıyla sözleşmeden doğan alacaklar için derdest bir dava bulunmakta 54.000.-Euroluk alacak da bu davanın kalemlerinden biri durumunda bulunduğunu, yani açılan bu davada derdestlik itirazlarını da ileri sürdüklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN (... 3 ATM 2021/... ESAS SAYILI) DAVADA: Davacı ... Otomotiv...Ltd Şti vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket, iştigal ettiği alan gereği oto alım- satım işleri yapmakta olduğunu, davalı şirket ve davalı şirketi işleten diğer davalılar ... ile ... da oto-alım satım işleriyle uğraşmakta olduklarını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ya da diğer davalılara araç satışları gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkili şirketçe kendisine olan borçların ödenmesinde davalılar lehine ileri vadeler oluşturulmuş, çeşitli borç yapılandırmalarına imkan sağlanmış olup, davalı şirketin zorlandığı dönemlerde müvekkili şirket ya da yetkilileri tarafından çekilen kredi tutarları, taksitleri daha sonra davalılar tarafından ödenmesi taahhüdü ile davalı şirkete tevdii olduğunu, müvekkili şirket ile davalılar arasında 07.11.2014 tarihli adi yazılı sözleşme ile, davalıların çeşitli araç alım satımlarından, müvekkil şirket tarafından çekilerek davalılara tevdii olunan kredi tutarlarının ödemelerinden vs. kaynaklanan borçlar, alacağın temliki işlemleri, temliklerin karşılıksız kalmasının sonuçları, yine temlik dışı kalan alacaklar düzenleme görmüş olduğunu, yine bu sözleşmenin bağılı olarak, aynı gün ... 17. Noterliği'nin 07.11.2014 tarihli yevmiye no.lu alacağın temliki sözleşmesi yapılarak, davalı tarafın alacaklısı bulunduğu ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/..., ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/129, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/..., ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... sayılı dosyalar alacağı müvekkili şirkete temlik edildiğini, alınan temliklerin kısmen ya da tamamen ödenmemesi, tahsil olunamaması halinde davalıların zaten mevcut borçları nedeniyle 450.000-TL müvekkili şirkete borçlarının bulunduğu 07.11.2014 tarihli adi yazılı sözleşmede kayıt altına alındığını, 07.11.2014 tarihli adi yazılı sözleşmede vurgu yapılması gereken bazı yönler ele alındığında, şu hususların göze çarptığını, Müvekkile şirkete, ... 17. Noterliği'nde düzenlenen alacak devri belgesi ile yapılan temlikler; 2011-2014 yılları arasında müvekkil şirket tarafından davalı tarafa satılan araç bedellerinin, ... ... Şubesinden davalı şirket için müvekkil şirket tarafından çekilerek davalı tarafa verilen ve tamamı davalılaf tarafından ödenmesi gereken kredinin, 21.01.2014 - 21.01.2015 tarihleri arasını kapsayan taksitlerinin, yine davalı şirket ya da diğer davalılar tarafından müvekkili şirkete verilen ancak ödenmemiş olan müşteri çek ya da bonolarının karşılığını teşkil etmekte olduğunu, temlik alınan alacakların tahsili halinde bu kısımdaki alacaklar ödenmiş sayılacak, tahsil edilememesi halinde davalılar bu alacaklardan sorumludurlar ve sadece taraflar arasında açık hesap olarak nitelenen 56.000,00 TL kadar bir tutarın ödendiğinin varsayılacağını, tahsillerin kısmen ya da tamamen yapılamaması durumunda davalıların 450.000 TL tutarında müvekkili şirkete borçlu bulundukları kabul ve taahhüt edilmiş olduğunu, ancak gelinen aşamada, temlik alınan dosyalardan çok cüz'i tahsilat yapılabilmiş ise de, söz konusu dosyalardan tahsil imkanının kalmadığını, yine ayrıca; ... ... Şubesi'nden çekilerek davalı tarafça kullanılan kredinin 21.01.2015 sonrasına dair 15.000-TL'den ibaret taksit tutarları ise, taksitler tümden bitene değin her ayın 21'inde düzenli olarak davalılarca bankaya ya da müvekkili şirkete ödeneceğini, davalıların temlik verdikleri dosyalar dışında kalan 110.000,00TL. tutarındaki ayrık tutulan ve davalılar tarafından müvekkil şirkete yapılması gereken ödeme, müvekkil şirkete davalılar tarafından devir ve teslimi yapılacak araçlar ile ayni olarak gerçekleştirileceğini, ancak - davalılar tarafından böyle bir ödeme söz konusu olmadığını, temlik işlemi sonrası, temliklerin dışında kalan ve davalıların ödemekle yükümlü bulunduğu yine ayrıca 54.000 Euro'luk bir borç bulunmakta olduğunu, yine davalıların temlik verdikleri dosyalar dışında kalan 190.000 TL gibi ayrık tutulan ve davalılarca ödenmesi gereken bir bedel daha bulunmakta olup buna karşılık da, söz konusu tutar bitene değin davalılarca her ay 16.000 TL.'lik taksitler halinde müvekkili şirkete ödeme yapılması gerekmekte olduğunu, davalıların müvekkili şirkete olan borçları nedeniyle aleyhlerinde ... 16.icra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalılar; yukarıda açıklaması yapıldığı üzere, müvekkile olan borçları başlatılan takip tutarının çok çok üzerinde bulunduğu bütün detayı ile ortada olduğu halde takibe süresinde yapmış oldukları itirazları ile müvekkil şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını ileri sürdüklerini, aynı zamanda yetki İtirazında da bulunduklarını, müvekkili tarafça her ne kadar arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, anılan bu sebeplerle; davalıların icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP; Davalılar vekili cevap dilekçesinde ; Her üç davalının da ikametgahı ... ili olduğunu, taraflar arasında her hangi bir yetki sözleşmesi de bulunmadığını, bu nedenle öncelikle ... icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olmaması sebebiyle, yetki itirazında bulunduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise, esasa ilişkin beyanında; davalı ... Otomotiv İnşaat Taşımacılık Temizlik Yemek Hizmetleri San. Tic . Ltd. Şti. açısından husumet itirazında bulunduğunu, gerek sözleşme içeriğinden gerekse imzaların istiklali ilkesi gereği atılan imzalardan anlaşılacağı üzere, şirket imzası bulunmaması nedeni ile, bu borçlunun sözleşmeden kaynaklanan her hangi bir sorumluluğu ve borç ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, bu nedenle bu davalıya karşı husumet yöneltilemeyeceği gibi davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, taraflar arasında eskiye dayalı olarak oto alım satımı nedeni ile ticari ilişki bulunmakta olduğun, bu ticari alım satım nedeni ile vekil edenlerden ... ve oğlu ... davacı ... Oto'nun sahipleri olan ... ve ...'e borçlanmış ve aralarında borç yapılandırılmasına yönelik 20.11.2013 tarihli sözleşme imzalanmış olduğunu, bu sözleşme hükümlerine göre ... ... şubesinden ... Otomativ adına çekilen kredi ile borç kapatılarak, taksitler vekil edenler tarafından ödeneceğini, bunun karşılığında, vekiledenler 7 adet gayrimenkulü borç ödendikten sonra geri alınmak üzere tapuda devir etmiş olduklarını, zaten davacı da dava dilekçesinin 2.bendinde çekilen bu krediden bahsetmiş ve aylık taksitlerinin 15.000.-TL olduğunu belirttiğini, daha sonra taraflar bu kredi sözleşmesindeki ödemelerden vazgeçerek aralarında 2.bir sözleşme yapmışlar ve tüm borcu bir ödeme planı içerisine alarak vekiledenler tarafından çek ve senetler verilmek sureti ile aralarındaki ilişkiyi bu yöne tevcih ettiklerini, ...-... ile vekiledenler arasındaki borç alacak ilişkisi 2.sözleşme ile yeni yükümlülüklere dönüştürüldükten sonra vekiledenler bu borçları da kapatarak borç-alacak ilişkisini sonlandırmış olduklarını, bu ödemelere dair tüm belgeler ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasına sunulmuş mahkemeye de ayrıca sunulacağını, vekil edenler tüm borçlarını kapatmalarına rağmen, taraflar arasında alacak-borç ilişkisi kalmamasına rağmen aralarındaki sözleşmeye istinaden teminat olarak verdiği gayrimenkulleri geri alamadığı için, sözleşmeye taraf olan ...-...'e ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ile dava açmış ve henüz dosyanın derdest olduğunu, bu davada ayrıca davalılar muvazaalı olarak gayrimenkulleri 3.şahsa devrettiğinden ... da davalı gözükmekte ve mahkeme tarafından gayrimenkuller üzerine tedbir konulduğunu, söz konusu davada davalılar delil olarak davaya konu 07.11.2014 tarihli sözleşmeyi ibraz etmişler ve ayrıca tarafların ilk borç-alacak ilişkisini doğuran 20.11.2013 tarihli sözleşmenin ilk sayfasını sahte olarak düzenleyerek dosyaya ibraz etmiş olduklarını, ibraz ettikleri sahte sözleşmeden dolayı, kriminal tarafından sahtelik belgelendiği için ...-... hakkında ... 18.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dava dosyası açılmış olduğunu, bu sözleşmelerin geçersiz ve sahte olduğuna ilişkin ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasına beyanda bulunduklarını, vekiledenlerden ... ve ... ile alacak-borç ilişkisinde doğuran ilişki nedeni ile imzalanan sözleşmenin tarafı dava dışı ... ve ... olduğunu, vekiledenlerin ... Oto ile alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, nitekim davacı yan dava dilekçesinde "müvekkili şirkete ... 17.Noterliğinde düzenlenen alacak devri belgesi ile yapılan temlikler, 2011-2014 yılları arasında müvekkil şirket tarafından davalı taraf satılan araç bedellerinin,... ... şubesinden davalı şirket için müvekkil şirket tarafından çekilerek davalı tarafa verilen ve tamamı davalılar tarafından ödenmesi gereken kredinin 21.01.2014-21.01.2015 tarihleri arasını kapsayan taksitlerinin..." ve yine ".... ... şubesinden çekilerek davalı tarafça kullanılan kredinin 21.01.2015 sonrasına dair 15.000.-TL'den ibaret tutarları ise,taksitler tümden bitene değin her ayın 2l' inde düzenli olarak davalılarca bankaya ya da müvekkil şirkete ödenecektir." ibarelerine yer verdiğini, bu nedenle aslında borç doğumunun ... ... şubesinden çekilen kredi olduğu kabul edilmiş olup, bu borç ilişkisi davacı şirket ile vekiledenler arasında değil, dava dışı ...-... arasında olduğunu, dolayısıyla alacak-borç ilişkisine davacı şirket taraf olmayıp davacı sıfatı da bulunmadığını, nitekim vekiledenlerin ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas numarasında kayıtlı davada vermiş olduğu ve borcun ödenmediğine ilişkin cevapta, iş bu davaya konu 07.11.2014 tarihli sözleşme ve sözleşmede yer alan yükümlülükler ileri sürülmüş olduğunu, Bu da göstermektedir ki, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi davacı şirkete ait bir alacak olmadığını, vekiledenler tarafından sadece 2 sözleşme imzalanmış olduğunu, ilk sözleşme aslı ve bunun hükümlerini bertaraf eden sahte sözleşme savcılık emanette olup, 2.sözleşme aslını da ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasına sunduğunu, 07.11.2014 tarihli ön sayfasında imzalarımızın bulunmadığı, taraflar arasındaki önceki sözleşmedeki hükümleri bertaraf edecek şekilde hükümler içeren sahte bir sözleşme fotokopisi ile aslında dava dışı ...-... ile vekiledenler arasında bir borç ilişkisi değil de, başkaca bir borç nedeniyle şirket alacaklıymış gibi alacak davası açılmış olduğunu, yani aslında 07.11.2014 tarihli bir sözleşme hiç imzalanmamış ve hüküm doğurmadığını, vekiledenler ... Oto'ya borçlandıkları bir sözleşme imzalamadıkları gibi, ilk sayfası imzasız olan bu sözleşme daha önce belirtildiği gibi vekiledenler ile ...-... arasında gerçekte imzalanan sözleşmeleri bertaraf edecek şekilde sahte olarak düzenlenmiş ve gerçek borcu göstermeyen sahte bir sözleşme oluşturulduğunu, ve bu sözleşme ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasına ...-...'e vekiledenlerin borçlu olduğunun delili olarak sunulduğunu, sözleşmeden doğduğu iddia edilen alacağın neye ilişkin olduğunun belirlenmediği, davacı yan dava dilekçesinde icra takibine konu ettikleri ve sözleşmeden kaynaklandığını iddia ettikleri 300.000.-TL alacağının olduğunu söylediklerini, yapılan icra takibinden bu alacağın vekiledenler tarafından davacı şirkete temlik edilen dosyalardan kaynaklandığı gözükse de, dava dilekçesi anlatımından bu alacağın neye göre hesaplandığı, neyin karşılığı olduğu kesinlikle anlaşılmadığını, bu borcun 190.000.-TL'sinin temlik edilen dosyalardan kaynaklandığı düşünülse bile(ki dosyalarda temlik edilen alacaklar bunun çok üstündedir.) temlik edilen dosyalar açık ve işlem gören dosyalar olduğunu, karşı yan bu dosyaları temlik alarak alacağı bu yöne tevdi etmiş ve ayrıca işlemler yapmış, borçlu mal varlıklarını haczettiğini, bu temliklerin ne zaman hükümsüz kalacağı, ne zaman vekiledenlere rücu edileceği, borcun kesin bir borç ikrarını içerip içermeyeceği, nezaman muacceliyet kespedeceği sözleşme içeriğinden anlaşılmadığını, dolayısıyla bir alacağın doğumu ve istenebilir hale gelmesi söz konusu olmadığını, yine dilekçe içeriğinden anlaşılan temlik dosyaları dışında kalan 110.000.-TLlik başka bir alacaktan bahsedilmekte olduğunu, bunun ayni bir ödeme olduğu, vekiledenlerin 1,2 veya 3 araç vereceği ancak bunun yerine getirilmediğinin belirtildiğini, ancak yine sözleşmenin ilk sayfasının 3.paragrafında "...yine 1-2 veya 3 adet araç verilecek ... ve ...'a yaklaşık 110.000.-TL değerinde yukarıda belirtilen rakamlar doğrultusunda bu temlikleri almış bulunduklarını, denmekte olup bunun vekiledenler açısından bir borç mu alacak mı olduğu, bu araçların vekiledenlere mi verileceği,yoksa vekiledenler tarafından mı verileceğinin anlaşılamadığını, bu anlatımın vekiledenler için bir borç doğurması ve bu anlama gelmesinin mümkün olmadığını, ayrıca yine cümlenin gelişinden eğer bu bir alacaksa bu alacak için de icra dosyalarının temlik alındığı söylenmekte olduğunu, kabul etmedikleri sözleşmenin vekiledenlerden ... açısından hüküm ifade edip etmeyeceği hususunda ise, borç doğurduğu iddia edilen 07.11.2014 tarihli sözleşmenin hiç bir yerinde vekiledenin imzası bulunmadığını, bu sözleşmenin ilk sayfasının imzasız ve sahte olarak düzenlendiği iddiasını yinelemekle birlikte 2.sayfasında bulunan imza da vekiledene ait olmadığını, dolayısıyla bu sözleşmeden kaynaklanan bir borç dahi olsa ki bunu kesinlikle kabul etmediklerini, vekiledeni bağlayan ve vekiledenin sorumluluğunu doğuracak geçerli bir sözleşme ve imza bulunmadığını, dava dışı ...-... ile imzalanan 20.11.2013 tarihli sözleşmenin tarafı olan vekileden ... bu sözleşmenin de ilk sayfası sahte olarak düzenlendiğinden şikayetçi olmuş ve bu kişiler hakkında ... 18.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında evrakta sahtecilik sebebiyle dava açılmış olduğunu, şimdi de vekiledenin imzalamadığı bir sözleşme ile vekileden borç altına sokulmak istenmekte olduğunu, tüm bu anlatımların ışığında vekiledenlerden ... Otomotiv İnşaat Taşımacılık Temizlik Yemek Hizmetleri San. Tic . Ltd. Şti. Açısından ortada borç doğurucu bir sözleşme bulunmadığını, davacıya borcu olduğu iddia edilen sözleşme sahte olarak düzenlenmiş ve taraflar ...-... ile vekiledenler ...-... arasında yapılan ve gerçekteki borç-alacak ilişkisini gösteren 2 adet sözleşmeyi bertaraf etmek için şirket alacaklı gösterilerek yapılmış olduğunu, sözleşmede yazılı hükümler muacceliyet kespetmiş istenebilir ve gerçek bir borç ikrarı içeren hükümler olmaktan çok uzak ve borç doğurucu hükümler olmadığını, vekiledenlerden ...'ın sözleşmenin hiç bir yerinde imzasının bulunmaması nedeni ile sözleşmeden doğan bir borç yükümlülüğü bulunmadığını, anılan bu sebeplerle; yetkisizlik nedeniyle iptal kararı verilmesini, aksi takdirde müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve ile ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 07.11.2014 tarihinde taraflara arasında imzalanan sözleşme, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... esas sayılı dosyası, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/... E.-2016/... K. Sayılı dosyası, 54.000 Euro bedelli senet dosyaya sunulmuş ve uyuşmazlık yönünden birden fazla heyetten kök ve ek raporlar alınmışsa da, uyuşmazlığa ilişkin delillerin değerlendirilmesi ve hukuki nitelendirme mahkememize ait olduğunda dosyanın geldiği aşama ve uzun süren yargılama dikkate alınarak her iki taraf vekillerin yeniden rapor alınmasına yönelik talepleri yerinde görülmemiştir.Asıl davada, davacı ..., kambiyo senedi vasfını haiz olmayan senede dayalı alacağın tahsilini istemiş, birleşen davada ise davacı ... Otomotiv..Lt Şti ise, protokole dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir.Öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerekli olup, taraflar arasında ticari ilişkinin ödünç verme, araç satışı, kredi kullanımı, taşınmaz devri, alacak temlikleri kapsamında gerçekleştiği ve bu kapsamda çeşit hukuki sebeplere dayalı borcun tasfiyesi için taraflar arasında protokoller tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya, her iki tarafça 20.11.2013 tarihli birinci sayfaları imzasız ve farklı sözleşmeler sunulduğu, bundan dolayı ...’ın müdahili, ... ve ...’in sanık olduğu, özel belgede sahtecilik sucundan ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/... E. sayılı dosyasından görülen ceza davasının sonucunda, suçun unsurları bulunmadığından sanıkların beraatine karar verildiği görülmüştür. Söz konusu sözleşmenin incelenmesinde, tarafların ..., ... ile ... ve ... olduğu, sözleşmenin 20.11.2013 tarihinde yapıldığı, ... ve ... tarafından 7 adet taşınmaz ... Bankasından kullanılan kredi karşılığında ... ve ...’e devredidiği, kredi tutarları 60 aylık taksitlerle ... ve ... tarafından ... ve ...’e ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödemeler tamamen yapıldıktan sonra, ... ve ...’a söz konusu 7 adet taşınmazın iade edileceği, kredi ödemesi tamamen yapılmadığı takdirde devredilen taşınmazlar konusunda hak iddia edilemeyeği, ... ili ... parselde bulunan 4 katlı gayrimenkul 65.000 Euro (150.000 TL) karşılığında ... tarafından satılmış olup noterden Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi gerçekleştirildiği, bu taşınmazla ilgili dava ... aşamasında olduğundan kararın olumsuz gelmesi halinde ... ... veya ...’e 65.000 Euro ödeyeceği her iki tarafça sunulan sözleşmede mutabık kalınan hususlar olduğu anlaşılmaktadır.Bu kez tarafları ..., ... ve ... olan “iş bu sözleşme” başlıklı bilatarihli sözleşmenin daha önce imzalanan 23.11.2013 tarihli 8 madde ve ödeme planından oluşan 690.000,00 TL kredi borcu sözleşmesine ek olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, sözleşmenin 2.maddesinde belirtilen ... ... ... Şubesinden alınan 690.000,00 tutarındaki kredi borcu ödeme planına uygun şekilde ... ve ... tarafından tamamen ödendikten sonra yukarıda zikredilen gayrimenkuller üzerinde haciz ve ipotek bulunması halinde bunlarda ... ve ... tarafından kaldırılmak suretiyle ... veya ...'a veya gösterecekleri 3.kişilere tapudan işlem yapılarak geri devredilecek, şartların yerine getirilmesi için ...'ın ve ...'ın bu borç bitiminden sonra aşağıda miktar ve tarihleri belirtilen çek ve senetlerin ödendikten sonra şartı getirilmiş olup ... ve ... bu şartı koşulsuz kabul edip, daha önce yapılan maddeden ve ödeme planından önceki 8 madde ve ödeme planındaki şartlara ek olarak yukarıda yazılı sözleşme bir bütün olarak sayılarak maddeleri birleştirilmiştir. 13.05.2014 tarihinde EURO kuru baz alınarak TL olan borç Euro ya çevrilmiştir. 107.000 Euro olarak hesaplanmıştır. ... Otomotiv Ltd.Şti adına tarihsiz 107.000,00 Euro senet alınacaktır. Bunun yanında, muhtelif tarihli olmak üzere her biri 25.000 TL bedelli çek ve senet olmak üzere 12 adet kambiyo senedinin alındığı belirtilmiştir. Bu kez, tarafları alacaklı taraf ..., ..., ... Otomotiv Ltd Şti, borçlu taraf ..., ... ve ... Otomotiv Ltd Şti, konusu “Temlik almak ve vermek” olan “Taraflar arasında yapılan sözleşmedir” başlıklı sözleşmede; temlik devir eden Devren ..., devir alan ... Otomotiv..Ltd Şti vekili ... olup, 2011 ve 2014 yılları arasında satılan araç bedelleri ve yine ... de kullanılan kredinin 21.01.2014-21.01.2015 arası taksitlerinden doğan alacaklardan ve ödenmeyen müşteri çekleri ve senetlerden kalan bakiye ile ilgili alınan temlik olduğu, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas; ... 2. İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas ve ... 3.İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyalardaki alacağın geçmişte taksitlerinin ödenmediği ... ... ... şubesinden krediden kalan borcu ile 2013 yılında kalan 56.000 TL açık hesap bakiye borcuna ve 12 x 25.000 TL 30.04.2014 tarihinden başlayan çekler ve senetler için alındığı belirtildikten sonra, tekrar yapılan yapılandırma sonucunda toplam 300.000 TL karşılığı 107.000 Euro bedelli senet alındığı ve karşılığında 12 x 25.000 TL bedelli çek ve senetlerin ...’a elden teslim edildiği, bu kez 107.000 Euro bedelli senetten 53.000 Euro tutarın mahsup edilmek suretiyle kalan 54.000 Euro tutarın kredi taksitlerinden sonra ödenmesinin kararlaştırıldığı, ayrıca 110.000 TL tutarında (1,2 veya 3 adet) aracın ... ve ...’a verileceğinin belirtildiği, ... ... şubesinden kullanılan kredinin 21.01.2015 tarihine kadar taksitlerinin ödenmiş sayılarak 21.02.2015 tarihinden sonraki kredi taksitlerinin ... ve ... tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, yine daha önce temlik edilen 190.000 TL tutarındaki temlikle ilgili olarak her ay 16.000 TL taksitler halinde ödenmesinin ve ödenmeyen taksitlerden ... ve ...’ın sorumlu olduklarının belirtildikten sonra, gerek sözleşmede anılan temlikler ve gerekse 190.000 TL bedelli temlikten ... ve ...’ın sorumluluklarının kabul edildiği, sonuç olarak; açık hesap bakiye 56.000 TL borç ile 21.10.2013 tarihinde kullanılan kredinin taksitlerinin 21.01.2015 tarihine kadar kısmının ödenmiş sayılacağı, bunun yanında ... plakalı BMW marka araçtan dolayı ....000 TL ile daha önceki müşteri senedinden kalan ....000 TL borcun kapatıldığı, 107.000 Euro bedelli senetten 53.000 Euro tutarın mahsup edildiği, ayrıca 110.000 TL tutarında araç devrinin öngörüldüğü, temlik alınan alacakların ödenmesi durumunda az önce belirtilen geçmiş borçların ödenmiş sayılacağı, temliklerin kısmen veya tamamen ödenmemesi durumunda, belirtilen bu borçlardan açık hesap borcu olan 56.000 TL dışındaki borçların ödenmemiş sayılacağı, dolayısıyla gerek kredi taksitleri gerekse yeniden alınan araçlardan ve ... plakalı araçtan ve yine müşteri senedinden kalan borcun ödenmemiş sayılacağı, temlik alınan icra dosyalarındaki 450.000 TL tutarında ... ve ...’ın sorumlu oldukları, temliklerin noterde alındığı belirtilmiş, sözleşmenin ilk sayfasında tarafların imzaların bulunmadığı, ikinci sayfasında ..., ... ile ... Otomotiv Ltd Şti unvanı altında ... ve ... imzalarının bulunduğu görülmüştür.Davalılar ... ve ... tarafından yukarıda sözleşme inkar edilmiş, imzalarının bulunduğu sayfadaki imzaların sahteliği ileri sürülmüştür. İmza inkarı yönünden mahkememize konusunda uzman grafoloji bilirkişisinden alınan 07.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, sözleşmede davalı ...’a atfen atılı imzanın bu davalının eli ürünü olduğu, diğer davalı ... adına atılı imzanın bu davalının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Taraflarca rapora itiraz edilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınması talep edilmişse de, dosya alınan bilirkişi raporunda imza incelemesinin belge aslı üzerinde, belge tanzim tarihinden öncesi ve sonrası imza örneklerine göre teknik ve bilimsel verilere göre belirlendiği, bu bağlamda denetime elverişli olduğu gibi her iki tarafın rapora itirazlarının da gerekçeli ve somut verilere dayanmadığı gözetilerek bu yöndeki taleplerinin reddi gerekmiştir.Öte yandan, davalılar tarafından 07.11.2014 tarihli protokolün ilk sayfasında imzalarının bulunmadığından kendilerini bağlamadığı ileri sürülmüşse de, sözleşmenin ilk sayfası ile ikinci sayfasının uyumsuz olmadığı gibi ilk sayfasında belirtilen hususların daha önceki taraflarca itiraza uğramayan sözleşmede mutabık kaldıkları hususlarla bağlantılı ve uyumlu olduğu anlaşılmakla hukuken geçerli sözleşmeye yönelik bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir.Bu açıklamalar ışığında, tarafların hak ve borçlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu bakımdan; öncelikle başlangıçtaki, yani 20.11.2013 tarihli sözleşmede; ... ve ... tarafından 7 adet taşınmazın ... Bankasından kullanılan kredi karşılığında ... ve ...’e devredildiği, kredi tutarları 60 aylık taksitlerle ... ve ... tarafından ... ve ...’e ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödemeler tamamen yapıldıktan sonra, davalıların taşınmazları iade alabileceği belirtilmiş, bu sözleşmeden sonra düzenlenen bila tarihli sözleşmede, davalıların kredi borcunu ödemesi yükümlülüğünün devam ettiği belirtildikten sonra, buna ek olarak, bu krediden dolayı davalıların ödemediği kısım ile 2013 yılında kalan 56.000 TL açık hesap bakiye borcuna karşılık 107.000 Euro senet yanında, muhtelif tarihli olmak üzere her biri 25.000 TL bedelli çek ve senet olmak üzere 12 adet kambiyo senedinin alındığı belirtilmiştir. 07.11.2014 tarihli protokolde ise, 107.000 Euro bedelli senetten 53.000 Euro tutarın mahsup edilmek suretiyle kalan 54.000 Euro tutar karşılığında senet alındığı, bu senedin de kredi ödemelerinin bitiminde ödenmesinin kararlaştırıldığı, bundan başka ayrıca 110.000 TL tutarında (1,2 veya 3 adet) aracın ... ve ...’a verileceğinin belirtildiği, ... ... şubesinden kullanılan kredinin 21.01.2015 tarihine kadar taksitlerinin ödenmiş sayılarak 21.02.2015 tarihinden sonraki kredi taksitlerinin ... ve ... tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, yine daha önce temlik edilen 190.000 TL tutarındaki temlikle ilgili olarak her ay 16.000 TL taksitler halinde ödenmesinin ve ödenmeyen taksitlerden ... ve ...’ın sorumlu oldukları, bu sözleşme kapsamında temlik alınan alacakların ödenmesi durumunda ise, gerek kredi taksitlerinin 21.01.2015 tarihine kadar kısmının ve gerekse yeniden alınan araçlardan ve ... plakalı araçtan ve yine müşteri senedinden kalan borcun ödenmemiş sayılacağı belirtilmiştir. Bu protokolde kararlaştırılan davalılara vermeyi taahhüt edilen araçların davalılarca gösterilen ve akrabaları olan Hatice ... adına noterde resmi devrinin yapıldığı da sabittir. Asıl dava yönünden yapılan incelemede;Dava konusu 54.000 Euro bedelli senedin keşidecisi ..., avalisti ..., lehtarı ... olup, senedin ödeme günü olarak rakamla “10/05/2015” ve yazıyla “15 Mayıs 2015” olmak üzere 2 farklı tarihin bulunduğu, bu durumda çift vadeli senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun sonucu olarak dava konusu senet kambiyo vasfına sahip değil ise de içeriği itibariyle davalı borçlu ... yönünden borç ikrarı mahiyetindeki adi yazılı borç senedi hükmündedir.Dava konusu senette ... veren konumunda olan ... yönünden ise; TTK'nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince "... veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da ... verenin taahhüdü geçerlidir". Bu hükme göre ... verenin, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebileceği düzenlenmiştir. (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/... K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara ... HGK nun 06.10.2020 tarihli ve 2017/- E., 2020/ K. sayılı kararında da değinilmiştir. Şekil eksikliğinden kasıt, kambiyo senedinin kanunda geçerlilik şartı olarak öngörülen herhangi bir şekil eksikliğinden dolayı geçersiz olmasıdır. Bononun şekil nedeniyle geçersiz olması halinde ... de hükümsüz olur (..., Kıymetli Evrak Hukuku, .... Baskı, Ankara 2017, s.193). Somut olayda da dava konusu senet kambiyo vasfına sahip olmadığından davalı ... ... tarafından verilen ... hükümsüz olduğundan bu davalı yönünden davanın reddi gerekmiştir.İspat yükü üzerinde olan davalı ... ödeme iddiasını yazılı delille ispat edemediği gibi cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığından 54.000 Euro bedelden sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir. 54.000 Euro bedelli adi senet, daha öncesinde ödenmesi noktasında 06.07.2015 tarihli noter ihtarına ve gerekse 21.07.2015 tarihli icra takibine konu olmuşsa da, adi senede bağlı borcun vadesinin kredi taksitlerinin bitimi olarak kararlaştırıldığı, dolayısıyla icra takip tarihi itibariyle temerrüt olgusunun gerçekleşmediği, temerrüt tarihinin kredi son taksit tarihi olan 21.07.2017 olduğunun kabulü gerekmiştir. Birleşen dava yönünden ise;... 16. İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı icra dosyasında, takip alacaklısı ... Otomotiv Ltd Şti, takip borçluları ..., ... ve ... Otomotiv Ltd Şti olup, 300.000 TL “07.11.2014 tarihli sözleşme gereği ödenmeyen bedellerin tahsilinin istendiği" takibin süresi içerinde itiraz sonucunda durduğu, icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmişse de, para alacağının tahsiline ilişkin olarak TBK m.89 ve HMK m.10 gereği, yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, davalıların 07.11.2014 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Az yukarıda yapılan ayrıntılı değerlendirmelerde de görüldüğü üzere, davalıların bankadan kullanılan krediden dolayı sorumlulukları bulunduğu sözleşmelerde kararlaştırılmış olmakla, kredi borcunu ödediklerini ispatla yükümlüdürler. Dosyaya sunulan ... Bankasından alınan kredi dökümü belgesine göre, 60 ay vadeli taksit ödemelerinin 05.12.2013 tarihinde başladığı, 21.02.2015 tarihinden sonra ödenmesi gereken taksit sayısı 45 olup kredi taksit tutarı 14.929,14 TL olduğu, dolayısıyla davalıların krediden kaynaklanan borcunun 14.929,14 x 45 = 671.811,30 TL’ye bağlandığı, davalıların dosyaya sunduğu ödeme belgelerinin bu tarihten sonraki bir ödemeye ait olmadığı ve yine davalılar vekili tarafından sunulan ... imzalı bila tarihli belgede; “... Oto Ltd.Şti. adına Kullanılan 670.000 TL (altıyüzyetmişbin TL) kredi taksitleri (1)3 adet yatırılmıştır.” denilmiş ve bu tutanakta “13” adet veya “3” adet taksit ödemesine ilişkin husus yönünden belge aslı üzerinde inceleme gerektirse de, bu husus eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, öte yandan; bu tutanak bila tarihli olup, tutanakta "3" veya "13" adet taksit ödemesinden söz edilmişse de, 21.02.2015 tarihinden sonraki taksit sayısının 45 adet olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan sözleşmelerde, davalıların kredi borcunun yanında ek olarak belirlen kredi taksitlerinin 21.01.2015 tarihine kadar ödenmeyen kısmı ile yeniden alınan (1,2 veya 3 adet 110.000 TL değerinde ki bu araçların noterde resmi satış ve devirlerinin yapıldığı ) araçlardan ve ... plakalı araçtan ve yine müşteri senedinden kalan borcun ödenmemiş sayılması, yani bu borçların davalılardan talebi, 07.11.2014 tarihli sözleşmede temlik alınan icra dosyalarından tahsilat yapılmamış olması şartına bağlanmıştır. Bu durumda, 07.11.2014 tarihli sözleşmede temlik alınan ... 2. İcra Müdürlüğünün 2014/..., ... 3. İcra Müdürlüğünün 2014/... ve ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı icra dosyalarının alacaklı tarafından tahsil edilmesi halinde borcun sona ereceği kararlaştırılmış bulunmasına göre, henüz bu icra dosyalarından tahsil imkanının bulunmadığı ortaya konulmadan icra dosyalarından aciz vesikasının alındığı da ileri sürülmeden söz konusu temlik alınan icra dosyalarından tahsilat yapılmadığından bahisle (bu durumda ödenmemiş sayılacak olan) borca dayalı icra takibine girişmekte davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Ne var ki, sözleşme kapsamında toplam 450.000 tutarında temlik alınan icra dosyalarından faiz, takip giderleri ve vekalet ücretleri dahi olmak üzere toplamda 949.293,52 TL tahsilat yapılmakla temlik alınan 450.000 TL tutarı fazlasıyla kapattığı dosyada alınan bilirkişi raporlarından sabit olmakla; 07.11.2014 tarihli sözleşme kapsamında, kredi taksitlerinin 21.01.2015 tarihine kadar ödenmeyen kısmı ile yeniden alınan (1,2 veya 3 adet 110.000 TL değerinde ki bu araçların noterde resmi satış ve devirlerinin yapıldığı ) araçlardan ve ... plakalı araçtan ve yine müşteri senedinden kalan borcun ödenmiş sayılması gerektiğinden birleşen dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre, davalılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.07.11.2014 tarihli sözleşmede geçen daha önce temlik alındığı bildirilen ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/... E. sayılı dosyasındaki temlik alacağıdan davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, bu dosyadan tahsilatın imkan dahilinde olmadığına veyahut dosyada aciz vesikasına rastlanmadığı gibi bu dosyadan alacağın tahsil edilip edilmediği ve bu noktada ne kadar kısmından davalıların sorumlu olup olmadığı husus eldeki davanın konusu oluşturmamaktadır.Açıklanan tüm bu nedenlerle; asıl davada; davacı ...’in davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine; davalı ... hakkında davanın kabulüne, 54.000 Euro alacağın temerrüt tarihi olan 21.07.2017 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre ... Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; birleşen davada ise; davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... Otomotiv Ltd Şti aleyhine açılan itirazın iptali davasında, davalılar ... ve ... Otomotiv Ltd Şti hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı takip alacaklısı şirket icra takibine girişmekte haksız ise de, icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalılar yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada; davacı ...’in davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE; Davalı ... hakkında davanın KABULÜNE, 54.000 Euro alacağın temerrüt tarihi olan 21.07.2017 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre ... Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; 2-Birleşen davada ise; davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... Otomotiv Ltd Şti aleyhine açılan itirazın iptali davasında, davalılar ... ve ... Otomotiv Ltd Şti hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, davalı ... hakkında açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı takip alacaklısı şirket icra takibine girişmekte haksız ise de, icra takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalılar yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 37.330,05.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.318,04.-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.012,01.-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 82.507,20.-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, 4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.360,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalı ...'dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 17.545,....-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE, BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2021/... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN 6-Alınması gerekli 427,60.-TL.karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.623,25.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.195,65.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden hesaplanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesine göre davalılar lehine takdir olunan 47.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 8-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 sayılı kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.360,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacılar vekilleri ile davalılar vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza