İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/245 E. 2025/274 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/245
- Karar No
- 2025/274
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/245 Esas KARAR NO:2025/274 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/05/2019 KARAR TARİHİ:21/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... ve Tic. A.Ş. / ... ... San. ve Tic. A.Ş. İle müvekkil şirket arasında 05.04.2005 tarihinde | yıl süreli yetkili servis sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin sürekli olarak yenilendiğini ve aralarındaki ticari ilişkinin sözleşmenin haksız olarak feshedilmesine kadar devam ettiğini, Davalı Şirketin imzalan sözleşmenin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkil ile ... yetkili servisleri arasında haksız rekabet ortamı yarattığını, güven ve dürüstlük ilkesine aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, ... ve ... şirketleri müvekkil ile yapılan sözleşme yürürlükteyken müvekkilin haklarını yok sayarak yetkili servis hizmetini yapmasını engellediği ve bu işlerin ...'in yetkili servislerine götürülmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkil ile aralarındaki sözleşme henüz fesih edilmemişken davalılar gizli olarak anlaşma yaptıklarını, ... ve Tic. A.Ş. 31.10.2018 tarihinde Türkiye yerel satış operasyonundan çıkma kararı aldığını duyurduğunu, bu duyuruda süreç tamamlanana kadar herhangi bir değişiklik olmadan günlük işlerin devam edileceğini duyurduğunu, 02.11.2018 tarihinde ek garanti kodlarının temininin sağlanmayacağını ve 18.12.2018 tarihinde 31.03.2019 tarihi itibariyle Türkiye pazarından çıkacağını ve fesih mektubunu müvekkil ile paylaşacağını bildirdiğini, Bu bildirim üzerine müvekkil şirket tarafından noter aracılığı ile müvekkilin sözleşmeden kaynaklanan haklarının teslim edilmesinin ihtarının yapıldığını, ... ve Tic. A.Ş. “nin sözleşmenin yürürlükte olduğunu ve satış sonrası hizmetlerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın aynen devam edeceğini noter vasıtası ile bildirdiğini, aralık ayından itibaren yedek parça çıkışı yapılmadığını ve bu sorun nedeniyle yetkili servislerin zor durumda kaldığını Aralık 2018 den sonra da ödeme sürelerinde değişikliğine gidildiğini ve müvekkili zor durumda bıraktığını, Müvekkilin sonraki süreçte borçlu olduğu gerekçesi ile yedek parça sevkiyatı yapılmadığını, müvekkilin kendi cari hesabına göre borçlu olmadığını, davalı şirketin cari hesaplarındaki karışıklıktan kaynaklandığını ve ödeme planlarındaki ani ve anlamsız değişiklikle cari hesabın tutarsız olmasına sebep olunduğunu, 18.03.2019 tarihinde uyarınca sözleşmenin 38. Maddesi uyarınca 15 günlük ihbar online uyularak feshedilmiş olacağının ihbar ve ihtar edildiğini, davalı ... ve Tic. A.Ş. şirketinin sözleşme ayaktayken geçersiz bir sözleşme hükmüne dayanarak sözleşmeyi feshettiği gerekçesi ile üzerine düşen yükümlülükleri zamanında ifa etmemesi, temerrüde düştüğünü ve kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, Açıklanan nedenlerle, davalıların ortak kusuruna dayanan haksız rekabet teşkil eden eylemleri sonucunda müvekkilin taraf olduğu sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle oluşan şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu davalılardan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Ticaret A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından Türkiye'de sürdürdüğü ... perakende operasyonlarına ilişkin durdurma kararı alındığını, ancak faaliyetin durdurulmasının ardından mevzuat gereği devam edecek garanti, servis hizmetleri, gibi satış sonrası servis hizmetlerini yükümlülüklerinin tek bir noktadan yerine getirilmesi için uygun bir firma arayışına girildiğini, ve müvekkil şirket ile anlaşmasının 20.03.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkil şirket ile ... şirket arasındaki Niyet Mektubu'nun imzalanması Davacı ile ... arasındaki sözleşmenin feshedildiği tarihten sonraki bir tarihe denk geldiğini, Yapılan sözleşmeye göre müvekkil şirketin ... şirketine ait garanti kapsamındaki eşyalarının ve garanti kapsamındaki ve garanti sonrası satış hizmetlerini yerine getirmek üzere faaliyette bulunacağını, Devam eden süreçte rekabet hukuku boyutuyla ilgili belirliliği sağlamak ve olası ihtilafları önlemek adına söz konusu anlaşmanın rekabet hukuku mevzuatı bakımından bir sorun teşkil etmediğine ilişkin müvekkil şirket tarafından Rekabet Kurulu Başkanlığına 14.05.2019 tarihinde Menfi Tespit Başvurusunda bulunulduğunu, Müvekkil Şirketin, Haksız Rekabet Teşkil Eden Eylemleriyle ... ile Davacı arasındaki yetkili servis sözleşmesinin feshine zemin hazırladığı iddiasının hiçbir somut delile dayanmayan hukuk dışı bir iddia niteliğinde olduğunu bildirip, Açıklanan nedenlerle Davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... ... San. ve Ticaret A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ile Davacı arasında herhangi bir sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, davacı ile ... arasında akdedilmiş yetkili servis sözleşmesinin feshine ilişkin iddia ve taleplerin, üçüncü kişi konumundaki müvekkil şirkete yöneltilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve Tic. A.Ş. ve ... ... San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından verilen tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile Davacı arasındaki Yetkili Servis Sözleşmesi ve süregelen ticari ilişki uyarınca Davacı, Müvekkil Şirket tarafından satış ve pazarlaması yapılan ürünlerin satış sonrası bakım, montaj gibi servis hizmetlerinin yürütülmesini üstlendiğini, Müvekkil Şirketin bağlı bulunduğu ... ..., Türkiye yerel satış operasyonundan çıkma kararı aldığını, alınan bu karar sonrasında müvekkil şirket tarafından Türkiye içerisindeki satış operasyonlarını sonlandırdığını, yetkili servislere bildirimler yapıldığını, bu süreçle ilgili bilgilendirildikten sonra davacı dahil yetkili servislere aksesuar hedefi gönderilmediğini, servislerden talep gelmedikçe satış da yapılmadığını, Bu süreçte tüm yetkili servis sözleşmelerini sonlandırma kararı alındığını ve Tüm Yetkili Servis Sözleşmelerini 2019 yılı Mart ayı sonu itibariyle feshedildi; Davacının da içinde bulunduğu bir kısım yetkili servisler Müvekkil Şirkete karşı kötü niyetle birleşerek Sözleşmenin feshinden aylar önce henüz sözleşme hükümleri yürürlükteyken 18.12.2018 tarihinde müvekkil şirkete ihtarname gönderdiğini ve ortaya bulunmayan zararlar izin tazmin talebinde bulunduğunu, ... ... ve Tic. A.Ş. ... ve Tic. A.Ş. ile Davacı arasındaki sözleşmenin uygun suret ile feshedildiğini, Davacının talepleri ile müvekkil şirket Türkiye satış operasyonundan çıkma kararı alması ve buna bağlı olarak uygulamanın Davacı'nın sözleşmesinin feshedilmesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını ve Davacı'nın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 10 yıllık mahrum kalınan kar hesabının hangi hukuki gerekçe ile talep ettiğine anlam verilemediğini, müvekkil şirketin TTK, RKHK ve ilgili Sair Mevzuat kapsamında haksız rekabet teşkil edebilecek hiçbir eylemi ulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Rekabet Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak, 12.11.2019 Tarihli ve ... sayılı karara konu olay ve kurumlar hakkında yeniden soruşturma başlatılıp başlatılmadığının bildirilmesi, yeniden soruşturma açılmış ise yeni açılan soruşturmanın akıbetinin araştırılması istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Rekabet Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak, 2019-2-... numaralı soruşturmanın akıbetinin araştırılması istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... İdare Mahkemesine müzekkere yazılarak, Mahkemenizin 2020/1409 esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşti ise gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Rekabet Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak, 10/08/2023 tarihli ... sayılı kararının bir örneğinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... İdare Mahkemesine müzekkere yazılarak, Mahkemenizin 2020/... Esas sayılı dosyasının, ... BİM 8. İdari Dava Dairesinin 2022/148 Esas ve 2022/1272 Karar ve Danıştay 13. Dairesinin 2023/206 Esas ve 2023/1787 Karar sayılı ilamları ile kesinleşme şerhini kapsar şekilde gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve 3 kişilik Mali Müşavir bilirkişi heyeti tarafından 31/10/2022 tarihinde rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. 08/01/2020 tarihinde ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve tanık ... 04/03/2020 tarihli celsede dinlenilmiştir. 09/01/2020 tarihinde ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve tanık Emin Küreşoğlu 31/01/2020 tarihli celsede dinlenilmiştir. 20/06/2021 tarihinde Mali Müşavir, Elektrik-Elektronik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama uzmanı vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. Yine 18/01/2022 tarihinde aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, davacı ile ... arasındaki yetkili servis sözleşmesine aykırı davranışlar ve servis işleri için diğer Davalı ... ile yapılan anlaşmanın haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız rekabete ilişkin hükümler TTK md. 54 vd.’da düzenlenmiştir. Buna göre haksız rekabet hükümlerinin amacı dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Bu amacı önleyen veya gölgeleyen her türlü söz ve davranışlar haksız rekabeti oluşturmaktadır. (Gönen ERİŞ, Ticari İşletme ve Şirketler C.1, Seçkin Yayıncılık, 3. Baskı, ... 2017, sf. 983) TTK md.54/2’de haksız rekabet “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Doktrinde dürüst davranma kuralının, haksız rekabetin tanımında belirleyici role sahip olduğu belirtilmiştir. (Sabih ARKAN, Ticari İşletme Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 19. Baskı, ... 2014, sf.316) TTK md. 55’te haksız rekabetin başlıcaları örnekleme şeklinde sayılmıştır. Maddenin b bendi “b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek.” şeklindedir. TTK md. 56’da ise, açılabilecek davalar sayılmıştır. Buna göre haksız rekabet sebebiyle zarar gören tespit davası, men davası, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması davası ve tazminat davası açabilir. Haksız rekabet sonucu oluşan zararın tazmini kusur şartına bağlıdır. Zararın ispatı ise zarar görene aittir. Zarar miktarının tespitinde yaşanan zorluklar gözetilerek zarar görene ‘haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığını’ talep etme seçeneği getirilmiştir. (Sabih ARKAN, Ticari İşletme Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 19. Baskı, ... 2014, sf.325-326) Somut olayda davacı ile ... arasında 05/06/2005 tarihli yetkili servis sözleşmesi bulunmaktadır. ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.’nin Türkiye’den çekilmeye karar verdiği, bu kapsamda şirketlerin ... A.Ş. ile birleştiği görülmüştür. Türkiye’den çekilme kararı üzerine ..., Türkiye’deki servis destek işleri için ... ile anlaşmıştır. Davacı taraf, ... ile ... arasındaki bu anlaşmanın haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizin 01/03/2022 tarihli ara kararında davacının talebini açıklaması için süre verilmiş, davacı taraf maddi tazminat talebini haksız rekabet hükümlerine dayandırdığını açıklamıştır. Dolayısıyla davacının iddiaları haksız rekabet hükümleri çerçevesinde incelenmiş ve davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği araştırılmıştır. ... ile ... arasındaki anlaşmanın incelenmesinde; taraflar arasında 20/03/2019 tarihinde niyet mektubu imzalandığı, 04/12/2020 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiği ve 07/12/2020’de KAP açıklamasının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı ile ... arasındaki sözleşmenin 38. maddesine göre taraflara 15 gün önel verilmek suretiyle fesih hakkı tanındığı, ... fesih ihtarının 15/03/2019’da tebliğ edildiği, taraflar arasındaki yazışmalardan Aralık 2018 tarihli yazıda Mart 2019’da sözleşmenin feshedileceğinin planlandığı ve 31/03/2019’a kadar mevcut servislerle hizmet verileceğinin belirtildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki bu yazışmalardan ve fesih sürecinden, ...’un 4 ay önceden içinde bulunduğu süreç hakkında davacıya bilgi verdiği, şeffaf davrandığı ve fesih ihtarını sözleşmeye uygun olarak yaptığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile hazırlanan bilirkişi raporunda, davacının iddia ettiği gibi yedek parça göndermeme ve servis hizmetlerini aksatacak sözleşmeye aykırı eylemlere dair bir tespit yapılamamıştır. Kaldı ki, davacı tarafın haksız rekabet hükümlerine dayanması sebebiyle, salt sözleşmeye aykırılık davacının iddiasını ispata yeterli değildir. Sözleşmeye aykırı hareketler ile davacının ... ile rekabetinin önlenmesi halinde ancak tazminat sorumluluğu doğacaktır. Bu doğrultuda davacının sözleşmesinin feshi ile ... ile yapılan sözleşme tarihleri gözetildiğinde ...’un davacının ... ile rekabetini önleyecek bir eyleminin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu kanaatin aksini ispatlar nitelikte bir delil de davacı tarafından dosyaya sunulmamıştır. Davalılar arasındaki anlaşmaya ilişkin Rekabet Kurumu tarafından yürütülen soruşturmada, davalılar arasında gizli bir anlaşma olmadığı, servis destek işleri için ... ile yapılan anlaşmanın rekabeti kısıtlamadığı ve ticari hayatın olağan akışına uygun hareket edildiği tespit edilmiştir. Rekabet Kurulu’nun davacının da içinde bulunduğu kişilerin başvurunu reddetmesi üzerine yapılan idari yargılama sonucu, .... İdare Mahkemesi’nin ... sayılı ilamında, ...’un Türkiye pazarından çıktığı, ... ile ... arasındaki anlaşmanın hukuka aykırı olmadığı ve dolayısıyla Rekabet Kurulu’nun kararının doğru olduğuna hükmedilmiştir. Karar BİM ve Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Böylece davalılar arasındaki anlaşmanın haksız rekabet teşkil etmediği, hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, Davalı ...’un davacı ile sözleşmesini feshetmesinin sözleşme şartlarına uygun olduğu, davalılar arasında gizli bir anlaşma olmadığı, aksine sürecin her aşamasında davacıya karşı şeffaf davranıldığı, davalılar arasındaki anlaşmanın hukuka uygun olduğu, ...’un davacıya karşı sözleşmeyi ihlal ederek rekabeti kısıtlayıcı bir eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet hükümlerine aykırı davranılmadığı kanaatiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Maddi ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 273,85-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... ... A.Ş vekili tarafından yapılan 3.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı ... ... A.Ş'ye verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 10.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2025 Katip ... Hakim ...