Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/136 E. 2025/4704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/136
Karar No
2025/4704
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/186 Esas, 2024/1569 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/235 E., 2021/587 Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin, müvekkili şirket bünyesinde 13.08.2012 tarihinde satış departmanında işe başladığını, 2016 mart ayının başlarında istifa ettiğini ve akabinde davacı şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal eden davalı şirket bünyesinde satış pozisyonunda işe başladığını, davalı şirketin müvekkili şirketin çalışanlarını bünyesine katarak şirketin müşteri portföyü başta olmak üzere ticari sır niteliğinde olan bilgilerini ele geçirerek rekabette öne geçmeye çalıştığını, müvekkili şirketin başka bir eski çalışanının da davalı şirkete 18.04.2013 tarihinde ortak olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten sonra kurulduğunu ve müvekkili şirketin sektörel yatırımını değerlendirmeye çalışan bir şirket olduğunu, davalı gerçek kişinin müvekkilinin ticari sırlarını rakip firmayla paylaşarak müşteri portföyünü kullanarak rekabette öne geçmelerinin ve bu şekilde kazanç elde etmelerinin haksız olduğunu, davalıların müvekkili şirketin müşteri portföyünü ele geçirmeye ve rekabette öne geçmeye çalışmasının ve benzeri eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinde davacının imzası bulunmadığından iş sözleşmesinin geçersiz olduğunu, iş sözleşmesini baskı altında imzalandığını, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin, süre, coğrafi sınır ve kapsam bakımından açıkça yasaya aykırı ve geçersiz olduğunu, rekabet yasağına aykırı herhangi bir eylemde bulunmadığını ve davacının da herhangi bir zararı doğmadığını, gerek davacı şirkette gerekse onun öncesinde ve sonrasında yaptığı çalışmaların sonucu edindiği bilgi ve tecrübeyi şimdi çalışmakta olduğu şirkette kullanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının tüm müşteri portföyü veya gizli bilgileri hakkında bilgi sahibi olmadığını, davacıya ait hiçbir ticari bilgi veya sırrı paylaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ürün yelpazesinin davacı şirketinkinden çok daha fazla ve çeşitli olduğunu, müvekkil şirketin eski ortaklarından ...'nun, davacı şirketten ayrılmasından 1 seneden fazla süre geçtikten sonra davalı şirket ortaklarının hisselerini satın alarak ortak olduğunu, ...'nun müvekkili şirkete hiçbir zaman, ne davacı, ne de bir başka şirkete ait ticari sır veya bilgi vermediğini, müvekkili şirkette hali hazırda satış yöneticisi olarak çalışan diğer davalı ...'nin ise 2011 yılından bu yana, yazılım ürünlerinin satış ve pazarlaması alanında çalıştığını, davalı ...'nin davacı şirketten önce de sonra da başka şirketlerde çalışmış olduğunu, davalının bu çalışmalarının sonucu edindiği bilgi ve tecrübeyi, şimdi müvekkili şirkette kullanmasında da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının hiçbir ticari bilgisine veya sırrına sahip olmadığı gibi, davacının hiçbir müşterine davacının sattığı ürünleri satmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının internet sitesinde yer alan bilgilerin davacının internet sitesinden alındığı ancak belirtilen adreslerde içeriklerin yer almaması sebebiyle içeriklerin aynı olup olmadığının tespit edilememiş olduğu, tarafların benzer hizmetler sunduğu ve bu nedenle müşteri çevrelerinde benzerlik olduğu, bu durumun da tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) 54. maddesine uygun bir haksız rekabet eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/136, K. 2025/4704, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-136-e-2025-4704-k-5cdc67908984