İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/98 E. 2023/9 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/98
Karar No
2023/9
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2021/98 Esas KARAR NO :2023/9 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :16/03/2021 KARAR TARİHİ :19/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının deri kimyasalları üretimi ve ithalatı işi ile iştigal ettiğini, dava konusu olayda davacının yurt dışından ithal ettiği ham madde taşımasından kaynaklı uluslararası taşıyıcı acentesi olan davalının düzenlemiş olduğu taraflarına verilmemiş hizmetlerden kaynaklı fatura bedellerinin malı teslim alınmak zaruriyeti kapsamında ihtirazı kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, ödenmiş olan bedellerin iadesine ilişkin başlatılmış olan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğunu, davalının uluslararası taşımadan taşıyan acentesi olduğunu, dava konusu olayda davacının ... menşeli ... firmasından 20.03.2019 tarihli ... S.A. şirketinin düzenlediği fatura ile toplam 14.236,00 Euro bedelli sodyum sülfat satın alındığını, ithalata konu emtiaların ... numaralı konşimento ile ...'ndan yüklendiğini, İstanbul Limanı'na dava dışı fiili taşıyan ... şirketi tarafından deniz yolu ile taşındığını, Türkiye'de yerleşik acente olarak davalının ifa yardımcısı doğrudan temsilci olarak yer aldığını, konşimentoda kayıt düşüldüğü üzere malların ... yani navlun ücreti ödenmiş olarak ve ... teslim şekli ile taşıma taahhüt edildiğini, taşıyanın yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdü devam ettiğini, ithalata konu emtiaların ... Limanı'na vardığında davalı tarafından davacıya varış bildiriminin yapıldığını, varış bildiriminde emtiaların tesliminin ... geçici depolamadan yapılacağını, davalıdan ... Etiket Sökme bedeli, terminal ücreti, tahliye ücreti, liman güvenlik ücreti, kargo data beyanı, geçici kabul, ekipman denetim ve kontrol ücreti, dokümantasyon ücreti gibi faturalandırılan ücretlerin emtiaların tesliminden önce peşin olarak ödenmesinin gerektiğinin ifade edildiğini, davacı tarafından ihtirazı kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, davalının davacıya yeni bir hizmet sunmasının söz konusu olamayacağını, zorunlu masraflar dışında ödeme talebinde bulunmasının navlun sözleşmesi ve kanun açık hükümlerine aykırı olduğunu, geçici depolama yerinde masrafların ise davacı sorumluluğunda olduğunu, davacıya, davalının kendi adına ve kendi hesabına hizmet vermesi söz konusu olabilmesi için akdi ilişki olması gerektiğini, böyle bir akdi ilişki olmadığını, verilen hizmetin müvekkili taşıyan adına olabileceğini, bu nedenle düzenlenen fatura sıfat bakımından haksız olduğunu, ihtirazı kayıtla 09.04.2019 tarihinde ödeme yapıldığını, herhangi bir iade olmadığından ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek, davanın kabulü ile ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamı ile borçlunun borca itirazının iptalini, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki taleplerini TTK. 1196. maddesine dayandırdığını, davalı alacağının TTK. 1196 maddesine belirtilen kalemlerle ilgili olmadığını, davacı tarafından haksız bir şekilde gelir kalemleri yaratıldığı algısı uyandırmaya çalışıldığını, alacaklarının yükün fiziki olarak taşınması ve doğru alıcısına teslimi için verilen hizmetlerden doğmuş alacaklar olduğunu, ordino ve ordino karşılığı ücret alınmasının ulusal ve uluslararası ticarette Yargıtay içtihatları ve Anayasa Mahkemesi kararı ile kabul görmüş bir uygulama olduğunu, davalının uluslararası kara, hava ve deniz taşımacılığı alanlarında forwarderlik hizmeti yerine getirdiğini, bu kapsamda konşimentodan görüleceği üzere dava konusu ithalatı yapılacak ürünlerin doğru alıcısına teslimi sorumluluğu bulunduğunu, davalının bu teslim yükümlülüğünün dava konusu konşimentoya derç edildiğini,..., burada ifade edilmek istenenin konşimentolardan birinin teslimat emri karşılığında usulüne uygun ciro edilmiş olarak doğru hak sahibine teslim edilmesi gerektiği olduğunu, davalı alacağının dokümantasyon ücreti, terminal ücreti, tahliye ücreti, imco etiket sökme bedeli, liman güvenlik ücreti, geçici kabul kargo data beyanı olduğunu, bu alacakların yükün fiziki olarak taşınması, doğru ve eksiksiz biçimde alıcısına teslimi için verilen hizmetlerden doğmuş alacakları olduğunu, navlun bedelinin limandan limana denizyolu taşıma bedelini ifade ettiğini, davacının konşimentoda alıcı taraf olarak yer aldığını, tarafı olduğu taşıma belgesinin tabi olduğu şartlarda yükün alıcısına teslimi için ordinonun tevdi edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacının konşimentodaki şartları da kabul etmiş sayıldığına göre teslimin konşimentoda belirtilen usulde gerçekleştirilmesine ve bu usulden doğan alacaklara itiraz etmesi açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının dayanak gösterdiği Danıştay kararının ordino uygulamasını ortadan kaldırmadığını, bu hususun Anayasa Mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, davacının iddiasına dayanak gösterdiği hususlardan konşimentodaki freight prepaid ifadesi olduğunu, bu kapsamda tüm masrafları ödediklerini, varma limanındaki hiçbir masraftan sorumlu olmadıklarını iddia ederek davalı alacağının haksız olduğunu öne sürdüğünü, bu beyanın hukuken geçerliliği bulunmadığını, tüm alacakların ödendiği iddiasının gerçek dışı bir iddia olduğunu, ...ifadesinin varma yerinde hiçbir masrafın karşılanmayacağı anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında ihtirazi kayıtla ödenen bedellerin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığa konu masraf kalemlerinden davacının sorumlu olup olmadığı ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. ... 19. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 09/11/2020 tarihinde takibe başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 15/12/2020 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 15/12/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 16/03/2021 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ...ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 02/03/2022 havale tarihli raporda özetle; varış limanında etiketlerin sökülmesi ile ilgili yeniden bir bedel istenmesinin uygun olmadığı, iade edilmesi gerektiği, tahliye ücretinin davalının konteynerin gemiden tahliye bedelini liman işletmesine ödediğini belgelemesi şartıyla bu bedeli davacının talep edebileceği, terminal ücreti ile ilgili bedeli liman işletmesine ödediğini belgelemesi şartı ile, bu bedeli davacının talep edebileceği, ... güvenlik ücretinde ise (Liman Güvenlik bedeli) davalının liman güvenlik ücreti bedelini liman işletmesine ödediğini belgelemesi şartı ile bu bedeli davacının talep edebileceği, geçici kabul ücreti ve kargo data beyanını gümrük işlemleri bakımından harcanan emek ve mesai karşılığından eşya sahiplerinden davalı acentenin “geçici kabul ücreti” adı altında ücret talep edebileceği, kargo data beyanının zaten bu işlem içinde yapılmakta olduğundan ayrıca bir ücret talep edilmesinin uygun görülmediği, ekipman denetim ve kontrol ücretini boşaltma limanında eşya boşaltıldıktan sonra konteyner sahasında iken (...) zorunlu ve gerekli bir nezaret veya survey yapıldı ise davalı tarafından ilgililerine ödendiğinin belgelenmesi şartı ile bu bedeli davacının talep edilebileceği, dokümantasyon ücretini davalının personel, ofis, kağıt, elektrik, zaman ve ekipman (bilgisayar, internet vs) kullandığı, hal böyle olunca TTK 20inci madde gereği, bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin doğal olduğu, talep edilen 30,00 USD ücretin makul olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin talebi, davaya konu edilen taşımaya ilişkin emtiaların navlun ücreti ödenmiş olarak ... teslim kaydı ile ... numaralı konşimento tahtında taşınmasından dolayı yükleme limanı depolama alanından alınarak, geçici depolama alanına kadar olan sürede taşıma taahhüdü devam etiğinden bahisle bu aşamaya kadar oluşan masrafların navlun ücreti içerisinde kalmakla müvekkilinden talep edilemeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda emtiaların teslimi için zorunlu tutulan bedellerin ihtirazi kayıtla ödendiğinden bahisle davalıdan tahsili için icra takibi yapılmıştır. Dosyaya sunulan; -08/04/2019 tarihli ... faturanın, ... Etiket Sökme Hizmeti (35,40 USD), Terminal Ücreti (100,00 USD), Tahliye Ücreti (210,00USD), Liman Güvenlik Ücreti (17,70 USD), Kargo Data Beyanı (41,30 USD), Geçici Kabul (88,50 USD), Ekipman Denetim ve Kontrol Ücreti (17,70 USD), Dökümantasyon Ücreti (82,60 USD) açıklaması ile KDV dahil toplam 593,20 USD olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Fatura bedellerinin Garanti Bankası'ra ait 09/04/2019 tarihli ödeme belgesine göre de davacının bu bedelleri İhtirazı Kayıt açıklaması ile ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi adına tarafların taşımadaki rollerinin açıklanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan konşimento kayıtlarına göre davacının emtiların alıcısı olduğu, davalının ise konşimentoda "Boşaltma Limanı Acentesi" olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının gemi acentesi olduğu ve Charterer (kiracı) acentesi olarak atandığı açıklanmıştır. Bu hususta dosya kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Bu halde davalının hem gemi hem de yük ile ilgili hizmetleri birlikte yerine getirmesi gerektiği buna göre davalı acentenin, - Bulundukları limanda veya bölgede ilgili geminin limana girişinden önce boğaz trafik kontrollerine, liman başkanlıklarına, sahil sağlık, emniyet teşkilatı, gümrük birimlerine geminin özellikleri, yükü, yanaşacağı liman hakkında bilgi verme, - Geminin limana gelmesinden sonra sağlık belgesinin temini, - Türk Limanlarına gelen her türlü gemi ve deniz araçlarının yolcu, yük, bakım/onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliğinin sağlanması, - Yükleme ve boşaltma için fiman başkanlığına başvuruları yaparak, gerekli ücretleri yatırmak, - Kılavuz, römorkör talebinde bulunmak, - Geminin ihtiyacı olan yakıt, kumanya ve yağ ikmalinin sağlanması , - Yük ilgililerine gerekli bildirimlerde bulunarak boşaltma, istif, sayım kontrol, hizmetlerinde görev alacak kişileri temin etme ve hazır bulunmasını sağlamak, - Özel yetki verilmesi halinde “...”, “...”, “...” gibi belgelerin tanzim edilmesi, - Yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin bitiminden sonra geminin liman çıkışında gerekli iznin alınması - 6102 sayılı yasanın 112 maddesi uyarınca, Müvekkiline ait bir paranın gönderilmesi veya teslim edilmesinin zamanında sağlanması hizmetlerini vermesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır. TTK 1203 maddesine göre "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." Davacı vekilince bu maddeden ve gerekçesinden yola çıkarak taşıtan olmayan gönderilen müvekkilinin 3. Kişi yararına sözleşme vasfını haiz olan navlun sözleşmesi ile borç altına sokulamayacağını savunmakta ve TTK 1196 maddesi gereğince taşıyanın navlun dışında bir istemde bulunamayacağını savunmaktadır. Dosyaya sunulan konşimento kayıtları incelendiğinde konşimentoda ... kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişiler tarafından yapılan açıklamalardan anlaşıldığı hali ile ... bir teslim şekli olmayıp, Konteyner Sahası anlamına gelmektedir. Buna göre konşimentoda bulunan ... kaydından, taşıyanın taşımaya ilişkin sorumluluğunun Konteyner sahasında başladığı anlaşılmaktadır. Uygulamada ise gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır. İstanbul BAM 14 Hukuk Dairesi'nin 2022/752 Esas ve 2022/515 Karar numaralı ilamında belirttiği hali ile, gümrük mevzuatı açısından ordino veya taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim formunun aranmayacak olması, yükün alıcıya teslimi bakımından taşıyanın ya da acentesinin onayının aranmayacağı anlamına gelemez. Gümrük mevzuatındaki düzenleme, sadece eşyanın gümrük çıkış işlem ve izinleriyle ilgili olup eşyanın alıcısına teslimiyle ilgili değildir. Taşımaya konu eşyanın, taşıma ilişkisindeki alıcısına teslimi, taşıma hukukunun bu konudaki düzenlemelerine tabidir. Buna göre dosya kapsamında uyuşmazlığın esasen uygulama karşısında TTK hükümlerinin tüm deniz taşıma operasyonlarına ilişkin süreçlere dair ayıntılı düzenleme içermemesinden kaynaklandığı mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda acenteler tarafından verilen hizmetlerin tek tek değerlendirilerek, alıcılardan talep edilebilecek ve edilemeyecek masraf kalemlerinin açıklanması gerekmektedir. Etiket ... Bedeli bakımından yapılan değerlendirmede; her ne kadar bilirkişilerce bu bedelin davacıdan talep edilemeyeceği açıklanmışsa da,davalı vekilince dosyaya sunulan dava dışı ... tarafından davalı adına düzenlenen 08/04/2019 tarihli faturaya göre etiket hizmeti bedelinin davalı tarafından dava dışı ... ye ödendiği anlaşıldığından, davacıya verilen taşıma hizmeti kapsamında davacı lehine katlanılan bu masraf bakımından davalı acentenin TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Tahliye ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; uygulamada gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır. Varış limanında taşıyanın acentesi, ... konteynerler için tahakkuk eden tahliye ücretini, taşıyanın nam ve hesabına terminale ödemektedir. ...gibi kayıtların olduğu durumlarda başka bir deyişle konteynerlerin gemiden tahliye ücreti bedellerinin normalde gönderilenden Liman işletmesi tarafından tahsil ve talep edilmesi gerekirken, limanlarımızdaki uygulamaya göre konteynerin gemiden tahliye edilmesi ücreti acentelerden tahsil edilmektedir. Bilirkişilerce her ne kadar Türk Limanlarındaki genel uygulamanın aksi kararlaştırılmış olmadıkça tahliye masraflarının alıcıya ait olduğu açıklanmış olmakla bu kapsamda davalının bu bedelleri liman işletmesine ödediğinin belgelenmesi kaydı ile davacıdan tahsil edilebileceği belirtilmişse de; dosya kapsamında eşyaların tahliye edilerek davacıya teslim edildiğinin sabit olması karşısında, bu hizmet nedeni ile davacının masrafları liman işletmesine ödediğine dair dosyaya herhangi bir delil de sunulmuş değildir. Kaldı ki dava dosyasına davalı vekilince sunulan davadışı ... tarafından düzenlenmiş 08/04/2019 tarihli faturada tahliye hizmetleri açıklamasının da bulunduğu, bu bedelin davalı tarafından ödendiği anlaşılmıştır. Buna göre hizmetin verildiği sabit olup, davacının eşyasını teslim alabilmesi adına davalı yanca katlanıldığı kabul edilen bu bedel için davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Terminal ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; konteynerlerin terminale tahliye edildikten sonra mafi, stacker gibi araçlar ile elleçlenerek sahaya depolandığı bilirkişilerce açıklanmış olup bu nedenle davalının bu bedeller ile ilgili ödeme yaptığını belgelemesi halinde, davacıdan talep edebileceği belirtilmiştir. dava dosyasına davalı vekilince sunulan dava dışı ... tarafından düzenlenmiş 08/04/2019 tarihli faturada terminal hizmetleri açıklamasının da bulunduğu, bu bedelin davalı tarafından ödendiği anlaşılmıştır. Buna göre hizmetin verildiği sabit olup, davacının eşyasını teslim alabilmesi adına davalı yanca katlanıldığı kabul edilen bu bedel için davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Gemi Liman Güvenlik bedeli bakımından yapılan değerlendirmede; bu hizmet, 11 Eylül 2001 tarihinde ABD'de meydana gelen terör eylemlerinin ardından, Kasım 2001'de yapılan ve ülkemizin de üyesi olduğu Uluslararası Denizcilik Örgütü (...)'nün 22. Genel Kurul toplantısında, denizde ve denizden olabilecek terör eylemlerinin önlenmesi amacıyla gemi ve liman tesislerinin güvenliğine ilişkin yeni tedbirlerin alınması konusunda denizcilik sektörüne getirilmesi amacıyla ... (...) Kod'un ülkemizin de taraf olduğu 1974 tarihli ... (...)'ne eklenmesi ve 1 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmesi tüm akit devletlerce kabul edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bu kapsamda mevcut uygulama içinde, terminaller “Terminal Güvenlik Ücreti” adı altında almakta oldukları ücretleri ihracat yükleri için gemiye, ithalat yükleri için ise ithalatçıya ya da anlaşmaya göre acenteye fatura etmektedirler. Limanların ücretlendirmeye ve uygulamaya yönelik farklı yöntem uygulamaları ve gerek gemiye yönelik gerekse limana bağlı tüm masrafların yük sahiplerinden talep edilmesi, acenteler ve yük sahipleri tarafından rekabete aykırı olarak değerlendirilmektedir. Ancak, Avrupa Birliği'nde de tartışmalara yol açmış olan “.... Terminal Güvenlik Ücreti” uygulamasına yönelik olarak AB Komisyonu tarafından 10 Aralık 1997'de onaylanmış olan “Limanların Finansmanı ve Fiyatlandırma” başlıklı düzenlemenin - 12'nci maddesinde “Sonuç olarak, Komisyona göre liman tesisi ücretlendirmeyi, liman kullanıcılarının limandan aldıkları hizmet ve tesisi kullandıkları oranda, tahakkuk edecektir.” şeklinde ifade edildiği düzenlenen raporda belirtilmiştir. ... (...) Kod'u kapsamında alınması gereken tedbirler, Uluslararası zorunlu bir uygulama olduğundan bu kapsamda verilen terminal güvenlik hizmeti karşılığında ödenen ücretinin davalı acente tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde davacıdan talep edilebilir. Davacı tarafından konteynerin teslim alındığı sabit olmakla, konteynerin teslimi için bu bedelin davacı yanca ödendiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmuş olmadığından, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Geçici kabul ve kargo data beyanı bedeli bakımından yapılan değerlendirmede; gümrük işlemleri bakımından harcanan emek ve mesai karşılığından eşya sahiplerinden Davalı acentenin "geçici kabul ücreti” adı altında makul nitelikte olan ücret talep edebileceği bilirkişilerce açıklandığından davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Kargo data beyanı hizmetinin ise zaten geçici kabul işlemi içerisinde yapıldığı belirtildiğinden bu ad altında davalının ayrıca data beyanı(41,30 USD) için ücret talep etmesinin mümkün olmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Dokümantasyon ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; konteyner taşımalarında gönderilenlerin taşıma tamamlanır tamamlanmaz, yani gemi rıhtıma yanaşır yanaşmaz yükü fiilen teslim almaları TTK 1176 maddesi gereğidir. Doğru konteynerin doğru şahsa teslim edilebilmesi için binlerce konteyner arasında duran gönderilene ait konteynerin ayrıştırılması ve gönderilen ile eşleştirilmesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bu sebeple gönderilen, gümrük idaresinden alacağı izin dışında, liman işletmesine ibraz edilmek üzere bir teslim talimatı da elde etmek zorundadır. Böylece, sadece gümrük idaresinden sadır olmuş olan serbestlik belgesi ile yetinemeyecek olan liman işletmesinin, yükleri doğru şahsa teslim etmesi de sağlanmış olacak ve taşıyana karşı sorumluluğunun doğmasının engelleneceği de yine bilirkişilerce belirtilmiştir. Bu şekilde liman işletmesine hitaben hazırlanmış ve teslim edilecek yükün limanda bekleyen diğer yüklerden ayrıştırılmasını ve doğru gönderilene teslim edilmesini sağlayan talimatın hazırlanması işlemi, yukarıda da açıkladığımı üzere navlun kapsamı dışında yük ilgilisi adına davalı acente tarafından verilen bir ek hizmettir. Bu noktada, talep edilen dokümantasyonu ücretini içeriği dosya kapsamında açık net ve açık olmamakla birlikte, bu hizmet bedeli bilirkişilerce bir nevi kırtasiye gideri olarak tanımlanmıştır. Davaya konu taşıma gemi rıhtıma varır varmaz sona erdiğinden, bu aşamadan sonra yapıları tüm hizmetler ve masraflara emtiayı teslim aldığı dosya kapsamında sabit olan davacının katlanması gerektiği kabul olunmuştur. Zira verilen hizmet davacı gönderilen lehine bir hizmettir. Bu hizmet için, davalının personel, ofis, kağıt, elektrik, zaman ve ekipman (bilgisayar, internet vs) kullandığı düşünüldüğünde, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Ekipman kontrol ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; boşaltma limanında eşyanın kendisine teslimi zorunlu makamlara teslimi ile taşıyanın teslim borcunu yerine getirdiğine ve eşya üzerindeki hakimiyetinin sona erdiğine göre, boşaltma limanında konteyner gemiden tahliye edildikten sonra konteyner sahasında iken (...) zorunlu ve gerekli bir nezaret veya survey yapıldı ise bunun da davalı tarafından ilgililerine ödendiğinin belgelenmesi ile talep edilebileceği bilirkişilerce açıklanmışsa da yukarıda da belirtildiği hali ile; taşıyanın teslim sorumluluğu boşaltma limanında gemi üzerinde sona ermiştir. Buna göre, alıcı davacının emtiaları teslim almasına kadar olan süreçte hem liman hem de gümrük müdürlüğü nezdinde yükle ilgili muhatapın davalı acente olduğu mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davalı acentenin bu aşamada her türlü olası inceleme ve muayene işlemlerinin yürütülmesi adına personel bulundurması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda her ne kadar bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ya da survey hizmetinin verildiğinin davalı yanca ispatlanması gerektiğinden bahsedilmişse de, açıklandığı üzere yük ilgilisinin eşyayı teslim alması anına kadar yükle ilgili olası her türlü işlem için hazır bulunarak hizmet veren davalı acentenin TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince dosyaya ibraz edilen İdari Yargı kararları doğrultusunda ordino ücretinin müvekkilinden tahsil edilemeyeceği savunulmaktaysa da; sunulan karar incelendiğinde kararın spesifik olarak ordino ücretinin tahsilini engeller nitelikte olmadığı, bu hususta davalı bulunan idarenin, eşyanın teslimi sırasında ibraz edilmesi gereken belgelerin belirlenmesi konusunda yetkisi bulunmadığından bahsedilerek yetki alanı dışında düzenleme yapılması nedeni ile tavan ücret belirlenmesine ilişkin genelgenin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara dayanarak davalının davaya konu ücretleri tahsil hakkının bulunmadığı sonucuna varılması mahkemece hukuken mümkün görülmemiştir. Gümrük mevzuatı açısından ordino veya taşıyanın ya da acentesinin onayladığı yük teslim formunun aranmayacak olması, yükün alıcıya teslimi bakımından taşıyanın ya da acentesinin onayının aranmayacağı anlamına da gelmez. Gümrük mevzuatındaki düzenleme, sadece eşyanın gümrük çıkış işlem ve izinleriyle ilgili olup eşyanın alıcısına teslimiyle ilgili değildir. Bu konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesi'nin 2022/752 Esas ve 2022/515 Karar numaralı ilamında da "Anayasa Mahkemesi karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, deniz yoluyla taşınan emtianın yük alıcısına teslimi, deniz ticaretinin genel hükümlerine tabidir. Bakanlığın düzenlediği bir idari işlemin, idari yargı mercilerince yetki yönünden iptaline karar verilmiş olması, bu konudaki deniz ticaretinin genel hükümlerinin uygulanmasına engel olmayacaktır." açıklaması bu yöndedir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da kısmen hükme esas alınarak açıklanan nedenlerle, davalının kargo data beyanı açıklamalı bedel bakımından davacıdan talep hakkının bulunmadığının kabulü ile bu bedel bakımından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 41,30 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazlaya dair talebin REDDİNE, -Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebi ile kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 179,90 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 120,6 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacının peşin olarak yatırdığı 59,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı yargı gider toplamı olan 2.796,10 TL'nin (59,30 TL başvurma harcı, 36,80 TL posta gideri ve 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 194,60 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı için takdir edilen 312,22 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı vekili için takdir edilen 4.172,36 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 91,87-TL sinin davalıdan, 1.228,13-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/98, K. 2023/9, T. 19.01.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-98-e-2023-9-k-ec3dbd27bb3f