İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/168 E. 2023/325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/168
- Karar No
- 2023/325
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/168 Esas KARAR NO : 2023/325 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2020 KARAR TARİHİ : 13/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının lojistik hizmeti sağlayan, taşıma işlemlerinde aracılık eden bir firma olduğunu, davacının yurtdışından ithal edilen ürünlerin deniz yolu ile taşınması konusunda aracı firma olarak gönderici ...'nın Türkiye temsilcisi davalı ...A.Ş. İle anlaştığını, davacının üzerinde düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, buna karşın davalı taşıma sonrası bir kısım navlun ücreti ödeme borcunu yerine getirmediğini, alacağın tahsili amaçlı olarak davacı tarafından davalı aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, ...Tekstil San. ve Tic. A.Ş. yetkilileri ..., ..., ..., ..., ... ile ... ve ... bir araya gelerek ...firmasının temel işlerinin iş ortağı oldukları... firmasının Özbekistan'dan ve Türkmenistan'dan, Çin'den alıman pamuk ürünlerinin dünyada nereye satış anlaşması yapıldıysa oraya sevkiyatını organize etmek ve aracı olduğunu, firmanın yıllık potansiyelinin 100.000 ton olduğunu, Kendal'ın tüm işlemleri... için ve... ile birlikte yürüttüğünü, tüm fiyatlar ve ... bilgilerinin güncel olarak ...ile yakın takip yapılarak sunulacağını, Kendal'ın bu bilgileri ve teklifleri... firması ile paylaşacağını, ...firmasının potansiyelinin bunların dışına da çıktığını, firmanın Dilovası tarafında bir depo yatırım projesi olduğunu, bu projede de Netlog ile ilerleyebileceklerini, ...firmasının pamuk ve iplik ticareti dışında bir de tekstil makine ticareti ve kurulum işleri olduğunu, kurulacak bir tekstil firmasının makinalarını anahtar teslim proje olarak takip ettiklerini, dolayısıyla iş potansiyeli ve işlem hacimlerinin yüksek olduğunu belirttiklerini, ...yetkilileri hileli davranışlarla kendileri..., Karesi ve ...Grup yararına... ve ...'nu bu sürece dahil ettiklerini, davacı zararına, dolandırıcılık kastıyla gerek yük alınmadan konşimento düzenletilmesi, gerekse de konşimento alınmadan yükün teslim ettirilmesi şeklindeki eylemlerle, davacının gelinen aşamada 1.500.000,00 USD”'ye yakın bir zarar riski ile karşı karşıya bıraktıklarını, belirtilen nedenlerle, ...yetkilileri ve diğer şüpheliler aleyhine ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ... Sor. Numaralı dosyalarında şikayet de bulunulduğunu, dosyaların yetkisizlikle ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının... Sor. Numaralı dosyasında birleştirildiğini, soruşturmanın devam ettiğini, ...yetkililerinin hileli davranışlarla yük teslim alınmadan, konşimento düzenletmesi sonrası ... A.Ş. tesellüm konşimentolarına dayanarak akreditif bedellerini ödediği ve zarar ettiği iddiasıyla davacı aleyhine dava açıldığını, açılan davaların ise ...Firması tarafından ... aleyhine Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında, teslim alınmadan konşimento düzenlendiği için ödemesi yapılan yüklerin piyasada başka firmalardan daha yüksek bedelle temin edildiğini, bu sürede makinelerin çalışmadığını iddia ederek zararı olan 223.358,28 USD'nin tahsili için davacı ve ..., ve ...aleyhine dava açtığını, yargılamanın devam ettiğini, Karesi firması tarafından ... aleyhine Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında teslim alınmadan konşimento düzenlendiği ve konşimentolara yapılan ve dava değeri olan 971.147,52 USD'nin tahsili için davacı, ... ve ...aleyhine dava açtığını, açılan davada tüm davalılar için ihtiyati haciz talep ettiğini, yerel mahkeme ...ve... yönünden ihtiyati haciz talebini kabul ettiğini, davacı yönünden ise ihtiyati haciz talebini reddettiğini, red kararı üzerine davacının istinaf yoluna başvurduğunu, istinaf mahkemesinin de davacının istinaf talebini kabul ettiğini, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz red kararını kaldırarak davalı ...A.Ş'nin IIK'nın 257. Maddesi uyarınca dava değeri olan 971.147,52 USD üzerinden ” 20 teminatla taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının alacak miktarı ile orantılı olmak üzere ihtiyaten haczine karar verdiğini, davalının Türkiye piyasasında...firmalarını dolandırarak yukarıda belirtilen işlemleri yaptığını, tüm bu süreçte ise taşıması yapılan yüklere ilişkin hiçbir navlun bedeli ödemediğini, yukarıda belirtildiği üzere davacıyı ciddi miktarlarda zarar riskiyle karşı karşıya bıraktığını, davalı sözleşmenin... ile davacı arasında imzalandığını bu nedenle yetkili ve görevli mahkemenin İsviçre Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkiye itiraz ettiğini, davalının itirazı haksız olduğunu, yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğunu, davalı ile yurtdışından ithal edilen ürünlerin taşıması konusunda...'nın temsilcisi sıfatıyla davalı ile anlaşıldığını, sürecin kendisiyle yürütüldüğünü, taşıma işi gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacı tarafından başlatılan icra takibinde acente sıfatına sahip davalı taraf olarak gösterildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin... ile yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı olup para alacağına ilişkin olduğunu, para borcunun Borçlar Kanunu hükümlerine göre götürülecek borçlardan olduğunu, bu itibarla genel yetkinin yanında alacaklının ikametgahının yetkili olduğunu, BK 89. Maddesine göre aksi kararlaştırılmadıkça para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğini, sözleşmenin tarafının... olduğunu kabul anlamına gelmemekle MÖHUK'nun eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler başlıklı 29. Maddesinin “7 Eşyanın taşımasına ilişkin sözleşmeler tarafların seçtikleri hukuka tabidir. 2 tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları halinde sözleşmenin kuruluşu sırasında taşıyıcının esas iş yerinin bulunduğu ülke aynı zamanda yüklemenin veya boşaltmanın yapıldığı ülke veya gönderenin esas iş yerinin bulunduğu ülke ise bu ülkenin sözleşmeyle en sıkı ilişkili olduğu kabul edilir ve sözleşmeye bu ülkenin hukuku uygulanır.” Şeklinde olduğunu, dava konusu taşıma işinin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, boşaltma yine işyerinin bulunduğu ülke olan Türkiye'de yapıldığını, bu bakımdan da Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının icra takibinin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddi gerektiğini, dava...'ya izafeten ...adına açıldığını, ...'nın yetkili acentesi olduğunu, tüm süreç de ...üzerinden yürütüldüğünü ve sözleşmeler ...ile yapıldığını, acentenin dava ehliyetinin bulunduğunu, davalının dava konusu taşıma işini müvekkili...'nın temsilcisi ve acentesi sıfatıyla yürüttüğünü, taşıma konusunda davacı ile anlaşmaya varıldığını, yapılan yazışmaların dikkate alındığında navlun sözleşmesinin davacı ile davalı arasında kurulduğunun anlaşılacağını, Davalı ...'nın acentesi olduğunu mahkemenin belirtilen dosyalarında bildirdiğini, Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. Ve ...E. Sayılı dosyalarında da ikrar ettiğini, davacının sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının navlun ödeme borcunu yerine getirmediğini, davalının söz konusu taşımadan kaynaklanan fatura bedellerinin ödemesi konusunda yapılan görüşmelerde sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ...İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından söz konusu taşımaya ilişkin navlun faturaları kestiğini, davalının faturaların bir kısmını ödemediğini, davalıya kesilen son fatura sonrası davalının davacıya toplam borcunun 59.790,00 USD olduğunu, navlun sözleşmeleri denizyolu ile yapılan yük taşımalarında taşıyan ile taşıtan arasında kurulan akdi ilişki olduğunu, dava ile talep edilen alacak bedelinin yalnızca navlun alacağı olduğunu, davalının ilgili navlun borçlarından sorumlu olmasının bir diğer nedeninin ise esasen ilgili taşımaların ...şirketi adına yapılması olduğunu, ...yetkilileri kendilerini...'nın Türkiye temsilcileri olarak tanıttıklarını, İnternet üzerinden bu şirket araştırıldığında ...yazıldığında...'ya ait kayıtlar ve... yazınca da Kendal'a ilişkin kayıtların ortaya çıktığını, davacının demuraj, liman ve ardiye masraflarıyla karşı karşıya kalması üzerine... ile konşimentosuz teslim edilen yükler yönünden anlaşma yapmak durumunda kaldığını, yük bedellerinden bir kısım indirim alınarak davacının Çin'deki asıl göndericiye iletilmek üzere protokol doğrultusunda ...'ye 80.000,00 USD ödeme yapmak durumunda kaldığını, diğer davalı ve dava dışı ... Karesi bedel ödemeden yüklere sahip olduğunu, bu hususta davalıya karşı talepte bulunma haklarını saklı tuttuklarını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarının ve davacının uğramış olduğu, uğrayacağı zararlara ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, öncelikle yetki itirazının reddine karar verilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile başlatılmış takibe davalı borçlu tarafın yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile davacı adına başlatılan icra takibin 59.790,00 USD yönünden faiz ve ferileriyle birlikte devamını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalının alacağın '& 20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde bir yandan davalının acente olduğunu kabul ederek beyanlarda bulunduğunu, bir yandan ise... ile davalının aynı şirketler olduğunu iddia ettiğini, davacının kendi beyanları ile bile çeliştiğini, salt olarak huzurdaki davayı Türkiye'de ikame edebilmek adına soyut isnatlarda bulunduğunu, davacının davalının acente olduğu kabulü ile davayı Türkiye'de ikame edebileceklerini dile getirdiğini, diğer taraftan taşıma sözleşmesinin tarafının aslında davalı ...olduğunu söylediğini, taşıma işlemi tarafının davalı ...olduğunun düşünüldüğünde neden doğrudan husumeti davalıya değil de ...'ya izafeten davalıya yöneltildiğini, bu durumun bile huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının organik bağa ilişkin beyanlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ...bir İ... firması olduğunu, bu firmanın yapısal durumu İsviçre ilgili birimlerinden sorulabileceğini, temsilcisi olunan bu firmadan haricen öğrendikleri kadarıyla ekte sunulan...'nın kuruluş sözleşmesinin capital-actions bölümünde, nominal 1.500.000,00 CHF, serbest 1.500.000,00 CHF, hisse her biri 1.000,00 CHF değerinde olduğunu, 1.000 adet hamiline hisseye ayrıldığını, hamiline senetleri elinde tutan kişi...'nın ortağı pozisyonunda olduğunu, davalı tarafın ne de kendi taraflarının böyle bir şeyi bilinmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle herhangi bir şekilde davalı ile...'nın hissedarlarının aynı olduğu ya da iki şirketin aynı şirket olduğunun iddia edilemeyeceğini, davacının iddialarının aksine davalının acente olarak hizmet verdiğini, üzerine düşen tüm sorumluluğu ifa ettiğini, husumet konusu alım-satıma ilişkin davalının ...acentelik hizmeti verdiğini, üzerine düşen tüm sorumluluğu eksiksiz ifa ettiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere anılı malların taşınması işlemine davalı ...aracılık ettiğini, hiçbir zaman farklı bir tutum sergilemediğini, davacının da ikrar ettiği üzere anılı malların göndericisi... olduğunu, resmi kayıtlarda bu durumu tevsik ettiğini, davacının muhatap olarak...'yı davalı göstermiş olmasına rağmen esaşa ilişkin açıklamalarında aracı firmalar da akdi taşıyan olarak taşıma ve navlun sözleşmeleri akdedebildiği şeklinde bir iddiada bulunduğunu, bu iddia da mesnetten yoksun ve kötü niyetli bir itham olduğunu, acentelik sözleşmesi gereği...'dan ücret alındığını, ancak navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacı ile diğer davalı Inter arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar İsviçre mahkemelerinde İsviçre kanunlarına göre çözüme kavuşturulabileceğini, huzurdaki davacının usulden reddinin gerektiğini, ... Sa'nın üzerine düşen edimi eksiksiz yerine getirdiğini, Inter Sa davacı ile husumet konusu malların taşınması hususunda anlaştığını, Inter Sa, bildikleri kadarıyla bu anlaşmadan doğan edimlerini yerine getirdiğini, ... A.Ş. şirketinin başlattığı icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, icra takibinin amacının doğrudan muhatabın malvarlığına ulaşmak ve malvarlığının paraya çevrilmesi yoluyla alacağı elde etmek olduğunu, bu nedenle ancak takibin kesinleşeceği aşamaya kadar acenteye karşı yürütülebileceğini, temsilci sıfatı dolayısıyla acentenin malvarlığı üzerinde icra işlemleri gerçekleştirilemeyeceğini, TTK m. 105, f.3 açıkça alınan kararların acentelere uygulanamayacağını ifade ettiğini, tüm bu sebepler neticesinde taraflarınca icra takibine yapılan her türlü itiraz haklı ve yerinde sebeplerden kaynaklandığını, davalının davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, aleyhlerine açılmış itirazın iptali davasının reddinin gerektiğini belirterek, davanın ulusal yetki nedeniyle usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini, davacının icra takibi konusu olan tutarın 4 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. 16/09/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; ...AŞ ile...'nın arasında ki bağlantı, ...AŞ'nin .... adına işlem yapması olduğunu, ...AŞ tarafından... adına faturalar düzenlendiği, davalı ...AŞ ile... arasında organik bağın şartlarının oluşmadığı kanaati hâsıl olduğu, davacı şirket, ...AŞ ile... için tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanması gerektiği beyan ettiğini, bu noktada bu iki şirket açısından tüzel kişilik perdesinin aralanması hususu üzerinde durmak gerektiği, tüzel kişi, kendini oluşturan kişilerden ve organlarının üyelerinden bağımsız bir kişiliğe sahip olduğu gibi ayrı bir malvarlığına da sahip olduğunu. Tüm tüzel kişiler bakımından kabul gören bu ilkeye “ayrılık ilkesi” denildiğini, bununla birlikte bu ana kural, çok istisna olarak bertaraf edilebilmekte, mahkemeler tarafından geliştirilmiş tüzel kişilik perdesinin aralanması yöntemine başvurularak bir tüzel kişinin borcundan diğer şirketler sorumlu tutulabileceğini, nitekim yeni TTK'da “şirketler topluluğu” hükümleri (TTK m. 195 vd.) düzenlendiğini, davalı ...AŞ ile... arasında bir ticari ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına bakıldığında, işlemlerin devamlı olarak... adına yapıldığını, ancak davacı şirket ile davalı ...AŞ arasındaki sürece... doğrudan dâhil olmadığı, hem davacı hem de davalı tarafça sunulan bilgi ve belgelerden tespit edildiği üzere...'nın doğrudan herhangi bir işlem yapmadığının görüldüğünü, davacı şirket tarafından faturalar Intel SA adına düzenlendiği, ayrıca konşimentolarında gönderici olarak... adına düzenlendiği, bununla beraber...”nın davacı şirket ile ...AŞ arasındaki sürece dâhil olmadığının görüldüğü, ancak bu hususun her iki şirket arasındaki tüzel kişilik perdesinin aralanması için yeterli olmadığı, bu konuda değerlendirilebilecek başka bir bilgi veya delilin de, davacı şirket tarafından dosyaya sunulmadığının görüldüğü, dolayısıyla dosyadan mevcut bilgiler ışığında, davalı ...A.Ş. ile .... arasın da organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanması için gerekli şartların meydana gelmediği sonuç ve kanaatine varılmış olup davacı yanın itirazlarının karşılandığı 13/03/2023 Bilirkişi Ek Raporunda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği belirtilmiştir. 19/06/2023 Tarihli Ek Raporda Özetle; Davacının 06.11.2019 icra takip tarihi itibarıyla 59.790 USD alacaklı olduğunu, icra takibine müteakip sigorta şirketlerinden 32.120,49 USD tahsil ettiği ve 16.06.2020 dava tarihi itibarıyla 27.669,51 USD asıl alacağına 999,79 USD işlemiş faiz talep edebileceği hesap edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava;Navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava konusu olan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden, davacı ...A.Ş. tarafından... 'ya izafeten ...Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine 06.11.2019 tarihinde 59.790,00 USD alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibinin başlatıldığı, borçlu / davalının süresinde icra dairesinin yetkisi ve borca itiraz ettiği, davanın İİK'nın 67. Maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava ve takip ....'ya izafeten ...Tekstil San. ve Tic. A. Ş. 'ye karşı açılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili ...'ın, ....'nın hem temsilcisi hemde acentesi olduğunu ve dava konusu taşıma sözleşmesinin kurulmasına aracılık ettiğini kabul ettiğinden, davalı ile ilgili taraf teşkili açısından davacının ileri sürdüğü organik bağ iddiasının dosyada tartışma yeri bulunmamaktadır. Davalı vekili, yetki sözleşmesi yapıldığından bahisle İsviçre Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş ise de, bu konuda yetki şartını içeren herhangi bir belge sunulamamıştır. O halde, dava konusu uyuşmazlık bakımından MÖHUK 40.Maddesi delaletiyle HMK'nun 10 ve TBK'nun 89. Maddelerine göre mahkememiz ve İstanbul İcra Daireleri yetkili olduğundan, davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Dava ve takibe konu alacak navlun alacağının tahsiline ilişkindir. TTK'nun 1200. Maddesine göre navlunu ödeme yükümlülüğü taşıtana aittir. Davalı vekili cevap dilekçesinde somut taşıma ile ilgili olarak ... S.A.'nın davacıyla anlaşmaya vardığını kabul ettiğinden taşıma ilişkisinde taşıtanın ... S.A. olduğu tartışmasızdır. Davacı tarafın dosyaya sunduğu taşıma belgeleri ile muhatap gümrük müdürlüğünden celp edilen konşimento ve ordino kayıtları da taşımanın yerine getirildiğini teyit etmektedir. Davalı vekili .... 'nın taşımadan kaynaklanan edimini yerine getirdiğini, dolayısıyla da navlun borcunu ödediği savunmasında bulunmuştur. Navlun sözleşmesinde taşıtanın asli edim yükümlülüğü navlunun ödenmesidir. Davalı vekili ....'nın navlun ödeme konusundaki edimini yerine getirdiğini ileri sürmüş ise de bu konuda herhangi bir belge ibraz edemediğinden ödeme iddiası ispatlanamamıştır. Bu durumda davacının davalıdan navlun alacağının bulunduğu sabit hale gelmiştir. Davacının tahsili gereken alacağının saptanması konusunda davacı şirket ile dava dışı ...şirketinin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında; defter kayıtlarına göre dava konusu alacak ile ilgili ...tarafından ...Sigorta'dan 12.250,00 Euro tahsilat yapıldığı bu tutarın Netlog Global Forwarding hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacının defterlerinde de 12.250,00 Euronun dava dışı .... borcundan mahsup edildiği tespit edilmiştir. Bu belirlemeye göre ...Sigorta'dan istenilen sigorta hasar dosyası ve sigorta poliçesinin incelenmesinden ...Sigorta A.Ş. ile dava dışı ...arasında 06/05/2019 başlangıç tarihli emniyeti suiistimal sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigorta teminatının 01/01/2019-01/01/2020 tarihlerini kapsadığı hasar dosyasında navlun alacağı için toplam 59.790,00 USD talep edildiği, hasara ilişkin faturalar ile icra takibine konu fatura bedellerinin aynı olduğu görülmüştür. Davalı taraf her ne kadar sigorta ödemelerinin emniyeti suiistimal sigorta poliçesi kapsamında yapıldığını, bu nedenle dava konusu navlun borcunu karşılamadığını ileri sürmüş ise de sigorta hasar dosyasının navlun alacağına ilişkin olduğu bilirkişi raporuyla da tespit edildiğinden, sigorta şirketlerince yapılan ödemelerin dava konusu navlun alacağından mahsup edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. ... Sigortadan celp edilen sigorta poliçesi incelendiğinde taşımanın ...Sigorta ...Sigorta, ...Sigorta, ...Sigorta ve ...Sigorta tarafından müşterek sigorta poliçesi ile sigortalandığı görülmüştür. Söz konusu sigorta şirketleri ile yapılan yazışmalar sonucu dosyaya sunulan belgelerden, davacıya ...Sigorta tarafından 20.12.2019 tarihinde 12.250,00 Euro (12.250,00 Euro = 13.637,23 USD ), ...Sigorta tarafından 23.12.2019 tarihinde 9.625,00 Euro ( 9.625,00 Euro = 10. 697,82 USD ), Gropuouma Sigorta tarafından 16.01.2020 tarihinde 5.250,00 Euro ( 5.250,00 Euro = 5.845,88 USD), ...Sigorta tarafından ise 24.12.2019 tarihinde 1.750,00 Euro (1.750,0 Euro= 1.939,56 USD) sigorta tazminatı ödendiği tespit edilmiştir. ...Sigortanın 01.07.2022 tarihli cevabi yazısında ...A.Ş.'ye yapılan ödemeye rastlanılmadığı belirtilmiş olduğundan bu sigorta şirketine yeniden müzekkere yazılarak, dosyaya sunulan Ekspertiz raporuna göre ...A.Ş'ye herhangi bir hasar bedeli ödenip ödenmediği bir kez daha sorulmuştur. ...sigortanın 28.04.2023 tarihli yazı cevabında, Ekspertiz raporunda ki poliçe ve hasar dosya numarasının şirket nezdinde bulunmadığı belirtilmiş olup davacı şirket ile dava dışı ...A.Ş'nin defter kayıtlarında da ...sigortanın davacıya herhangi bir ödeme kaydının olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumda sigorta poliçeleri kapsamında davacı şirkete yapılan toplam ödeme tutarı 28.875,00 Euro'dur. (12.250,00+9.625,00+5.250,00+1.750,00 =28.875,00 Euro = 32.120,49 USD. Bkz. 23.06.2023 tarihli bilirkişi raporu 5.sayfa) Sigorta poliçeleri her ne kadar ...A.Ş. ile ...Sigorta arasında düzenlenmiş olsa da, ...Sigorta tarafından 20.12.2019 tarihinde yapılan 12.250,00 Euroluk ödeme sigortalı ...A.Ş. adına gönderildikten sonra ...A.Ş 'nin kayıtlarında davacı hesabına alacak geçtiği, davacının kendi kayıtlarında da 12.250,00 Euronun ....'nın borcundan mahsup edildiği tespit edilmiştir. Yine dosyaya celp edilen ticaret sicil kayıtlarından dava dışı ...A.Ş'nin davacının yönetim kurulu üyesi ve imza yetkilisi olduğu, ayrıca davacı şirketin kurumlar vergisi beyannamesinde de dava dışı ...A.Ş'nin davacının ortağı ve şirketin %75 oranında hissesine sahip olduğu görülmektedir. Bu tespitlere göre 13/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere iki şirket arasında sıkı organik bağ ilişkisi bulunduğu sonucuna varılmaktadır. ...Sigorta tarafından sigorta tazminatı ...Hizmetine ödenip sigorta poliçesi de ...adına düzenlenmiş ise de sigorta ödemesinin ...defterlerinde davacı adına alacak kayıt edilmesi, davacının da kendi defterlerinde bu ödemeyi ....'dan olan navlun alacağından mahsup etmesi ve iki şirket arasında sıkı organik bağ ilişkisinin bulunması nedeni ile icra takibine konu navlun alacağı bakımından davacı şirketin aktif husumet ehliyetine haiz olduğu değerlendirilmiştir. O halde sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler davacının navlun alacağından mahsup edildikten sonra bakiye alacak miktarı üzerinden icra takibine devam edilmelidir. Sigorta şirketleri ödemelerini icra takibinden sonra yapmış olduğundan 26/04/2023 tarihli duruşma ara kararı ile icra takibi ile dava tarihi arasında yapılan ödemeler ödeme tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek TBK'nın 99-100 ( BK.83-84.)maddeleri uyarınca öncelikle yapılan ödemeler faiz alacağına mahsup edilmek suretiyle dava tarihi itibariyle asıl alacak ve faiz alacağının saptanması konusunda ek rapora alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsama düzenlenen 22.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda sigorta şirketlerinin davacıya ödediği toplam 28.875,00 Euro = 32.120,49 USD sigorta tazminatı navlun alacağından mahsup edildiğinde 16.06.2020 olan dava tarihi itibariyle davacının 27.669,51 USD ana para 999,79 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.669,30 TL alacağının olduğu tespit edilmiştir. Sonuçta; yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalı ....'ya verdiği taşıma hizmetinden dolayı icra takip tarihi itibariyle 59.790 USD navlun alacağının bulunduğu, bu alacak bakımından sigorta şirketleri tarafından icra takip tarihinden sonra davacıya toplam 28.875,00 Euro = 32.120,49 USD ödeme yapılmış olduğundan, dava tarihindeki bakiye ana para ve faiz alacağı üzerinden hüküm kurulması gerektiği, tahsil edilen sigorta tazminatları TBK m.100 uyarınca öncelikle işleyen faiz alacağına sayılmak suretiyle faiz ve ana para alacağından mahsup edildiğinde davacının dava tarihi itibariyle 27.669,51 USD ana para, 999,79 USD işleyen faiz alacağının bulunduğu sonucuna varılmış olduğundan, bu doğrultuda toplam alacak miktarı olan 28.669,30 USD üzerinden davanın kısmen kabulü ile asıl alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, kabul edilen alacak likit olduğundan 27.669,51 USD ana alacak üzerinden takdiren %20 oranına göre hesap edilen 31.914,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından red edilen kısım ile ilgili davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, dair aşağıda ki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1- Davanın 28.669,30 USD üzerinden KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2019/40701 Esas sayılı icra takibinin 27.669,51 USD asıl alacak ve 999,79 USD faiz alacağından oluşan toplam 28.669,30 USD' nin, bu tutar içerisindeki asıl alacağa dava tarihi olan 16.06.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince faiz yürütülmek sureti ile davalıdan tahsili için icra takibinin devamına -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-27.669,51 USD ana alacak üzerinden takdiren %20 oranına göre hesap edilen 31.914,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, -Koşulları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar harcı olan 13.404,26 TL den Peşin alınan 4.143,93.-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.260,33 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -143,93.-TL peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı yargı gider toplamı olan 13.449,20 TL'nin (54,40 TL başvurma harcı, 444.80 TL posta gideri ve 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 6.472,86 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 30.434,05 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 32.820,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/09/2023 Başkan . ✍e-imzalıdır. Üye . ✍e-imzalıdır. Üye . ✍e-imzalıdır. Katip . ✍e-imzalıdır.