İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/139 E. 2025/264 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/139
Karar No
2025/264
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/139 Esas KARAR NO:2025/264 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/02/2024 KARAR TARİHİ:09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.01.2022 vadeki ... Numaralı 7.634.60 EUR bedelli ve 26.12.2022 vadeli ... numaralı 349972,93 TL bedelli E.Faturalar yönünden davalıdan alacaklı olduğunu, Davalı, söz konusu faturalardan kaynaklanan 7.634.60 EUR ve 110.887.93 TL ödenmemiş fatura borcu bulunduğunu, müvekkilinin davalıya ödemenin yapılması için 01.03.2023 tarihli İhtarmame gönderdiğini, ancak ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından fatura borcunun ödenmemesi sebebiyle ....İcra Md. ... E. Sayılı dosyası ile İcra takibi başlattığını, ancak davalı İcra takibine hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu 2023/... büro dosya numarası ile başvurulduğunu, 2023/... arabuluculuk dosyasından anlaşma sağlanamadığından, bu davanın açıldığını, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması ile davanın kabulünü, ... İcra Md. ... E Sayılı takip dosyasına itirazların iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı Vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin borçlu olmadığını, bu nedenle davanın reddini, davacının, eksik ve ayıplı ifaya yaptığını, bu davayı açmasının hukuka aykırı olduğunu, teslim alınan bazı mutfak gereçlerinin çizik, kırık be yamulmuş olduğunu, bazı mutfak araçlarının ise kullanımında zorluklar yaşandığını, söz konusu husus davacı tarafa birçok kere bildirildiğini, davacı, eksik ve ayıplı edim ve ifasına rağmen müvekkili tarafından ödeme talep edildiğini, müvekkili tarafından ayıpların ve eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme yapacağını belirtildiğini, davacı tarafın mutfak eşyalarında oluşan hasar, eksik montajların ve ayıplı ifalara ilişkin ifaların gerçekleştiği yerde keşif yapılmasının talep ettiklerini, davacı tarafın söz konusu davada davacının alacağı bulunması varsayımı dahi döz konusu eksik ve ayıplı ifadan ötürü müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını davanın reddine karar verilmesi talep edildiğini, dava konusu İcra takibinin 05.12.2023 günü başlatıldığını, müvekkilinin borcu bulunmadığını davacının haksız ve fazladan para tahsil etmeye çalıştığını, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere Kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. DELİLLER: .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 31/12/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir. Mahkememizce celp edilen .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... A.Ş tarafından davalı ... Limited Şirketi aleyhine 16/12/2023 tarihinde 7.634.60 EUR ve 110.887.93 TL bedelli faturalara dayalı alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 31/12/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"... Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğimiz nedenlerden dolayı ve nihai takdir Mahkemenizde olmak üzere: Tarafların İddia ve savunması, taraflar arasındaki 2022-2023 yıllarındaki Ticari ilişki uyarınca, Taraflardan Davacı şirketin incelenen ticari defter kayıt ve muavin kayıtları, İhtarname, Whatsapp yazışmaları, İcra dosyası ve taraflarca dosyaya sunulan delillerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Md. 06.12.2023 tarih ... E Sayılı İlamsız icra takip dosyasından: Sonuç ve kanaatine varılmış Davacı şirket ticari defter kayıtları ve dayanak belgelerine göre; Davacının davalıdan kur faizi hariç Takip(06.12.2023) Tarihi İtibariyle 258.747.23 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafından davalıya posta yoluyla keşide edilen ihtarname ile davalının takip öncesi 05.03.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, Takip öncesi işlemiş faiz hesaplamasında: Takip öncesi Türk Lirası Üzerinden 110.887.93 TL alacak için (25.11.2022 tarihli faturdan bakiye kalan kısım için) temerrüt tarihinden, takip tarihi arasında değişen oranlar üzerinden yapılan işlemiş faiz hesabında 16.593.70 TL işlemiş faiz hesaplandığı, ANCAK DAVACI İşbu TL alacak yönünden takipte tarafımızdan hesaplanandan daha az tutarda olmak üzere16.339.26 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğundan, Davacının Türk lirası üzerinden takipte talep 110.887.93 TL asıl alacak ve 16.339.26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 127.227,19 TL alacak yönünden talebin yerinde olduğu, Davacının 7.634.60 EUR üzerinden yabancı para asıl alacağı için takip öncesi işlemiş faiz tutarının da 193.40 EUR olarak hesaplandığı, Davacı işbu yabancı para üzerinden Takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebi, tarafımızdan hesaplanandan daha yüksek olduğu ve fazla talebin yerinde olmadığı, olarak : 110.887.93 TL Türk Lirası asıl alacak için Takip (06.12.2023) tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca 4 41,75 ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faiz talebinin yerinde olduğu, 7.634.60 EUR Yabancı para asıl alacak için ise : 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca 943.35 Faiz talep edilebileceği, Davacı tarafından davalı şirkete 2 adet fatura karşılığı satış yapılan mutfak malzemelerinin ayıplı olduğuna ilişkin her hangi bir tespit tutanağının dosya kapsamında olmadığı, taraflar arasındaki E.Posta yazışmalarında, ürünlerin montaj ve kullanıma hazır edilmesi süreçlerinde bir takım sorun ve aksamalar olduğunu, akabinde taraflar arasında en son 11.04.2023 tarihli E.posta yazışmasında da davalının davacıya olan borcun nasıl ödeneceğine ilişkin davacıya gönderilen e.posta yazışması olduğu, tarafların diğer talepleri ise Mahkemeniz takdirlerinde kaldığı, Takdirinize saygı ile arz ederim. 31.12.2024..." şeklinde görüş bildirmiştir. Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 16/12/2023 tarihinde 7.634.60 EUR ve 110.887.93 TL bedelli faturalara dayalı alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça icra takibine itirazında icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş ise de takibin ve davanın dayanağının fatura alacağına dayalı olarak başlatıldığı para borçlarında TBK'nın 89. Maddesi gereğince alacaklının yerleşim yerinin ifa yeri olması nedeniyle HMK'nın 10. Maddesine göre ... İcra Dairelerinin de yetkili olduğu anlaşılmakla icra dairesinin yetkisizliğine dair itiraz yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu taraf delilleri, ticari defterleri ve mail yazışmları ile anlaşılmaktadır. İcra takibine konu edilen 05/03/2023 tarih 110.887,93-TL bedelli fatura ve 7.634,60 EUR bedelli faturalar bakımından davalı tarafça ürünlerin ayıplı olduğu ifade edilmiştir. Mahkememizce taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların celbedilen BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Davalı tarafça ürünlerin çizik kırık, yamulmuş olduğunu cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ifade edilen hususların basit bir incelemeyle ortaya çıkabilecek olduğundan ayıp varsa dahi niteliğinin açık ayıp olarak kabul edileceği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalıya faturalara konu borcun ödenmesi hususunda ihtarname keşide ederek 02/03/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafın ihtarnameye cevap vermediği görülmüştür. Davalı tarafça dosyaya ibraz edilen mail yazışmalarıyla ayıbın davacıya ihbar edildiği bildirilmiş ise de mail yazışmalarının içeriğinde dava konusu edilen faturalara konu ürünlerin ayıplı olduğuna dair somut bildirim bulunmadığı, mail yazışmalarında yalnızca montaj ile ilgili sorunlardan bahsedildiği, ürünlerin çizik, kırık vs gibi durumda olduğuna dair herhangi bir bildirimin yer almadığı anlaşılmıştır. Davanın yeterince aydınlatılabilmesi hususunda HMK'nın 31.,194.maddeleri gereğince icra takibine konu edilen faturaların mal alış satış olarak kayıtlı olduğu BA-BS formlarında her iki taraf açısından da ürün alım satımı olarak bildirimde bulunulduğu, ancak davalı tarafça sunulan mail yazışmalarında montaj işinine dair taleplerle edim yükümlülüğü bulunduğunun iddia edilmesi nedeniyle ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme ibraz edilmemesi sebebiyle ticari ilişkinin ve davaya konu taleplerin aydınlatılabilmesi için yazılı olarak beyanlarını sunulması için her iki tarafa da süre verildiği davalı tarafın kesin süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde de mail yazışmalarında ileri sürüldüğünü iddia ettikleri ayıp iddialarını faturaya konu ürünler ile irtibatlandıramadığı görülmüştür. Tarafların davaya konu faturaları Ba-Bs formalarında ürün alım satımına yönelik olarak bildirdikleri görüldüğünden faturaya konu alacağın montaj hizmeti ile ilgili olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf ürünleri davalıya teslim ettiğini TTK 21. Maddesine uygun olarak ispatlamıştır. Davalı tarafın ibraz ettiği 11.04.2023 tarihli mail yazışmasında borcun ödeme şekli hususunda anlaşma sağlanmaya çalışıldığı anlaşılmıştır. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, ba-bs formları ve faturaların tetkikine göre davacının icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalının ayıba yönelik iddialarının süresinde olmadığı ilk kez cevap dilekçesi ile ileri sürüldüğü, mail yazışmalarında davaya konu faturalarda bedeli talep edilen ürünlerin ayıplı olduğuna dair herhangi bir bildirim bulunmadığı gibi borcun ödenme şeklinde davalı tarafça anlaşma sağlanmaya çalışıldığı görülmekle ayıp iddialarına itibar edilemeyerek davalının davacıya icra takibine konu faturalar nedeniyle olan borcunu ödemediğinin dosya içerisinde mübrez tüm deliller, mail yazışmaları, ba/bs formları taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu faturalar bakımından davalının davacıya borçlu olduğu, işlemiş faiz talebi bakımından ise davalının temerrüde düştüğü tarihe göre 7.634,60-EURO asıl alacak ve 193,40-EURO işlemiş faiz ile 110.887,93-TL asıl alacak ile ve 16.339,70-TL işlemiş faiz bakımından alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın fatura alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca hükmedilecek icra inkar tazminatının, takip konusu yabancı paranın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının takip tarihindeki döviz kurlarına göre belirlenecek Türk Lirası karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerektiği, (3. Hukuk Dairesi 2021/2600 E 2022/1376 K) anlaşılmakla takip tarihindeki kur üzerinden icra inkar tazminatı hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 7.634,60-EURO asıl alacak ve 193,40-EURO işlemiş faiz ile 110.887,93-TL asıl alacak ile ve 16.339,70-TL işlemiş faiz bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin 7.634,60-EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince ve takipte talep edilen faiz oranını geçmemek üzere yasal faiz 110.887,93-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi gereğince asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 69.905,44-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ‭‭26.786,11TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 4.662,01 TL ve tamamlama harcı olan 1.931,00 TL toplam ‭6.593,01‬ harcın mahsubu ile bakiye ‭‭20.193,10 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 5.585,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 96,67) hesaplanan 5.399,08 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 62.740,14-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 13.501,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, 8- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Davacı tarafça peşin yatırılan 4.662,01 TL ve tamamlama harcı olan 1.931,00 TL ve başvurma harcı olan 427,60 TL toplam ‭‭7.020,61‬ karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10- Devletçe karşılanan 3600 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 96,67) hesaplanan 3.480,16 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 119,84 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/139, K. 2025/264, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-139-e-2025-264-k-7d79e1ed5bb9