İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/18 E. 2025/1046 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/18
- Karar No
- 2025/1046
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında .....tarihinde, İzmir ili Çeşme ilçesi .....ada .....parsel nolu taşınmazın bulunduğu yerde .....Inn .....Projesi kapsamında ince inşaat işlerinin yapılması konusunda alt yüklenici olarak sözleşme yapılmış olduğunu, müvekkili şirket davalı şirket ile yapmış olduğu hizmet sözleşmesi kapsamında, sözleşmede belirtilen inşaat işlerini sözleşmedeki belirtilen kurallara uygun olarak bitirdiğini, sözleşme tarihinden .....tarihine kadar olan işler için hizmet bedeli 1.639,926 TL olarak .....nolu hak ediş raporu hazırlandığını ve rapor davalı şirket nezdinde çalışan şantiye şefi .....tarafından imzalanıp onaylandığını, aynı şekilde davacı müvekkili şirket .....tarihine kadar yapılmış olan işler için hak etmiş olduğu alacağı için 2 No'lu hak ediş raporunu düzenlediğini, bu hak ediş raporunda ise toplam alacağı 3.312.203,40 TL olarak kalem kalem hesaplanıp davalı şirkete sunduğunu, müvekkili davacı şirket sözleşmeden doğan alacaklarını davalı şirketten .....nolu hak ediş için .....tarihli 1.639.926 TL tutarında faturayı düzenlediğini, bunu davalı şirkete sunduğunu, davalı şirketten şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacak üzerinden başlatılmak üzere bakiye alacaklarının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla tahsilini, davalı aleyhine yasal ticari faiz işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, huzurdaki davada, yetkili mahkeme davalı müvekkili şirket veyahut işin yapıldığı iddia edilen yer mahkemesi olduğunu, İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davada belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığını, davacı yanın dava dilekçesi ekinde fatura dışında bir belge sunulmadığını, taraflarına da tebliğ edilmediğini, sunulmayan evraklara dair cevap haklarımızı saklı tuttuklarını, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında gerçekleştirilen ticari faaliyet nedeni ile müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, ödenmemiş bir fatura alacağı bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin davacı yana borcu bulunmadığını, huzurdaki davanın, belirsiz alacak olarak açılması mümkün olmadığıdan hukuki yarar yokluğundan davanın reddini, huzurdaki davada İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetki yönünden reddini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ticari nitelikteki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Davalı, süresi içinde Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ve İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. HMK'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalının yerleşim yeri .....Bayraklı / İzmir'dir. HMK'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Bu maddenin yorumlanmasında, aleyhinde dava açılan kişinin sözleşmeye göre ediminin ifa edileceği yer olup, davalının edimi, sözleşmeden doğan para borcunu ödemektir. Eser sözleşmelerinden doğan para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulama imkânı yoktur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; HMK'da yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Oysa gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Nitekim Yargıtay (kapatılan) .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....Esas .....Karar sayılı içtihadı da bu yöndedir. Davalı tarafın süresi içinde ve usulüne uygun olarak yapmış olduğu yetki ilk itirazı doğrultusunda Mahkememizin yetkisizliğine, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunun tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddelerince davanın USULDEN REDDİNE, yetkili Mahkeme'nin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip HMK'nun 20.maddesi gereğince yasal süresinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. Katip Hakim