İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/317 E. 2025/662 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/317
Karar No
2025/662
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/317 Esas KARAR NO :2025/662 DAVA:İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/05/2025 KARAR TARİHİ:24/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davacı müvekkilinin İstanbul ...' da faaliyet gösteren ... ...' nin özel tüzel kişiliği olduğunu, davalının ise müvekkili hastanede 02/10/2020-23/11/2021 tarihleri arasında taraflar arasındaki sözleşme uyarınca çalıştığını, zaman zaman davalının talepleri doğrultusunda müvekkili şirket tarafından davalıya borç verildiğini, davalı tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden işbu borcu ödemekten kaçındığını, ... İcra dairesinin 2024/... esas sayılı dosya ile takip başlattıklarını, ödeme emrinin davalıya 30/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 31/07/2024 tarihinde kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine takibin durdurulduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafından davalı müvekkilinden alacağı olduğu iddiası ile ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı icra dosyasından maddi ve hukuki dayanağı olmaksızın icra takibi başlatıldığını, yasal süre içerisinde takibe ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yetki itirazı sonuçlandırılmadan itirazın iptali davasının açıldığını, ortada geçerli ve yetkili yer icra müdürlüğünde yapılmış bir icra takibi bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin tacir olmadığını, görevli mahkemelerin iş mahkemeleri olduğunu, davanın görevsizlikle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak müvekkilinin yapacağı işe karşılık her ay alacağı ücretten 10.000,00 TL düşülerek ödenmek üzere 09/09/2020 tarihinde 175.000,00 TL ve bir gün sonra 10/09/2020 tarihinde ise 113.000,00 TL olmak üzere toplamda 288.000,00 TL avans olarak verildiğini, davacı tarafın müvekkilinin her ne kadar 20/11/2021 tarihine kadar çalıştığını iddia etmiş ise de müvekkilinin 30/03/2022 tarihine kadar hizmet verdiğini, müvekkilin çalışma süresi boyunca alacağı ücretlerden her ay 10.000 TL ise 14 ay boyunca kesildiğini ve 140.000 TL nin aldığı avanstan düşüldüğünü ve 148.000 TL bakiye kaldığının kendisine bildirildiğini, müvekkilinin çalıştığı döneme ait ücret alacaklarının kendisine ödenmediğini ve 2022 Ocak, Şubat ve Mart aylarındaki alacağının 90.000 TL olduğunu, bu bedelin aldığı avansı fazlasıyla karşıladığını, davacının dilekçesinde iddia ettiği 528.000 TL alacaklı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığından bahisle davacının öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, yetki ve görev itirazları göz önüne alınarak davanın reddine, itirazın iptali davasının esastan reddine, asıl alacak üzerinden %20 den az olmamak üzere Kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı tarafa borç para verildiği bunun ödenmediği iddiası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Mahkememizce celp edilen İTO, Esnaf Odası ve vergi kayıtlarından davalının tacir olmadığı, davalının, davacı hastanede uyuşmazlığa konu dönemde (02.10.2020-23.11.2021 tarihleri arasında) psikiyatri uzmanı olarak çalıştığı, taraflar arasında Dışarıdan Hekim Hizmet Alım Sözleşmesi yapıldığı, sunulan mesaj kayıtlarında davacı hastane müdürü ile davalı arasında maaşa ilişkin yazışmalar yapıldığı, davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğu bu nedenle davanın İş Mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın görevli İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, 6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekili, davalı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2025 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/317, K. 2025/662, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-317-e-2025-662-k-d11147dc7c56