İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/232 E. 2025/355 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/232
- Karar No
- 2025/355
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/232 Esas KARAR NO :2025/355 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:01/04/2025 KARAR TARİHİ:07/05/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile alıcı firma ... arasında 3,92 ton (3924,15 kg) bebek bezi satışına ilişkin sözleşme yapıldığını, söz konusu satış sözleşmesinde ödeme yöntemi, vesaik mukabili olarak kararlaştırıldığını, vesaik mukabili ödeme yönteminin; yapılan dış ticaret işlemi sonucunda, ihracat bedelinin satıcı tarafından hazırlanan belirli belgeler karşılığında ithalatçı tarafından ödenmesini sağladığını, bunun sonucu olarak; alıcı tarafından malların teslim alınmasına izin verilebilmesi için, alıcı tarafından gönderi bankasından temin edilen vesaikler karşılığında, ödemenin taşıyıcı şirkete eksiksiz olarak yapılmış olması gerekirken, davalı şirketin kusurlu olarak müvekkili şirketi henüz ödemeyi almadan ve davalı şirket orijinal konişmentoyu görmeden malı alıcısına teslim ettiğini, müvekkili şirketi ile ... arasında vesaik mukabili olarak kararlaştırılan satım sözleşmesinde; davalı şirketin ...'daki acentesinin, vesaik mukabilinin en önemli hususu olan, alıcının ancak malların bedelini ödemesi karşılığında kavuşabileceği malları, ödeme koşulu gerçekleşmeden ... firmasına teslim ettiğini, davalı şirketin, satış bedelini ödememiş olan alıcıya malların teslimi sonucunda, müvekkil şirketi dava dışı olan ... Firması'ndan bakiye alacağı olan 8.914,60-USD tutarındaki alacağını elde edemediğini belirterek; müvekkili şirketin 8.914,60-USD tutarındaki maddi zararının, fiili ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden ve dava tarihinden işlemek üzere 3095 sayılı Kanun m.4/a gereği kamu bankalarınca 1 yıl vadeli dolar cinsinden açılmış mevduat hesabına fiilen uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tazminine ve davalı şirket tarafından müvekkile ödenmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava konusu uyuşmazlığın çözümünün Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanında olduğunu belirterek; işbu dava konusu uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak görev yapan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması ve mahkememizin işbu dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olması nedeniyle işbu haksız ve mesnetsiz davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine, davacı tarafın haksız taleplerinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın tüm talepler yönünden esastan reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle İtirazın İptali İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısı dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmin talebine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. HSK 'nın 20/07/2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul 'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine 09/09/2014 tarihli ticaret mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir. Dava, davacı tarafından nakliye planı dahilinde satışı gerçekleştirilen emtiaların Mersin limanından konteyner ile gemiye yüklendiği, emtiaların tahliyesi esnasında konteyner tavanının delik olduğu savunması ile bir kısmının ıslanmış olduğu iddiasıyla ortaya çıkan zararın gönderilen tarafından tazminine ilişkin olup bu haliyle uyuşmazlık deniz ticaretine ilişkindir. Dolayısıyla deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada asliye ticaret mahkemesi değil, deniz ihtisas mahkemesi görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile deniz ihtisas mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden(HMK m. 115/1)nazara alınır. Belirtilen açıklamalar ışığında mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın görevli .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ) GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ), gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, 6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair dosya üzerinden karar verildi. 07/05/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır