İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/790 E. 2024/393 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/790
- Karar No
- 2024/393
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/790 Esas KARAR NO : 2024/393 DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 01/12/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil şirketin showroom temizliğinde kullanılmak üzere davalı ...Tic.Ltd.Şti.' den 25.07.2022 tarihinde akülü yer yıkama / temizleme cihazı satın aldığı, cihaz bir müddet kullanıldıktan sonra 14.11.2022 tarihinde şarj etmemeye başlayarak ilk defa arıza verdiği, davaya konu cihaz davalı firmaya gönderildiği 2 haftadan sonra sorunun neden kaynaklı olduğuna dair somut ve net bir izahat yapılmadan cihaz tamir edilmek suretiyle kendilerine geri gönderildiği, cihazın 03.07.2023 tarihine kadar kullanımı sonrası yine önceki şarj etmeme problemi tekrarladığı ve cihaz günümüze kadar kullanılamadığı, davalı bu sefer cihazın akü şarj kısmını kargolamalarını istedikleri, müvekkil şirket herhangi bir şeyi yollamayacaklarını, sorunu gideremedikleri ve bu sebeple cihaz yine kontrol edilecekse davalının cihazı alması gerektiğinin kendilerine söylenmesi üzerine davalı şirket servis gönderip cihazı aldıracaklarını söylemelerine rağmen makul sürede herhangi bir servis gelmediği, temizlik işlerinin aksadığı, müvekkil şirketin süreç ve sürecin devamında bir sorumluluğu olmamasına rağmen davalı ile irtibat kurma yönündeki ısrarları üzerine bir süre sonra yetkili servis olduğunu düşündüğümüz bir ekip müvekkil şirkete gelip cihazı yerinde inceledikten sonra cihazın akü ve motorunun arızalı olduğu şifaen müvekkil şirket ilgililerine bildirildiği, bunun üzerine gelen ekibe bundan sonra ne yapılacağı sorulduğunda ise kendilerine söylenerek müvekkil şirkete ait iş yerinden ayrıldıkları, devamı süreçte yine müvekkil şirketin davalı şirketle temasları, bir nevi işin peşini bırakmamaktaki ısrarı üzerine bu sefer ikinci bir ekip gelip bu sefer cihazı ve ilgili tüm parça/ekipmanlarını alarak müvekkile ait iş yerinden ayrıldıkları, İşte o tarihten itibaren davalı şirket fabrika müdürü Mustafa Bey (Soyadı malumumuz değildir) başta olmak üzere şirket ilgilileri ile kurulmaya çalışılan ve arızanın tam olarak ne olduğu / nasıl ne zaman giderilebileceği hususlarındaki tüm temaslarda oyalayıcı bir takım dönüşler alınmış; önce şarj cihazında sonra akülerde ve en sonunda cihazın motorunda arıza olduğu davalı tarafça bildirilmesi üzerine müvekkil şirket cihazın ayıpsız bir misli ile değişimi taraftarıyken davalının baştan beri ilgisiz tavırlarını göz ederek bir yandan da işin bir an önce çözülmesi amacıyla arızaların garanti kapsamında ücretsiz onarımıyla yetinme yolunu seçtiği, davalı taraf ise en başında ücretsiz onarım işlemi yaptığı, dolayısıyla ayıbı artık en başta açıkça kabul etmişken gelinen aşamada kayıtsızlık ve sorumsuzluğunu bir üst seviyeye çıkararak bu sefer de satım sırasında cihazın üzerindeki akünün değişimi için dava dışı 3. Kişi akü üreticisiyle temasa geçtiklerini ve fakat akü üreticisi ücretsiz değişim yapmaya yanaşmadığından kendilerinin de ücretsiz işlem yapamayacağı gibi yasa ve ilgili mevzuatta yeri olmayan bir gerekçe ileri sürdüğü ve böylelikle tıkanan süreçte ihtilafın çözümü için sonuç alınamayan arabuluculuk süreci sonunda- işbu dava yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğu, davaya konu cihaz gibi garanti belgesi ile satılması zorunlu sanayi mallarının satışında, işin ayrıntısı yönünden garanti şartlarında, satış sonrası hizmetlerin görülmesinde ve nihai olarak tüm bunların seçimlik hakkın kullanıma etkisi yönünden kıyasen 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun dayanak kabul edilerek çıkarılmış Garanti Belgesi Yönetmeliği ve Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği hükümlerinin uygulamada yer ve karşılık bulduğu sabit bir husus olduğu, öncelikle davaya konu cihazın henüz neredeyse satıştan 3 ay sonra ilk defa ortaya çıkmış ve hala giderilmemiş arızasının, kısa bir kullanımla açığa çıkmış, açık yani satım sırasında var olduğu kabul edilecek nitelikte- bir ayıp olduğu sabit olduğu, davalı şirket, aküde ürün kaynaklı sorun olduğunu kabul ettiğini tarafımıza bildirmekle birlikte devamında cihaz üzerinde satılmış olan akünün üreticisi-satıcısı ile görüşme yaptığını, akü üreticisi akü değişim masrafını karşılamadığından kendilerinin de aküyü karşılayamayacaklarını ve bu sebeple yardımcı olamayacaklarını bildirdikleri, bunun üzerine 17/10/2023 tarihinde müvekkil şirket kendi imkanları ile davaya konu cihazı geri aldıkları, her ne kadar akü garanti ile satılan mallardansa da müvekkil şirket bir akü değil temizlik cihazı, onu da davalıdan satın almış bulunduğunu, satın alınan malın üzerinde olan yani onun parçası niteliğindeki "akü", müsatkil/harici satılan veya bozulduğunda tekrar satın alınan bir akü gibi ayrı garantiye değil o cihaza ait garantiye tabi olduğu, 3. Kişi akü üreticisi-satıcısının konuyla alakası sadece, davalı şirketin bize karşı sorumluluğunu yerine getirdikten sonra kusuru oranında rücu edebileceği bir üretici olmasından ibaret olduğu, müvekkil şirket her ne kadar öncesinde işlerinin de aksamaması adına yasadaki onarım seçimlik hakkını kullanmışsa da artık davalı, tarafımızca seçilmiş mezkur hakkın bu zamana kadar yerine getirilmemiş olmasının yanı sıra mevzuatta tamir için ön görülmüş 20 iş günün de çoktan ve fazlasıyla geçirilmiş olması, yine tamirde geçen ilk 10 işgünü sonrası ikame bir cihaz da teklif edilmemiş, verilmemiş olması nedenleriyle artık yasanın tarafımıza tanıdığı hakka dayanarak onarım seçimlik hakkından dönerek davaya konu cihazın “ayıpsız misli ile değişimini" talep ettikleri, mezkur sebeplerle 14/11/2022 den itibaren kısmen , 03/07/2023 tarihinden itibaren bu tarihe kadar ise tamamen mezkur cihazı kullanmaktan mahrum kalmamızdan dolayı oluşan zararımızı talep etmek suretiyle bilirkişilerce mezkur hesaplama yapıldığında zarar netleşeceğinden, bu talep yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, davalarının kabulü ile; Ayıplı B7501 75 Litre Akülü Sert Zemin Temizleme Cihazının, yeni ayıpsız bir misli ile değiştirilmesine, Ayıplı cihazı kullanamamaktan dolayı mahrumiyet nedeniyle oluşan zarar talebi yönünden, bilirkişilerce yapılacak nihai hesaplama neticesinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000 TL zararın davalıdan tahsiline (Belirsiz alacaktır) Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. -22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu ... marka ... akülü sert zemin temizleme makinasının, akü şarj tutmama arıza sebebiyle gizli ayıplı olduğu, Dava konusu ... marka ... akülü sert zemin temizleme makinasının 07.07.2022 fatura tarihinden itibaren iki yıl süre ile garanti kapsamında olduğu, Davacı Ekim 2023 den bu yana dava konusu makinayı kullanamaması sebebiyle, makinanın muadili ikame makine hizmeti aldığı, 01.12.2023 dava tarihi itibarı ile, davacının mahrum kaldığını iddia ettiği döneme ilişkin oluşan zarar, Ekim ve Kasım ayları için ikame “ Taski 755 BSM Yer Yıkama Makinası” bedeli aylık 1.466,87 TL olup, 2x1.466,87 TL — 2.933,74 TL olduğunu, Davacının ... sözleşme 3. Madde şartlarından dolayı a.b.c ve d maddelerinden birini tercih edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, davalıdan satın alınan akülü sert zemin temizleme makinesinin ayıplı olduğu iddiası ile cihazın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ile cihazın kullanılamamasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklidedir. TBK’nın 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır. Satıcının ağır kusurlu olmadığı durumlarda tacirler arası satış sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapıldığının ispatı ise TTK 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde ise TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında, taraflar arasında uyuşmazlığa konu akülü sert zemin temizleme makinesine ilişkin satış sözleşmesi yapıldığı, makinenin 25.07.2022 tarihinde davacıya teslim edildiği ve bu satışa konu makinede oluşan arızaların davalı şirket yetkili servisinde garanti süresi içinde giderildiği, taraflar arasında yapılan yazışmalardan davacının bir çok kez servise/davacıya başvurmasına karşın söz konusu arızanın giderilemediği anlaşılmaktadır. Öncelikle ayıp ihbarı bakımından Yargıtay yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere aracın ayıp niteliğinde olduğu iddia edilen arızaya ilişkin olarak yetkili servise götürülmesi, hukuki olarak ayıp ihbarı olarak değerlendirilmekte olup, gizli ayıplı araçta ayıp ihbar süresine uyulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından, dava konusu ... marka ...akülü sert zemin temizleme makinasının, akü şarj tutmama arıza sebebiyle gizli ayıplı olduğu tespit edildiğinden, davacının ayıpsız misli ile değişim talebi yerindedir. Ayrıca davacı makineyi kullanamaması dolayısıyla oluşan zararlarını da talep edebilecektir. Davacının dava tarihine kadar makineyi kullanamaması sebebiyle, makinanın muadili 2.933,74 TL'lik ikame makine hizmeti aldığı anlaşıldığından, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile uyuşmazlığa konu aracın ayıpsız misli değiştirilmesine, 2.993,73-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, uyuşmazlığa konu akülü sert zemin temizleme cihazının tüm takyidatlardan arındırılmış şekilde davalıya iade edilmek koşuluyla, AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, 2-2.993,73-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 2.205,14-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 804,06-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.401,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.073,91-TL ilk gider, 766,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.030,30-TL keşif harcı ve 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.870,21-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*