İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/333 E. 2025/456 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/333
Karar No
2025/456
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/333 Esas KARAR NO :2025/456 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/05/2025 KARAR TARİHİ:12/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 19/10/2024 tarihinde "... ili ... ilçesi ... Mah. ... Köy yolu" üzerinde; ... A.Ş. adına ruhsatlandırılmış ve ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilen ... idaresindeki ... plakalı forklift iş makinesinin kusurlu olarak, ... istikametinden ... köyü istikametine doğru seyir halindeki müvekkilinin ... plakalı ... marka ve 2014 model aracına sağ tarafından çarparak maddi hasara sebebiyet verdiğini, Jandarma Komutanlığının düzenlediği trafik kaza tespit tutanağında ...'un kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ...'un KTK 67/1-B maddesini ihlal ettiğini, kaza sonrasında müvekkilinin ...'dan ...'ya 1.151,00-TL ödeyerek feribota bindiğini müvekkilinin aracının ... Sigorta'nın ... numaralı kasko poliçesi ile kaskolu olduğunu, müvekkilinin aracını onarım için 22.10.2024 tarihinde ... Yetkili Servisine teslim ettiğini ve aracın 22.11.2024 tarihinde teslim edildiğini, yapılan parça değişimleri ve onarım için kasko şirketinin yetkili servise 304.287,37-TL hasar ödemesi gerçekleştirdiğini, müvekkilinin araç tamiri sonucunda değer kaybına uğradığını, ayırca aracın tamirde kaldığı sürede de araç mahrumiyet kaybının meydana geldiğini iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik şimdilik 100,00-TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ödenen 1.151,00-TL feribot ücretinin kaza tarihi itibariyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Usule ilişkin olarak; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin 6362 sayılı kanun gereği finansal kiralama sözleşmesi akdederek finansman sağladığını, müvekkili ile diğer davalı ... arasında 21/04/2020 tarihli "Finansal Kiralama Sözleşmesi" akdedildiğini ve bu sözleşme ile ... plaka numaralı iş makinesinin 11 ay süreyle diğer davalı ... ...'a kiralandığını, sözleşmenin sona ermesi ile iş makinesinin ... 1. Noterliği'nin 24/04/2022 tarih ve 10608 yevmiye numaralı İş Makinesi Satış Sözleşmesi ile diğer davalı ...'a dava konusu kazadan önce devredildiğini, kaza tarihinde iş makinesinin mülkiyetinin ...'a ait olduğunu, ...'ın kendi adına ruhsat çıkarmamış olması nedeniyle müvekkili adına dava ikame edildiğini, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu iddia ederek; davanın usulden ve esastan reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davanın kısmi alacak davası olarak ikame ettirilemeyeceğini, kaza dosyasındaki kusur oranlarının gerçek olmadığını, araçta meydana gelen ve iddia olunan tamir masrafının olağanın üstünde olduğunu, davacının aracın makul sürede tamirde kalması nedeniyle araç mahrumiyet bedelini talep edemeyeceğini, davacının bu hususta herhangi bir belge de sunmayarak davasını ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemekle davacının gidip gelmesi halinde yapılan zorunlu giderlerin araçtan yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın öncelikle usulden daha sonra esasa ilişkin itirazları değerlendirilerek esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Davalı Mustafa ÖZDEMİR'e; dava dilekçesi, tevzi formu ve tensip zaptı ekli tebligatın 22/05/2025 tarihinde tebliğ edilemeyerek iade edildiği ancak mazbatanın henüz dönmediği anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan; değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Odası, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğinden gelen müzekkere cevapları incelendiğinde davacının uyuşmazlık döneminde tacir sıfatı bulunmadığı, gelirinin esnaf işletmesi düzeyini aşmadığı ve bu yönde esaslı iddiaların da bulunmadığı, davacı aracının hususi araç olduğu, bu tespitlerin davacı tarafından kısmen de olsa kendi adına ticari işletme işletmediği, tacir sıfatını haiz olmadığı ve davanın niteliği itibariyle mutlak ticari davaya vücut vermediği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN; TTK 5/2. ve HMK 114/1-c. maddeleri gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2. maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1. maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/06/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/333, K. 2025/456, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-333-e-2025-456-k-2ef3b3bb4ab8