İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/324 E. 2025/323 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/324
Karar No
2025/323
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/324 KARAR NO : 2025/323 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında Kemalpaşa da bungalov ev yapımı hususunda anlaşmaya varıldığını, buna ilişkin sözleşme düzenlediklerini, müvekkilinin sözleşmenin yüklediği ödeme sorumluluğunu yerine getirdiğini, ancak davalının bu sürede evi teslim etmediğini, sözleşmede belirlenen süreler içerisinde tamamlanmayan iş nedeni ile müvekkilinin oldukça zarara uğradığını, enflasyon nedeni ile işin maliyetinin neredeyse üç katına çıktığını, sözleşmede geç teslim halinde davalı aleyhine günlük 1.500,00TL cezai şart hükmünün düzenlendiğini, müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına davalının Kemalpaşa İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasındaki borca itirazının iptali ile yaşatmış olduğu mağduriyet ve müvekkilin likit olan alacağını geç tahsil edecek olması sebebiyle haksız ve kötü niyetli hareketi için de %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibini 22/05/2023 tarihinde başlattığını, işin teslim süresi Haziran ayı sonlarına denk geldiğini, takip tarihinde iş teslimi için bir aya yakın süre bulunmaktadır ve bu durum davacı tarafından bilindiğini, müvekkilinin iş için kararlaştırılan bedelin 86.000 TL'lik kısmını henüz almadığını, bu kısımla ilgili yasal ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, hal böyle iken davacı müvekkilini zor durumda bırakmak adına davaya konu icra takibini başlattığını, takip tarihinde müvekkilinin iş teslimi için henüz süresi olduğunu bildiğini, açıklanan bu nedenlerle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Davacı tarafından müvekkilli aleyhine Kemalpaşa İcra Dairesi Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı süresi içerisinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 23/03/2025 tarih, ... Karar sayılı ilamında; "Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin ve aynı zamanda dava şartı olması nedeniyle bir dava açıldığında mahkeme, görevli olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden (resen) inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa, tarafların ileri sürüp sürmediğine bakmaksızın görevsizlik kararı verir. Somut olayda davanın 20.06.2023 tarihinde Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açıldığı, Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, verilen kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 23.10.2024 tarihinde kesinleştiği, davalı tarafça 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi üzerine dosyanın İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığından bahisle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (ı) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi." düzenlemeleri bulunmaktadır. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi için yukarıda belirtilen tanımlara uygun olması gerekir. Açıklanan hususlar gözetildiğinde eser sözleşmesi ilişkisinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığının anlaşılabilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer yanın ise satıcı/sağlayıcı olması gerekir. Bu koşulların bulunması halinde tüketici işleminden ve sonuçta da görevli mahkemenin "tüketici mahkemesi" olduğundan söz edilebilecektir. Açıklanan hususlar gözetildiğinde somut olayda; davacı iş sahibi (tüketici) ile davalı yüklenici (sağlayıcı) arasında eser sözleşmesi niteliğinde tüketici işlemi bulunması nedeni ile eser sözleşmesi ilişkisinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alındığından davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olduğu anlaşıldığından Mahkemece görevsizlik kararı verilmemesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür." gerekçesi ile Mahkememiz... Esas, ... Karar sayılı dosyasının 25/11/2024 tarihli ilamının kaldırılmasına karar vermiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında yapmayı üstlendiği işleri sözleşmede öngörülen sürede tamamlayıp teslim etmediğinden sözleşmede belirlenen cezai şartın tahsili istemiyle davalı aleyhinde icra takibine giriştiği, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek mahkememizde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz ... Karar sayılı dosyasının 25/11/2024 tarihli kararı ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin 16.02.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile mahkememiz ... Karar sayılı dosyasının 25/11/2024 tarihli kararının istinaf edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 23/03/2025 tarih, ...rar verildiği, taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde tüketici işlemi bulunduğu, eser sözleşmesi ilişkisinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alındığı, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1. maddesindeki tanımlara göre tüketici işleminin; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, tüketicinin ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği, aynı Yasa'nın 73/1.maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILAMADI), Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 15/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/324, K. 2025/323, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-324-e-2025-323-k-1cb337dfb695