İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/21 E. 2025/10 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/21
- Karar No
- 2025/10
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/21 Esas KARAR NO : 2025/10 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ...plakalı aracın 03.11.2021 tarihli sözleşme ile...A.Ş'ye kiralandığını, ancak davalı şirketin kira bedellerini belirlenen tutarda ödememesi ve temerrüte düşmesi nedeniyle müvekkilinin ihtarname ile beraber akdedilen kira sözleşmesini feshederek bahsi geçen aracın iadesini istediğini, ancak ihtarlara rağmen aracın tesliminin yapılmadığını, müvekkilinin araştırması sonucunda aracın ... Yediemin Otoparkında bırakıldığının öğrenildiğini ve aracın durumum tespiti amacıyla Nevşehir ... Müdürlüğü'nün ...Talimat nolu dosyası ile bilirkişi raporu alındığını, raporda; araçta çizikler olduğu, aküsünün olmadığı, plakaların söküldüğü, multimedya sisteminin söküldüğü, sol arka çamurluğunda ezik olduğu, sol arka kapısında ezik olduğu, sol ön kapısında ezik olduğu, arka tamponunda ezikler olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...S. Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, Nevşehir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... E.,... K. Sayılı dosyası ile...'in 6 ay 22 gün hapi cezası ve 1.500,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini iddia ederek; davanın kabulünü, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararlarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, müvekkilinin kazanç kaybının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı aleyhine açılan sözleşmeye dayalı araç değer kaybı ve kazanç kaybının tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, 115. madde gereğince mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının kiralayan davalının kiracı ve kira sözleşmesinin müteselsil kefili konumunda olduğu araç kiralama sözleşmesinin içeriğinde farklı bir hizmet ilişkisini de barındırmadığı görülmekle, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanıp, bu yöndeki her türlü uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görüleceği açık olmakla, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN; TTK 5/2. ve HMK 114/1-c. maddeleri gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2. maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 13.01.2025 Katip Hakim e-imza e-imza