İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/782 E. 2025/376 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/782
Karar No
2025/376
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/782 Esas KARAR NO:2025/376 DAVA:Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:01/06/2018 KARAR TARİHİ:08/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Fransa'da fuarda sergilenecek olan 110.000,00 Euro değerindeki kompozit otoklavının, müvekkilinin ... adresinden, ... Mah. 2626 Sok. No:1/3 .../İstanbul adresine taşınması için nakliyeci ... ...'a (...) ait ... plaka sayılı kamyona yüklendiğini, taşımaya ilişkin olarak nakliyeci ... ... tarafından 15.02.2018 tarih ve 4932 sayılı taşıma irsaliyesi düzenlendiğini, taşıması yapılacak kompozit otolavın taşıma esnasında uğrayabileceği tüm hasarların davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi ile teminat alınması üzerine, ürünün sürücü ... ...'in kullandığı ... plaka sayılı araç ile yola çıktığını, 15/02/2018 tarihinde saat 21:00 sıralarında ... ...'in idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plaka sayılı yarı römorkun direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın demir bariyerlere çarptığını ve üzerindeki otoklavın şeride düşerek hasarlandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, yapılan inceleme sonucu ... ...'in kazaya tek başına ve kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, meydana gelen hasar ile ilgili sigorta şirketi tarafından ... nolu hasar dosyası açıldığını, müvekkilinin uğradığı zarardan davalı sürücünün ve taşıyıcı ... ...'in birlikte sorumlu olduğunun açık olduğunu, sigorta şirketinin müvekkilinin talebinin reddine dair kararı yasaya ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin bulunduğunu, bu nedenle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta poliçesinde yer alan hükümlere ve teminat şartlarına aykırı olarak taşıma işlemi yaptırıldığını ve emtianın trafik kazası sonucu hasarlandığını, dava dosyasına sunulan taşıma faturasına göre taşıma işinin gerçek bir kişi tarafından yapıldığı anlaşıldığından sigorta poliçesi şartına göre hasar teminat dışı kaldığını, dava konusu emtianın 110.000,00 Euro bedelli olduğu iddiasında bulunan davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesinin işinin gereği olduğunu, ancak dava dosyası içerisinde prim ödemesi yapıldığını gösterir herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davacının taleplerinin müvekkili şirket yönünden reddinin gerektiğini, emtiada meydan gelen gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, sigorta poliçesi teminat şartlarına aykırı olarak gerçek kişi taşıma işi yaptırıldığından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirket yönünden işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu kazanın Bilecek'te meydana geldiğini, zarar görenin ikamet yerinin ise Eskişehir olduğunu, davaya konu olay nedeniyle vekil edenin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayda yükleme ve istiflemenin tamamen göndericinin sorumluluğunda yapıldığını, müvekkilinin çalışanlarından hiç kimsenin yükleme ve istiflemeye herhangi bir iştirakinin olmadığını, bu nedenle müvekkilinin dava konusu hasar sebebiyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Mahkememizden verilen 23/09/2021 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile; ''Davanın Kısmen Kabulüne'' karar verildiği, kararın davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... ... taraflarınca istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 03/10/2024 tarih ve 2022/353 Esas, 2024/1387 Karar sayılı ilamı ile, ''Mahkemece, öncelikle hasarlanan makinenin kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi, bu bedelden hurda değerinin indirilerek sonucuna göre tamir edilmesinin mi yoksa pert total olarak kabulünün ekonomik olup olmayacağının belirlenmesi gerekir. Bilirkişi raporunda bu husus incelenmemiş, mahkemece de üzerinde durulmamıştır. Rayiç değerinden sovtaj düşülmesi halinde tespit edilecek hasar bedelinin, tamir bedelinden düşük olup olmadığı, emtianın tamir edilmesinin mi pert total kabul edilmesinin mi daha ekonomik olduğu hususunda inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus araştırılmadan ekspertiz raporunda belirlenen onarım masraflarının gerçek zarar teşkil ettiğinin kabulüyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin gerçek zararın tespit edilmediğine yönelik istinaf nedeni yerinde görüldüğünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.'' gerekçesi ile mahkememizin kararının kaldırıldığı ve dosyanın Mahkememize iade edilerek dosyanın 2024/782 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 05/12/2024 tarihli tensip tutanağı, 2 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 27/03/2025 tarihli raporunda özetle; davacı ... San. Ve Tic. AŞ’ne ait kompozit otoklavı’nın Eskişehir’den İstanbul’a nakli sırasında oluşacak nakliye rizikolarına karşı, davalı ... Sigorta AŞ tarafından düzenlenen ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, poliçede all Risks teminatı verildiği, 15.02.2018 tarihinde meydana gelen hasarın sigorta poliçesinde verilen risk sonucu oluştuğu, bu hususun İstinaf kaldırma kararı gerekçesi dışında bırakıldığı, otoklavın onarım bedelinin 363.617,73 TL karşılığı 76.964,28 Euro olduğu halde pert hasar tutarının 513.500,00 TL karşılığı 108.710,00 Euro olduğu, buna göre onarımın ekonomik olduğu, davalılar lehine sonuç oluşturacağı, meydana gelen hasarın 363.617,73 TL= 76.964,27.- Euro olarak hesaplandığı, ... Sigorta AŞ yönünden, düzenlenen poliçede yer alan sigorta bedelinin %1’i oranında muafiyet miktarı düşüldükten sonra, hasarın 358.445,31 TL = 75.869,46 EURO kısmının poliçe teminatı kapsamında olacağı, Sigorta şirketi yönünden 16.03.2018 tarihinin temerrüt tarihi olarak tespit edilebileceği, davalı nakliyecinin TTK 863/1. Md. gereğince yüklemeye nezaret görevi olduğu, TBK 52. Md. gereğince müterafik kusurunun sözkonusu olduğu, TBK 51. Md. gereğince kusur oranının takdiri Sayın Mahkemeye ait olacağı, Yargıtay uygulamalarına göre %25 oranın kabulü halinde nakliyecinin sorumluluğuna isabet edecek hasar miktarının 90.904,43 TL (19.241,06 EURO) olarak hesaplandığı, davalı araç sürücüsü nakliyeci yardımcısı sıfatıyla 90.904,43 TL (19.241,06 EURO)’den davalı ... ile birlikte müşterek müteselsil sorumluluğu söz konusu olabileceği, davalı nakliyeci için temerrüt tarihinin 05.03.2018 tarihi olarak tespit edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. A. DOSYANIN GEÇİRDİĞİ AŞAMALAR VE HUKUKI DURUM Dava, davacı ... Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 110.000 Euro değerindeki kompozit otoklavının Eskişehir'den İstanbul'a taşınması sırasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkememizce 23.09.2021 tarih ve 2018/501 Esas - 2021/795 Karar sayılı kararla davanın kısmen kabulüne, 75.869,46 Euro'nun 16.03.2018 tarihinden itibaren 3095 S.K.'nun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline, davalılar ... ve ... ... açısından sorumluluğun 90.904,43 TL ve 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sınırlı olmak üzere tahsiline karar verilmiştir. İlk derece kararımız üzerine, davalı gerçek kişilerden ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış, davalı ... ... tarafından istinaf dilekçesi verilmiş ancak harç yatırılmaması nedeniyle mahkememizin 13.01.2022 tarihli ek kararıyla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle, davalı gerçek kişiler ... ve ... ... yönünden mahkememizin 23.09.2021 tarihli kararı kesinleşmiş ve bu davalılar açısından davacının lehine kazanılmış hak teşekkül etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından kararımızın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/353 Esas - 2024/1387 Karar sayılı 03.10.2024 tarihli kararıyla mahkememizin kararı kaldırılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında, "Mahkemece, öncelikle hasarlanan makinenin kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi, bu bedelden hurda değerinin indirilerek sonucuna göre tamir edilmesinin mi yoksa pert total olarak kabulünün ekonomik olup olmayacağının belirlenmesi gerekir. Bilirkişi raporunda bu husus incelenmemiş, mahkemece de üzerinde durulmamıştır. Rayiç değerinden sovtaj düşülmesi halinde tespit edilecek hasar bedelinin, tamir bedelinden düşük olup olmadığı, emtianın tamir edilmesinin mi pert total kabul edilmesinin mi daha ekonomik olduğu hususunda inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus araştırılmadan ekspertiz raporunda belirlenen onarım masraflarının gerçek zarar teşkil ettiğinin kabulüyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle kaldırma kararı vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında, mahkememizin sigorta poliçesindeki tüzel kişi şartının geçersizliği, sigorta bedelinin Euro olarak kabul edilmesi ve sigorta şirketinin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerinin isabetli olduğu belirtilerek, kaldırma kararının yalnızca gerçek zarar tespiti konusunda, hasarlanan makinenin rayiç değeri, sovtaj değeri ve ekonomik onarım analizinin yapılmaması nedeniyle verildiği açıkça belirtilmiştir. Bu çerçevede kaldırma kararı sonrasında mahkememizce bilirkişi heyetine, "hasarlanan kompozit otoklavın kaza tarihindeki (15.02.2018) rayiç değerinin tespiti, hasarlı makinenin sovtaj (hurda) değerinin tespiti, tamir masrafları ile rayiç değer-sovtaj farkının ekonomik analizi, emtianın tamirinin mi yoksa pert total olarak kabulünün mü daha ekonomik olduğunun tespiti" görevi verilmiştir. Bu hukuki durum karşısında, davalı gerçek kişiler ... ve ... ... yönünden önceki kararımızla tespit edilen sorumluluk miktarı ve koşulları kesinleşmiş olup, yalnızca davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma gerekçesi doğrultusunda gerçek zarar tespiti konusunda yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. B. UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMLENMESİ 1. BAM Yönlendirmesine Uyum: Gerçek Zarar Tespiti a) Bilirkişi Raporunun Değerlendirilmesi: Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından 27.03.2025 tarihinde sunulan raporda, kaldırma gerekçesini oluşturan hususlar ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Bilirkişi heyeti, hasarlanan kompozit otoklavın kaza tarihindeki (15.02.2018) rayiç değerini tespit ederken, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinde sigorta bedelinin 110.000 Euro olarak belirtildiğini ve bu bedelin otoklavın kaza tarihindeki rayiç değeri olarak kabul edilebileceğini belirtmiştir. Bu tespit, sigorta bedeli ile rayiç değerin örtüştüğü varsayımına dayanmakta olup, teknik açıdan makul ve kabul edilebilir bir yaklaşımdır. Sovtaj (hurda) değeri tespitinde bilirkişi heyeti, otoklavın brüt ağırlığının 5.160 kg olduğunu dosya kapsamındaki belgelerden tespit etmiş, ortalama kaliteli hurda değerini 0,25 Euro/kg olarak kabul ederek hasarlı otoklavın sovtaj değerini 5.160 x 0,25 = 1.290 Euro olarak hesaplamıştır. Bu hesaplama metodolojik açıdan doğru olup, hurda değerinin piyasa şartlarına uygun şekilde tespit edildiği görülmektedir. Ekonomik onarım analizi kapsamında bilirkişi heyeti, pert total hasar tutarını rayiç değerden sovtaj değerinin düşülmesi suretiyle hesaplayarak 110.000 - 1.290 = 108.710 Euro olarak tespit etmiştir. Onarım bedelinin ise önceki bilirkişi raporlarında tespit edilen 363.617,73 TL karşılığı 76.964,28 Euro olduğunu belirtmiştir. Bu karşılaştırma sonucunda, onarım bedelinin (76.964,28 Euro) pert total tutarından (108.710 Euro) yaklaşık %29 oranında düşük olduğu, dolayısıyla otoklavın onarılmasının ekonomik açıdan daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan bu değerlendirme, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında aranılan "rayiç değer tespiti", "sovtaj değeri hesaplaması" ve "ekonomik onarım analizinin" tamamını kapsamakta olup, gerçek zarar tespitine yönelik eksikliğin giderildiğini göstermektedir. Raporda kullanılan metodoloji bilimsel esaslara dayanmakta, hesaplamalar matematiksel açıdan doğru yapılmakta ve sonuçlar teknik verilerle desteklenmektedir. Bu çerçevede bilirkişi heyeti, gerçek zararın onarım bedeli olan 76.964,28 Euro olarak kabulünün yerinde olacağı yönündeki kanaatini belirtmiş, bu tutar üzerinden davalıların sorumluluklarının hesaplanması gerektiğini ifade etmiştir. b) ...'nin İtirazlarının Değerlendirilmesi ve Reddi Gerekçeleri: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından 09.04.2025 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı çeşitli itirazlar ileri sürülmüştür. Bu itirazların değerlendirilmesi ve reddi gerekçeleri aşağıdaki şekildedir: BAM'ın Kaldırma Amacının Sınırları Çerçevesinde Değerlendirme: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı, mahkememizin sigorta poliçesindeki tüzel kişi şartının geçersizliği, sigorta bedelinin Euro olarak kabul edilmesi ve sigorta şirketinin genel sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerini isabetli bulmuş, kaldırma kararını yalnızca "hasarlanan makinenin kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi, bu bedelden hurda değerinin indirilerek sonucuna göre tamir edilmesinin mi yoksa pert total olarak kabulünün ekonomik olup olmayacağının belirlenmesi" konusunda vermiştir. Bu çerçevede, davalı vekilinin gerçek zarar araştırması, onarım işlemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, malın akıbeti gibi konulardaki itirazları, kaldırma kararının kapsamını aşan ve zaten karara bağlanmış hususlara ilişkin olduğundan yerinde görülmemektedir. Bilirkişi Raporunun Teknik Yeterliliği: Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 27.03.2025 tarihli rapor, kaldırma kararının gerektirdiği tüm teknik analizleri içermektedir. Rayiç değer tespiti (110.000 Euro), sovtaj değeri hesaplaması (1.290 Euro), onarım bedeli tespiti (76.964,28 Euro) ve ekonomik karşılaştırma (onarım vs pert total) bilimsel esaslara dayalı olarak yapılmıştır. Davalı vekilinin "gerçek zarar araştırması yapılmadığı" iddiası, TTK 880. maddesi kapsamında zarar tespitinin eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre yapılması gerektiği hususu göz ardı etmektedir. Bilirkişi raporunda bu husus gözönünde bulundurularak rayiç değer tespiti yapılmış olup, rapor teknik açıdan yeterli ve kapsamlıdır. Ekonomik Analiz Yapılmış Olması: Kaldırma kararının temel gerekçesini oluşturan ekonomik analiz, bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde yapılmıştır. Onarım bedelinin 76.964,28 Euro, pert total tutarının ise 108.710 Euro olarak tespit edilmesi sonucunda, onarımın ekonomik açıdan daha uygun olduğu (yaklaşık %29 fark) objektif verilerle ortaya konmuştur. Bu analiz, Bölge Adliye Mahkemesinin talep ettiği "emtianın tamir edilmesinin mi yoksa pert total kabul edilmesinin mi daha ekonomik olduğu" sorusuna net cevap vermektedir. Onarım vs Pert Total Karşılaştırmasının Yapılması: Bilirkişi raporunda, hasarsız otoklavın değeri (110.000 Euro) ile hasarlı otoklavın sovtaj değeri (1.290 Euro) arasındaki fark olan pert total tutarı (108.710 Euro) ile onarım bedeli (76.964,28 Euro) arasında sistematik karşılaştırma yapılmıştır. Bu karşılaştırma, sigorta şirketi açısından hangi seçeneğin daha ekonomik olduğunu net şekilde ortaya koymuş, onarımın pert total'den yaklaşık 31.746 Euro daha ucuz olduğunu tespit etmiştir. Spesifik İtirazların Reddi: Gerçek Zarar Araştırması İtirazı: TTK 880. maddesi kapsamında zarar, hasarın meydana geldiği tarihte ve durumda tespit edilir. Bilirkişi raporunda kaza tarihindeki rayiç değer esas alınarak yapılan hesaplama hukuken doğrudur. Sonradan yapılacak onarım işlemlerinin faturalanması veya malın fiziki durumu, o tarihte meydana gelen zararın miktarını etkilemez. Para Birimi Farklılığı İtirazı: Gerçek kişi davalıların TTK'nın taşımacılığa ilişkin hükümleri çerçevesinde yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında sorumluluklarının TL olarak hesaplanması, sigorta şirketi açısından ise poliçe şartları gereği Euro hesaplama yapılması hukuki dayanağa sahiptir ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında da onaylanmıştır. Temerrüt Tarihi İtirazı: Ekspertiz raporu ile hasara muttali olunması ve hasar miktarının objektif olarak tespit edilebilir hale gelmesi (16.03.2018), sigortacının tazminat yükümlülüğünün başlangıcı için yeterlidir. TTK 1427. maddesi kapsamındaki inceleme yükümlülüğü, temerrüt tarihini etkilemez. Sovtaj Değeri Hesaplaması İtirazı: Hasarlı durumda bulunan malın hurda değerinin kilogram başına hesaplanması (0,25 Euro/kg), teknik açıdan doğru ve piyasa şartlarına uygun bir yöntemdir. Hasarlı elektronik parçaların ayrı değerlendirilmesi pratik açıdan mümkün olmayıp, toplam hurda değeri hesaplamasında zaten dikkate alınmıştır. Bu değerlendirmeler sonucunda, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bilirkişi raporuna yönelttiği itirazların, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma amacını aşan, hukuki dayanaktan yoksun ve teknik açıdan geçersiz iddialar olduğu sonucuna varılmış olup, itirazların reddi gerekmektedir. 2. Sigorta Hukuku Değerlendirmesi (BAM Tarafından Onaylanan Hususlar) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında, mahkememizin sigorta hukukuna ilişkin değerlendirmelerinin isabetli olduğu açıkça belirtilmiş ve bu hususlar kaldırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu çerçevede aşağıdaki hukuki değerlendirmeler kesin hüküm niteliği kazanmıştır: a) Poliçe Şartlarının Geçersizliği: Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen nakliyat emtea sigorta poliçesinde "teminatın, taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkıyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir, aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır" şeklinde özel şart bulunmaktadır. Ancak davacı şirket tarafından sigorta şirketine gönderilen Emtea Sigorta Bilgi Formunda taşıyıcı olarak "... ..." isminin açıkça yazılı olduğu, buna rağmen sigorta şirketinin poliçeyi düzenlediği tespit edilmiştir. TTK'nın 1425/2. maddesi uyarınca, "Poliçe ve zeyilname içeriğinin teklifnameden ve kararlaştırılan hükümlerden farklı olması halinde, sigortalının, lehdarın ve sigorta ettirenin aleyhinde olan değişiklikler geçersizdir." Bu hüküm uyarınca, sigorta şirketi gerçek kişi taşıyıcının bilgisine sahip olmasına rağmen tüzel kişi şartı içeren poliçe düzenleyerek, sonradan bu şartı ileri sürmek suretiyle tazminat ödemekten kaçınamaz. Bu durumun TTK 1425/2 maddesi kapsamında sigortalının aleyhinde olan bir değişiklik teşkil ettiği ve geçersiz olduğu açıktır. b) Sigorta Şirketinin Bilgilendirme Yükümlülüğü İhlali: TTK'nın 1423/1. maddesi uyarınca sigortacının aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigorta şirketi, poliçe düzenlerken taşıyıcının gerçek kişi olduğunu bildiği halde, tüzel kişi şartının teminatı etkileyeceği konusunda davacıyı bilgilendirmemiştir. Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirme İlişkin Yönetmeliğin 5 ve 6. maddeleri ile TTK 1423/1 maddesi kapsamında gerekli bilgilendirme ve aydınlatmanın yapılmadığı, bunun da poliçe şartının geçersizliğini destekleyen bir unsur olduğu değerlendirilmiştir. c) Sigorta Bedelinin Euro Olması: Sigorta poliçesinde sigorta bedeli/artırılmış bedel yanında "110.000 Euro" ibaresi bulunmakta, aynı poliçede döviz kuru da gösterilmektedir. Emtia sigortası bilgi formunda da sigorta bedelinin Euro olarak belirtildiği tespit edilmiştir. Prim hesaplanması kısmında sigorta bedelinin TL olarak gösterilmesi, sadece prim hesaplamasına yönelik olup, sigorta bedelinin Euro olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında da "sigorta bedelinin 110.000 EURO olduğunun kabulünde isabetsizlik yoktur" şeklinde açık değerlendirme yapılmıştır. d) Primin Sonradan Ödenmesi: Sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidin ödenmesi ile başlamakla birlikte, zararın gerçekleşmesinden sonra prim ödemesinin kabul edilmesi, TTK'nın 1421. maddesi kapsamında taraflar arasında "aksine sözleşme" olarak değerlendirilmiş ve bu husus sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamıştır. 3. Taşıyıcı Sorumluluğu Davalı gerçek kişiler ... ve ... ... tarafından ilk derece kararımızın istinaf edilmemesi nedeniyle, bu davalılar yönünden aşağıdaki hususlar kesinleşmiş ve kazanılmış hak teşekkül etmiştir: a) Kusur Oranının Tespiti: Hasarın birinci derecede yükleme ve sabitleme hatasından kaynaklandığı, TTK 863/1. maddesi gereğince taşıyıcının yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğünü ihlal ettiği tespit edilmiştir. TBK'nın 52. maddesi kapsamında müterafık kusur değerlendirmesi yapılarak, Yargıtay uygulamaları doğrultusunda davalı nakliyeci ...'nin %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. b) Müteselsil Sorumluluk: TTK'nın 887. maddesi gereğince taşıyıcı yardımcısı olarak davalı ... ...'in, taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Bu sorumluluk, taşıyıcının sorumluluğu ile aynı kapsamda ve sınırda bulunmaktadır. c) Sınırlı Sorumluluk: TTK'nın 882. maddesindeki sınırlı sorumluluk miktarının 451.882,47 TL olduğu, tespit edilen sorumluluğun bu miktarın altında kaldığı belirlenmiştir. Bu nedenle gerçek zarar miktarının (363.617,73 TL) dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. d) Sorumluluk Miktarı ve Para Birimi: Kusur oranına göre davalı gerçek kişilerin sorumlu olduğu miktarın 90.904,43 TL olduğu tespit edilmiştir. Taşıma sözleşmesinde taşınan eşyanın değerinin Euro olarak belirtilmemesi ve teslim alınan ile teslim edilecek yerlerin Türkiye sınırları içinde olması nedeniyle, bu davalılar açısından zararın TL olarak takdir edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. e) Temerrüt Tarihi: Davalı gerçek kişiler açısından temerrüt tarihinin, ihtarname ile verilen sürenin bitim tarihi olan 05.03.2018 olduğu kesinleşmiştir. Bu hususlar, istinaf edilmemesi nedeniyle kesin hüküm niteliği kazanmış olup, davacının bu davalılar aleyhine kazanılmış hakkı bulunmaktadır. SONUÇ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda: Gerçek Zarar Tespiti: Kaldırma kararının gerektirdiği rayiç değer tespiti (110.000 Euro), sovtaj değeri hesaplaması (1.290 Euro) ve ekonomik onarım analizi bilirkişi heyeti tarafından ayrıntılı şekilde yapılmıştır. Onarım bedelinin (76.964,28 Euro) pert total tutarından (108.710 Euro) yaklaşık %29 oranında düşük olduğu tespit edilerek, onarımın ekonomik açıdan uygun olduğu sonucuna varılmıştır. İtirazların Değerlendirilmesi: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bilirkişi raporuna yönelttiği itirazların, kaldırma kararının kapsamını aşan ve hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğu tespit edilmiştir. BAM'ın kaldırma amacının sınırları çerçevesinde yapılan teknik analiz yeterli ve geçerlidir. Sigorta Hukuku Değerlendirmesi: Poliçe şartlarının geçersizliği, sigorta bedelinin Euro olması ve sigorta şirketinin sorumluluğu konularında mahkememizin değerlendirmeleri Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuş ve kaldırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Kesinleşen Hususlar: Davalı gerçek kişiler ... ve ... ... yönünden ilk derece kararımız istinaf edilmediğinden, bu davalılar açısından 90.904,43 TL sorumluluk miktarı ve 05.03.2018 temerrüt tarihi kesinleşmiş, davacının kazanılmış hakkı teşekkül etmiştir. Zarar Miktarı: Bilirkişi raporunda tespit edilen 76.964,28 Euro onarım bedeli gerçek zarar olarak kabul edilmiş, davalı sigorta şirketi yönünden %1 muafiyetin (1.100 Euro) düşülmesi ile net tutar 75.869,46 Euro olarak hesaplanmıştır. Temerrüt ve Faiz: Davalı sigorta şirketi açısından ekspertiz tarihi olan 16.03.2018 tarihi temerrüt başlangıcı olarak kabul edilmiş, bu tarihten itibaren 3095 S.K.'nun 4/a maddesi gereğince Euro faiz işletilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmeler ışığında, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma gerekçelerinin tamamen karşılandığı, gerçek zarar tespitinin bilimsel ve hukuki esaslara uygun şekilde yapıldığı, davacının talebinin kısmen kabulü ile davalılardan 75.869,46 Euro'nun ilgili faizleri ile tahsiline karar verilmesinin uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihinde 1 Euro 5,3863 TL olmakla bu döviz kuruna göre vekalet ücreti hesaplanmıştır. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile 75.869,46 EURO'nun 16.03.2018 tarihinden itibaren 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile davalılardan (davalılar ... ve ... açısından 90.904,43 TL ve 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 27.915,26-TL ilam harcından peşin alınan 6.969,48-TL'nin mahsubu ile bakiye 20.945,78-TL ilam harcının davalılardan (davalılardan ... ve ... yönünden 6.209,68-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 6.969,48-TL peşin harç ve 35,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.005,38-TL'nin davalılardan (davalılardan ... ve ... yönünden 1.557,99-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 65.298,35-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalılardan ... ve ... yönünden 30.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 52.416,05-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'ne (davalı ... yönünden 9.849,06-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 33.948,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 33.149,56-TL'nin davalılardan (davalılardan ... ve ... yönünden 7.550,14-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 32,58-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 184,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 179,67-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalı ... Sigorta A.Ş. üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.08/05/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/782, K. 2025/376, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-782-e-2025-376-k-dffa203c3743