İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1 E. 2024/541 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1
- Karar No
- 2024/541
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1 Esas KARAR NO : 2024/541 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2023 KARAR TARİHİ : 09/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında şarj ünitelerinin satımı, kurulumu, montajı, satım sonrası garanti kapsamında onarımı ve periyodik bakımlarını da kapsar şekilde 10/06/2022 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 3. ve 4. maddelerinde belirlenen bedel ve ödeme hususlarındaki tüm yükümlülüklerin müvekkili şirketin tarafından eksiksiz ve zamanında olacak şekilde yerine getirildiğini, davalının edimini sözleşmenin imzası tarihinden itibaren en geç 12 hafta içerisinde yerine getirmesi gerekirken herhangi bir sebep olmaksızın kesin vadeden çok sonraki bir zaman diliminde cihazların kurulumu ve montajının gerçekleştirildiğini, sözleşmenin 5.3 maddesi gereği hak kazanılan gecikme tazminatının tahsili talepli olarak müvekkili şirket tarafından 12/10/2022 tarihli ve ... numaralı, 25 günlük gecikme tazminatını ifade eden 100.000,00-TL bedelli faturanın 19/10/2022 tarihinde GIB sistemi üzeriden davalıya yana gönderildiğini ve kanuni müddet içerisinde de davalı yanın faturaya itiraz etmediğini ancak fatura bedelinin ödenmediğini, herhangi bir ödeme yapılmadığından dolayı müvekkili tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli şekilde sırf süreci sürüncemede bırakmak amacıyla takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, takibe dayanak alacak itiraza uğramayan likit nitelikte ve faturaya dayalı olduğundan mütevellit davalı aleyhine %50 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 5 adet 120 KW ... marka Elektrikli Araç Şarj ünitesi satışı konusunda 10/06/2022 tarihli sözleşme imzalandığını ve kurulumu işlemlerinin gerçekleştirildiğini, davacı tarafça sözleşmenin 5.3 maddesinde belirlenmiş olan ifa süresinin aşılmış olduğunu iddia ederek 12/10/2022 tarihli, ... numaralı ve 100.000,00-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu faturaya yasal süresi içinde itiraz edildiğini, bu nedenle faturanın kesinleşmiş bir fatura olmadığını, davacının faturanın kesinleştiği yönündeki iddiasının gerçek dışı bir iddia olduğunu, müvekkili şirket tarafından satışı yapılacak olan şarj ünitelerinin dava dışı üçüncü bir şirket tarafından üretildiğini, söz konusu üretimin tamamlanması halinde kurulumun yapılmasının mümkün olacağını, üretilmemiş olması halinde ise ifanın imkansız olacağını, bu nedenle kurulum için tanınmış olan sürenin başlangıcı bir şartın gerçekleşmiş olmasına bağlandığını, dava dışı ... şirketi tarafından üretimin geç olarak tamamlanmasından sonra müvekkili şirket tarafından kurulumların yapıldığını ancak davacı tarafın bazı lokasyonlarda şarj ünitesinin yerinin değiştirilmesi talebi olduğunu, bu nedenle yer altı kazıları yapılarak toprak altı tesis inşa edilmesi gerektiği, iş programında olmayan bu tip işlerin ekstre zamanda tamamlandığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İhbar olunan vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 10/06/2022 tarihinde akdedilen sözleşmenin tarafı olmadığını ve imzası bulunmadığını ve taraflarınca herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 09/06/2022 tarihli satış sözleşmesinin 5.2 maddesinde teslim süresi kararlaştırıldığını, her ne kadar bilirkişi raporunda müvekkili için teslim süresi 08/08/2022 olarak belirtilmiş ise de bu hesaplamanın hatalı olup müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme tarihi 09/06/2022 olup taraflarına verilen 10 haftalık süreyle son teslim gününün 18/08/2022 olması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu cihazların teslimini mücbir sebeplerden kaynaklı olarak yalnızca 11 günlük bir gecikme yaşayarak 29/08/2022 tarihinde tamamlandığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmenin 6. maddesinde ek süre verilebilecek haller ve şartların düzenlendiğini, 6.2 maddesinde ise mücbir sebeplerin düzenlendiğini, Çin'de 2022 yılında Covid 19 salgını nedeniyle kısıtlamalar getirildiğini, dünyanın tüm üretim kapasitesinin üçte birine sahip olması ve bu kısıtlamalar nedeniyle tedarik zincirinin durduğunu, müvekkili şirketinde bu sonuçlardan etkilendiğini, yaşanılan gecikme yönünden taraflarına atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, bu nedenlerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER 1-.... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası, 2-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu, 3-10/06/2022 tarihli Satış Sözleşmesi 4-Davalı şirkete ait ticari şirket e-defter beratları, İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 100.000,00-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin .01/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 02/12/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 11/03/2024 tarihli duruşmasında tanık ... 'nun dinlenildiği, tanık beyanında; Tanık ... ; "Ben 13/10/2021 tarihinden bire davacı şirketler topluluğundaki ... adlı şirkette servis ve satış müdürü olarak ... şubesinde çalışırım, ben istasyonların satın alma sürecinde bulunmadım sonrasında çalışmamdan dolayı yaşananları bilirim, ilk ekip geldiğinde keşif yaptı sonrasında bizim gösterdiğimiz yeri belirlediler, bundan yaklaşık bir hafta on gün sonra ikinci bir ekip geldi onlar da keşif yaptı, başka bir işlem yapmadılar, sonra geldiklerinde bizim gösteridiğimiz yerden farklı bir yer için çalışmışlardı kendi ekipleri arasındaki farklı tespitlerden dolayı bu durumun doğduğunu anladılar biz doğru yeri gösterince yine işe başlayamadılar sonrasında bizim gösterdiğimiz yere kurdular ancak bu kurulum taahhüt ettikleri tarihten sonra bir hafta olacak şekilde üzamşı oldu bizim yer değişikliğine ilişkin her hangi bir talebimiz olmamıştı kurulum hatırladığım kadarıyla 3-4 gün kadar sürmüştü, ürün veya parça tedarik edememe gibi bir durum yaşanıp yaşanmadığını ben bilmiyorum bildiğim kadarıyla kurulumun pandeminin bir etkisi olmamıştı pandemiden sonra bahsettiklerim yaşandı, diğer şubelerde ne yaşındı bilmiyorum, kurulumdan sonra bir kere sistemde şarj sorunu yaşadık ancak gelip bakıp onu hallettiler bundan başka bir sıkıntı yaşanmadı, bu geçikme döneminde günde 2-3 müşterimiz geri çevirilmek durumunda kaldı kendi araçlarımızı da şarj edemedik, diğer şubelerde sistemin çalışmadığını sadece duydum, görgüm yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 04/12/2023 tarihli duruşmasında tanık ... 'un dinlenildiği, tanık beyanında; Tanık ...; "Ben davalı ... şirketinde mobil ekipler saha şefi olarak 2017 yılından beri görev yaparım, tek ofis olarak çalışırız, dava konusu şarj istasyonlarının hepsinin kurulumunu ben ve ekibim yaptık, İstanbul, Adana, İzmir, Ankara gibi illerde davacı şirketin servislerine kurulum yaptık, kaç kere sözleşme yapıldığına, ürünlerin geç mi yoksa zamanında mı geldiğine dair bilgim yoktur, hangi servise ürünün hangi sözleşme kapsamında teslim edildiğini bilmiyorum, üreticiden dolayı bir gecikme olup olmadığını bilmiyorum, sadece ...'da keşif yapıldıktan sonra malzeme alımı yapıldı. Ancak kurulum için geldiğimizde davacı şirket bu yeri değiştirerek farklı bir yere kurulum yapılmasını isteyince tekrardan keşif yaptık, yeni malzemeleri tedarik ettik, bir kısım kabloları gömmek ve izole etmek gerektiğinden bir kısım yere yeniden temel atmak gerektiğinden kurulum 1 hafta kadar gecikti, ürünlerin ...'dan davalı ... şirketine geç gelip gelmediğine, üretimden kaynaklı bir aksama olup olmadığına dair bir bilgim yoktur, normal bir kurulum 2 gün sürerken davacının değişiklik talebi üzerine kurulum 5 gün sürdü. Ancak bu süre malzeme tedariki ve keşif işleri yönünden değil sadece kuruluma yönelik olan süredir, tanıklık ücreti talebim yoktur'' şeklinde beyanda bulunmuştur. ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak 06/02/2024 tarihli duruşmada tanık ... 'nın dinlenildiği, tanık beyanında; Tanık ... ; "Ben davacı şirkettin Erzurum şubesinde idari işler müdürü olarak görev yapmaktayım. Davacı firma araç alım satımı yapmaktadır. Davacı firma ... markasının Türkiye distribütörlüğünü yapmaktadır. Davalı firmadan elektrikli araçlar için şarj ünitelerinin satımı, kurulumu, satış sonrası hizmetleri, montajı hizmetleri hususunda hizmet alımı yapıldı. Davalı firma tarafından taahhüt edilen tarihlerde şarj cihazlarının kurulumu yapılmadığı için sürekli olarak müşterilerimizden şarj ile alakalı talepler oluşmaya başladı. Biz firma olarak bu taleplere cevap veremedik. Müşterilerimizin şarj ile alakalı durum nedeniyle bizden sözlü ve yazılı şikayetleri oluştu. Bu nedenle firmamız prestij kaybına uğramıştır. Daha sonra davacı firmanın sözleşmeyi fesih ettiğini duydum. Hem şirketimiz hem de müşterilerimiz sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle mağdur olmuştur. Firmamız 2021 yılından bu yana elektrikli araç satmaktadır. Tarihini tam hatırlamamakla birlikte bir firma tarafından bize elektrikli şarj aleti getirildi. Getirilen cihazda da sıkıntılar çıkmıştı. İlk başta trafosu yandı. Ardından sürekli olarak arıza verdi. Cihaz ilk başta kuruldu ancak araç bulunamadığı için cihazın testi yapılamadı. Kurulum için gelen firma normalde iki araç üzerinde test yapmak istedi. Ancak araç olmadığı için testler yapılamadı. Araç geldikten sonra şarj edilmeye çalışırken alet hemen arızaya geçiyordu. Marka fark etmeksizin şarj etmek isteyen araçların %90 cihaz arıza vermekteydi. Normalde kendi firmamıza ait araçlar şarj istasyonunu kullanmaktadır. Ancak elektrikli araç yeni yeni yaygınlaştığı için bazen müşterilerimizin ricası durumunda başka markaların da istasyonu kullanmasına izin verdik. Başka bir firma tarafından 2023 yılının sonraların doğru bizim bayimize bir elektrikli şarj aleti getirilip kuruldu ancak hangi firmanın tarafından getirildiğini bilmiyorum. Ben cihazın adının Power şarj aleti olduğunu biliyorum. Power cihazın kurulumunu yapan firmanın şirketimizle herhangi bir ilgisi yoktur. Şarj hizmetini veren firma farklı bir firmadır. Biz yalnızca şirketimizin bayisinin önünde şarj hizmetinin verilmesinin müşterilerimiz açısından olumlu etki yaratması nedeniyle şarj istasyonun kurulmasını talep ettik. Bu istasyondan herhangi bir gelirimiz söz konusu değildir. İlgili firma kendisi işletip ödemesini almaktadır. Bizim kurulumunu yaptığımız şarj istasyonu arızalı olduğu için ve verim alınamadığı için en az 5-6 ay boyunca henüz Power şarj istasyonu da kurulamadığı için biz mağdur olduk. Şarj aleti ilk bakıldığında aktif olarak görülmekte iken araç şarj edilmeye çalışıldığında alet durmaktaydı ve arızaya geçmekteydi. Şarj aletinden herhangi bir verim alınamamaktaydı. Bizim trafomuzda herhangi bir sorun yoktu. Arızanın sebebi şarj cihazıdır. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerin 08/10/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2022 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği, delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafından incelemeye ibraz edilen 2022 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği, delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu, davacı taraf yasal defterlerinde davalı taraftan 100.000,00 TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken, davalı tarafında yasal defterlerinde davacı tarafa 99.999,90 TL tutarında borçlu olarak göründüğü tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini doğruladığı, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 100.000.-TL alacaklı olduğu, taraflar arasında akdedilen 10.06.2022 tarihli sözleşme gereğince 5 adet 120 KW ... Marka elektrikli Araç Şarj İstasyonu şarj ünitesinin davalı tarafından davacı şirkete satışı yapılarak ve kurulum gerçekleştirildiği, cihazları Çin’de üretilerek 20.08.2022 tarihinde İstanbul’a ulaştığı, kurulumları ise 30.09.2022 tarihinde davalı şirket tarafından tamamlandığı, sözleşmede işin bitirilme tarihi sözleşme tarihinden sonra 12 hafta olarak belirlendiğinden 05.09.2022 tarihi olduğu, davalı şirketin işi 30.09.2022 tarihinde 25 gün geç tamamladığından davacı şirket, sözleşmenin 5.3 maddesine göre 25 Gün x 4.000 TL/Gün= 100.000,00 TL ceza bedeli tahakkuk ettirdiği, sözleşmenin “ 6.2. Mücbir Sebepler hükmü gereğince PANDEMİ mücbir sebep oluşturduğu, bu yüzden ürünlerin tesliminde gecikmeler meydana geldiği, ancak sözleşme yapılırken bu husus bilindiği için bu hususta ek süre verilmesi söz konusu olmadığı, davalı şirket tarafından tedarik sürecindeki gecikmeler, keşiflerin farklı ekipler tarafından yapılması sonucu yanlış malzeme seçimi ve inşai faaliyetlerin yanlış planlanması nedenleriyle zaman kayıplarının meydana geldiği anlaşıldığı, bu sebepten dolayı Cihazların kurulumlarının 30.09.2022 tarihinde tamamlanabildiği, sözleşmede işin bitirilme tarihi sözleşme tarihinden sonra 12 hafta olarak belirlendiğinden 05.09.2022 tarihi olduğu, davalı şirket işi 30.09.2022 tarihinde 25 gün geç tamamladığından dolayı sözleşmenin 5.3 maddesine göre 25 Gün x 4.000,00 TL/Gün= 100.000 TL ceza bedeli meydana geldiği, davalı şirketin 100.000TL’nı davacı şirkete ödemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır denilmiştir. Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerin tarihli ek raporunda özetle; Dava dışı ... Tic. ve San. A.Ş. Ve davalı ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmeye göre dava dışı ... Tic. ve San. A.Ş. şarj ünitelerini en geç son 18.08.2022 teslim etmesi gerektiği 11 günlük gecikmeyle teslim ettiği, bu durum da davalı şirketin davacı şirkete işi gecikmeyle tamamlamasına ve ceza tahakkukunda etkili olduğu, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca işin 25 gün gecikmeyle tamamlandığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 5.3 maddesine göre 25 günlük gecikme cezası tahakkukuna sebebiyet verdiği, ancak, 25 günlük gecikmenin 11 günü dava dışı ... A.Ş.’den kaynaklandığı, davacı şirketin, şarj ünitesi yerlerinde değişiklik talebinin bulunduğu hususunda dosyada herhangi bilgi ve belge olmadığı, sadece davalı şirketin savunma dilekçesinde beyanı olduğu, Korona salgının etkilerinden dolayı ürünlerin tesliminde gecikmeler meydana geldiği, ancak dava dışı ... Tic. ve San. A.Ş. Ve davalı ... Yönetim İşletim ve Danışmanlık A.Ş. arasında sözleşme yapılırken bu hususta hüküm konmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır denilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, geç teslimden dolayı tanzim edilen cezai şart faturasına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, aralarındaki şarj istasyonu teslimine dair işi içeren sözleşme kapsamında yüklenici davalının edimini tamamlamakta geç kaldığı, sözleşmedeki sürenin aşıldığından bahisle cezai şart konulu ilamsız takipte itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı, gecikmenin kendisinden kaynaklanmadığını, davacının bir kısım yer değişikliği talebinin işi uzattığını, bir kısım gecikmenin ise pandemi ve tedarik sürecinden kaynaklandığını, gecikmede kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. TBK 179 maddesi cezai şartı, "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir." şeklinde düzenlemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2 maddesinde 6-8 hafta içerisinde cihazların ihbar olunan ... tarafından üretileceği, üretimi takiben 2-3 hafta içerisinde de kurulumun davalı yanca tamamlanacağı; 5.3 maddesinde ise sözleşmenin imzalanmasından itibaren en geç 12 hafta içerisinde cihaz kurulumlarının gerçekleştirileceği, aksi halde geciken her gün için 4.000,00 TL cezai şart bedelinin satıcı davalı tarafından alıcı davacıya ödeneceği kararlaştırılmış, kusur veya ihmalin davalı satıcıda olmaması ve mücbir sebep halinde ödenmeyeceği ayrıca belirlenmiştir. 10/06/2022 tarihli sözleme imza tarihi, 12 haftalık süre ve taraflar arasındaki yazışmalar kapsamında işin en geç 02/09/2022 tarihinde sona erdirilmesi gerektiği (2-3;8-9 hafta şeklindeki aralıklar da dahil olmak üzere), bu tarih için mutabık olunduğu sabittir. Taraflar arasındaki yazışmalardan da bu takvim açıkça görülmektedir. Bu tarihten sonra 30/09/2022 tarihinde son işin teslimi yapılmıştır. Dolayısıyla davalının sözleşme kapsamındaki belirlemelere göre, 05/09/2022-30/09/2022 tarihleri arasında talep edildiği gibi 25 gün geciktiği sabittir. Davalı her ne kadar gecikmenin davacının yer değişikliği talebinden kaynaklandığını, ihbar olunan ...'ın tedarik sürecinin pandemi nedeniyle uzadığını ileri sürse de bu savunmalarını ispatlayamadığı, sözleşmenin pandemi şartlarının bilindiği bir tarihte imza edildiği, üretici ... ile davalı arasındaki sözleşme koşullarının davacıyı bağlamadığı, basiretli tacirin sözleşme dönemindeki koşulları gözeterek hareket etmesi gerektiği anlaşılmıştır. Cezai şart kusurdan ve zarardan bağımsız bir alacak olup, şartların doğması halinde muaccel hale gelecektir. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında da davalının yüklendiği işin gecikmesine bu şekilde sonuç bağlanmıştır. Gecikilen 25 gün için günlüğü 4.000,00 TL'den 100.000,00 TL için davalı aleyhine takip başlatılmasının yerinde olduğu, itirazın haksız olup iptali gerektiği, TTK 1530 maddesi kapsamındaki tedarik ilişkisi vücut bulunmadığından hükmedilen asıl alacağa avans faizi işletilmesi gerektiği, fatura edilen miktar ve gün, süre karşılığının davalı yanca belirlenebilir olup, yazışma kayıtları da gözetildiğinde takipten önce faturadan haberdar olduğu, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davalı yanın kötüniyetli hareket ettiği ayrıca ispat ve tespit olunmadığından davacının HMK 329 maddesi kapsamındaki talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin, 100.000,00 TL'lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 20.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının HMK 329 maddesi kapsamındaki talebinin yasal şartları oluşmadığından Reddine, 4-Alınması gereken 6.831,00-TL harcın, peşin alınan 1.207,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.623,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcının ve 1.207,75-TL peşin harcı olmak üzere toplam 1.288,45-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.255,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır