İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/985 E. 2024/116 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/985
Karar No
2024/116
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/985 Esas KARAR NO : 2024/116 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/10/2023 KARAR TARİHİ : 07/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin gıda üretimi ve pazarlaması işleri ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket yetkilileri ile davalının uzun yıllardır tanışmakta olup, davalının Türkiye’de ticari faaliyet göstermesine aralarındaki arkadaşlık ilişkisi gereği yardımcı olduklarını, bunun yanı sıra özel hayatında da kendisine gerek maddi gerekse manevi anlamda destek sağladıklarını, 2021 yılında müvekkili şirket ile davalı arasında centilmenlik anlaşması gereği komisyonculuk ilişkisine dayalı bir kısım ticari faaliyetler yürütüldüğünü, davalının Orta Doğu’daki bağlantıları ile müvekkili şirket yetkililerini bir araya getirdiğini, bu işlemlerden kaynaklı satışlar nedeniyle de komisyon aldığını, tarafların global ölçekte tanınırlığı olan çizgi film karakterlerinin lisans haklarını almak suretiyle bu lisanslı ürünlerin üretimi, pazarlaması, ihracatı işlerini yürüttüğünü, müvekkili şirketin davalı ile de bu vesile ile bir araya geldiğini ve ticari ilişki devam ederken davalının da sahip olduğu lisans haklarının davalı açısından sona ermesi nedeniyle yukarıda bahsedilen çalışmanın sonlandığını, bahse konu lisans haklarının lisans sahibi firmalara başvurulduğu takdirde anlaşma sağlanması halinde herkesçe devralınabileceğini, münhasırlık yetkisi tanımayan haklar olduğunu, dolayısıyla hem müvekkilinin hem de davalının lisans hakkı bulunduğunu, davalı tarafın bu hususta marka hakkının haksız kullanımına ilişkin savcılık şikayeti yaptığını ve soruşturmanın devam ettiğini, oysa ki davalının ne kendi markasının ne de lisans hakkı sahibi olduğu markanın izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanımının söz konusu olmadığını, devam eden süreçte müvekkili şirket yetkilileri ve çalışanlarının üretim konusunda birlikte iş yaptıkları tedarikçiler ve üreticiler başta olmak üzere aynı zamanda müşterilerinden de geri dönüşler aldığını ve davalının, kendilerine hiçbir suretle ... şirketi ile çalışmamaları gerektiğini, ... firmasının lisans hakkı sahibinin kendisi olduğunu bildiren mailler ve duyurular aldıklarını öğrendiğini, bu bildirimlerde; "... ile 2022'den bu yana tamamen ilişkilerimizin sonlandırıldığını, söz konusu şirketle herhangi bir iş ve işlem yapılmadığını ve adımıza herhangi bir tarafa mal ticareti veya tedariki ile ilgili tüm yasal ve ticari sorumluluğu kabul etmediğimizi bildiririz. 2021 ,2022, 2023 yılında bilgimiz dışında ve yasa dışı bir şekilde, adımıza lisanslı ... karakterleri ile üretilmiş ve yasa dışı bir şekilde satılmış olduğu bilgisi bize ulaşmıştır. Biz ... olarak, işbu resmi mektupta belirtilen resmi posta dışında başka herhangi bir e-posta yoluyla dolaylı olarak gerçekleşen satışlarla hiçbir ilgimiz olmadığını beyan ederiz. " şeklindeki beyanlarla sanki müvekkili şirket lisans hakkı olmaksızın üretim yapıyormuş gibi bir izlenim yaratılmaya çalışıldığını, aynı şekilde müvekkilinin yurt dışındaki bağlantılarına da benzer bildirimlerde bulunarak müvekkilinin itibarını zedeleyecek davranışlarına devam ettiklerini, ... şirketinin yukarıda bahsi geçen ... isimli çizgi film karakterlerinin lisans vereni statüsündeki global şirket olduğunu, davalının Tarım ve Orman Bakanlığı'na yapmış olduğu asılsız bildirimlerle gerek müvekkilinin adreslerinde gerekse üretici firmaların fabrikalarında denetim yapılmasına sebebiyet verdiğini, neticesinde ise olumlu bir sonuç elde edemediğini, öyle ki bu durumun üreticiler nezdinde müvekkilinin imajı ve itibarına ilişkin olumsuz bir izlenim yaratılmasına neden olduğunu, yine müvekkili şirket çalışanlarının da bu gibi yasal süreçler ve müşterilerden gelen asılsız geri dönüşler nedeniyle tedirgin olduğunu, işverenlerinin yaşadığı hukuki süreçlerin yanı sıra söylentiler nedeniyle rahatsızlık duyduklarını, davalının eylemlerinin ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri yahut yorum niteliğinde olmadığını, yanıltıcı ve yanlış bilgilerle ticaret hayatında aktif rol oynayan müvekkilinin bu süreçteki partnerlerine karşı itibarının zedelendiği ve iş kaybına sebebiyet verdiği olayda kanunundaki haksız rekabet eylemlerinin gerçekleştiğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin bir Limited Şirket olduğu ve tüzel kişiliğinin olduğunu, davalı ... müvekkili şirketin ismini kullanarak müvekkilinin ticari itibarına yönelik gerçeğe aykırı ve küçük düşürücü ithamlarının, müvekkilinin kişiliğine karşı adını, şerefini ve onurunu zedeleyici nitelikte açık bir saldırı olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile davacı lehine 250.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacaklarının karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili ...'ün (Vekaletnamede geçen şekli ile ...), ... Limited Şirketi'nin kurucu ortağı olduğunu, davacı ile dava dışı ... arasında ticari ilişki kurulduğunu ve sona erdiğini, sona erdiğine ilişkin diğer ortak çalışılan şirketlere (fason üreticiler, paketleme şirketleri, distribütörler vs.) karşı bildirim yükümlülüğünün ... tarafından yerine getirildiğini, davacı ile davalının yetkilisi olduğu ... şirketinin aralarındaki üretici sözleşmesi uyarınca 2022 yılına kadar birlikte çalıştıklarını, dava dışı ... şirketinin Amerika'da bulunan ... (Şimdi ki adı ile ....) şirketinden (bilinen adı ile ...) ... ve ... numaralı sözleşmeler uyarınca "..." markası ile ünlü çizgi film karakterlerinin (.,... vb) temalarının olduğu ürünlerin üretim ve satış hakkını aldığını, Türkiye'de de 2021 yılında ... no'lu sözleşme ile kullanım hakları yenilenen dava dışı şirket ile davacı taraf arasında, lisans haklarının alındığı ... 'la yapılan ... Nolu sözleşmenin atıfta bulunarak 27.04.2021 tarihli "EK-B Üretici Sözleşmesi" tanzim edildiğini, işbu sözleşme uyarınca davacının .... şirketinin yapacağı ödemeler ile ürünlerini üreteceği, üretim yaptığı ürünleri kendi namına veya üçüncü bir kişi veya şirkete satışı için tedarik etmeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacı tarafın Üretici Sözleşmesi'ne rağmen Marka Haklarını kendi namına kullanmaya başladığını, Covid - 19 itibari ile davacının ürünleri göndermeyi ve müvekkilinin rızası ve bilgisi dahilinde müvekkili adına satış için gönderdiği ürünlerin ödemelerini aksatmaya başladığını, bunun Covid'in olumsuz etkileri olduğunu düşünen müvekkilinin ısrarcı olmadığını, ancak 2021 yılı sonundan itibaren davacının ürünlerin satışından elde ettikleri gelirleri müvekkili şirkete bildirmeyi ve ödemeyi tamamen durdurduklarını, bunun yanı sıra dava dışı ...'nin sosyal medya ve e-posta hesaplarının çalınarak satışlar ve yeni sözleşmeler yapılmaya devam edildiğini, anlaşılacağı üzere tüm lisans hakları, marka, üretim ve gıda izinleri müvekkili ve müvekkilinin şirketi ... adına iken davacının "..." logolu lisans hakkı yine ...'e ait olan karakterler ile sahte ürünler üretmeye ve satmaya başladıklarını, bu durum karşısında ....'un müvekkili ve müvekkilinin şirketlerini sorumlu tuttuğunu ve sözleşmelerini feshetttiğini, müvekkiline ait şirketin hukuki yollara başvurmasının yanı sıra, davacı şirketle çalışmasını sonlandırdığını, e-posta ve sosyal medya hesaplarının çalındığını bildirmek zorunda kaldığını, sonuç olarak davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan, taraf olması kabul edilse dahi dilekçe içeriğinde herhangi bir haksız rekabet oluşturacak fiilin olmadığından sebeple davacının işbu davayı açmasında hukuki yararının olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak; davanın usulden reddine, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini, 6100 sayılı HMK 329/2.maddesi gereğince de kötüniyet sahibi ve hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan davacının 5.000-TL disiplin para cezası ile mahkûm edilmesine karar verilmesini vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabete dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunup bulunmadığı, haksız rekabetin tespiti halinde davacının zarara uğrayıp uğramadığı, davacının manevi tazminat taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında husumet itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Beylikdüzü Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; ... vergi kimlik numaralı ... ŞİRKETİ'nin bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve birinci sınıf tüccar olduğu, davalının şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, ... vergi kimlik numaralı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve birinci sınıf tüccar olduğu, davalının şirketin ortağı ve müdürü olduğu, ... vergi kimlik numaralı .... İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve birinci sınıf tüccar olduğu, 31/12/2020 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terk edildiği, davalının şirketin ortağı ve müdürü olduğunun bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın, TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabete dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve Beylikdüzü Vergi Dairesi'ne yazı yazıldığı, Beylikdüzü Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi ve ... Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü olduğu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden celbedilen kayıtlara göre, gerçek kişi davalının ... Pazarlama İthalat Ve İhracat Limited Şirketi'nin yetkilisi olduğu, davacı tarafça delil olarak sunulan belgelerde davalının ... isimli şirket adına hareket ettiğinin anlaşıldığı, dava konusu eylem sebebiyle ayrıca şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, eldeki davanın şirket aleyhine ikame edilebileceği, belirtilen sebeplerle husumet ehliyeti bulunmayan gerçek kişi davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-d ve 115/(2). Maddeleri gereğince pasif husumet ehliyeti yokluğundan DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile artan 3.841,78 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan/vekillerinden birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/985, K. 2024/116, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-985-e-2024-116-k-7042d2fc1855