İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/474 E. 2023/790 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/474
- Karar No
- 2023/790
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/474 Esas - 2023/790 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/474 Esas KARAR NO : 2023/790 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ... (Kapatılan)...30. İcra Dairesi 2013/13001 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2013 KARAR TARİHİ : 15/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/01/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkili kooperatifin 37 nolu ortağı olduğunu, davalının müvekkili kooperatife müracaatında başvurusunu imza etmek suretiyle, "...'nin anasözleşmesini okudum. Anasözleşmede belirtilen bütün hükümleri kabul ediyorum. Kooperatif Anazözleşmesinin 8.maddesinde belirtilen ortaklık payını aynan sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde ödemeyi taahhüt ediyorum..." demek suretiyle kooperatifin aldığı genel kurul kararlarına istinaden belirlenen her tür aidat/ödentiyi yerine getirmeyi kabul ettiğini, 1163 sayılı KK'nun 42.maddesi, ayrıca Konut Yapı Kooperatifleri Anasözleşmesinin 23/1.maddesinin 6.bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktarı ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisinde olduğunu, bu kapsamda kooperatifin kuruluşundan bu yana genel kurulca üyelerin ödeme yükümlülüğünün belirlendiğini, genel kurul kararları incelendiğinde bu durumun görüleceğini, davalının müvekkil kooperatifin genel kurul kararlarıyla belirlenen aidat/ödenti yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinden öncelikle ödemeye davet mektubu gönderildiği halde herhangi bir ödeme yapmadığını, ödenmesi gereken tutarların tahsili için ...30.İcra Müdürlüğü'nün 2013/13001 sayılı dosyasında icra takibi başlatılarak 34.368,59 TL'yi ödemesinin talep edildiğini, ödeme emri tebliğ edilmiş ise de, kooperatifin 16/07/2007 tarihli kararıyla taksitlerden de muaf tutulması karşılığında 45.150,00 TL ödeyerek kooperatife girdiğini belirterek genel kurul kararlarına istinaden yapılması gereken ödentilerden sorumlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini, herhangi bir üyenin aidatlardan muaf olması mevzu bahis olmayıp bu hususta alınmış bir genel kurul kararı da bulunmadığından davacının bu iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, diğer üyelerin davalının yaptığını söylediğini ödemenin çok üstünde ödeme yaptığı sabit olduğu gibi kooperatifin yapım ve iskan işleri ile sair diğer masrafları nedeniyle genel kurul kararları doğrultusunda borçları ve sorumluluklarının devam ettiğini, davalının itirazını müteakiben 30 gün içinde takip dosyasına herhangi bir ödemesi de olmadığından itirazın iptali ile inkar tazminatının davalıdan tahsili için huzurdaki davanın açıldığı belirtilerek, söz konusu icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına, masraf ve ücreti vekaletin davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Mühür Konut Yapı Kooperatifi'nin 12/06/2003 tarihinden beri 37 nolu üyesi olduğunu, Konya'nın Hüyük ilçesinde öğretmen olarak görev yaptığını, üyesi olduğu kooperatife kurulduğu günden beri ödenmesi gereken tüm ödemeleri zamanında aksatmadan yaptığını, delil olarak gösterilen Yargıtay Hukuk Dairesi kararının dava ile ilgisi olmayıp ilgili kararın "peşin (bir defa) ödeme yapıp daire sahibi olunmasına" dair olduğunu, kendisinin ise böyle bir ayrıcalığının bulunmadığını, kooperatife iddia edildiği gibi 16/07/2007 tarihinde değil kurulduğu yıldan beri üyesi ve kurulduğu yıldan beri tüm aidatları düzenli olarak ödediğini, 16/12/2007 tarihine kadar kooperatife kayıtlardan da anlaşılacağı üzere 74.640,00 TL ödeme yaptığını, ödemelerinin karşılığında tarafına verilen tahsilat makbuzları, banka dekontları ve banka dokümanlarının ekte olduğunu, 16/11/2007 tarihine kadar kooperatife olan aidat ve ara ödemeleri düzenli olarak ödediğini, memur olduğundan dolayı ödemeleri ödemelerini düzene sokmak için 16/11/2007 tarihinde karar defterinin 15. sayfasında belirtilen karar gereğince 2007 yılı sonuna kadar olan ödemeleri yaptığı ekte görüleceği gibi geçmiş borçlara istinaden ödenmiş olan 74.640,00 TL'nin üzerine, kooperatif yönetim kurulunca kooperatifin bitiş maliyeti çıkarıldığını, tarafından; gelecek kooperatif aidatlarına ve borçlarına karşılık 45.150,00 TL ödeme daha yaptığını, bu ödemeleri karşılığında geleceğe yönelik borcunun bulunmadığı kararı alınarak tarafına ev tapusunun verildiğini, kooperatif yönetim kurulunun her üyeye "tapu verilmesi ve başka para talep edilemeyeceği" teklifi sonucunda 45.150,00 TL ödemesini bankadan 10 yıl vadeli 60.000,00 TL kredi çekerek yaptığını, bunun sonucunda kooperatife başka borcunun kalmadığını garanti altına aldığını, banka faizleriyle birlikte yaklaşık 175.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, oysa evinin 2007 tarihindeki değerinin 65-70.000,00 TL civarında olduğunu, iddia edildiği gibi toplu para ödeyerek sonradan kooperatife üye olmayıp, borçlarını düzene sokmak adına 2007 yılından sonra kooperatife ödemesi gereken miktarı toplu olarak ödeyip tapusunu aldığını, ayrıca tarafına 06/09/2013 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri incelendiğinde kiracının ödemesi gereken aidatların dahi kendisinden talep edildiğini, borcun sebebi ve borç miktarının ayrı ayrı belirtilmediğini, aidat borcu olarak belirtilen borcun hangi aylara ve ne miktarda olduğunun da açıkça belirtilmediğini, mahkeme aksi kanaatte ise, bu defa bir üye olarak kooperatif yönetim kurulu kararına güvenerek bu ödemeyi yaptığı ve devamında borcunun kalmadığı garantisi verildiğinden dolayı temerrüde düşmesinin söz konusu olamayacağını, bu sebeple de faiz talep edilmeyeceğini, anlattığı olaylarda dolayı dava açılmasına sebebiyet vermediğini, dava masrafı ve avukatlık ücretinin talep edilemeyeceğini, kooperatif ödemelerini düzenli olarak yaptığını, tarafına çıkarılan borçtan daha fazlasını ödediğini ve borcu olmadığını belirtilerek, davanın reddini istemiştir. Davacı vekili 16/01/2014 tarihli beyan dilekçesinde, davalının kooperatif üyeliğinin itilafsız olduğunu, davalının gelecek kooperatif aidat borçlarına karşılık 45.150,00 TL ödeme yaptığı ve bununla birlikte geleceğe yönelik borcu olmadığına dair karar alındığı iddia ederek bir daha ödeme yapmadığını kabul ettiğini, davalıya tapu verilmesinin borcunun bittiği anlamı taşımadığını, kat irtifakı kurulunca neredeyse bütün ortaklara tapu verildiğini, ancak kat irtifakı alınması kooperatifin amacını tamamladığı anlamına gelmediğini, yapılan binaların iskan alınması aşamasına kadar kooperatif devam ettiği gibi kooperatifin borçları ve harcamaları da üyelere kat irtifakı tapusu verildikten sonra devam edegeldiğini, 1163 sayılı KK'nun 42. Maddesi ve Konut Yapı Kooperatifleri Tip Anasözleşmesinin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsili gereken tutarlarının tespitine ait yetkinin kooperatif genel kurulda olduğunu ve kooperatif yönetim kurulunun böyle bir yetkisi bulunmadığını, davalının banka kredisi çekmesi sonucunda bankaya ödediği miktarların müvekkil kooperatifi bağlamayacağını, borcun sebebi ve borç miktarının ayrı ayrı belirtilmediği iddiası haksız ve yersiz olup ödeme emrinin 4. maddesi incelendiğinde görüleceği üzere hangi aya ait ne miktar talep edildiğinin açık ve net olarak belirtildiğini, davalının haksız ve yersiz olduğu ve savunmalarına itibar edilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı 03/02/2014 tarihli beyan dilekçesinde, ödemelerine ait makbuzları daha önce dilekçe ekinde dosyaya gönderdiği halde davacı vekili tarafından 2007 yılından sonra ödeme yapmadığını iddia ederek mahkemeyi yanlış yönlendirmeye çalıştığını, kooperatife 2007 yılından sonra gelecek ödemelerine istinaden senetli ve makbuz karşılığı 10/01/2011 tarihine kadar ödemelerde bulunduğunu, kooperatife ve inşaatı yapan müteahhit Mehmet Hacımahmutoğlu'na 2007 ve daha sonraki yıllarda yapmış olduğu ödemelerinin senet ve makbuz fotokopilerini ekte tekrar sunduğunu, geleceğe yönelik ödemeleri çıkarılarak garanti altına alındıktan sonra yönetim kurulu kararı alınarak bunun karşılığında tapusunun verdiğini, daha önceki yönetim kurulunun geleceğe yönelik borçlarını ödersen tapunu veririz ve kooperatife gelecekte borcun kalmadığını karara bağlarız deyip yapmış olduğu ödemeler karşılığında tapusunu vererek gelecek borçlarının ödendiği ve kooperatife borcunun kalmadığını karara bağladığı halde, yeni yönetim kurulunun makbuz karşılığında yapmış olduğu ödemelerini, genel kurulda karar alınmamış diyerek kabul etmediği ve tekrar ödeme yapmasını talep ettiğini, bu durumu kabul etmediğini ve adalete güvendiğini belirtmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, (Kapatılan) ...30. İcra Dairesi'nin 2013/13001 esas sayılı takip dosyası, ödeme belgeleri, bilirkişi raporu ve ek raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının kooperatif alacağının tahsili amacı ile başlattığı (Kapatılan) ...30. İcra Dairesi'nin 2013/13001 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizin 15/12/2023 tarih ve 2022/474 E, 2023/790 K sayılı kararı ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve 2019/205 E, 2022/884 K sayılı ilamı ile, davalının peşin ödemeli ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 24.440,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile (Kapatılan) ...30. İcra Dairesi'nin 2013/13001 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 06/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 13/09/2013 tarihinde icra dairesine başvurarak, gelecek taksitlerden muaf tutulması karşılığında 45.150,00 TL ödediğini, ara ödemelerden sorumlu olmadığını beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 06/12/2013 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 06/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda, genel kurul tarafından alınmış bir karar ve yönetim kuruluna tanınmış bir yetki olmamakla birlikte, 16/11/2007 tarihli yönetim kurul kararına istinaden davalının toplu (2007 yılında genel kurul kararına istinaden 15.050,00 TL ödenmesi gerekirken davalının 81.350,00 TL) ödeme yaptığı, daha sonraki yıllarda da ödemelerinin bulunduğu, 09/01/2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin değiştiği ve yeni yönetim kurulunun, geçmiş yıllarda aidatlarla ilgili alınan genel kurul kararlarını ve yapılan aidat ödemelerini dikkate almaksızın kendi yönetimleri zamanında (2010 yılandan sonra) kararlaştırılan aidatlar ve 15/08/2013 tarihine kadar ödenmesi gereken apartman giderleri için 03/09/2013 tarihli "İlamsız Takipte Ödeme Emri" ile icra takibi başlattığı, 15/08/2013 tarihine kadar, apartman giderleri de dahil genel kurul toplantılarında kararlaştırılan aidatların toplam 133.890,00 TL; oysa davacının dosyaya sunduğu ödeme belgelerine göre 2010 yıl sonu itibariyle ödediği miktarın 139.157,62 TL olduğu, yani davalının ödemesinin genel kurul toplantılarında kararlaştırılan ödemelerden daha fazla olduğu belirtilmiştir. 20/10/2014 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı vekilinin itirazı halı bulunarak, 12.000,00 TL şerefiye ödemeleri, 16.550,00 TL kişiler adına düzenlenen senetler ve 16/11/2007 tarihli, 1209 nolu senet toplamı 5.150,00 TL iken 6.000,00 TL olarak dikkate alınmasından kaynaklanan 850,00 TL farkın (toplam 29.400,00 TL) aidat ödemelerinden mahsup edilmesi, 20/05/2009 tarihli tahsilat fişi ile yapılan ve 225,00 TL olarak dikkate alınan ödemenin 225 $ olması nedeniyle, o zamanki kur dikkate alınarak 344,00 TL olarak dikkate alınması gerektiği, 09/01/2005 tarihli genel kurulun 7 nci gündem maddesi ile kooperatife ait en fazla 10 dairenin her birinin asgari 90.000,00 TL bedelle satılması konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği, ancak bu yetkide, aidat ödemelerinin toplu alınarak dairelerin ortaklara da satılabileceği konusunda bir açıklık olmadığı gibi, kararda bahse konu 10 kişinin dışardan veya ortaklardan olacağı yönünde de bir açıklık bulunmadığı, 2007 yıl sonu itibariyle ödeme toplamının 90.000,00 TL'den fazla olduğu dikkate alınarak davalıdan alınan peşin ödemenin ve davalının peşin bedelli ortak olduğunun kabulü halinde davalının, yerleşik Yargıtay kararları gereğince sadece genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, 09/01/2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin değiştiği ve yeni yönetim kurulunun, geçmiş yıllarda aidatlarla ilgili alınan genel kurul kararlarını ve yapılan aidat ödemelerini dikkate almaksızın kendi yönetimleri zamanında (2010 yılından sonra) kararlaştırılan aidatlar ve 15/08/2013 tarihine kadar ödenmesi gereken apartman giderleri için 03/09/2013 tarihli "İlamsız Takipte Ödeme Emri" ile icra takibi başlattığı, 15/08/2013 tarihine kadar, apartman giderleri de dahil genel kurul toplantılarında kararlaştırılan aidatların toplam 133.890,00 TL, davacının dosyaya sunduğu ödeme belgelerine göre 2010 yıl sonu itibariyle ödediği miktarın 109.876,62 TL olduğu, buna karşın, kooperatifin 2010 yıl sonu mizan kayıtlarında davalının ödenmesinin 134.429,78 TL olarak görüldüğü, bu miktara 12.000,00 TL şerefiye ödemelerinin de dahil olduğunun tahmin edildiği, şerefiyenin mahsubu halinde kooperatif kayıtlarına göre 2010 yıl sonu itibariyle davalının ödemelerinin 122.429,78 TL olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. 02/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda, kooperatif genel kurulunca alınmış ve itiraza uğramayıp, kesinleşmiş kararların tüm ortaklar bakımından bağlayıcı olduğu, kooperatif ana sözleşmesi ve genel kurul kararları gereğini yerine getirmekle yükümlü oldukları, davalı yanında genel kurul kararlarına uymakla yükümlü olduğu, buna göre yapılan hesaplamalarda icra takip tarihi itibari ile davalının 24.440,00 TL aidat borcunun bulunduğu, Türk Borçlar Kanununun 120 inci maddesine göre yapılan hesaplamaya göre de davalının 7.507,44 TL gecikme cezası borcunun bulunduğu, davalının toplam borcunun 31.951,44 TL olduğu, itirazın bu miktar üzerinden iptalinin gerektiği belirtilmiştir. 15/11/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda, kök raporunda yapılan tespit ve görüşlerini aynen muhafaza ettiklerini, mahkemenin yönlendirmesi sonrası yeniden yapılan hesaplama sonrası düzenlenen 10/03/2016 tarihli Ek Raporun mahkememiz değerlendirmesinde olduğunu, yine, mahkemenin “Davalının peşin yaptığı ödemenin sonradan tahakkuk eden aidat tarihlerine kadar işleyecek faizi de hesaplanıp diğer ortakların ödediği miktarların karşılaştırılması amacıyla ek Trapor aldırılmasına,” şeklindeki yönlendirmesi sonucu yapılan hesaplamada; yıllık%9 (aylık %0,75) oranından hesaplanan faiz toplamının 8.146,18 TL, yıllık %18 (aylık %1,5) oranından hesaplanan faiz toplamının 16.292,37 TL olduğu belirtilmiştir. ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin kaldırma kararından sonra alınan 17/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalının 12/06/2003 tarih 07 nolu yönetim kurulu kararıyla davacı kooperatif ortaklığına kabul edildiği, davacı kooperatifin 09/01/2005 tarihli genel kurulunun 7.gündem maddesinde; "... kooperatife ait en fazla (azami) 10 dairenin her biri asgari 90.000.-YTL satılmasına ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verilmesine, ..." karar verilmiş olup, tarafımızdan yapılan incelemede; davacı kooperatifçe davalı ...'e daire satışı yapıldığına ya da davalıya tapusu verilen dairenin bu 10 daireden biri olduğuna dair herhangi bir karar kayıt ya da belgeye rastlanmadığı, gerek dosya kapsamı gerekse davacı kooperatifin ulaşılabilen kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalının davacı kooperatife 03/09/2013 takip tarihi itibariyle 15.310,22 TL üyelik aidatı ve ara ödeme borcunun bulunduğu, söz konusu borca ilişkin olarak yine takip tarihi itibariyle 3.766,96 TL gecikme faizi, ayrıca dava tarihi itibariyle 719,58 TL gecikme faizi hesaplanmış olup, davalının davacı kooperatife takip tarihi itibariyle toplam 19.077,18 TL (15.310,22 + 3.766,96 = 19.077,18), dava tarihi itibariyle toplam 19.796,76 TL ((15.310,22 + 3.766,96 + 719,58 = 19.796,76) borçlu olduğu belirtilmiştir. 27/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı kooperatifin 09.01.2005 tarihli genel kurulunda, en fazla 10 dairenin her biri asgari 90.000.-YTL'den satılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine dair alınan karar kapsamında, davalıya daire satışı yapıldığına ya da davalıya tapusu verilen dairenin bu 10 daireden biri olduğuna dair herhangi bir karar kayıt ya da belgeye rastlanmadığı hususun kök raporda belirtildiği, zira davalının 2013 yılından beri davacı kooperatifin üyesi olduğu ve yine 2003 yılından beri genel kurul kararlarına göre ödemesi gereken aidat ve ara ödemelerini kooperatife yaptığı, kendisinin diğer üyeler gibi kooperatifin normal ödemeli ortağı olduğu, ancak davalının diğer üyelerden farkının, kendi anlatımı ile 2007 yılında kooperatife sonraki yıllarda ödeyeceği aidat ve ara ödeme tutarlarında zorlanmamak için bankaya daha uzun ve sabit tutarla borçlanarak kooperatife olan borcunu kapatmak düşüncesiyle yönetim kuruluna başvurduğu, başvurusunun yönetim kurulunca kabul edilerek, kooperatif bitene kadar tahmini borç miktarının hesaplandığı ve hesaplanan tutarı kooperatife ödeyerek dairesinin tapusunu aldığını belirttiği, davalının, kooperatif yönetim kurulu tarafından 09.01.2005 tarihli genel kurul kararına dayanılarak dairenin kendisine satıldığını ve peşin ödemeli ortak olduğunu iddia etse de, 2003 yılından beri kooperatif üyesi olarak ödemelerini yapması, 09.01.2005 tarihli genel kurul kararına göre kendisine daire satışı yapıldığına dair herhangi bir karara rastlanmamış olması, ayrıca davalının ortaklık durumunun, ...BAM kararında peşin ödemeli ortak olarak kabul edilebilmesi için açıklanan şartlara uymadığının ortaya çıkmış olması hususları dikkate alındığında, davalının davacı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olmayıp, normal ödemeli ortağı olduğunu, mahkemenin 07/06/2018 tarih 2014/634 Esas ve 2018/284 sayılı Kararında, davalının davacı kooperatife olan borcu, asıl alacak 15.310,12 TL ve takip tarihindeki faizi 3.783,69 TL olup, Kök Raporda ise, asıl alacak 15.310,22 TL ve takip tarihindeki faizinin 3.766,96 TL olarak hesaplandığı, Kök Raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerimizi değiştirmemizi gerektirecek herhangi bir hususa rastlanmamış olmakla birlikte, ...30.İcra Müdürlüğü’nün 2013/13001 sayılı takip dosyasında yer alan borcun; davalı tarafından fotokopi olarak dosyaya sunulan kayıt ve belgelere göre, taksitler halinde davacı kooperatife ödeneceğine dair davalı tarafından İcra Dairesine taahhüt verilerek 50.626,36 TL borcun 45.000,00 TL'sinin ödendiği, 2007 yıl sonu itibari ile kooperatif üyelerinin ödemesi gereken miktar 60.440,00 TL iken davalının 134.429,78 TL ödemesi nedeniyle, fazladan ödemiş olduğu, 73.989,78 TL için takip tarihine kadar faiz hesaplanması ve ayrıca ...30.İcra Dairesinin 2013/13001 E. Sayılı takip dosyasına ödediği 50.626,36 TL'nin de yasal faizi ile tarafına iadesi talebinde bulunduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 17/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 27/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif kayıt, belge ve defterlerine göre davalıya daire satışı yapıldığına ya da davalıya tapusu verilen dairenin 10 daireden biri olduğuna dair herhangi bir karar kayıt ya da belgenin bulunmadığı, davalının 2013 yılından beri davacı kooperatifin üyesi olduğu ve yine 2003 yılından beri genel kurul kararlarına göre ödemesi gereken aidat ve ara ödemelerini kooperatife yaptığı, kendisinin diğer üyeler gibi kooperatifin normal ödemeli ortağı olduğu, davalının 2007 yılında kooperatife sonraki yıllarda ödeyeceği aidat ve ara ödeme tutarlarında zorlanmamak için bankaya daha uzun ve sabit tutarla borçlanarak kooperatife olan borcunu kapatmak düşüncesiyle yönetim kuruluna başvurduğu, başvurusunun yönetim kurulunca kabul edilerek, kooperatif bitene kadar tahmini borç miktarının hesaplandığı ve hesaplanan tutarı kooperatife ödeyerek dairesinin tapusunu aldığını, davalının, kooperatif yönetim kurulu tarafından 09.01.2005 tarihli genel kurul kararına dayanılarak dairenin kendisine satıldığını ve peşin ödemeli ortak olduğunu iddia etse de, 2003 yılından beri kooperatif üyesi olarak ödemelerini yapması, 09.01.2005 tarihli genel kurul kararına göre kendisine daire satışı yapıldığına dair herhangi bir karara rastlanmamış olması dikkate alındığında, davalının davacı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olmayıp, normal ödemeli ortağı olduğu, takip nedeni ile kooperatife 15.310,12 TL borcunun bulunduğu, bunun faizinin 3.783,69 TL olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ...30. İcra Müdürlüğünün 2013/13001 esas sayılı icra takibine yaptığı 13/09/2013 tarihli İTİRAZININ 15.310,12 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takibin 15.310,12 TL asıl alacak ve 3.783,69 TL faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa aylık %1.5 oranında faiz uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 15.310,12 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.062,02 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 15.310,12 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.045,83 TL karar ve ilam harcından 586,95 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 458,88 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvuru harcı, 586,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 611,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 2.650,00 TL bilirkişi ücretleri, 921,68 TL tebligat ve yazışma giderleri olmak üzere toplam 3.571,68 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.237,43 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.334,25 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 15.310,12 TL üzerinden takdir edilen 15.310,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalının yüzüne karşı dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır