İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/429 E. 2025/876 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/429
Karar No
2025/876
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/429 Esas KARAR NO : 2025/876 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/06/2025 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı ticari aracın, davacı şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, davalı...sürücüsü ve diğer davalı ... işleteni olduğu ... plakalı ticari aracın çarpması sonucunda zarara uğradığını, dava konusu trafik kazasının, 14.09.2022 tarihinde Batman ili Merkez ilçesinde gerçekleştiğini, davalılardan ...,... plakalı aracın sürücüsü sıfatına sahip ve kusurlu eylemleriyle uyuşmazlık konusu zarara sebebiyet verdiğini, diğer davalı ...ise aracın işleteni sıfatına sahip olduğunu ve KTK md 85 uyarınca zarardan kusursuz bir biçimde müteselsilen sorumlu olduğunu, gerçekleşen trafik kazası neticesinde, davacı şirket nezdinde kasko sigortası kapsamında sigortalı olan araç hasar tazminatı ödediğini, söz konusu ödeme neticesinde davalı tarafın sorumlu olduğu tutarın 75.045,34 TL olduğunu, sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödeme ile müvekkil şirket TTK madde 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, adı geçen halefiyet hükmü uyarınca müvekkil sigorta şirketi, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi ile hukuken sigortalısının yerine geçmiş ve sigortalısının sahip olduğu tüm hak ve yetkilere sahip olduğunu, söz konusu tazminatın davalılardan rücuen tahsili amacıyla borçlulara rücu mektubu gönderilmiş ve fakat davalı taraflarca herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ancak borçlular tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle takip durmuştur. İtirazın iptal edilerek takibin devamının sağlanabilmesi için gerekli dava şartı yerine getirilerek arabulucuya başvurulmuş ise de, taraflar arasında anlaşmanın sağlanamadığını belirterek kusur ve tazminat tutarına dair fazlaya ilişkin tüm talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketine "...Genişletilmiş Kasko Poliçesi" kapsamında davacı sigorta şirketi nezdinde sigorta kapsamında bulunduğu ...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsiline ilişkin başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup davalıların vergi kayıtları, hasar ve eksper rapor bilgisi, hasar dosyası, davacı tarafından sunulan hasar tazminatına ilişkin ödeme dekontu dosyamız içerisine alınmıştır. ...Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı ...'e ve ...'a ait vergi kayıtları celp edilmiş, ... ve ...'ın tacir olmadığı, yalnızca potansiyel mükellef olduklarına ilişkin bilgi ve belgeler dosyamız içerisine alınmıştır. Davaya konu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın aracın ... Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında ödenmesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, davaya konu icra takibindeki asıl alacak kalemi içinde yer alan davacı sigorta şirketince istenilen dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın "...Kasko Poliçesi" kapsamında davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu dava dışı sigortalı gerçek kişinin tacir sıfatının bulunmadığı, sigortalanan aracın da "hususi" nitelikte olduğu gözetildiğinde ise bu araçtaki hasar nedeniyle "... Genişletilmiş Kasko Poliçesi" kapsamında ödenen ve rücuen tahsili isetenilen icra takip dosyasındaki 75.045,34 TL asıl alacak ve buna bağlı takip öncesi işlemiş faiz kalemi yönünden talebin TBK kapsamında haksız fiil hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden mutlak ticari dava niteliğinin bulunmadığı ve dava dışı sigortalı ile davalıların ticari işletmesinin bulunmadığı/tacir olmadıkları da dikkate alındığında nisbi ticari davanın söz konusu olmadığı bu nedenle de HMK m. 2 kapsamında genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmış olup, açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (emsal için bkz BAM 45 HD 2024/808 E 2024/1365 K) HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına , 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 17/11/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/429, K. 2025/876, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-429-e-2025-876-k-a397e6be9575