İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/370 E. 2025/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/370
Karar No
2025/740
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/370 Esas KARAR NO : 2025/740 DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Holding A.Ş.'nin toplamda %15,625 payına sahip olan davacılar, azınlık pay sahibi statüsünde olduğunu, davacıların bu paylara, murisleri...'in vefatı ile mirasçı olarak sahip olduklarını, murisin ölümü ile şirket işlerinde hiçbir tecrübeye sahip olmayan eşi ve çocukları, temsil yetkisi münhasıran hakim pay sahibinde olan şirkette yeterince mali bilgilere sahip olamadığını, ölümden bu yana geçen süre içinde şirket, hakim ortağın inisiyatifinde işlerine devam ettiğini, şirkette, azınlık pay sahibi davacılara kar payı dağıtılmadığı gibi, bir aile şirketi olmasına rağmen davacılar tamamen dışlandığını, 25.02.2025 tarihli Genel Kurul Toplantısı'ndan önce gönderilen ihtarnamede şirketin işleri ve olanakları ile ilgili açıklama istenmiş ise de bu istem yeterince yerine getirilmediğini, 25.02.2025 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda davacıların aydınlanması için talep edilen bilgilerin yeterince kendilerine verilmemesi nedeni ile Genel Kurul'da belli olayların özel bir denetim ile açıklığa kavuşturulması için TTK 438. madde gereğince yapılan talep de reddedildiğini, Genel Kurul'da talebin reddi üzerine TTK.'nın 439. maddesinde ifade edildiği şekilde huzurdaki dava açıldığını, 2022 ve 2023 yıllarına ait Genel Kurul Toplantısı'nda, 3. gündem maddesinin görüşülmesinde açıklıkla belirtildiği üzere, sunulan bilanço ve kar zarar hesapları içerdiği tüm finansal veriler ve dip notları ile kanun gereği makul bir güvence vermesi gerekirken, bu temel özellikten yoksun bulunmakta olduğunu, ayrıca daha da önemlisi 2022 ve 2023 yılları yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilanço ve kar zarar hesapları, bu yıllara ait faaliyet sonuçlarını ve finansal durumunu gerçeğe uygun olarak yansıtmaktan uzak bulunmakta olduğunu, aynı gündem maddesinde, Yönetim Kurulu Başkanı'na yöneltilen somut sorular toplantı sırasında geçiştirilmiş ve işbu dava tarihine kadar herhangi bir yazılı açıklama da sunulmadığını, özel denetim taleplerinin Genel Kurul Toplantısı'nda tutanağa da geçirildiği üzere, tüm pay sahiplerinin haklarının korunmasını teminen, 2022 yılı konularının şirketin genel kurul'a sunulan gerek bağımsız denetimden geçmemiş gerekse bağımsız denetimden geçmiş 2022 Yılına ait Finansal Tabloları'na göre, 31.12.2021 tarihli Bilançosu'nda toplam aktif üzerinde önemli bir ağırlığa sahip bulunan ...A.Ş. ile ilgili iştirak payının kayıtlı değer üzerinden satıldığının görüldüğünü, şirket değerleme yöntemlerine göre satışa konu iştirak hisselerinin gerçek (işleyen) değeri ile satılmadığının, bu nedenle de şirketin ve dolayısı ile de pay sahiplerinin zarara uğradığının tespiti ile miktarının hesaplanması olduğunu, şirketin 31.12.2022 tarihli Bilançosu'nda raporlanan ''Ticari Borçlar'' tutarının tamamına yakın bölümünün grup şirketi ...Otelcilik A.Ş.'ye borç olduğunun anlaşıldığını, toplam borçların %50'sini aşan ve 1 yılı aşkın süredir bakiyesi aynı kalan bu tutar nedeni ile ...Holding A.Ş.'nin zarara uğradığının ve miktarının tespiti olduğunu, şirketin 31.12.2022 tarihli Bilançosunda toplam borçların yaklaşık %41 oranındaki önemli bir bölümünün ''Ortaklara Borçlar'' hesabında toplandığının görüldüğünü, sorularına rağmen ısrarla cevaplamaktan kaçınılan bu borçların hangi ortaklar ve işlemler itibarı ile oluştuğunun tespiti ve bu nedenle şirketin ve dolayısı ile de ortakların uğradığı fiili zararların neler olduğunun, ayrıca yasal yükümlülükler de dahil olmak üzere uğrayacağı zarar risklerinin tespiti olduğunu, şirketin 2022 yılında kaydi değerler üzerinden ''İşletmenin Sürekliliği'' esasına göre borca batık durumda bulunmasına ve bunun bağımsız denetçi raporunda dikkat çeken husus olarak yer almasına rağmen, TTK md. 376 hükümleri uyarınca zorunlu bulunan, devredilmez ve vazgeçilmez görevlerin yerine getirilmediğinin tespiti olduğunu, esas faaliyet konusu itibarı ile 2022 yılında kayıtlı değer üzerinden önemli bir iştirakin satışı dışında nakit girişi bulunmayan şirketin, ''Genel Yönetim Giderleri'' ile çok daha yüksek miktarlardaki diğer ''Olağan dışı Gider ve Zararları" hesaplarında raporlanan ve dönem net zararının tamamına yakın bölümünü oluşturduğu anlaşılan tutarlara ait işlemlerin neler olduğunun, şirketin normal faaliyet sınırları içinde kalıp kalmadığının, bu işlemleri gerçekleştirilenler ile mali boyutları ve zarar miktarlarının özel denetimle tespiti olduğunu, 2023 yılı konularının ise şirketin 31.12.2023 Tarihli Bilançosu'nda raporlanan ''Ticari Borçlar'' tutarının tamamına yakın bölümünün, grup şirketi ... Otelcilik A.Ş.'ye borç olduğu anlaşılmaktadır. Toplam borçların %50'sini aşan ve 1 yılı aşkın süredir bakiyesi aynı kalan tutarın bu yıl sonu itibarı ile de halen devam ettiği görülmektedir. Genel Kurul'da sorulan ancak cevap vermekten kaçınılan ve gizlenen bu konu ile ilgili olarak ... Holding A.Ş.'nin 2023 yılında da zarara uğramaya devam ettiğinin ve miktarının tespiti, şirketin 31.12.2023 tarihli bilançosunda toplam borçların yaklaşık %41 oranındaki önemli bir bölümünün 2022 yılında olduğu gibi ''Ortaklara Borçlar'' hesabında toplandığı görülmektedir. Tüm sorularımıza rağmen ısrarla cevaplanmaktan kaçınılan bu borçların hangi ortaklar ve işlemler ile ilgili olduğunun tespiti ve bu nedenle şirketin ve dolayısıyla da ortakların uğradığı fiili zararların ne kadar olduğunun, ayrıca yasal yükümlülükler de dahil olmak üzere uğrayacağı zarar risklerinin tespiti, esas faaliyet konusu itibari ile 2023 yılında kayıtlı değer üzerinden önemli bir iştirakin satışı dışında nakit girişi bulunmayan şirketin, ''Genel Yönetim Giderleri'' ile çok daha yüksek miktarlardaki "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesaplarında raporlanan ve dönem net zararının tamamına yakın bölümünü oluşturduğu anlaşılan bu tutarlar ile ilgili işlemlerin neler olduğunun, şirketin normal faaliyet sınırları içinde kalıp kalmadığının ve bu işlemleri gerçekleştirenler ile uğranan zararların özel denetim ile tespiti olduğunu belirterek Genel Kurul'da, öncesinde ve sonrasında müvekkillerin bilgi alma hakları karşılanmayan ve gizlenen tüm hususların ve bu nedenle şirketin uğradığı zararların, ilgili işlemlerin, sorumluların eylemlerinin, ayrıca zarara uğratılma ihtimali bulunan eylemlerin incelenerek, ...Holding A.Ş.'nin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının dayanağı belgeler, yıllık genel geçici ve genel kesin ayrıntılı mizanları, aynı yılllara ait kurumlar vergisi beyannameleri, bilanço ve gelir tabloları, aynı yıllara ait yönetim kurulu faaliyet raporları ve özel denetim talebine konu ana hesaplar ve ilgili yardımcı-muavin hesapların dökümleri incelenmek sureti ile ve özel denetçi tarafından gerekli görülecek diğer kayıt ve belgeler incelenerek; TTK 439/2. maddesi gereğince Şirket yönetimini tek başına elinde bulunduran, her türlü konuda münhasır yetkili Yönetim Kurulu Başkanı'nın eylemleri nedeni ile şirket mali tablolarından da anlaşılacağı üzere Şirket ve ortaklar büyük zararlara uğradığından, bu durum kanun ve esas sözleşmenin ihlali anlamına gelmekle şimdilik Şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...Otelcilik, ... Holding bünyesinde yer alan bir aile şirketidir. Şirket, 2022 yılına kadar hissedarlar ...ve ... tarafından birlikte yönetildiğini, ...'in 19.01.2022 tarihinde vefatı ile hisseleri eşi ... ve oğulları Mert ve ...'e intikal ettiğini, Mert ve ... İngiltere'de ikamet etmektedir. Buna rağmen İskender ... mirasçıları adına ..., 26.01.2022 tarihinde, babasının vefatından bir hafta sonra tüm şirketlere Yönetim Kurulu üyesi olarak atandığını, durumun bu aşamada iken davacılar muaraza çıkarmaya başlamış, vekilleri aracılığı ile şirketlerin feshine gidecekleri yolunda tehditvari mektuplar yazılmış, Yönetim Kurulu Üyesi ... üyelikten istifa etmiş, Genel Kurul toplantı ilanları yapılınca ihtarname keşide ederek evrak talep etmişler, istedikleri evrak verilmiş, buna rağmen genel kurullarda menfi tutum takınmışlar, akabinde aracılar koyarak değerinin fevkalade üstünde bir bedel ile hisseleri diğer hissedara teklifle aksi halde şirketler zarara uğratacakları tehdidinde bulunmuşlar, şirketlerin ticari itibarını zedeleyen davranışlarda bulunduklarını, hasılı, davacılar huzurdaki davayı bir hak arama veya maddi gerçeğin aydınlanması amacı ile değil, şirketi ve hakim hissedarı ızrar ederek, zarara uğratacağı tehdidi ile hisselerini yüksek bedelden satma amacı ile kötüniyetli hareket ettiğini, o sebeple de Yönetim Kurulunda yer alan ...'in dava açamadığını, davacının talebinin hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu, Mahkemenin bildiği gibi özel denetim istemi hakkına ilişkin TTK'nın 438.maddesi, "Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetim ile açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir." hükmünü; 439.maddesi ise, "Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilirler." hükmünü içerdiğini, görüldüğü üzere, mahkemeden özel denetim isteme hakkının kullanılabilmesi için öncelikle bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması yasal zorunluluk olduğunu, bunun yanında özel denetimle ancak, belirli olayların" özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması istenebilir olduğunu, bilgi alma ve inceleme hakkı ise, TTK'nın 437/2.maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, pay sahiplerinin bilgi alma veya inceleme istemlerinin genel kurulda, yönetim kurulundan şirketin işleri; denetçilerden denetim yapılma şekli ve sonuçları hakkında olabileceği; aynı maddenin 5.fıkrasında ise, bilgi alma veya inceleme istemlerinin, cevapsız bırakılması, haksız olarak reddedilmesi, ertelenmesi ve bilgi alınamaması durumunda şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılabileceği düzenlendiğini, özel denetçi istemi hakkının kullanılabilmesi için öncelikle, TTK'nın 437.maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkının yasaya uygun biçimde kullanılması ve belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının istenilmesi yasal zorunluluk olduğunu, huzurdaki davada kanunun aradığı dava şartları bulunmamaktadır. Davacılar, belli bir olay hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanmak istememiş, somut hiç bir olay belirtmemiş, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını istemediğini, davacıların kanun veya esas sözleşme ihlal edilerek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğratıldığını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanabilir olduğunu, herhangi bir somut delil göstermeksizin özel denetim talep edilmesi kanuna aykırı olduğunu, davalı şirketin Genel Kurul tarihi Ticaret Sicil Gazetesinde kanuna uygun içerikte ilan edilmiştir. Akabinde davacılar Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile 10.01.2025 tarihli ihtarnameyi göndermişler, davacı vekili Av. ...ve Yeminli Mali Müşavirleri ihtarnamelerinde belirttikleri 20.01.2025 tarihinde şirket merkezine gelmişler ve istedikleri evrak ekli tutanakla kendilerine teslim edildiğini, o sebeple gönderdikleri ihtarname ile açıklama istendiği, yerine getiremediği anlatım ve savı gerçek dışı olmanın yanında, HMK.m.29'a aykırı kötüniyetli bir anlatım ve sav olduğunu, HMK.m.29'a aykırı veyan ve savda bulunma tarzını davacılar tüm dilekçe kapsamında devam ettirdiğini, davacıların 2022 ve 2023 yılı için özel denetim ile açıklığa kavuşturulmasını talep ettikleri tüm hususların cevabı davacılar vekiline 20.01.2025 tarihinde verilen evrakta mevcut olduğunu, davacıların bu evrakı tetkik etmek için de yeterli vakitleri olmuştur. Zira 23.01.2025 tarihinde yapılan toplantıda TTK.m.420'deki haklarını kullandıklarını, bu tarihten 2. Toplantının yapılacağı tarihe kadar hiçbir konuda izahat ve evrak istemediklerini, o sebeple davacıların özel denetim ile belirlenmesini istedikleri hususlara dair tüm anlatım, sav ve talepleri dayanaksız olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava 6102 sayılı TTK'nın 439. maddesine göre özel denetçi atanması talebidir. Davacıların davalı şirket ortakları oldukları hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bu sebeple eldeki özel denetçi talebine ehliyetli oldukları görülmüştür. Bilindiği üzere 439/2 maddesinde şirketin zarara uğratıldığına dair yaklaşık kanaat oluşması halinde özel denetçi atanacağı düzenlenmiştir. Bilindiği üzere, anonim şirketlerde, pay sahipliğine bağlanan birçok hak vardır. Kar payı alma hakkı, yeni pay alma hakkı, hazırlık devresi faizi hakkı, tasfiye payı hakkı, genel kurula katılma hakkı, yönetim ve denetimi etkileme hakkı, genel kurulu olağanüstü toplama hakkı, fesih talep etme, çıkma ve çıkma payı hakları bunların başında gelmektedir. Ne var ki ortak olmaya bağlanan bu hakların kullanabilmesi için, şirketin resmi ve fiili iştigalleri, üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmeler, şirketin kazanımları ve borçları hakkında bilgi sahibi olması esastır. Yine Anonim şirketler, mahiyeti itibari ile çok fazla, sınırsız sayıda kişinin ortak olabildiği şirket türü olduğundan ortaklarına karşı aleniyet ve şefaflık temel ilkedir. Somut olayda davacılar 25.02.2025 tarihli genel kurul öncesi davalı şirkete incelemek istedikleri belgeler konusunda ihtarda bulunmuşlardır. Ne var ki genel kurul tutanağının incelenmesinde bu hususlarda davacılara yeterli imkan tanınmadığı anlaşılmaktadır. Hatta davacıların uzun uzun muhalefet beyanı yazdırmak zorunda kaldıkları da görülmüştür. Dolayısı ile somut olayda davacıların özel denetim istediği hususların tamamı da bu amaca matuf, kimlerle sözleşme ilişkileri kurulduğunu, şirketin zararına borçlandırıcı işlemler olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik talepler olduğundan davacının isteminin yerinde olduğu, yasal koşulların davacı yararına gerçekleşmiş bulunduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalı şirkete özel denetçi olarak bilirkişi listesinden ...'ın tayinine, -Davalı şirketin 2021,2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının dayanağı belgelerinin, yıllık genel geçici ve genel kesin ayrıntılı mizanların, aynı yıllara ait kurumlar vergisi beyannamelerinin, bilanço ve gelir tablalarının, aynı yıllara ait yönetim kurulu faaliyet raporlarının ve ana hesaplar ile yardımcı-muavin hesap dökümlerinin davacılar tarafından özel denetçi marifetiyle incelenmesine izin verilmesine, -Özel denetçi için 50.000,00 TL ücretin iki hafta içerisinde davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmesine, Özel denetçinin görevinin paranın fiilen depo edildiği tarihten sonra kendisine bildirilmesine, -Göreve başladığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde özel denetim raporunun mahkememize sunmasının istenilmesine, Özel denetim raporu sunulduğunda taraflara tebliğine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan; 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 52,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 667,90TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, , 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar KESİN olarak açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/10/2025 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/370, K. 2025/740, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-370-e-2025-740-k-15ccbd6880c9