İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/237 E. 2025/405 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/237
- Karar No
- 2025/405
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/237 Esas KARAR NO :2025/405 DAVA:TTK Md. 376/2 bendi gereğince şirketin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti DAVA TARİHİ:08/04/2025 KARAR TARİHİ:10/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın, ...'nün .../0 sicil numaralı, ... Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı olup ... Noterliği'nin 27.04.2006 tarih, ... yevmiye numaralı sirkülerinden de anlaşılacağı üzere şirkette tek imza yetkilisi olduğunu, TTK Md. 376/2 gereğince şirketin sermayesini yitirerek borca batık olması nedeniyle kendiliğinden sona erdiğinin tespitini isteme yetkisinin yönetim kurulunda olması nedeniyle yönetim kurulu başkanı olan müvekkili adına davayı ikame ettiklerini, ... San. A.Ş. isimli şirketin son yıllık bilançoya göre şirket öz sermayesini kaybetmiş olup halen borca batık halde olduğunu, 01.01.2024 - 31.12.2024 tarihleri arası bilanço ve gelir tablosundan anlaşılacağı üzere şirketin sermayesi zarar sebebiyle karşılıksız kalmış olup, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin borca batık durumda olup şirket öz kaynaklarının -968.576,08.-TL' olduğunu, şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle şirketin borca batık durumda olduğunun ortaya çıkacağını, TTK m.376/2 hükmüne göre ; "Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer." anılan amir hüküm gereğince, genel kurul toplanmış şirketin öz sermayesinin 31.12.2024 tarihi itibariyle (-968.576,08.-TL.) borca batık olması nedeniyle TTK 376/2. Maddesi gereğince faaliyetin kendiliğinden sona erdirilmesine karar verildiğinden şirketin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesi için müracaatla işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu beyanlarla dava konusu ... Anonim Şirketi'nin öz sermayesinin TTK m.376/2 gereğince borca batık olması nedeniyle kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı deliller hep birlikte incelenmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan yazıya yanıt verildiği, ... Anonim Şirketi'nin 2023 ve 2024 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesinin gönderildiği anlaşılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden .../0 sicil numaralı, ... Anonim Şirketi'nin tüm sicil dosyası gönderilmiştir. 08/04/2025 tarihli tensip tutanağı gereğince dava konusu ... Anonim Şirketi'nin TTK m.376/2 gereğince borca batık olup olmadığı hususlarında inceleme ve tespit yapmak üzere dosyanın MM ... ile Prof. Dr. ...'a tevdii edilmesine karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten; 1-)Dava dışı ... A.Ş. nin 2024 yılında satışının 1.325.525,55 TL olarak gerçekleştiği, şirketin 2024 yılı bilançosunda geçmiş yıllar zararlarının 10.017.398,96 TL olarak kayıtlı olduğunun 2-)Şirket kendisini fesih ve tasfiyeye hazırladığının Tesis Makine ve Cihazları sıfırlaması ve 570.669,38 TL alacağın şüpheli hale gelmesinden de kaynaklandığı, eş deyişle dava dışı şirket için 2024 yılının beklendiği gibi gitmediğinin ve şirketin büyük ortağı olan davacının gerekli olan desteği sağladığının Ortaklara Borçlar Hesabı bakiyesi olan 1.810.241,18 TL den de anlaşıldığı, 3-)Dava dışı ... A.Ş.” nin 31.12.2024 tarihi itibariyle şirketin aktifi kısa vadeli yabancı kaynaklardan (2.229.445,08-1.260.869,00- - 968.576,08) — 968.576,08 TL eksik olduğu, eş deyişle şirket 31.12.2024 tarihi itibariyle BORCA BATIK OLDUĞU, 4-)Şirketin 31.12.2024 tarihli bilanço ile borca batık olduğu tespit edildiğinden, durumunun TTK.m.376/2'ye uygun düşmediği, bu durumun TTK.m.376/3 anlamında “Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaret” sayarak aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarılması ve bu ara bilançoya göre de şirketin borca batık olduğunun tespiti halinde mahkemeye başvurarak şirketin iflasının istenmesi gerektiği, ancak somut davaya konu olayda bir ara bilanço çıkarılarak şirketin gerçekten borca batık olup olmadığı tespit edilmediğinden, 24.03.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın TTK.m.529/1-d kapsamında alınmış fesih kararı olarak kabul edilebileceği ve Mahkemenin değerlendirmesi bu yönde olursa şirketin 24.03.2025 tarihi itibariyle genel kurul kararıyla fesih yoluyla sona erdiğinin benimsenebileceği, 5-)Netice olarak, şirketin durumu TTK.m.376/2'de düzenlenen üçte iki sermaye kaybı ve bunun hukuki sonuçlarına uygun düşmediği, ancak 24.03.2025 tarihli 3 nolu genel kurul kararının gerekli yetersayılarla alınmış fesih kararı olduğu benimsenerek bu tarih itibariyle şirketin feshedilmiş olduğunun tespitine karar verilip verilmeyeceğinin Mahkemen takdirinde olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekilince 03/06/025 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, celp edilen deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriğine göre; açılan davada, dava konusu ... Anonim Şirketi'nin öz sermayesinin TTK m.376/2 gereğince borca batık olması nedeniyle kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesi talebine dayanmaktadır. ... Anonim Şirketi'ne ait 11.03.2022 tarihli imza sirkülerine göre dava dışı şirketi münferiden temsile yetkili kişinin ... ve temsil yetkisinin 21.02.2025 tarihine kadar devam ettiği, halihazırda dava dışı şirketin dava tarihi itibariyle yetkilisinin var olmadığı, şirketin 24.03.2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda TTK 376/2 bendine göre borca batık hale geldiğinden kendiliğinden faaliyetinin sona erdiğinin tespitine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan raporun mali içeriğine göre; 31.12.2024 tarihli yıllık bilançosuna göre şirket aktifleri toplamının, kısa vadeli yabancı kaynaklarından (2.229.445,08-1.260.869,00=- 968.576,08) - 968.576,08 TL eksik olduğu, eş deyişle şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle borca batık olduğu tespit edilmiştir. TTK madde 376/2 hüküm ve fıkrasına göre, son yıllık bilançodan şirketin sermayesinin üçte ikisinin karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, genel kurulun derhal toplantıya çağrılması konunun genel kurulda görüşülmesi ve kalan sermaye ile yetinme veya sermayeyi tamamlama kararlarından birinin alınması gerekmektedir. Bu gündemle toplanıp, bu iki seçenekten birine karar verilmemesi halinde şirket kendiliğinden sona erer. Somut olayda, şirketin yabancı kaynakları toplam aktiflerinden fazla olup borca batık olduğu hem dava dilekçesinde hem de 24.03.2025 tarihli genel kurulunda açıkça ifade edilmiş hem de mali bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Ancak borca batıklığın tespiti halinde TTK.m.376/2 değil TTK.m.376/3 uygulanır. Davacı yönetim kurulu üyesinin şirketin borca batık olduğunun tespiti halinde mahkemeye başvurarak şirketin iflasını talep etmesi gerekirdi. Ara bilançoya göre şirketin borca batık olduğunun tespiti halinde gerek TTK.m.376/3 gerekse İİK.m.179 gereğince mahkemeye başvurularak şirketin iflasını istemek zorunludur. TTK.m.376/3 ve İİK.m.179 hükümleri emredici nitelikte olup borca batık şirketin iflas yoluyla tasfiye edilmesi amaçlanmaktadır. Yine bilirkişi heyeti raporuna göre de dava konusu şirket için aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarılarak gerçekten borca batık olup olmadığı usulünce tespit edilmemiştir. Netice olarak, şirketin durumunun TTK.m.376/2'de düzenlenen üçte iki sermaye kaybı ve bunun hukuki sonuçlarına uygun düşmediği anlaşılmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının reddine, 2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır