İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1121 E. 2024/819 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/1121
Karar No
2024/819
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2015/1121 Esas KARAR NO :2024/819 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit), Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ:12/11/2015 KARAR TARİHİ:21/11/2024 .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2015 tarihli ... Esas sayılı tensip tutanağı ile Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili özet olarak dilekçesinde özetle ; Davacının ..., 6, 9, 19, 20, 22,23 ve 35. İcra müdürlüklerinden dosyalarında müvekkilinin borçlu bulunmadığının ve dayanak bonolarındaki imzanın davacıya ait olmadığının tespitine, hukuka aykırı takiplerinin iptaline veya bu mümkün olmadığı takdirde icranın geri bırakılmasına, telafisi imkansız zararların engellenmesi amacıyla dava konusu takibin dava süresince teminatsız olarak durdurulması ve müvekkilin manevi zararın için 10.000,00-TL manevi ve davacı maaşından tahsil olunan tutara karşılık şimdilik 200 TL paranın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına ve ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davalı bankanın Kurtköy şubesince dava dışı ...'na kredi kullandırıldığını ve tahsil edildiğinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere davacı tarafından düzenlenmiş lehtarı kredi borçlusu ... olan muhtelif vade ve tutarda bir kısım müşteri senetleri alındığını, davacının takibe konu senetleri imzalamadığını beyan ederek icra takiplerinin iptaline, bu mümkün görülmezse icranın geri bırakılmasına ve 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talebi ile eldeki davayı açtığını, davacının davalı bankanın kredili müşterisi olmadığını, muhtelif emre muharrer senetleri dava dışı kredili müşteri adına düzenleyen kişi olduğunu, davacının icra takipleri ve hacizler nedeniyle mağdur ve rencide edildiğinden bahisle 10.000,00 TL tutarında manevi tazminat ödenmesini talep ettiğini, adli yardım talebinde bulunan davacının bu tutarda manevi tazminat talep etmesinin hukuken bir geçerliliği olmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, davalı yanca başlatılan icra takiplerine dayanak bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla , borçlu olmadığının tespiti, takiplerinin iptali istemine ilişkindir. Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, ... Devlet Hastane Özürlü Sağlık Kurulu Raporu sureti, Fakirlik Belgesi aslı, ... Kaymakamlığı Yerleşim Yeri ve diğer adres belgesi sureti, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya sureti, .... İcra Dairesi'nin 2012/... Esas sayılı dosya sureti, .... İcra Dairesi'nin 2012/... Esas sayılı dosya sureti, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, ... Bankası belge asılları,.. CBS Hazırlık Bürosu 2013/... soruşturma dosyası sureti, .... İcra Dairesi'nin 2012/... Esas sayılı dosya sureti, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, ... ... Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu sureti, ... CBS Hazırlık Bürosu 2013/... soruşturma sayılı dosya sureti, bilirkişi raporu, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya aslı, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü ... Devlet Hastanesi cevabı yazısı,...Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ... Hizmet Merkezi'nin göndermiş olduğu belge aslı, Sağlık Bakanlığı ... Devlet Hastanesi evrak aslı,...CBS Zamanaşımı Bürosu ... soruşturma sayılı dosya sureti, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabı yazısı, Karaburç Mahalle Muhtarlığı'nın cevabı yazısı, ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosya sureti, bilirkişi, keşif, tanık v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2015 tarihli ... Esas sayılı tensip tutanağı ile Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafın 16/11/2015 tarihli tensip 20 nolu ara kararı uyarınca; adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının ... Devlet Hastanesi'nce düzenlenen Sağlık Kurulu raporuna göre "Hafif derecede Mental Reterdasyon+İşitme Engelli" olduğu hususunda raporu bulunduğu buna karşın hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü ... Esas, ... Esas sayılı dosyaları, yine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, .... İcra Müdürlüğü ... Esas ve .... İcra Müdürlüğü ... Esas, ... Esas, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığı, söz konusu icra dosyalarının dayanağı olan bonolarda bulunan imzaların davacıya ait olmadığını beyan ederek söz konusu icra dosyalarında davacının borçlu olmadığının tespiti ile, takiplerin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi) İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 266/1. maddesinde bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeler gereğince mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden (re’sen) bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir. Mahkememizce alınan 26.06.2020 Tarihli Grafolog Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda inceleme konusu senetler üzerindeki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmişse de imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Düzenlenen bilirkişi raporuna esas evrak asıllarının keşide tarihinden sonra olduğu, davacı vekiline süre verildiği halde mukayese imza incelemesine esas kurumları bildirilmediği senedin keşide tarihinden önceye ait tek bir belge üzerinde dahi inceleme yapılamadığı, dosyaya celp edilen tüm belgelerin keşide tarihinden sonraya ilişkin olduğu, yeteri kadar mukayeseye esas imza örneği toplanamadığı, mahkememizce ilgili kurumlara müzekkereler yazıldığı ancak gelen yazı cevaplarının keşide tarihinden sonraya ilişkin olduğu anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcının davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına, 3-Dosya adli yardımlı olduğundan, yargılamada suç üstü ödeneğinden karşılanan: 163,35 TL müzekkere masrafı, 231,50 TL tebligat masrafı, 1.000,00 TL kök ve ek bilirkişi rapor masrafı, 870,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor masrafı (2 adet fatura) olmak üzere toplam 2.264,85 TL masrafın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, 4-Davalı tarafından yapılan 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1121, K. 2024/819, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-1121-e-2024-819-k-0a6ee1107ec1