İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/324 E. 2025/532 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/324
Karar No
2025/532
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/324 Esas KARAR NO : 2025/532 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalıların oluşturduğu ...Adi Ortaklığı'nın işveren sıfatı ile davacının yüklenici olarak imza ettiği 22.06.2020 tarihli "..."(EK-1) ile davacının "..."nin ifasını üstlendiği; yüklenici davacının konu sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini plan ve projesine, şartnamesine, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlayarak davalı şirketlere teslim ettiği ve konu işin geçici kabulü ve kesin kabulü yapıldığı; hakediş bedellerinden %10 oranında olacak şekilde toplam (178.148,30) TL kesin teminat kesintisi yapıldığı; hakedişlerinden yapılan (178.148,30) TL bedelli teminat kesintisi; sözleşme kapsamındaki işin eksiksiz tamamlanmasına, işin geçici ve kesin kabullerinin yapılmasına, sözleşme gereği iade zamanı gelmesine rağmen davalıların oluşturduğu adi ortaklıkça yüklenici davacıya iade edilmediği; davacının bu konudaki yazılı ve şifahi talepleri karşılık görmediği sözleşme konusu işlerin teslimi sonrası davacıya herhangi bir eksik iş, ayıplı-kusurlu iş bildirimi de yapılmadığı; davalıların teminat kesintilerini ödemeyerek icra takibine sebebiyet verdiği, yapılan icra takibine de herhangi bir sebep bildirmeksizin itiraz edildiği neticeten davanın kabulü ile borçlu şirketlerin ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden yapmış olduğu itirazların iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı-borçlu şirketler aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının taleplerine ilişkin olarak usul kazanılmış hak doğmaması açısından dava şartı yokluğu, yetki, görev, husumet ve zamanaşımı defi itirazında davanın reddine karar verilmesini; davacının muaccel olmuş bir alacağı bulunmadan yapılan icra takibi haksız olup buna dayalı olarak açılan işbu itirazın iptali davasının usulden reddi gerektiği; sözleşme uyarınca davacının ayıplı ifası söz konusu olup kesin teminat kesintisi iadesini talep hakkı bulunmadığı; davacı tarafından yapılan işlerde meydana gelen gizli ayıplar kendisine bildirildiği ancak davacı tarafından bu ayıplar giderilmediği; sözleşme uyarınca davacının geçici kabul tarihinden itibaren 5(beş) yıl boyunca her türlü arıza, bozukluk, hasar vb. tüm ayıplardan sorumluluğu bulunduğu; işin geçici kabulü 26.07.2021 tarihinde yapıldığı bu tarihten sonra davacının yaptığı imalat vb. hatalardan kaynaklı arıza ve hasarlar kendisine bildirildiği ancak bu ayıplar giderilmediği; davacının yapmış olduğu su yalıtım işleri kapsamındaki ayıp ve noksanlardan ötürü A blok zemin katta bulunan elektrik odasına su girdiği, panolar ve busbar sistemi kısa devre yaptığı; mahal kapı girişlerine topuk yapılmaması ve izolasyon eteği dönülmemesi nedeniyle busbar dirsek bölümü kullanılmayacak şekilde yandığı; meydana gelen hasar davalılar tarafından 20.11.2023 tarihinde onarıldığı ve toplamda 30.340,94 TL masraf yapıldığı; ... projesindeki muhtelif dairelerde davacının yapmış olduğu imalatlar ile ilgili olarak ... Projesi yetkililerine ulaşan şikayetler üzerine ilgili daire notları ve şikayetleri davacıya görselleri ile birlikte bildirildiği ancak davacı tarafından ilgili ayıpların giderilmesine yanaşılmadığı; şikayetlere konu onarımların da davacı tarafından giderilmesi gerektiği; ayıp ve arızalar giderilmeden davacının teminat iadesinde bulunması mümkün olmadığı; davacının iddia konusu alacağının likit olmadığı açık olup buna dayanan icra inkar tazminat talebi de haksız olduğu; davacı taraf takibe konu miktar kadar alacağı olmadığını açıkça bilmektedir. Buna rağmen tüm kesin teminat kesintisi miktarı üzerinden icra takibine girişmiş olması da kötü niyet göstergesi olduğundan kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği neticeten fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın reddine;takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacının yüklenici olduğu 22.06.2020 tarihli ...İşleri Yüklenici Sözleşmesi kapsamında edimleri ayıpsız ve tam yerine getirip getirmediği; ayıpsız ve tam ifa söz konusu ise davacının davalılardan (178.148,30) TL kesin teminat kesintisini takip dosyası kapsamında talep edip edemeyeceği hususundan ibaret olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Mahkememizin 26/11/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir, hak ediş uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile uyuşmazlık konusunda taraf beyanları da dikkate alınarak rapor alınmasına karar verilmiştir. Mali müşavir ... ve yüksek mimar ...'dan alınan 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle "... dava konusunun, taraflar arasında akdedilen ...Projesi Teras ve Daire İçi İzolasyon İşleri Yüklenici Sözleşmesi kapsamında davacının hakkedişlerinden kesilen 178.148,30 TL tutarındaki teminat bedelinin süresi gelmesine rağmen iade edilmediği iddiası ile söz konusu bedelin davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2020, 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı, 2021, 2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, 01.12.2024 tarihli yevmiye fişinde, davacı şirketin hakkediş alacağı olan 178.148,30 TL tutar, "120 Alıcılar" hesabına borç olarak kaydedilmiş olup, bu alacağın muhatabı "...” olup aynı tutar "331 Ortaklara Borçlar" hesabına alacak olarak yazılarak, söz konusu tutarın fiilen davacıya ödenmediği, bunun yerine ortaklara borç olarak kayda geçirildiği anlaşılmaktadır. Yapılan bu işlem neticesinde, davacının takip tarihi (21.03.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 178.148,30 TL alacaklı olduğu, davalının 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapılmadığı, tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının ticari defterleri incelendiğinde, tüm faturalar ve ödemeler davalının ticari defterlerinde 320. hesap kodu altında kaydedilmiş olup, bu işlemler neticesinde, davalının davacı yan ile takip tarihi (21.03.2024) itibarıyla borç ya da alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalının kayıtlarında tespit edildiği üzere süregelen ticari ilişkide davacı aleyhine toplamda 271.949,00 TL tutarında teminat kesintisi yapıldığı ve 03.02.2022 tarihinde 93.8000,00 TL tutarında teminat iadesi yapılmış olup iadesi yapılmayan nakit teminat tutarının 178.148,29 TL olduğu, netice itibarıyla, Rapor içeriğinde mali açıdan yapılan açıklamalar doğrultusunda, tarafların incelenen ticari defterleri nezdinde, davacının kendi ticari defterlerinde 01.12.2024 tarihli yevmiye fişinde yer alan, hakkediş alacağı olarak işlenen muhasebe işleminden kaynaklı takip tarihi (21.03.2024) itibariyle davalı yandan 178.148,30 TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari defterlerinde ise takip tarihinde davacı ile borç veya alacak bakiyesi bulunmadığı gibi davalının kayıtlarında süregelen ticari ilişkide davacı aleyhine toplamda 271.949,00 TL tutarında teminat kesintisi yapıldığı ve 03.02.2022 tarihinde 93.8000,00 TL tutarında teminat iadesi yapılmış olup iadesi yapılmayan nakit teminat tutarının 178.148,29 TL olduğu, davalı yan cevap dilekçesinde davacı tarafından yapılan işlerin ayıplı olduğu, bu sebeple teminat iadesinin yapılamayacağı beyan edilmiş olup hukuki değerlendirmesi Mahkemenize ait olmak üzere, bu hususta teknik yönden incelemelerimize rapor içeriğinde yer verileceği, taraflar arasındaki uyuşmazlık esasında muhasebesel anlamda bir çekişmezliğin bulunmadığı, Teknik Açıdan İncelemeler; 22.06.2020 tarihinde taraflar arası imzalanan Sözleşmenin 9.1.3 ve 9.14 maddelerinde teminatın 5 yıllık garanti süresi boyunca geçerli olacağı ve teminatın kısmen veya tamamen iadesi , yüklenici'nin kusuru nedeniyle işveren'e vereceği zararlardan dolayı yüklenici'den rücuen tahsiline engel değildir denilmektedir. 22. Maddesine göre “Yüklenici süresi içerisinde kesin hakkediş raporunu hazırlayıp işveren'e vermekle mükelleftir, vermediği takdirde işveren kesin hakkediş raporunu re'sen düzenleyebilir.Bu rapora göre işveren'ın alacağı çıkarsa 'yüklenici'den tahsil edilir.”denilmektedir. İadesi yapılmayan nakit teminat tutarının 178.148,29 TL olduğu, tespit edildiği, dosyada sunulan belgelere göre yapılan işlerdeki ayıplar nedeniyle Davalı tarafından Davacı nam ve hesabına yapılan tamirat bedeli olan 30.340,94 TL bakiyenin Davacı yükleniciden mahsup edilebileceği" tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı ile davalıların adi ortaklığı arasında davalıların oluşturduğu ... Ortaklığı'nın işveren; davacının yüklenici olduğu 22.06.2020 tarihli ... İşleri Yüklenici Sözleşmesi imzalandığı; davacının ... ili ... ilçesi ... mahallesi sınırları içerisinde bulunan...kapsamında teras ve daire içi izolasyon işlerinin ifasını üstlendiği; sözleşmenin bitiş süresinin 25.12.2020 olarak belirlendiği; yüklenici davacının sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini plan ve projesine, şartnamesine, fen ve sanat kurallarına uygun yerine getirdiği iddiası kapsamında davalının teminat kesintilerini ödememesi nedeniyle başlatılan takip kapsamında takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu işe ilişkin 26.07.2021 tarihinde yapım işleri geçici kabul tutanağının taraflarca imzalandığı; 16.12.2023 tarihli kesin kabul tutanağında ek 1 eksik kusurlu işler listesinde yer alan 1 maddeden ibaret kusur ve noksanlar tespit edilmiş olup tamamlanması için alt yükleniciye verilen süreler aynı listede belirtilmiş olup tüm işler 16.02.2023 tarihinde teslim edilecektir. Alt yüklenici tarafından düzeltilemeyeceğine kanaat getirilen maddeler için toplam 1.000 TL+ nefaset hesaplanmıştır. İbaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davaya konu takibe ilişkin yapılan incelemede, ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalılar aleyhine 22.06.2020 tarihli sözleşmeden kaynaklı kesin teminat kesintisi alacağından kaynaklı 178.148,30 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği anlaşılmıştır. Sözleşme kapsamında yüklenici sözleşme bedelinin %10 tutarındaki Kesin Teminat Mektubunu sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 3 (üç) gün içinde işverene vereceği; sözleşme bedelinin artması halinde yüklenici, artan miktar için aynı oranda ilave kesin teminat mektubu vereceği; teminat miktarı 120.000,00 TL olduğu; kesin teminat mektubu kesin kabulü takip eden 1 yıllık garanti süresince geçerli olacak şekilde düzenleneceği, ayrıca 5 yıllık garanti süresince geçerli olacak teminat senedi yüklenici tarafından işverene teslim edileceği; teminat mektubunun süresinin 1 yıllık garanti süresi bitiminden “önce sona ermesi halinde, yükleniciye herhangi bir ihtar ve ihbarda bulunulmaksızın, yüklenici tarafından, teminat mektubunun süresinin bitiminden 15 gün önce aynı şartlar ve süre ile yenilenen teminat mektubu işverene teslim edileceği; yüklenicinin iş bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde işveren teminat mektubu süresinin bitiminde mektubu nakde çevirerek nakdi teminat olarak saklı tutacağı; teminatın kısmen veya tamamen iadesi, yüklenicinin kusuru nedeni ile işverene vereceği zararlardan dolayı yükleniciden rücuen tahsiline engel olmayacağı kararlaştırılmıştır. Tarafların tacir olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, sözleşme kapsamında yetki itirazında davalılar vekilinin usule uygun şekilde yetkili olduğunu iddia ettiği mahkeme yönünden açıkça beyanda bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta ayrıca değerlendirme yapılmamıştır. Husumet itirazının ise adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için, adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltildiği davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğundan husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirmede ise taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında sözleşmenin 22.06.2020 tarihinde başladığı; 25.12.2020 bitiş tarihi olarak belirlendiği anlaşılmakla dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından dosya kapsamında yapılan incelemede taraflarca şerh düşülmeden geçici kabul tutanağının imzalandığı, 16.12.2023 tarihli kesin kabul tutanağında ek 1 eksik kusurlu işler listesinde yer alan 1 maddeden ibaret kusur ve noksanlar tespit edildiği ve bu hususun taraflarca imzalandığı; davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan tutanakta 18- 19.11.2023 tarihinde yoğun sağanak yağışı ile A blok zemin katta bulunan elektrik odasına su girmesi nedeniyle kısa devre yaptığı, bloğa enerji verilemediği, imalatçı firma ile iletişime geçilip yeni parça tedarik edilip montajı yapıldığı ve diğer blok dairelerde meydana gelen arızalara ilişkin kayıtlar ile yapılan işlem sonrasında 30.340,94 TL tutar oluştuğu anlaşılmıştır. Davalılar tarafından sözleşme kapsamında davacı tarafından kesin hak ediş kabul tutanağına yansıyan eksik iş kapsamında davacının bu eksikliği gidermediği ve bu kapsamda teminatın iadesine hak kazanmadığı hususunda ihtar yer almadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defterlerinin HMK m. 222 kapsamında lehine delil vasfına haiz olduğu ve defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan toplamda 178.148,30 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapılmadığı anlaşılmakla sahibi lehine delil olma vasfı bulunmamakta olup davacı taraf ticari defter kayıtlarına itibar edilmiştir. İzmir BAM 14. HD ...Esas ... Karar sayılı ilamında "..Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti etmiş ise, garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. Açık ve gizli ayıplarda kural olarak az yukarıda açıklandığı gibi ihbar zorunluluğu bulunmakla birlikte, ayıp garantisi bulunması halinde işi yapan taşeron ya da yüklenici garanti vermekle iş sahibinin açık ayıplarda muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplar yönününde de derhal ihbar yükümlülüğünü kaldırmayı ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları bedelsiz olarak gidermeyi üstlenmiş demektir. Garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi, iş bedeline karşı ayıp defini de ileri sürebilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2014 gün ...Esas ... Karar, 28.01.2015 gün ... Esas.... Karar sayılı ilamları)." dikkate alındığında 06.11.2024 tarihli ara kararı uyarınca davalı vekiline HMK m.31 kapsamında cevap dilekçesinde yer alan “... projesindeki muhtelif dairelerde davacının yapmış olduğu imalatlar ile ilgili olarak ... Projesi yetkililerine ulaşan şikayetler üzerine ilgili daire notları ve şikayetleri davacıya görselleri ile birlikte bildirildiği ancak davacı tarafından ilgili ayıpların giderilmesine yanaşılmadığı; şikayetlere konu onarımların da davacı tarafından giderilmesi gerektiği” ibaresini somutlaştırması; ilgili daire ve şikayetlere ilişkin açıklaması için süre verildiği ve davalı vekili tarafından sunulan 22.11.2024 tarihli beyan dilekçesinde hasar fotoğrafları ve şikayetlere ilişkin tabloları sunduğu davalının bu kapsamda davacı tarafından sözleşme kapsamında ... Projesi yetkililerine ulaşan şikayetlerin tamamının davacının sözleşme kapsamında meydana getirmesi gerektiği yükümlülüklerden olduğu hususunu ispatlayamadığı ve kesin hak ediş sonrası eksik olan hangi işlerin davacı tarafından tamamlanmadığını somutlaştırmadığı bu nedenle davacının kesin teminat kesintisi alacağına hak kazandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında e mail yazışmalarında davacı taraf 08.12.2024 tarihli e mail içeriğinde açıkça 178.148,30 TL'nin 150.000,00 TL iadesini talep ettiği anlaşılmakla taraflar arasında davalının ayıp kapsamında ödediği bedel olan 30.340,94 TL yönünden ihtilaf olmadığı anlaşılmakla 178.148,30 TL- 30.340,94 TL= 147.807,36 TL üzerinden itirazın ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Alacak likit olup lehine delil teşkil etmeyen davalı taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmakla 147.807,36 TL %20'si 29.561,47 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, Davalıların ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında itirazın 147.807,36 TL üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine Alacak likit olduğundan 147.807,36 TL %20'si 29.561,47 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 10.096,72 TL karar harcının, peşin yatırılan 2.151,59 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 7.945,13 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 16.625,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 13.793,54 TL yargılama giderinin ve 2.151,59 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 16.372,73 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.152,81 TL'nin davalıdan, 647,19 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/324, K. 2025/532, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-324-e-2025-532-k-b7769cd1de81