İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/378 E. 2024/978 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/378
- Karar No
- 2024/978
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/378 Esas KARAR NO : 2024/978 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Davalı şirket ile 23.06.2022 tarih ve 1.500-TL, 20.06.2022 tarih ve 2.000,01-TL, 16.06.2022 tarih ve 12.050,01-TL, 31.03.2022 tarih ve 15.000,01-TL, 19.11.2022 tarih ve 240.000-TL, 07.10.2022 tarih ve 55.600-TL, 04.10.2022 tarih ve 8.750-TL, 02.10.2022 tarih ve 46.350-TL, 30.07.2022 tarih ve 10.500-TL, bedelli toplam 9 adet fatura karşılığı olarak EK-1 de mevcut bulunan ürünler ve malzemeleri verdiğini ve faturalarının kesildiğini, karşı tarafça bu ürünler ile faturaların alınmasına rağmen karşı tarafın ürün ve malzemelerin karşılığı olan fatura ödemelerini tam olarak yerine getirmediğini, karşı tarafın düşen borcu yerine getirmemesinden dolayı ödemenin faizi ile ödenmesi ve muhtemel kazanç kaybı için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile fatura karşılığı teslim tarihi olan tarihten itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte taraflarına ödenmesi hakkında dava açtıklarını, müvekkilinin davalı şirket ile toplam 9 adet fatura karşılığı olarak 376.750,03 TL olarak bakiye borcu bulunduğunu, Müvekkilinin, davalı ile anlaşma gereği ödeme yaparak tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı üzerine düşen teslim borcunu haklı bir neden olmaksızın yerine getirmediğini ve bundan ötürü müvekkilinin mağdur olduğunu, ticari kimliğinin zedelendiğini, Bu sebeple davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi ve müvekkilinin ekonomik-ticari olarak zarara uğrayarak hizmet vermiş olduğu müşterilerine zamanında ürünlerini verememesi sebebiyle zarara uğradığını, Davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi ve müvekkilinin oluşan bu zararı telafi edememesi sebebiyle oluşan bu zararlardan dolayı her türlü yasal haklarımızı ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, Müvekkilinin alacağını tahsil etmek adına arabuluculuğa başvuru yapıldığını, anlaşamama ile sonuçlandığını,12.03.2023 tarihli başvuru ve 31.03.2023 son tutanak tarihli Hukuk Dava Şartı Arabuluculuk, ... Büro Dosya Numarası ve ...Arabuluculuk Numaralı barkodlu suretini sunduklarını, müvekkili tarafından bu davayı açmada hukuki menfaatlerinin bulunduğunu, Tüm bu sebeplerle taraflar arasında yapılan alım-satım nedeniyle düzenlenen yukarıda belirtilen faturalardan doğan 376.750,03 TL bakiye alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, avukatlık ücreti ile her türlü yargılama giderinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkili firmaya teslim etmediği ürünler hakkında müvekkiline fatura düzenlediğini, bu durumun taraflarınca tespit edilmesinin akabinde davacı yan ile şifahi görüşmeler yapıldığını, taraflarına böyle bir teslimatın yapılmadığının bildirildiğini, müvekkili firma ile davacı şirket ile ticari ilişkisinin 2022 yılında davacı firmanın sürekli olarak teslim etmediği ürünler hakkında fatura düzenlemesi neticesinde sonlandığını, dilekçe ekinde taraflarına gönderilen faturalara noter kanalıyla taraflarına itiraz edildiğini, noter ihtarnamesinin bilahare dosyaya sunulacağını, davacı yanın ve taraflarının ticari defterleri incelendiğinde bu hususun açıkça görüleceğini, bu nedenle davaya itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri vekalet ücreti ve sair giderlerin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacak davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, 9 adet faturdan kaynaklanan 376.750,03 TL alacağa ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmektedir. Mahkememizin 12/12/2023 tarihli 5 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davacının dava konusu faturalardan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememizin 15/12/2023 tarihli ara kararı ile bilirkişi olarak...seçilmiş ve mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmekle, bilirkişi tarafından sunulan 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Yukarıda detaylıca belirttiğim incelemeler ve tespitler sonucunda dava dosyasına konu olan somut olayda tespit edilen durumların yukarıda belirtilen gibi olduğu, bu belirtilen durumlara göre; Davacının 2022-2023 yıllarına ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğunun anlaşıldığı, Davalının kendilerine teslim edilmeyen ürünlerle ilgili olarak fatura düzenlediğini, düzenlenen faturalara noter kanalıyla itiraz edildiğini savunduğu ancak dosya içeriğinde itiraz edilen faturalarla ilgili herhangi bir noter ihtarnamesi görülemediği, 2022 yılında davacının davalı adına 9 adet karşılığı kdv dahil toplamda 391.750,03 TL tutarlı fatura düzenlediği, yapılan incelemede faturalara ait irsaliyelerin ibraz edilmediği ancak ... Vergi dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabına göre adına düzenlenen tüm faturaların davalı ... beyannamelerinde beyan edildiğinin görüldüğü, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğine veya davalının iade faturası düzenlediğine dair davacı nezdinde herhangi bir tespit yapılamadığı, Davalının ürünlerin teslim edilmediği yönündeki savunması dikkate alınarak, faturalara konu ürünlerin davalı teslim edildiğini gösterir nitelikte irsaliye veya tespite elverişli bir belgenin ibrazı ancak taleple ilgili herhangi bir belgenin sunulmadığı, Mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği kanaatinin Sayın Mahkemede hasıl olması ve Sayın Mahkemenizin Ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde 02.06.2023 dava tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın dava dilekçesinde belirtildiği üzere 376.750,03 TL olacağı" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya 2022 yılında 9 adet karşılığı toplamda 391.750,03 TL tutarlı faturalar düzenlendiği, ürünlerin davalı tarafından teslim alındığı fakat ödemenin tam olarak yapılmadığı, bu nedenle 376.750,03 TL tutarlı bakiyenin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı tarafça da, davacının ürünleri teslim etmediği, buna rağmen teslim etmediği ürünlerle ilgili olarak fatura düzenlediği, bu nedenle davacı ile olan ticari ilişkinin 2022 yılında sonlandığı, düzenlenen faturalara noter kanalıyla itiraz edildiğini, ilgili belgelerin sonradan ibraz edileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. ... Vergi Dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabında davalının 2022 yılına ait ... beyannamelerine yer verildiği, yapılan incelemede davalının davacıdan 9 adet karşılığı KDV hariç 359.635,92 TL tutarlı fatura alarak kayıtlarına intikal ettirdiği, ... Vergi Dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabında da davacının 2022 yılına ait Form BS beyannamelerine yer verildiği, yapılan incelemede davacının davalı adına 9 adet karşılığı KDV hariç 359.635,92 TL tutarlı fatura düzenleyerek ...beyannamelerinde beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizce 12/12/2023 tarihli duruşmada taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunması için kesin süre verilmiştir. Davalı taraf verilen kesin süre ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmesine rağmen dava konusu icra takibine dayanak fatura dönemlerine ait ticari defterlerini dosyaya sunmamıştır. Davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacı şirketin davalı tarafa fatura tanzim ettiği, davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlere VE Vergi Dairesi kayıtlarına göre dava konusu faturaların kayıtlarda yer aldığı görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar) Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davalının ürünlerin teslim edilmediği yönündeki savunması ve davacının davaya dayanak olarak tanzim etmiş olduğu fatura içeriği hizmetin davalıya verildiğine dair yapılan incelemede faturalara ait irsaliyelerin ibraz edilmediği ancak ... Vergi dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabına göre adına düzenlenen tüm faturaların davalı ... beyannamelerinde beyan edildiğinin görüldüğü, davalının kendilerine teslim edilmeyen ürünlerle ilgili olarak fatura düzenlediğini, düzenlenen faturalara noter kanalıyla itiraz edildiğini savunduğu ancak dosya içeriğinde itiraz edilen faturalarla ilgili herhangi bir noter ihtarnamesi görülemediği, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğine veya davalının iade faturası düzenlediğine dair dosyada delil bulunmadığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmadığı ve buna ilişkin geçerli bir mazeret de sunmaması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtlarına mahkememizce itibar edildiği, davacı ticari defterleri, Vergi Dairesi kayıtları ile dosyaya sunulan belgelerin incelemesine göre, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tanzim edilen faturaların tutarlarından dolayı davalından 376.750,03-TL alacağı olduğu kanaati ile, davanın kabulü cihetine gidilerek, 376.750,03-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile 376.750,03-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 25.735,79-TL harçtan peşin yatırılan 6.433,95-TL harcın mahsubu ile noksan 19.301,84-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 60.280,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafından yatırılan 2.148,78-TL yargılama gideri ile 6.433,95-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı toplamı 8.762,63-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, 6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır