İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/943 E. 2026/861 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/943
Karar No
2026/861
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/943 Esas KARAR NO : 2026/861

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nin ... merkezli, uluslararası ticari fuar ve etkinlik organizasyonu alanında faaliyet gösteren profesyonel bir fuar düzenleyicisi olduğu, 19-22.06.2024 tarihleri arasında ...’de gerçekleştirilen ... fuarının organizasyonunu üstlendiği, davalı ... Şirketinin fuara katılım ve stand alanı tahsisine ilişkin 10.01.2024 tarihinde başvuruda bulunduğu, bu başvurunun müvekkilince 12.01.2024 tarihinde kabul edildiği, davalının stand kurulumunu kendi ekip ve teknik sistemleriyle gerçekleştirmeyi tercih ettiği, sözleşme kapsamında standın kurulumu, kullanımı ve sökümü süreçlerinde teknik şartnamelere, fuar kurallarına ve organizatör talimatlarına uyma yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, ancak davalının kendisine tahsis edilen stand alanını kullanırken bu yükümlülüklere açıkça aykırı davrandığı, stand kurulumu sırasında zemine pnömatik çivi tabancası ile müdahalede bulunarak fuar salonu zemininde çok sayıda delik ve kalıcı yapısal hasar meydana gelmesine sebep olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davalıya yalnızca sınırlı kullanım hakkı tanındığı, fuar alanında kalıcı değişiklik yapma yetkisi verilmediği, davalının standını ilk etapta salon bölme duvarına doğru yanlış konumda kurduğu, bu hatanın fark edilmesinin ardından stand alanının öne kaydırıldığı, ancak her iki pozisyonda da zemine çivi çakılması nedeniyle zarara yol açıldığı, bu durumun teknik tutanak ve fotoğraf kayıtları ile sabit olduğu, davalının yalnızca kendisine tahsis edilen stand alanında değil, başka alanlarda da fiziksel zarara neden olduğu, ... Şartları m.13/3 uyarınca katılımcının zemine, duvarlara ve sağlanan malzemeye verilen zararlardan sorumlu olduğu, fuarın gerçekleştirildiği salonun mülkiyetinin... adlı Alman şirkete ait olduğu, fuar alanında katılımcılar tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerden doğan zararların alan sahibi tarafından organizatör sıfatıyla öncelikle müvekkiline yöneltildiği, zarar tespit edilince ... tarafından zemin onarım bedelinin müvekkiline yansıtıldığı ve müvekkilinin fuar alanı sahibine karşı doğan yükümlülüğünü yerine getirerek bu bedeli ödediği, müvekkilinin başkasına ait bir borcu, yani davalının zararı tazmin borcunu ifa ettiği, doğan rücu hakkının halefiyetle desteklenmiş rücu hakkı olmayıp basit rücu hakkı olduğu, müvekkilinin kendi malvarlığında meydana gelen eksilmenin giderilmesini asıl borçlu olan davalıdan istediği, taraflar arasındaki yazışmalardan sonuç alınamaması üzerine arabuluculuk sürecinin başlatıldığı ve görüşmelerin 07.04.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı, dava konusu talebin hukuki dayanağının TBK m.112 uyarınca borcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan tazminat sorumluluğu ile basit rücu hakkı olduğu, HMK m.33 uyarınca nihai hukuki nitelendirmenin Mahkemeye ait olduğu belirtilerek HMK m.109 uyarınca şimdilik 10-EUR=489,748-TL’nin (dava tarihinde 1-EUR=48,9748-TL) zarar tarihinden (19.06.2024) itibaren yasal faizden az olmamak üzere işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kısmi dava olarak ikame edilen davanın kabulüne, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketinin plastik enjeksiyon üretimi yaptığı ve 60 ülkeye ihraç ettiği, tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerini desteklemek üzere uluslararası fuarlara katıldığı, ... şirketinin maliki olduğu fuar alanında davacı ... şirketinin 19-22 Haziran 2024 tarihleri arasında düzenlediği ...fuarına katılımcı olarak başvurduğu ve 2.951,50-Euro tutarında ücreti ödeyerek katılım hakkı aldığı, fuar alanındaki standının tasarımı ve uygulaması konusunda üçüncü kişi ...adlı firma ile 16.500-Euro bedel karşılığında anlaştığı ve ilave tasarım ve uygulamalar için 2.799-Euro tutarında ödeme yaptığı, fuardan aylar sonra davacının fuar standının kurulduğu alana hasar verildiğini ve doğan zararı tazmin etmek zorunda kaldığını iddia ettiği, müvekkilinin konuyu stand tasarım ve uygulamasını gerçekleştiren ... firmasına ilettiği, ancak davacının iddia ettiği zarara, zarar kalemlerine, tespiti gerçekleştiren kişiye ve tazminatın ne surette ödendiğine ilişkin bilgi ve belge paylaşmaması ve üçüncü kişi firmanın sigorta şirketi ile iletişime geçmemesi nedeniyle görüşmelerden sonuç alınamadığı, davacının basit rücu kavramına dayalı olarak dava açtığı, iddia edilen olayların hangi yerde, tarihte ve kişiler tarafından gerçekleştirildiğinin, hangi zararların doğduğunun, davacının bu zararları hukuka uygun delillere istinaden ödemek zorunda kaldığının ve zararların müvekkili tarafından karşılanması gerektiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, fuar alanının hangi bölümüne kim tarafından ne şekilde zarar verildiği, zararların hangi kalemlerden oluştuğu, hasarın kim tarafından ve hangi belgelerle tespit edildiği, eski hale iadenin nasıl gerçekleştirildiği, fuar alanının sigorta ettirilip ettirilmediği ve üçüncü kişi fuar alanı sahibinin davacıdan tazminat talebinin dayanağı hususlarında açıklama, bilgi ve belge sunulmadığı, davacının zarar tutarını dahi açıklamadığı, nerede ve ne zaman çekildiği belli olmayan fotoğraflar, düzenleyenin uzmanlığı ve yetkisini gösteren belge bulunmayan teknik rapor, iddia edilen olayla ilgisi bulunmayan tarihleri içeren fatura sureti ve aslı sunulmamış tercüme sözleşmeye dayanıldığı, güvenlik kamera kayıtlarının dosyaya sunulmadığı, zarar ile zarar verdiği iddia edilen arasında irtibat ve illiyet bağı kurulamadığı, eski hale iadenin ve zarar tutarının delili olarak sunulan 19.02.2025 tarihli faturanın konusunun ...12 olduğu ve iddia edilen zararla ilgisi bulunmadığı, davacının iddiasını genişletmesine ve değiştirmesine rızalarının bulunmadığı, dava dilekçesi ekindeki delil ve belgelerin UYAP’ta açılamadığı ve kendilerine tebliğ edilmediği, bu belgelere itiraz ve yeniden delil sunma haklarının saklı tutulduğu, iddia edilen olayların fuar alanında gerçekleştiğinin ve zararların üçüncü kişi stand kuran şirket tarafından meydana getirildiğinin kanıtlanmadığı, davacının husumet ehliyetinin bulunmadığı, sözleşmeye dayalı olarak müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceği, fuar alanının sigorta ettirilmediğinin, zararların sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediğinin veya davacı tarafından rücu kurallarına uygun olarak karşılandığının ispatlanmadığı, davacının denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle zararın doğumuna ve artmasına neden olduğu, zararın tümünün müvekkiline yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, davaya konu olayın yabancılık unsuru taşıdığı, davacının Alman Hukuku çerçevesinde basit rücu kavramına dayalı dava açmaya yetkili olduğunu kanıtlaması gerektiği, davacının zarar tutarını açıklamaması nedeniyle kısmi davanın reddinin gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve yasa çerçevesinde davanın zamanaşımına uğradığı, fotoğrafların müvekkiline ayrılan alanda ve kiralanan tarihlerde çekildiğinin kanıtlanmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 20. maddesi ile Mahkemenin yetkilendirilmiş olduğu, ancak delillerin toplanması ve değerlendirilmesi bakımından davanın ...’da yetkili mahkemede görülmesi gerektiği, iddia edilen iş ve eylemlerin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediği, zarar verilmiş ise bunun standın tasarım ve uygulamasını yapan üçüncü kişi firma tarafından gerçekleştirilmiş olacağı belirtilerek davanın ... adlı firmaya ihbarına, haksız, dayanaktan yoksun ve kanıtlanamayan davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, 19/06/2024 - 22/06/2024 tarihleri arasında ....'da gerçekleştirilen davacı tarafın düzenleyicisi, davalı tarafın katılımcısı olduğu fuar organizasyonunda, davalı tarafın kendisine tahsis edilen alana ve bu alan dışındaki bir kısım yerlere zarar verdiği ve bu nedenle davacı tarafın dava dışı üçüncü kişiye ödeme yaptığı, davalının fuar katılım ve organizasyon kurallarına uygun davranmayarak zarara sebebiyet verdiği iddiası ile rücuen tazminat istemine ilişkindir. -Mahkememizce avacı tarafa dava dışı üçüncü kişiye yaptığı ödeme belgelerinin asıllarını, asıllarının onaylı çevirilerinin, iş bu ödemelere dayanak olan dava dışı üçüncü kişi tarafından yapılan ihtar-başvuru evrakları ile işbu evrakların varsa onaylı çevirileri, varsa bu hususta zarara yönelik olarak adli makamlar ya da ...'da kabul gördüğü şekliyle ilgili makamlarca yapılan tespitlere ilişkin belge asıllarını ibraz etmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı tarafından sunulan belgeler dosya içerisine alınmıştır. -Sunulan belgelerin incelenmesinde davacı tarafça dava konusu ettiği fuarda çekildiği belirtilen bir kısım fotoğrafların sunulduğu, bu fotoğrafların herhangi bir resmi makam ya da adli merciler tarafından düzenlenmediği, davacı ile dava dışı fuar organizasyonu tarafından gönderildiğinin beyan edildiği görülmüştür. -Mahkememizce davacı tarafa tüm zarar kalemlerini ayrıntılı şekilde açıklamak, her bir zarar kalemi yönünden ayrı kalemler halinde açıklamada bulunmak üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde dosyanın mevcut talepler doğrultusunda karara çıkartılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde; "1-Şantiye kurulumu ve ekipman mobilizasyonu, Asfaltın 5 cm kalınlığa kadar su ile kesilmesi, Mastik asfaltın kırılarak sökülmesi, Mekanik kırıcı ile yıkım, yıkım malzemesinin taşınması ve bertarafı, Numune alınması ve analiz: Alt zeminin tozsuz temizlenmesi, Ayırıcı keçe tabakası uygulanması, Mastik asfalt Alt katman uygulaması, Mastik asfalt Üst katman uygulaması ve yüzey işlemi, Tesviye ve ilave tüketim, Zımparalama ve emülsiyon uygulaması" başlıklarıyla zarar kalemlerini açıkladığı görülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı tarafın fuar organizasyonu sırasında dava dışı 3. Kişiye ait alan zarar verdiği, haksız fiil hükümleri çerçevesinde zararın ödendiği ve halef olunduğu iddiası ile dava dışı 3. Kişiye ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle haksız fiil hükümleri çerçevesinde davalının dava dışı 3. Kişiye haksız eylemleri nedeniyle zarar verdiğini ispat etmesi, akabinde rücuen tazminat şartlarının irdelenmesi gerekmektedir. Bunun yanında davalı tarafça davacı arasındaki sözleşme ilişkisi inkar edilmemiş olup, davalı tarafından davacı ile aralarındaki sözleşme kapsamında katılım sağladığı 19/06/2024 - 22/06/2024 tarihleri arasında Nurberg/...'da gerçekleştirilen fuarda sözleşmeye aykırı davranılıp davranılmadığının da irdelenmesi gerekmektedir. -Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51. maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. -6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1). -Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; Fiil, Hukuka Aykırılık, İlliyet Bağı Zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. -Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümü için öncelikle sözleşmeden doğan sorumluluğun şartlarının üzerinde durulması gerekmektedir. -Sözleşmeden doğan sorumluluğun şartları; borçlunun borca aykırı davranması, bu aykırı davranış nedeniyle bir zararın doğması, aykırı davranış ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması ve borçlunun kusurudur. -Sözleşmeden doğan borç ilişkileri, asli edim ve yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlülükleri içermektedir. Borçlu bu yükümlülüklere uygun hareket etmek ve bunların gereklerini yerine getirmek zorundadır. Borç ilişkisinden ve özellikle sözleşmeden doğan bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi aynı zamanda borçlunun borca aykırı davranması hâlini oluşturmaktadır. Borca aykırı davranış aynı zamanda sözleşmenin ihlali niteliğinde olup kusurlu ifa imkânsızlığı (borcun hiç ifa edilmemesi), temerrüt veya gereği gibi ifa etmeme olarak karşımıza çıkmaktadır. -Sözleşmeden doğan sorumluluktan bahsedilebilmesi için öncelikle borca aykırılığın sonucunda alacaklının hukukça korunan değerlerinde iradesi dışında bir zararın meydana gelmesi gerekir. Borca aykırılık nedeniyle doğan zarar, maddi veya manevi zarar şeklinde ortaya çıkabilir. Maddi zarar, alacaklının mal varlığının hâlihazır fiili durumu ile borca aykırı davranış olmasaydı göstereceği durum arasındaki farktır. Bu itibarla maddi zarar, fiili zarar ve yoksun kalınan kâr olmak üzere iki unsurdan oluşur. Fiili zarar ya malvarlığının aktif kısmında gerçek bir azalmanın meydana gelmesiyle ya da pasifteki borçların artmasıyla gerçekleşir. Yoksun kalınan kâr ise, borca aykırı davranış olmasaydı alacaklının malvarlığının göstereceği artışı ifade eder. -Zararın belirlendiği tarihe kadar gerçekleşmiş olan zarara mevcut zarar denir. Zararın belirlendiği tarihe kadar henüz gerçekleşmemiş olan fakat başka bir maddi olgu eklenmeksizin olayın normal gelişimine uygun olarak gerçekleşmesi beklenen zarar ise müstakbel zarardır. Ayrıca henüz mevcut olmayan fakat riskli bir olgunun ilavesi ile gelecekte gerçekleşme ihtimali olan zarar ise muhtemel zarardır. Hukuk düzeni kural olarak mevcut zararın tazminini düzenlemiş, ancak bazı durumlarda, örneğin ölüm hâlinde destekten yoksun kalma zararı gibi müstakbel zararın tazminini de düzenlemiş bulunmaktadır. Buna karşılık muhtemel zararda ise riskli olgu gerçekleşmedikçe zararın tazmini mümkün değildir (O. Gökhan Antalya, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. II, İstanbul, 2007, s. 105). -Sözleşme dışı sorumlulukta olduğu gibi sözleşmeden doğan sorumlulukta da uygun illiyet bağı borçlunun sorumluluğunun kurucu unsurlarından birini oluşturur. Borca aykırı davranış ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, borca aykırı davranışın meydana gelen sonucu oluşturmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, borçlu bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 561). -Bu kapsamda davacı tarafından bildirilen tanık Mahkememizce dinlenmiş, davacı tanığı ...'ın; "ben davacı şirketle birlikte 2018 yılından bu yana çalışıyorum. Davacı şirketin Türkiye'deki satış ve ticari işlemleriyle ilgileniyorum. Kendileriyle doğrudan işçi işveren ilişkim yoktur. Yalnızca yaptığım işlerin karşılığını fatura ederek kendilerinden ödeme alıyorum. Dava konusu 19/06/2024 - 22/06/2024 tarihleri arasında ...'da gerçekleşen fuarı biliyorum. Bu fuara doğrudan katılmadım. Ancak davacının benzer işlerini bildiğimden sürece hakimim. Davacı şirket ...'da bulunan dava dışı şirketten fuar organizasyonu kapsamında iş almaktadır. Davacı şirket, bildiğim kadarıyla fuarların planlama ve uygulama süreçlerini yürütmektedir. Dava konusu fuarda da bu kapsamda davalı ile bir kısım işler yaptıklarını biliyorum. Fuarda bizzat bulunmadım ancak fuar sahibi, davacıya organizasyon işini veren ...'daki şirketin avukatı ... isimli kişi fuardan sonra benimle bizzat irtibata geçerek davalı şirketin fuar organizasyonu sırasında fuar alanına standları kurarken zemine zarar verdiklerini bana iletti. Bu konuda bir kısım fotoğrafları da bana iletti. Bana iletildiği kadarıyla davalı taraf, montaj sırasında yaptıkları vidalamalar ve diğer işlemler kapsamında epoksi benzeri zemine zarar vererek fuarı gerçekleştiren şirketi zarara uğratmışlardır. Dava dışı şirket, bu zararları gidererek bedellerini bildiğim kadarıyla davacı tarafa fatura etmiştir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. -Yine tanığa davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu resimler gösterilerek dava dışı şirket avukatı tarafından zarara ilişkin fotoğrafların sunulan fotoğraflar olup olmadığı gösterilerek sorulması üzere tanığın; "...'daki dava dışı şirket avukatı tarafından bana iletilen fotoğraflar, göstermiş olduğunuz fotoğraflarla birebir aynıdır. İşbu fotoğraflar dava konusu fuar organizasyonu sırasında davalının montaj işlemleri nedeniyle zemine verdiği zararlara ilişkin fotoğraflardır" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar, tarafların iddia ve savunmaları ile dinlenen tanık beyanları kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın sözleşmeye aykırılık ve rücuen tazminat istemi ile işbu davanın ikame edildiği, davacı tarafça ...'da gerçekleştirilen ve davalının katılım sağladığı belirtilen fuarda davalının fuar alanına zarar verdiğinin iddia edildiği, ancak davacı tarafça sunulan belgelerin dava dışı yer sağlayıcısı şirket tarafından sunulan fotoğraflar ve mail yazışmalarından ibaret olduğu, davaya konu edilen ve fotoğraflarda bulunan zararlara davalı tarafın eylemlerinin sebep olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği, yine bu hususta ... yetkili makamları ve/veya Türkiye adli mercileri tarafından yapılan bir tespite ilişkin belgenin dosyaya ibraz edilmediği, dava dışı şirkete yapılan ödemenin tek başına davalının sözleşmeye aykırı davrandığına ve/veya haksız eylemleri ile dava dışı 3. Kişiye zarar verdiğine ispata elverişli olmadığı, dinlenen tanığın zararın meydana geldiğine ve işbu zarara davalının sebep olduğuna ilişkin doğrudan görgüye sahip olmadığı, fuar alanında hiç bulunmadığı, yalnızca dava dışı yer sağlayıcının avukatı ile görüşmeler gerçekleştiren davacı çalışanı olduğu, bu nedenle tanık beyanlarının davalının haksız eyleminin varlığının ispatına elverişli olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Bu doğrultuda davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığına ve/veya haksız eylemlerle dava dışı 3. Kişiye zarar verdiği hususlarının davacı tarafça ispat edilemediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 489,74-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/943, K. 2026/861, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-943-e-2026-861-k-0983cf0be1bf