İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/411 E. 2026/759 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/411
Karar No
2026/759
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/411 Esas - 2026/759 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/411 KARAR NO: 2026/759

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 28/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Park halindeki aracına davalı sürücü/araç sahibinin sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortasıyla sigortalı aracın sol arka taraftan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, aracın kaza öncesinde değişen parçası ve hasar kaydı bulunmadığını, kaza sonrası araçta ciddi değer kaybı oluştuğunu ve onarım, boya, parça değişimi ile hasar kaydı nedeniyle ikinci el rayiç değerinin düşeceğini, ikame aracı bulunmadığından araç kiralama ve ticari taksi kullanmak zorunda kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı olması halinde dava konusu araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan değer kaybı için 500 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ikame araç temininden doğan 500 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı sürücü/araç sahibinden tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu aracın davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluğun kaza tarihindeki poliçe limiti ile sigortalının kusuruyla sınırlı bulunduğunu, davacının dava öncesi başvurusunda genel şartlarda öngörülen belgelerin eksik olduğunu ve bu nedenle değer kaybı talebinin değerlendirilemediğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, kusur durumunun trafik ihtisas dairesinden alınacak raporla tespiti gerektiğini, değer kaybının genel şartlardaki kriterlere ve aracın önceki hasar kayıtlarına göre hesaplanması gerektiğini, değer kaybı taleplerinin maddi teminat limitinin en fazla yüzde on beşine kadar teminata dahil olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi, aksi halde başvuru tarihini takip eden sekiz iş günü olması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine, aksi halde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, kusur ve değer kaybı yönünden inceleme yapılmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......, cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık davalı..... sevk ve idaresindeki diğer davalının ZMMS ile sigortaladığı .... plakalı aracın davacıya ait ...... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 10/08/2026 tarihli raporda, " 12.07.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu, davacıya ait ...... plakalı aracın ise kusursuz (park halinde) olduğu, "şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler; Davaya konu uyuşmazlık konularından biri değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 25.000,00-TL olduğu tespit edilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından 07/09/2026 tarihinde değer kaybı bedelinin ödendiği anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Araç Mahrumiyet Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; Davacı, kaza neticesinde, aracın hasarlandığını ve kullanılamadığını kanıtlanması durumunda, aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararlarını talep edebilir. Davacıdan ayrıca bu dönem için araç kiraladığına yönelik belge sunması istenemez, mahkemece bilirkişiden alınacak rapor ile aracın makul onarım süresini tespit ederek, bu süre zarfında araç mahrumiyeti nedeniyle uğrayacağı zararın tespit edilmesi gerekir. (Ankara BAM 35. HD. 2023/1274E, 2023/1679 K sayılı ilamı) Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Ancak bu sürenin belirlenmesi malzeme bekleme süresi, sigortanın bir kısım yazışmalar nedeniyle meydana gelen gecikmeleri kapsamamaktadır. Bu süre aracın makul olarak onarılması gereken süre ne ise onun üzerinden belirlenir. TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talebi yönünden ise; Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde, bilirkişi tarafından araçtaki hasarların giderilmesi için gerekli makul sürenin 7 gün olacağı yönünde kanaat bildirildiği görülmüş, davaya konu araçla muadil aracın günlük kiralama bedeli üzerinden amortisman bedelinin mahsubu ile araç mahrumiyet bedeli 9.800,00 TL olarak belirlenmiş, davacı tarafından 8.695,00 TL üzerinden bedel artırım talebinde bulunulduğundan taleple bağlı kalınarak dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bu miktarın sadece davalı araç sürücüsünden tahsiline karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmış,yargılama esnasında konusuz kalan alacak kalemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, davalı tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti ödendiği belirtilmiş, yargılama giderleri yönünden ödenen kısım mahsup edilerek hüküm kurulmuş, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın davalı olduğu dikkate alınarak ara buluculuk ücretinden davalıların sorumluluğuna gidilmiş, araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebin kabulüne, kazaya sebebiyet veren aracın ticari olduğu yönünde dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından yasal faize hükmedilmiş, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Değer kaybına ilişkin talepler konusuz kaldığından bu kalem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Araç Mahrumiyet Bedeline Yönelik Talebin KABULÜ İLE; 8.695,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 12/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı.....' dan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 732,00-TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL ile ıslah harcı olarak alınan 150,00 TL olmak üzere toplam 765,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 33,40-TL harcın davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan ve hazineye irat kaydedilen 765,40 TL harç davalı sigorta şirketi tarafından "harç" adı altında davacıya ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan 7.221,60-TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketi tarafından "yargılama gideri" adı altında ödenen 7.181,60 TL' sinin mahsubu ile bakiye 40,00 TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 8.695,00 vekalet ücretinin davalı .....' dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Değer kaybı talebi yönünden davalı Sigorta Şirketi tarafından vekalet ücreti ödemesi yapıldığından bu alacak kalemi yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.29/09/2026

Katip .... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/411, K. 2026/759, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-411-e-2026-759-k-1d36f8a5ffce